Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3498 E. , 2026/1898 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/192 Esas, 2025/162 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün t
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3498 E. , 2026/1898 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/192 Esas, 2025/162 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin,28.11.2024 tarihli ve 2024/328 Esas, 2024/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a,62,52/2-4, 53, 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin,15.01.2025 tarihli ve 2025/192 Esas, 2025/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Tanık ...'nin sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair görgüye dayalı bilgisi ve anlatımının bulunmadığına,tanığın beyanından sonra sanığın evinde arama yapılmadığına,sanığın ikamette bulunan uyuşturucuyu kullanmak için bulundurduğuna,sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay tarihinde saat 21:00 sıralarında tanık ..'nin eşi olan sanıktan şiddet gördüğüne dair kolluk görevlilerine ihbarda bulunması üzerine kolluk görevlilerinin sanık ve tanığın birlikte yaşadığı ikamete geldiği, tanık ..'nin kolluk görevlilerine eşi olan sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığını ve halihazırda ikamette bir miktar uyuşturucu madde bulunduğunu da ihbar ederek sarı renkli poşete sarılı uyuşturucu maddelerden olan sentetik ... maddesini teslim ettiği ve sanığın bu suretle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayininde yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiğinin 28.09.2023 tarihli rızaen teslim ve Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağının içeriği, tanık .. 'nin soruşturma aşamasındaki bilgi ve görgüsü,23.01.2023 tarihli uzmanlık raporu,uyuşturucu maddenin ele geçiriş şekli ve kullanım sınırları üzerinde bulunan miktarı karşında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.01.2025 tarihli ve 2025/192 Esas, 2025/162 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Eşinden şiddet gördüğü ihbarıyla kolluğu eve çağıran tanık, eşi olan sanığın uyuşturucu satışı yaptığını da bildirmiş ve evdeki sarı poşete sarılı sentetik uyuşturucuyu görevlilere teslim etmiştir. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi ikinci kez mükerrir sanığı 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezasına mahkum etmiş, BAM 16. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiş; müdafi, tanığın görgüye dayalı bilgisi olmadığını ve maddenin kullanım amaçlı bulundurulduğunu ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Eşin rızaen teslim ettiği, kullanım sınırlarının üzerindeki uyuşturucu; rızaen teslim tutanağı, Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağı, tanığın soruşturmadaki bilgi ve görgüsü ile uzmanlık raporuyla birlikte değerlendirildiğinde, ayrıca ev araması yapılmamış olması mahkumiyete engel oluşturmaz ve eylem ticaret suçu olarak vasıflandırılır.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, delillerin hukuka uygun elde edildiğini ve sübut için yeterli olduğunu belirterek CMK 302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Aile içi şiddet ihbarı sırasında eşin teslim ettiği madde, arama kararı bulunmasa da rızaen teslim yoluyla hukuka uygun delil sayılmaktadır; 'arama yapılmadı' itirazı bu senaryoda işlemez. Tanık eşin soruşturmadaki beyanı sonradan değişse bile ilk beyan ve teslim tutanağı hükme esas alınabildiğinden, savunma ilk beyanın alınma koşullarını sorgulamaya odaklanmalıdır.