İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/3499 Karar: 2025/4760 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/3499 K.2025/4760

8. Ceza Dairesi 2025/3499 E. , 2025/4760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/247 E. 2025/147 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edileb

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/3499 E. , 2025/4760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/247 E. 2025/147 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edileb

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/3499 E. , 2025/4760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/247 E. 2025/147 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... 10.03.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2024 tarih ve 2023/60 Esas 2024/641 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/1, 188/5, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis ve 300.000TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2025/247 Esas 2025/147 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, uyuşturucu ticareti suçundan mahkumiyet almasını gerektiren delil bulunmadığı, imal suçu oluşmadığı, sadece çözdürme işlemi yapıldığı, sanıklar arasında menfaat çatışması bulunmasına rağmen sanık ... ve ... adına aynı avukatın yargılamanın büyük kısmında savunma yaptığı, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, lehe delillerin toplanmadığı, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... ve Mohammadbagher Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının ve imal etme suçunun oluşmadığı sadece üretilmiş hazır uyuşturucu maddenin çözeltiler ile ortaya çıkarılması söz konusu olduğu, lehe delillerin dikkate alınmadığı, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına eksik inceleme yapıldığına, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiği, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanığın, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, 10.03.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır 2. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Dosya kapsamına göre, sanık ...'in, emlakçılık yapan sanık ... aracılığıyla kiraladığı adreste sanıklar ..., ... ve ...'in yardım ve iştirak etmeleri ile sanık ...'in kiraladığı dükkana gelen hammadeyi bahse konu adreste ayrıştırarak metamfetamin maddesi imal ettikleri iddiasına ilişkin olarak; Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, tanık beyanları, savunmalar, kriminal raporlar, kira sözleşme suretleri, güvenlik kamera kayıtları ile çözümleme tutanakları, Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ve tüm dosya kapsamından sanık ... aracılığıyla dükkan ve ikamet adresi kiralayan sanık ...'in, diğer sanıkların iştirak etmeleri ile kiraladığı dükkana bir tır kasasında gönderilen hammadeyi bahse konu adreste metamfetamin maddesine dönüştürmek suretiyle atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme suçunu işledikleri, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, yargılama aşamasında kendilerini özel vekialetname ile temsil ettiren ve ayrı müdafi atanması talebi bulunmayan sanıklar müdafilerinin menfaat çatışması bulunan vekil ile temsil edildiklerine dair itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyizden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2025/247 Esas 2025/147 Karar sayılı kararında sanıkların müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak ssanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların emlakçı aracılığıyla kiraladıkları dükkâna tır kasasıyla gönderilen hammaddeyi bu adreste metamfetamine dönüştürmek suretiyle uyuşturucu madde imal ettiğini kabul ederek 30 yıl hapis ve 300.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanıklardan biri 10.03.2025 tarihli dilekçeyle temyizden vazgeçmiş; diğer sanıklar imal suçunun oluşmadığını, sadece çözdürme yapıldığını ve aynı avukatla temsil nedeniyle menfaat çatışması bulunduğunu ileri sürmüştür. Daire, vazgeçen sanık yönünden dosyayı incelemeksizin iade etmiş, kalan sanıklar hakkındaki hükümleri onamıştır.

Hukuki İlke: Piyasaya hazır uyuşturucunun çözeltilerle ortaya çıkarılması değil, gelen hammaddenin adreste metamfetamin maddesine dönüştürülmesi imal fiilini oluşturur; yargılama boyunca özel vekâletnameyle temsil edilen ve ayrıca müdafi atanması talebinde bulunmayan sanıkların aynı vekille savunulmuş olması tek başına menfaat çatışması itirazını haklı kılmaz.

Uygulama Sonucu: Temyizden vazgeçen sanık yönünden CMK 266. madde gereği incelenmeksizin iade; diğer sanıklar yönünden kriminal raporlar, ATK 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu, kamera kayıtları ve çözümleme tutanaklarının eylemi kesin verilerle kanıtladığı, TCK 61/1 ve 3/1'deki orantılılık ölçütleri ışığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasının isabetli olduğu gerekçesiyle onama.

Dava Strateji Notu: İmal isnadına karşı 'yalnızca çözdürme' savunması, hammaddenin dönüştürülmesine ilişkin fiziki ve teknik delil zinciriyle çürütülebildiğinden savunma bu ayrımı somut delille kurmalı; çok sanıklı dosyalarda menfaat çatışmasını temyizde işletebilmek için ayrı müdafi talebinin yargılama sırasında tutanağa geçirilmesi şarttır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla