Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3757 E. , 2026/2302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3473 E., 2024/3029 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3757 E. , 2026/2302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3473 E., 2024/3029 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2023/111 Esas, 2024/133 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/3473 Esas, 2024/3029 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma olanağının kısıtlandığına, delillerin usulsüz ele geçirildiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca rapor aldırılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanık ile kullanıcı .. arasında geçen telefon görüşmeleri üzerine yapılan fiziki takipte, sanığın kullanıcının aracına binip kısa bir süre sonra indiği, akabinde kullanıcıdan uyuşturucu madde ele geçirildiği, kolluk görevlilerini gören sanığın ise içinde uyuşturucu madde bulunan poşeti yere attığı, sanığın ikametinde yapılan aramada da uyuşturucu maddelerin bulunduğu şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tape kayıtları, olay ve arama tutanakları içeriği, tanıkların beyanları, sanık savunması, telefon inceleme tutanağı, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı; sanık ve müdafiinin aşamalarda 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca akıl hastalığına ilişkin herhangi bir iddiada bulunmamaları, mahkemenin bu hususta harici gözleminin olmaması, sanığın güncel adli sicil kaydında kesinleşmiş birçok mahkûmiyet hükmünün bulunması, temyiz aşamasında sunduğu askerliğe elverişsizlik raporu içerisinde, disosyal kişilik bozukluğundan bahsedilmekle birlikte, 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığının varlığına ilişkin bir tespitin yapılmamış olması karşısında bu hususun değerlendirilmesinin gerekmediği, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarih, 2024/3473 Esas, 2024/3029 Karar sayılı kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanıkla kullanıcı arasındaki telefon görüşmeleri üzerine yapılan fiziki takipte sanık, kullanıcının aracına binip kısa süre sonra inmiş, ardından kullanıcıdan uyuşturucu ele geçirilmiş; kolluğu gören sanık elindeki uyuşturucu dolu poşeti yere atmış, ikametinde de madde bulunmuştur. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, Sakarya BAM hükmü düzeltilerek istinafı esastan reddetmiştir.
Hukuki İlke: Sanık ve müdafii aşamalarda akıl hastalığı iddiasında bulunmamış, mahkemenin bu yönde harici gözlemi olmamış ve temyizde sunulan askerliğe elverişsizlik raporundaki disosyal kişilik bozukluğu tespiti TCK 32 kapsamında akıl hastalığı saptaması içermiyorsa, cezai ehliyet raporu aldırılmaması eksik araştırma sayılmaz; takdiri indirimin dosya kapsamıyla örtüşen gerekçeyle uygulanmaması da hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Tape kayıtları, takip tutanakları ve ele geçiriliş biçimi karşısında tüm temyiz sebepleri reddedilerek mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle onanmış, salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Cezai ehliyete ilişkin iddia temyiz aşamasına bırakılmamalıdır; disosyal kişilik bozukluğu içeren askerlik raporu Yargıtayca TCK 32 incelemesi için yeterli görülmemiştir. Müdafi bu tür raporları ilk derece aşamasında sunup Adli Tıp sevki talep etmeli ve talebi duruşma tutanağına geçirtmelidir; aksi hâlde konu temyizde 'değerlendirilmesi gerekmeyen husus' sayılmaktadır.