İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/3992 Karar: 2025/5073 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3992 K.2025/5073)

8. Ceza Dairesi 2025/3992 E. , 2025/5073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/649 E., 2022/201 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Baş

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/3992 E. , 2025/5073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/649 E., 2022/201 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Baş

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/3992 E. , 2025/5073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/649 E., 2022/201 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.10.2012 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde, Bakırköy 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.03.2013 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı sanığın itirazı üzerine Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 16.02.2024 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 2024/25334 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35104 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanığa yüklenen 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin 24/10/2009 olduğu, sanığın savunmasının 19/03/2013 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 27/03/2013 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 02/02/2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 27/03/2013 ile 02/02/2014 tarihleri arasında (10 ay 5 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 19/03/2013 tarihinden itibaren son hükmün verildiği 31/03/2022 tarihe kadar geçen süreden duran zamanaşımı süresi olan 10 ay 5 gün çıkartıldığında kalan sürede, olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu, keza suçun işlendiği 24/10/2009 tarihi ile son hükmün verildiği 31/03/2022 tarihine kadar geçen süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 10 ay 5 gün mahsup edildiğinde kalan sürede, olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolduğu cihetle, düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi ve ikinci fıkrası; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ... (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün yargılamaya konu 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesine aykırılık suçu için anılan Kanun maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4. Suç tarihinin, 24.10.2009 olduğu, hükümlünün savunmasının 19.03.2013 tarihinde alındığı, bu tarih itibariyle zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık zamanaşımının bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.03.2013 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 02.02.2014 tarihi arasındaki durma süresinin 10 ay 5 gün olduğu, 02.02.2014 kasıtlı suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, 23.06.2021 tarihli basit yargılama usulü uygulanarak kurulan mahkumiyet hükmü ile tekrar kesildiği ve son kesen işlemin, sanığın bu karara karşı itirazı üzerine verilen 31.03.2022 tarihli mahkumiyet kararı olduğu gözetildiğinde, Suçun işlendiği 24.10.2009 tarihi ile başlayan 12 yıllık olağanüstü; sanığın savunmasının alındığı 19.03.2013 tarihi ile başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinden 10 ay 5 günlük durma süresi mahsup edildiğinde, zamanaşımının henüz dolmadığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 6136 sayılı Kanuna aykırılıktan (15/1) HAGB verilip denetimde suç işlenince basit yargılamayla mahkumiyet kurulan, itiraz üzerine yeni bir mahkumiyet kararı verilen hükümlü yönünden zamanaşımının dolduğu iddiasıyla kanun yararına bozma istenmiştir.

Hukuki İlke: Basit yargılamada itiraz üzerine verilen mahkumiyet kararı da zamanaşımını kesen işlemdir; bu son kesme işlemi esas alınıp durma süreleri mahsup edildiğinde olağan ve olağanüstü zamanaşımı henüz dolmamışsa düşme kararı verilemez.

Uygulama Sonucu: ret (kanun yararına bozma isteminin reddi)

Dava Strateji Notu: Zamanaşımı savunmasında son kesme işlemini (itiraz üzerine verilen yeni hükmü) mutlaka hesaba katın; her mahkumiyet kararı süreyi yeniden başlattığından hatalı hesap davayı zayıflatır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla