Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/4305 E. , 2025/6535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/52 E., 2024/202 K. SUÇ : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli kararı ile hük
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/4305 E. , 2025/6535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/52 E., 2024/202 K. SUÇ : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 228/1, 62/1. maddeleri uyarınca uyarınca 25 gün hapis cezası ile 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 03.07.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 26.03.2025 tarihli ve 2024/33267 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve ...Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın adli sicil kaydına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlü hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların varlığının tespiti bakımından hükümlü adına "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin" ihtarını içeren meşruhatlı davetiyenin çıkarılıp tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, hükümlünün adresine yazılan talimatın akıbeti beklenilmeden talimat duruşma tarihinden önce usulüne uygun olmayarak hükümlünün yokluğunda yargılama yapılarak hüküm açıklanmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yönünden, 2. Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden, 3. Hükümlü hakkında temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin olduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması yönlerinden de, Kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (TCK 228/1) suçundan 25 gün hapis ve adli para cezasına hükmedilmiş, karar kesinleşmiş; adli sicilinde hapis mahkumiyeti bulunmayan hükümlü için kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke: TCK 50/3 uyarınca daha önce hapse mahkum edilmemiş kişide otuz gün ve daha az süreli hapis cezası zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilir; ayrıca HAGB sonrası açıklamada meşruhatlı davetiye tebliği ve temel ceza ile adli para gün sayısı arasındaki çelişki de sorunludur.
Uygulama Sonucu: Tevdi (kanun yararına bozma istenip istenmeyeceği için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere gönderilmesi).
Dava Strateji Notu: Sabıkasız sanıkta 30 güne kadar hapsin seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunludur; ayrıca denetim süresinde suç işleyip HAGB açıklanan dosyalarda meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeden yokluкta hüküm açıklanması savunma hakkını ihlal eder.