İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/4460 Karar: 2026/2316 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/4460 K.2026/2316

8. Ceza Dairesi 2025/4460 E. , 2026/2316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1818 E., 2024/1839 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/4460 E. , 2026/2316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1818 E., 2024/1839 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/4460 E. , 2026/2316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1818 E., 2024/1839 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2024 tarihli 2024/49 Esas, 2024/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2024/1818 Esas, 2024/1839 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik sanık müdafinin vekalet ücreti talebi yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz isteği, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmesi nedeni ile vekalet ücreti talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık yararına vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olduğu ve dosya içerisinde bulunan belgelere göre müdafinin baro tarafından zorunlu olarak görevlendirildiğinin anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin vekalet ücreti talebinin esastan reddine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2024/1818 Esas, 2024/1839 Karar sayılı kararında sanık müdafinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafından kendisine zorunlu müdafii görevlendirildiği, yargılama sonunda beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere müdafii; "Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı" ifade etmektedir (5271 sayılı Kanun, madde 2). Bu avukatın seçilmiş ya da görevlendirilmiş olmasında hak ve sorumlulukları itibarıyla bir fark bulunmamaktadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kanuni dayanağı olan 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesinde, asgarî ücret belirleme hususunda zorunlu müdafii ile seçilmiş/vekâletnameli müdafii arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 01.06.2021 tarihli, 2018/45 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "avukatlık ücreti temyiz aşaması da dahil kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan işin karşılığını" ifade etmektedir. Buna ek olarak, her ne kadar Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde sanık yararına avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrasında "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." şeklindeki düzenlemeye yer verilerek, sanık lehine hükmedilecek vekalet ücretine taraf avukatının hak kazanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda, sanıklara sundukları hukuki hizmet arasında fark bulunmayan seçilmiş veya görevlendirilmiş müdafilerin yargılama sonunda hükmedilecek vekalet ücreti arasında da fark bulunmaması gerektiği kabul edilmelidir. Çünkü, yukarıda da belirtildiği üzere, ücreti vekalet sanık lehine hükmedilse bile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası gereğince bu ücret avukata aittir. Bu açıklamalar ışığında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer alan; "Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." hükmü ile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı nazara alındığında, beraat eden sanık müdafii lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihi itibarıyla tarifenin ilgili bölümünde belirlenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 18.02.2026

Özgün Analiz

Olay Özeti: Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı vermiş, ancak baroca görevlendirilen zorunlu müdafi lehine vekâlet ücretine hükmetmemiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi yalnızca vekâlet ücretine ilişkin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, müdafi bu kalemi temyize taşımıştır.

Hukuki İlke: Çoğunluğa göre sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için sanığın vekâletname ile atadığı bir vekille temsil edilmesi gerekir; baro tarafından zorunlu olarak görevlendirilen müdafi bulunması hâlinde beraat eden sanık lehine vekâlet ücreti ödenmez. Karşı oy ise Avukatlık Kanunu'nun 164 ve 168. maddeleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesine ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına dayanarak seçilmiş-görevlendirilmiş müdafi ayrımı yapılamayacağını savunmuştur.

Uygulama Sonucu: Daire, Tebliğname'deki düzelterek onama görüşüne aykırı biçimde ve oy çokluğuyla, CMK'nın 302. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir; zorunlu müdafiyle temsil, vekâlet ücreti hakkı doğurmamıştır.

Dava Strateji Notu: Beraat hâlinde vekâlet ücreti alacağı, müdafiin vekâletnameli mi yoksa baro görevlendirmeli mi olduğuna göre değişmektedir; ücret kaybını önlemek isteyen avukat yargılama sırasında vekâletname sunmalı, ayrıca bu karardaki ayrıntılı karşı oy, aynı konudaki gelecek uyuşmazlıklarda içtihat değişikliği talebine dayanak olarak kullanılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla