İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/5845 Karar: 2025/6833 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/5845 K.2025/6833

8. Ceza Dairesi 2025/5845 E. , 2025/6833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/58 E.,2021/143 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 61

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/5845 E. , 2025/6833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/58 E.,2021/143 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 61

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/5845 E. , 2025/6833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/58 E.,2021/143 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 489,000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 28.10.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/17878 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 13.08.2006 olduğu, sanığın savunmasının 18.04.2007 tarihinde alındığı, ilk mahkumiyet hükmünün ise 12.06.2007 tarihinde verildiği, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19.04.2010 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 06.07.2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 19.04.20 10... .07.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanık hakkında verilen ilk mahkumiyet hükmü tarihi ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle 12.06.2007 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan ve suçun işlendiği 13.08.2006 tarihinden işlemeye başlayan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süreler mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 02.02.2021 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) Dava zamanaşımı başlıklı 66/1. maddesinin ilgili bölümü ise; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ..., (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Hükümlünün yargılamaya konu 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddeleri gereği 8 yıl olağan ve 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4. Hükümlünün üzerine atılı suçu 13.08.2006 tarihinde işlediği, Mahkemesince 18.04.2007 tarihinde savunmasının alındığı, ilk mahkumiyet hükmünün 12.06.2007 tarihinde verildiği, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 19.04.2010 tarihinde kesinleştiği, 06.07.2012 tarihinde ihbara konu suçu işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin uyarınca 2 yıl 2 ay 17 gün durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 06.07.2012 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; zamanaşımını kesen son işlem olan hükümlü hakkında verilen 12.06.2007 tarihli ilk mahkumiyet hükmüne durma süresi de eklendiği gözetildiğinde hükmün açıklandığı 02.02.2021 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e. maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2020/58 Esas, 2021/143 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca; hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla