Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5893 E. , 2025/7777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/604 E., 2024/57 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozu
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5893 E. , 2025/7777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/604 E., 2024/57 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/4. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi uyarınca 18 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin, 05.03.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 23.05.2025 tarihli ve 2024/11426 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/66606 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/66606 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1- Sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinde düzenlenen suçun cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 23/09/2011 tarihinde işlediği, sanığın 20/03/2012 tarihinde Mahkemece savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 24/04/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın 12/10/2014 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/04/2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 12/10/2014 tarihi arasını kapsayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 20/03/2012 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 23/01/2024 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, 2- Kabule göre de, dosya kapsamında bulunan sanığa ait adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66/1. maddesinin ilgili bölümü ise; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ..., (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Hükümlünün yargılamaya konu 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddeleri gereği 8 yıl olağan ve 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4. Hükümlünün üzerine atılı suçu 23.09.2011 tarihinde işlediği, Mahkemesince 20.03.2012 tarihinde savunmasının alındığı, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 24.04.2012 tarihinde kesinleştiği, 12.10.2014 tarihinde ihbara konu suçu işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin uyarınca 2 yıl 5 ay 18 gün durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 12.10.2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; zamanaşımını kesen son işlem olan 20.03.2012 tarihli sorgusundan sonra durma süresi de eklendiği gözetildiğinde hükmün açıklandığı 23.01.2024 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Kabule göre ise; İnceleme konusu hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "... (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. ..." Şeklinde düzenlenmiştir. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 18 gün hapis cezası ile 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adli sicil kaydına göre hükümlünün suç tarihinden önce işlediği suçlardan hapis cezası ile mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı belirlenmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında hükmolunan 18 günlük hapis cezasının süresi ve adli sicil kaydı dikkate alınarak, adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli 2022/604 Esas, 2024/57 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca; hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi