Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/619 E. , 2025/6720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/639 E. 2022/14 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2015 tarihli iddianamesiyl
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/619 E. , 2025/6720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/639 E. 2022/14 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2015 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 297/1, 297/1-son, 35/1-2. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli kararı ile infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraatine, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, hükümlünün temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli kararı ile fikri içtima hükümleri gereği daha ağır olan suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, tek olan eylem nitelik yönünden ikiye bölünerek ceza infaz kurumuna uyuşturucu madde sokma suçundan beraat, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ise mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle hükmün karıştırılması ve sonuç cezada hesap hatası ile fazla ceza tayini nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 297/1-2. cümle, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hükümlünün cezasının kazanılmış hak nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verildiği, söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 06.05.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 2022/18180 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1- Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2015 tarihli ve 2015/13478 sayılı iddianamesi ile sanığa ait bir kararın infazı çerçevesinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna götürüldüğü, duyarlı kapıdan girişinden sonra yapılan detaylı üst araması sırasında iç çamaşırı içerisinde kağıda sarılı vaziyette uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, bu şekilde infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu işlediğinden bahisle kamu davasının açıldığı anlaşılmış ise de, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15/12/2020 tarihli ve 2019/13975 esas, 2020/19636 karar sayılı ilâmı ile ; "Başka suçtan tutuklanarak ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na alınması sırasında sanığın üzerinde yapılan aramada cüzdanının içerisinde esrar maddesi ele geçmesi, savunmasında tutuklanarak ceza infaz kurumuna getirildiğini ve üzerinde esrar bulunduğunu unuttuğunu beyan etmesi karşısında; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasa'nın 38/5. maddesine göre sanıktan üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilse dahi bu durumu anlatarak suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği dikkate alındığında cezaevine rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle görevlilere teslim etmediği şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ceza hukukunun temel prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında eyleminin TCK.nın 191. maddesinde tanımlanan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı.." şeklinde de belirtildiği üzere sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu oluşturacağının gözetilmeyerek, anılan Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükmü gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- ... 14. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın 02/09/2015 tarihli eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, söz konusu suçtan dolayı anılan Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu düzenleyen 297/1-2. cümlesi uyarınca arttırım yapılarak cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 297. maddesinde "infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma" suçunun düzenlendiği, hükmün gerekçesinde ise suça konu eylemin "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak" suçu kapsamında değerlendirildiği dolayısıyla suç vasfında çelişkiye düşülerek hükümde karışıklığa neden olunmasında, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Kanun yararına bozma istemine konu dava dosyasında, ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna başka suçtan olan cezasının infazı için götürülen hükümlünün, detaylı eşya ve üst aramasında, iç çamaşırının içerisinde kağıt içerisine sarılarak gizlenmiş vaziyette 0,2 gram kokain maddesinin ele geçirildiği belirlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasa'nın 38/5. maddesine göre hükümlüden üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilse dahi bu durumu anlatarak suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği gibi görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan hükümlünün üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle davrandığı şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ceza hukukunun temel prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında eyleminin 5237 Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu ve Mahkemece de, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi uyarınca belirlendiği halde, akabinde 5237 sayılı Kanun'un 297/1-2. maddesi uyarınca artırım yapılarak suç vasfında çelişkiye düşülmesi ve hükümde karışıklığa neden olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve 2020/639 Esas, 2022/14 Kara sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.