İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/617 Karar: 2025/3964 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/617 K.2025/3964

8. Ceza Dairesi 2025/617 E. , 2025/3964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/675 E., 2021/240 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa Cu

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/617 E. , 2025/3964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/675 E., 2021/240 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa Cu

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/617 E. , 2025/3964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/675 E., 2021/240 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2020 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52, 58. maddeleri uyarınca 3 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 25.05.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 2021/12234 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 tarihli ve KYB-2025/3062 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-Olay tarihinde kolluk kuvvetlerince durumundan şüphelenilmesi sebebiyle durdurulan sanığın kendi rızasıyla görevlilere teslim ettiği, üzerinde "ZORAKİ MOD 2918-T" ibaresi bulunan tabancanın mevcut haliyle, dosyada mevcut Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10/02/2020 tarihli ve BRS-BLS-20-00803 sayılı raporuna göre; yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olmadığı, ele geçirilen 3 adet 7,65X17 mm çapındaki fişeklerin anılan Kanun'a aykırılık teşkil ettiğinin bildirilmesi karşısında sanığın üzerine atılı bulunan eylemin mezkur Kanun'un "Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezasıdır." şeklindeki 13/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54. maddesinde 1-4. fıkrasında yer alan, "(1)İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. (4)Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir." şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, olay tarihinde ele geçirilen ve Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10/02/2020 tarihli ve BRS-BLS-20-00803 sayılı raporuna göre, bulundurulması suç olan, 6136 sayılı kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah fişeklerinden olduğu bildirilen 3 adet 7,65X17 mm çapındaki fişeklerin müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu hususta karar verilmemesinde, 3-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07/03/2017 tarihli ve 2016/11961 Esas, 2017/2255 Karar sayılı ilamında “Ekspertiz raporuna göre sanıktan ele geçen suç eşyalarının bir silah ustasının aletli müdahalesi ile yasak nitelik kazanacağı, mevcut haliyle 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğe haiz ateşli silahlardan olmadığının belirtilmesi karşısında, söz konusu suç eşyalarının, 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulu'nun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokolün 6. ve 9. maddeleri hükmü gözetilerek müsaderesine karar verilmesi gerekirken sanığa iadesine karar verilmesi,” şeklindeki açıklamalar göz önüne alındığında somut olayda, suça konu silahın Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10/02/2020 tarihli ve BRS-BLS-20-00803 sayılı raporda mevcut durumu ile 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olmadığı ancak arızanın bir silah ustasının esaslı ve aletli müdahalesi ile giderilmesi halinde 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silah vasfını kazanacağının belirtilmesi karşısında, emanete kayıtlı tabancanın ve şarjörün müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 09.02.2020 tarihinde durumundan şüphe edilmesi üzerine durdurulan hükümlüden bir adet tabanca ve üç adet fişek ele geçirilmiştir. Tabanca ve fişekler ile ilgili olarak Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.03.2020 tarihli raporu ile tabancanın, ses ve gaz fişeklerini istimal etmek üzere imal edilmiş bir tabanca olmasına rağmen orjinal namlusunun yerine metal bir namlu monte edildiği, ancak fişek yatağının bilinen çap ve tipteki ateşli silah fişekleri ile ses gaz fişeklerine uyumlu olmadığı, dolayısıyla bilinen çap ve tipte ateşli silah fişekleri ile ses ve gaz fişeklerini patlatamadığı, tabancanın mevcut haliyle 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olmadığı, ancak bir silah ustasının esaslı aletli müdahalesi ile fişek yatağının bilinen çap ve tipteki ateşli silah fişeklerine uyumlu hale getirilmesine müteakip bu fişekleri patlatması halinde memnuiyet vasfını kazanacağı, üç adet fişeğin ise 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah fişeklerinden olduğu belirlenmiştir. Şüpheli hakkında ele geçen tabanca ile ilgili olarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2020 tarihli kararı ile ruhsatsız tabanca bulundurma eylemi nedeniyle uzmanlık raporu dikkate alınarak söz konusu tabancanın ruhsatsız olarak bulundurulmasının unsurları itibariyle müsnet suçu oluşturmayacağından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ele geçen üç adet fişek ile ilgili olarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2020 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca dava açıldığı, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararı ile hükümlüden ele geçen tabancanın dönüştürülmüş tabanca olduğu belirtilerek 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişekler ile ilgili olarak hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 52, 58. maddeleri uyarınca 3 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği belirlenmiştir. 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İhbarnamesindeki (3) Numaralı Talep Yönünden Yapılan İncelemede; Dosyada mevcut uzmanlık raporunda, ele geçen tabancanın, bir silah ustasının esaslı aletli müdahalesi ile yasak nitelik kazanacağı, mevcut haliyle 6136 sayılı Kanuna göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olmadığının belirtilmesi karşısında, söz konusu tabancanın, 5095 sayılı Kanun ile onaylanan ve Bakanlar Kurulu'nun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokolün 6. ve 9. maddeleri hükmü gözetilerek müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş olmakla birlikte, her ne kadar Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesince söz konusu tabancanın dönüştürülmüş olduğu belirtilerek hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş ise de; söz konusu tabanca ve şarjörünün davaya konu edilmediği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2020 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığı kararında, tabanca ve şarjörünün 5729 sayılı Kanun ile Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlara İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere idareye teslimi için Emanet Memurluğuna müzekkere yazılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, silah ve şarjörü ile ilgili bağımsız müsadere davasının açılmasının her zaman mümkün olduğu gözetilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (3) numaralı talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İhbarnamesindeki (2) Numaralı Talep Yönünden Yapılan İncelemede; Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.03.2020 tarihli raporu ile hükümlüden ele geçen üç adet fişeğin deneme atışlarında patlatıldığının bildirilmesi nedeniyle fişekler hakkında müsadere yönünde karar verilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (2) numaralı talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İhbarnamesindeki (1) Numaralı Talep Yönünden Yapılan İncelemede; Hükümlüden ele geçen tabancanın 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz olmadığı, ancak üç adet fişeğin yasak nitelikte olduğunun belirlenmesi karşısında, hükümlünün üzerine atılı suçun 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi kapsamında kaldığı ve tabanca ile ilgili 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılmış bir dava olmadığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı olarak hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KISMEN KABULÜNE, 2. Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/675 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararının, (1) numaralı talebi yönünden belirtilen gerekçe ile 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla