Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/7277 E. , 2025/8857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/375 E., 2024/756 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama ve düzelterek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurula
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/7277 E. , 2025/8857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/375 E., 2024/756 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama ve düzelterek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... ve müdafiinin yokluğunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesince verilen ve sanık müdafiine 13.05.2024 tarihinde tebliğ edilen ve sanığa ancak 07.05.2025 tarihinde tebliğ edilen 26.04.2024 tarihli ve 2022/375 Esas, 2024/756 Karar sayılı kararın, sanığa yapılan 07.05.2025 tarihli tebliğden sonra sanık tarafından 16.05.2025 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden ve sanığa yapılan tebliğden itibaren 15 günlük süre içerisinde sanığın temyiz talebi bulunduğundan sanık ... ve diğer sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/132 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2 ve 53 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b-) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 31/3, 62, 52/2 ve 53 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 11.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 26.04.2024 tarihli ve 2022/375 Esas, 2024/756 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurula hükümlerdeki diğer hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri; Suçun unsurlarının oluşmadığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın baskı ve korku altında eylemi işlediğine, kastının bulunmadığına ve bu suretle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe a-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanıkta ele geçirilen uyuşturucunun sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, oluş ve dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu temyiz dışı ...'in baskı ve tehdidi altında gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın dolaylı ikrarı, zilyetliğinde bulunan ve suç tarihinde sanığın da içerisinde bulunduğu metruk binada ele geçirilen uyuşturucuların paket sayısı, miktarı ve çeşitliliği ile mahkemece tanık olarak dinlenen ...'un sanıktan uyuşturucu satın almak amacıyla buluştuklarını beyan etmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun’un 106/4 ve 11. maddelerine göre, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeyerek ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. b-) Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Sanığın suç tarihinde temyiz dışı ...'e suça konu hapları sattığı ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak; 30.12.2019 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı kapsamına göre; kolluk görevlilerine kullanıcı olduğunu ve kullandığı uyuşturucu maddeleri lakabını Laz olarak bildiği Hakan isimli şahıstan aldığını beyan eden temyiz dışı ...'in sanık ...'ın ikametini kolluk görevlilerine gösterdiği, görevlilerden aldığı 100 TL ile kolluk nezaretinde sanığın ikametine giderek sanıktan aldığı suça konu hapları kolluk görevlilerine teslim ettiği ve sonrasında ikametinde arama yapılan sanık ...'ın aralarında kolluk görevlilerince temyiz dışı ...'e verilen 100 TL'nin de bulunduğu bir miktar para ve uyuşturucu madde ile birlikte yakalandığı olayda; suç tarihi itibarıyla sanık ...'a yönelik 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında alınmış bir gizli soruşturmacı görevlendirilmesine dair karar bulunmadığı gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.04.2015 tarih ve 2014/10-462 Esas, 2015/135 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; ancak adli kolluk görevlilerinin, 5271 sayılı Kanun'un 160 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcısının emri doğrultusunda ve genel yetkileri ile görevleri kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delilleri toplamak amacıyla alıcı rolüne girerek, suça azmettirmeden veya teşvik etmeden şüpheliden uyuşturucu madde satın almasının mümkün olduğu, buna karşın adli kolluk görevlisi olmayan temyiz dışı ... tarafından uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştirildiği anlaşılmakla, "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda uyuşturucu madde alma, temin etme faaliyetlerinin yalnızca adli kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilebileceği ve adli kolluk görevlisi olmayan ... tarafından hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen alışveriş sonucu ele geçirilen uyuşturucu hapların hem "suçun maddi konusu" hem de "suçun delili" olup hukuka aykırı yöntemle elde edildiği ve bu suretle hükme esas alınamayacağı ancak sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucunun miktarı, paket sayısı ve çeşitliliği birlikte değerlendirildiğinde atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR a-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (a) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 26/04/2024 tarihli ve 2022/375 Esas, 2024/756 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin altıncı bendinde yer alan ".... ile ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine, bu" ibarelerinin çıkarılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, b-) Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Gerekçe bölümünde (a) bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 26.04.2024 tarihli ve 2022/375 Esas, 2024/756 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2025 tarihinde karar verildi.