İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/767 Karar: 2026/1965 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/767 K.2026/1965

8. Ceza Dairesi 2025/767 E. , 2026/1965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2367 E., 2024/1596 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/767 E. , 2026/1965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2367 E., 2024/1596 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/767 E. , 2026/1965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2367 E., 2024/1596 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/230 Esas, 2024/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2-4, 53 ,54/1-4 ve 63. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/2367 Esas, 2024/1596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri, Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına ve suç vasfına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Hükmün verildiği ve sanık ile temyiz dışı sanık ... müdafiinin hazır bulunduğu 18.07.2024 tarihli son oturumda, sanığa son söz hakkı verildikten sonra sanık ... müdafiine son sözün sorulması ve ardından hükmün açıklanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesindeki "Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir" emredici hükmüne aykırı hareket edilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.10.2024 tarihli ve 2024/2367 Esas, 2024/1596 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti suçundan hapis ve 25.000 TL adli para cezasına mahkum etmiş, Diyarbakır BAM istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. 8. Ceza Dairesi ise hükmün verildiği son oturumda sanığa son söz verildikten sonra diğer sanığın müdafiine tekrar söz verilip ardından hükmün açıklandığını tespit etmiştir.

Hukuki İlke: 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesindeki 'Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir' kuralı emredicidir; sanığa son söz verildikten sonra başka bir sanığın müdafiine söz verilip hemen ardından hüküm açıklanması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran mutlak bir hukuka aykırılıktır.

Uygulama Sonucu: Daire, esasa girmeksizin ve diğer yönleri incelemeksizin BAM kararını CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozmuş, ancak bozma nedeniyle tutuklama koşullarında değişiklik olmadığından salıverilme talebini reddetmiştir; delil ve suç vasfı tartışması bozma sonrası yargılamaya bırakılmıştır.

Dava Strateji Notu: Çok sanıklı duruşmalarda son söz sırası temyizde tek başına bozma getirebilen usul yakalamasıdır; duruşma tutanağının son sayfasında hükümden hemen önce en son kimin konuştuğu her dosyada denetlenmelidir. Ancak bu tür usuli bozma esası kurtarmaz, yeniden yargılamada delil savunması ayrıca hazırlanmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla