İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10527 K.2023/1376

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Esas2021/10527Karar2023/1376Tarih13 Mart 2023Okuma12 dk · 2.421 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/10527 E., 2023/1376 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2023
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/20 E., 2019/75 K.
Hüküm/karar
İstinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Samsun Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.421 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı ... (Kapatılan) ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/282 Esas sayılı dosyasına sunduğu 12.07.2007 havale tarihli dilekçesinde özetle; Samsun ili, ... ilçesi, ... mahallesi 5 ada 5, 14 ve 15 parselde tapuya kayıtlı bulunan taşınmazlarının üzerindeki fındıkların toplanmasına davalılar tarafından müdahalede bulunulduğunu, mevcut fındık mahsüllerini yıllardır rızası dışında davalıların toplayarak tasarruf ettiklerini, yine bu taşınmazların sınırında bulunan kazıkları kırarak arazisine girmelerinin fiilen engellendiğini belirterek, davalıların taşınmazlara müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

2. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/386 Esas sayılı dosyasına sundukları dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın Samsun 3. Noterliğinin 25.02.1986 tarihli ve 11197 yevmiye nolu "Düzenleme Şeklindeki Satış Vaadi Sözleşmesi" ile Samsun Gebi-Başalan ve ... mahallelerinde bulunan tüm gayrimenkullerindeki hak ve hisselerini 400.000 lira bedel karşılığı, müvekkillerin babası ... ve diğer davalı ..'ya satmayı vaat ederek,

satış bedelini nakten ve tamamen alarak gayrimenkulleri teslim ettiğini, ...'nın uzun yıllar kendi kullanımında olan sözleşmeye konu bu yerleri malik gibi kullandığını, 1999 yılında ölümünden sonra mirasçıları olan davacıların bu taşınmazları işlediklerini, davalı ...'nın dava konusu 15 parseli satış vaadi sözleşmesi ile 02.03.2007 tarihinde davalı ...'ya sattığını, ancak ...'nın "Düzenleme Şeklindeki Satış Vaadi Sözleşmesi"ne göre davalı ...'nın gerek bu taşınmazı ve gerekse sözleşme kapsamındaki diğer taşınmazlarını babaları ...'ya miras yoluyla halef olan müvekkilleri olan davacılar ile davalı ...'ya müşterek satmak zorunda olduğunu,

davalı ...'ın satış vaadinde bulunup parasını aldığı ve fiilen teslim ettiği taşınmazları sözleşmeye aykırı olarak davalı ...'ya satmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırı olduğunu öne sürerek, 15 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın davalılardan ...'nın Samsun 3. Noterliğinin 25.02.1986 tarihli ve 11197 yevmiye nolu "Düzenleme Şeklindeki Satış Vaadi Sözleşmesi" uyarınca mevcut tapu kaydının iptali ile bu taşınmazın 1/2 (5/10) hissesinin davalı ... üzerinde bırakılarak, geriye kalan 1/2 (5/10) hissesinin müvekkilleri adına 1/10'ar pay olarak müştereken tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Davacı ... ... Kadastro Mahkemesinin 2009/25 (Tefrik öncesi 2008/140) Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın davalılar tarafından kendi adlarına tespit yaptırılarak kendisinin miras dışında bırakıldığını, kendisinin kardeşlerine muvafakat veya satış sözleşmesi vermediğini öne sürerek tespitin iptali ile hissesinin adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar ... ve ... vekili 25.07.2007 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının 3 ayrı parsele yönelik açmış olduğu davada, 5 ve 14 parsellere yönelik müvekkillerin herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, bu parseller hakkında açılan davanın yersiz olduğunu, 15 parsel sayılı taşınmazı ise davacının kardeşi ve davalıların amcası olan ...'ya ait iken ...'nın Samsun 3. Noterliğinin 25.02.1986 tarihli ve 1197 yevmiye numaralı düzenleme sureti ile satış vaadi sözleşmesi ile müvekkillerinin babası ... ile davacı ...'ya satışının vaad edildiğini, ... tarafından satış bedelinin peşinen alındığını ve taşınmazın fiilen teslim edildiğini,

uzun süre müvekkillerinin babası ... tarafından işlenen bu parselin sözleşmeden sonra da hukuken ...'ya ait olduğunu, onun ölümünden sonra da davalı müvekkilleri tarafından kullanıldığını, müvekkillerin ve ...'nın diğer mirasçıları tarafından 15 nolu parselin satışı ile ilgili istemin davacı ... adına kayıtlı tapunun iptali ve "Düzenleme Sureti İle Satış Vaadi Sözleşmesine" göre hak sahipleri adına yeniden tescili için Sulh Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını, 2007/386 Esas sayılı davanın halen derdest olduğunu, ayrıca davacının 1956 yılında aile fertleri ile birlikte köyden ayrıldığını, arazilerini bu tarihten sonra işlemediğini,

...'ya ait olan 15 nolu parselin ... tarafından işlenip imar edildiğini, yaklaşık 60 yıl önce fındık dikildiğini, 1986 yılında kardeşler arasında rızai taksim sonucu "Düzenleme Sureti İle Satış Vaadi Sözleşmesi" düzenlenip bu yerin ... tarafından Mehmet ve Halit'e bıraktığını, ...'nın 1999 yılında ölümünden sonra da davalılar tarafından bu taşınmaz işlenmeye ve üzerindeki fındıkları toplamaya devam ettiklerini, davacının "Düzenleme Sureti İle Satış Vaadi Sözleşmesi" uyarınca, 15 nolu parselde 1/2 mülkiyet hakkı olduğunu kabul ettiklerini ancak bu hakkın taşınmaz üzerinde bulunan fındıkları kapsamadığını açıklayarak,

davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili 21.01.2008 tarihli cevap dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesinin vaat alacaklısının davacıların müşterek murisi ..., satış vaadinde bulunan kişinin ... olduğunu, müvekkili ... hakkında açılan davanın sıfat yokluğundan ayrıca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan süresinde açılmayan davanın reddi gerektiği gibi satış vaadi sözleşmesinin tapuya da şerh verildiğinden satış vaadine konu taşınmazı sonradan satın alan müvekkiline yönelik açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

3. Davalılar ... ve ... vekilleri Avukat ... 06.02.2009 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parsel ile müvekkillerinin bir ilgisinin bulunmadığını, tarafların kardeş olup aralarında rızai taksim yapıldığını, davacının da hisselerini para karşılığında bıraktığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Samsun Kadastro Mahkemesi 24.05.2018 tarihli ve 2012/16 Esas, 2018/40 Karar sayılı kararında, çekişmeli ... mahallesinde 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadasto ve 2/b çalışmalarının tamamlanarak 07.02.2013 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen orman kadastrosuna göre söz konusu parsellerin orman kadastrosu haritasında açıklık alanda kalması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği, birleşen 2009/25 Esas sayılı dosya açısından; davanın ... ve ... aleyhine açıldığı,

kadastroda tespit davalarının adına tespit yapılan kişiler veya bu şahıslar ölü ise mirasçıları aleyhine açılması gerektiği, davalı 138 ada 1 parselin davalılar adına tespit olunmadığı, şu haliyle davacının bu parsel açısından davalılara husumet yöneltemeyeceği, birleşen 2010/1 Esas sayılı dosya açısından; dava konusu 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında ...'nın tapulu taşınmazı olduğu,

...'nın dava konusu taşınmazı 25.02.1986 tarihli noter senedi ile tapu dışı yolla birleşen bu dosyanın davacılarının babası ... ve davalısı ...'ya sattığı, zilyetliğini de teslim ettiği, dava konusu taşınmazın bu tarihten sonra 10 yıldan çok daha uzun bir süre ... ve mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğu noter senedinde bu taşınmazların belirtilen kişilere teslim edildiğinin belirtildiği,

...'nın daha sonra dava konusu taşınmazın tamamını 02.03.2007 tarihinde tapu yoluyla davalı ...'ya sattığı, dava konusu taşınmazın 1/2 payı açısından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/B-b maddesindeki koşulların birleşen bu dosya davacıları açısından gerçekleştiği, talebin de zaten 1/2 paya yönelik olduğu anlaşıldığından davacıların ...'ya yönelik davalarının kabulüne, ...'nın ise dava tarihi itibariyle tapuda herhangi bir hissesi kalmadığı, bu nedenle ...'ya husumet yöneltilemeyeceği, asıl dava dosyası açısından;

çekişmeli 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda A rumuzu ile gösterilen 1785,00 m² lik kısmının en eski tarihli hava fotoğraflarına, memleket haritasına ve amenanjman planına göre orman sayılan yerlerden olduğu gibi fiilen de orman niteliğinde bulunduğu,

evveliyatı orman olan yerlerdeki tevzi tapusunun geçersiz olup, şu haliyle bu kısmın Hazine adına orman vasfı ile tescilinin gerektiği, 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 10.465,00 m² lik kısmı ile çekişmeli 137 ada 2 parselin tamamının ve 138 ada 3 parselin 1/2 payının davacı ...'nın tapulu taşınmazları olduğu ve 5 ada 5, 14 ve 15 no.lu tevzi parsellerinin kapsamında kaldığı,

bu tapulardan 5 ada 5 ve 15 no.lu tevzi parsellerine ait tapuların tam olarak hukuken geçerliliklerini korudukları, 5 ada 14 no.lu tevzi parseline ait tapunun ise 1/2 payı açısından hukuken geçerliliğini koruduğu gerekçesiyle, davacı-birleşen dosyada davalı ...'nın davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, davacı ... ve arkadaşlarının birleşen 2010/1 Esas sayılı dava dosyasındaki davasının ... açısından aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, ... açısından kabulüne, davacı ...'in birleşen 2009/25 Esas sayılı dava dosyasındaki davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,

çekişmeli 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 15.01.2018 tarihli raporunun ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 1785,00 m² lik kısmının bu taşınmazdan ifraz edilerek orman vasfı ile adanın son parsel numarasıyla Hazine adına tapuya tesciline, B harfi ile gösterilen 10.465,00 m² lik kısmının ise tarla vasfı ile davacı ... mirasçıları adına tesciline, davalılar ... ve ...'nın bu kısma yönelik müdahalelerinin önlenmesine, çekişmeli 137 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ile davacı ... mirasçıları adına tesciline, davalılar ... ve ...'nın bu taşınmaza yönelik müdahalelerinin önlenmesine,

çekişmeli 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davacı ... mirasçıları, 1/2 payının ise ... mirasçıları tesciline, davalılar ... ve ...'nın bu taşınmaza yönelik müdahalelerinin davacı ... mirasçılarının payları oranında önlenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur

B. İstinaf Nedenleri

1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, çekişmeli 137 ada 12, 138 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tamamının evveliyatından beri orman niteliğinde bulunduğunu öne sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların tamamının orman olduğunu, ormanların devletin hüküm ve tasarrufu altında olup zilyetlikle kazanılamayacağını, bu haliyle orman olarak tesciline karar verilen kısım hariç olmak üzere çekişmeli taşınmaz ve taşınmaz bölümlerinin geri kalanlarının da orman olarak tescili gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davacı-davalı ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde, 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazın B harfi ile gösterilen bölümünün adlarına tesciline karar verildiğini, çekişmeli taşınmazın bitişiğinde bulunan 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre 1955 tarihindeki yüzölçümü 16250 m2 iken yeni tapu kaydında 20819,89 m2 yüzölçümünde belirlendiğini, bu halde 138 ada 1 parselin 4569 m2 lik kısmının kadastro çalışmalarında 138 ada 2 parsel içine dahil edilmesi nedeniyle açtıkları davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest olduğunu,

bu halde 138 ada 1 parselin tamamının adlarına ait olması ayrıca 4569 m2 lik kısmının bu taşınmaz içine dahil edilmemesi nedeni ile verilen kararın hatalı olup, yine çekişmeli 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamının kendilerine ait bulunduğunu, bu yönden aleyhlerine açılan davada davanın sıfat yokluğu ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olması nedenleriyle reddi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı belirlenmiş ise de taşınmaz bölümünün evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğunun hava fotoğrafları ve memleket haritası kapsamında belirlenmesine,

öncesi orman olan taşınmazlar için oluşturulan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmamasına ve öncesi orman olan taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasında zorunluluk bulunup malik hanesi açık olan taşınmaz yönüyle resen malik belirleme zorunluluğu bulunan mahkemece taşınmazın A harfi ile gösterilen bölümünün orman olarak tescil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına,

çekişmeli 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen bölümü ile çekişmeli 137 ada 12 ve 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazların ise eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritası ve çekişmeli taşınmazlar yönüyle kesinleşen orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda orman sayılmayan yerlerden olduğunun, çekişmeli taşınmazların tespitlerine esas alınan ve 4753 sayılı Kanun gereği temlik yoluyla oluşturulan tapu kayıtlarının ve tapu kayıtlarının dayanağı olan haritanın çekişmeli taşınmazları kapsadığının anlaşılmasına,

gerçek kişi taraflar arasında çekişmeli 137 ada 12 ve 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazların aidiyeti yönüyle uyuşmazlık bulunmadığı gibi esasen çekişmeli taşınmazların davacı-davalı ... mirasçılarının tutunduğu tapu kayıtları miktarı ve haritası kapsamında kaldığının belirlenmesine,

yine gerçek kişi taraflar arasında nizaya konu olan çekişmeli 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazın da her ne kadar tespitine esas alınan 02.03.2007 tarihli ve 1 sayılı tapu kaydı ve haritası kapsamında kaldığı belirlenmiş ise de tapu kaydının geldisi olan 16.02.1955 tarihli ve 70 sayılı tapu kayıt maliki ...'nın 25.02.1986 tarihli düzenleme şeklinde ki noter senedi ile tapu ile maliki olduğu ... (ki tapu kayıtlarının geldisi ...

Köyü olarak kayıtlıdır) köyü hududundaki tüm taşınmazlarını ... ile ...'ya sattığını ve teslim ettiğini bildirmesine, yine alınan beyanlara göre taşınmazın davacı-davalı ... zilyetliğinde bulunmasına, bu haliyle tapu dışı satışın gerçekleştiği 1986 yılı ile aktarılan davanın açıldığı 2007 yılı arasında 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesinde belirtilen 10 yıllık zilyetlik sürenin geçtiğinin anlaşılmasına ve davacı-davalı ... mirasçıları lehine 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesi koşullarının oluştuğu 1996 yılı itibariyle anılan tapu kaydının 1/2 payının hukuki değerini yitirdiğinin belirlenmesine,

tapu kaydının 1/2 payının hukuki değerini yitirdiği 1996 yılından sonraki bir tarih olan 02.03.2007 tarihinde tapu kayıt maliki ...'nın taşınmazı tümüyle davacı-davalı ...'ya devretmesinin 1/2 pay itibariyle yolsuz hale gelen tapu kaydını geçerli hale getirmeyecek olmasına, sonuç olarak 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan 02.03.2007 tarihli ve 1 sayılı tapu kaydının davacı-davalı ... adına tedavül ettirildiği 2007 yılı itibariyle 1/2 payının davacı-davalı ... lehine hukuki değerini yitirdiğinin anlaşılmasına,

yine ... mirasçıları vekili tarafından dava dışı 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan tapu kayıt miktarından fazla tespit edildiği ve bu fazlalık kısmın 138 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de elde ki davada çekişmeye konu olmayan taşınmaz yönüyle değerlendirme yapılmasının mümkün olmamasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince, istinaf başvururusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek, usul ve kanuna aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki hususları tekrarla, taşınmazın tamamının orman olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davacı-davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesini tekrar ederek, usul ve kanuna aykırı olduğu iddiasıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz davasında taşınmazlar yönünden kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı, kazanılabilecek yerlerden olup olmadıklarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 nci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine, davalı ... İdaresi ve davacı-karşı davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davacı-karşı davalı ... mirasçılarından alınmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10527, K. 2023/1376, 13 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Nedenleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Nedenleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10527
Karar No
2023/1376
Tarih
13 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10533 K.2023/1377
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10534 K.2023/1614
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10535 K.2023/1288
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/10572 K.2023/2766
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/10579 K.2023/894
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10595 K.2023/1563

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.