KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/10903 E., 2023/4607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/851 E., 2019/973 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine, İstinaf başvurusunun kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/203 E., 2019/325 K.
Karar Metni
1.222 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde kullanıcı şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle vekalet ücreti yönünden düzeltme yapılıp, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 397 ... orman parseli içerisinde kalan, sınırlarını bildirdiği 6.000 metrekarelik yeri müvekkili olan davacının 20 yılı aşkın bir süreden beri kullandığını, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında yapılan orman sınırlama çalışmalarında taşınmazın orman sınırları dışında kaldığını, daha sonra 1976 yılında yapılan ve 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 22/1 inci maddesine aykırılık teşkil eden çalışmada orman sınırları içine alındığını, ...
Kadastro Mahkemesi' nin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar ... ilamıyla 397 parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini, 1989 yılında yapılan 2/B çalışmalarına göre müvekkilinin yerinin 2/B kapsamında olduğunu, kadastro mahkemesi kararının davada taraf olmayan davacı için kesin hüküm teşkil etmediğini belirterek, anılan taşınmazın davacı adına tesciline, olmadığı takdirde 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ...
Kanun) 2/B maddesi uyarınca hak sahibi olduğunun 397 parsele ait tapu kaydının beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmesini istemiştir.
2. Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında yapılan orman tahdidi, 1976 yılında yapılan aplikasyon, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların orman kadastrosu ve 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) değişik 2 nci madde uygulaması, 1981 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1989 yılında yapılan aplikasyon, 6831 ... Kanun'un değişik 2/B madde uygulaması, 2007 yılında yapılan 6831 ... Kanun'un değişik 9 uncu madde uygulaması ve 2011 yılında yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları bulunmaktadır.
II. CEVAP
Davalı ... Orman İdaresi vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu alanın ... Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarih ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar ... ilamı uyarınca 397 parsel numarasıyla orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiğini, anılan kararın da Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, dava konusu yerin orman niteliğinde olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (... 1 inci Asliye Hukuk) Mahkemesinin 08.05.2019 tarih ve 2018/203 Esas, 2019/325 Karar ... kararıyla; "Devlet ormanı olarak belirlenen dava konusu yerin özel mülkiyete konu olamayacağı gibi zilyetlikle de kazanılamayacağı, taşınmazın vasfı nedeniyle zilyetlik koşulları da oluşmadığı" gerekçesiyle, davacının tüm talepleri yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ile davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bölgede yapılan 1946 tarihli orman kadastro çalışmasından sonra 1976 yılında yapılan çalışmayla dava konusu yer orman sınırları içerisine alınmış ise de bu çalışmanın ikinci kadastro olması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas ve 2002/16 Karar ... dosyasında davacının taraf olmadığını, dava konusu yerin 1981 tarihi itibariyle ve halen 6831 ...
Kanun' un 2/B maddesi koşullarını taşıdığını, dava konusu yer kesinleşen 6831 ...
Kanun' un 2/B maddesi çalışmalarıyla orman sınırları dışına çıkarıldıktan ve davada taraf olmayan kişiler bakımından 3402 saylı Kanun' un 12 inci maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kadastro mahkemesi dosyasının karara çıktığını, bu nedenle de dava konusu yeri kapsamadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... Orman İdaresi vekilleri istinaf başvuru dilekçelerinde özetle; nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden düzeltilmesini istemişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun.
"Uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu ancak 31/12/1981 tarihinden önce nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman dışına Hazine adına çıkarılmış ise de Kadastro Mahkemesinin 17/07/2002 tarihli ve 1994/1085 E. 2002/16 K. ... hükmü ile orman olduğu belirlenerek orman sınırı dışına çıkarma işleminin iptal edildiği, yerin anılan Mahkeme kararıyla orman olduğu" gerekçesiyle esastan reddine; davalı ... vekili ve davalı ...
İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun ise.
"Davacı tarafından tapu iptali ve tescil davası açıldığı, mülkiyete yönelik açılan bu davanın taşınmazın aynına ilişkin olup, nispi vekalet ücretine tabi bulunduğu ve davanın reddine karar verilmesi karşısında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince red sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, bu nedenler ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde 6831 ... Kanun' un 2/B uyarınca hak sahipliğinin beyanlar hanesine şerh verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı veya kullanıcı şerhi verilmesine uygun yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 ... Kanun'un 7 ve 11 inci maddeleri, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri,
3. Değerlendirme 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... Orman İdaresinin istinaf başvuruları kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmünün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi suretiyle davalılar lehine nispi vekalet ücreti olarak 169.637,35 TL'ye hükmedilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın değerinin, bilirkişiler tarafından 1.443.734,7 TL olarak belirlendiği ve harcında bu miktar üzerinden tamamlandığı anlaşılmakta olup, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazın değeri 10.443.734,7 TL kabul edilerek, davalılar lehine bu miktar üzerinden belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının vekalet ücreti takdirine ilişkin B-4 numaralı bendinde, bilirkişiler tarafından belirlenen ve harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanan vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde düzeltme yapılarak onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.C.3.1.) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının B-4 numaralı fıkrasında yazılı bulunan "169.637,35 TL nispi vekalet ücretinin" ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve yerine "67.262,04 TL nispi vekalet ücretinin" ibaresinin yazılmasına, 6100 ... Kanun'un 370/2 nci maddesi uyarınca 12.12.2019 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10903, K. 2023/4607, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama