KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/9766 E., 2023/4937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/160 E., 2018/93 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Karar Metni
2.547 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Orman İdaresi vekili davacı ... vekili, davalı Hazine vekili, dahili davalı ... Belediyesi vekili ve ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Dava ilk olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 1995/413 Esas numarası ile tescil davası olarak açılmış olup dava konusu edilen taşınmazların bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapılması sonucunda bir kısım taşınmazların 138 ada 10 ve 11, 105 ada 2 ve 3, 134 ada 74, 115 ada 1, 3 ve 87, 114 ada 65parsel, 133 ada 7 parsel, 134 ada 78 parsel olduğu tespit edilerek dosya 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 5 inci maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, ... Kadastro Mahkemesinde 1998/13 Esas numaralı dosya ile birleşmiş ve bozma sonrasında ... Kadastro Mahkemesinin de kapanması üzerine Bursa Kadastro Mahkemesinde şimdiki esasını almıştır.
2. Davanın konusu. Bursa ili ... ilçesi ...
Köyü Köyiçi mevkii 138 ada 10 parsel 622,43 m2 tek katlı yığma taş duvar, ev kargir ardiye ve arsa vasfıyla, aynı yer 138 ada 11 parsel 750,26 m2 tek katlı yığma taş duvar, ev kargir ardiye ve arsa vasfıyla, 105 ada 2 parsel 2400 m2 tarla vasfıyla, 105 ada 3 parsel 2500 m2 tarla vasfıyla, Ayazma Yanı mevkii 134 da 74 parsel 4500 m2 tarla vasfıyla, Aşağı Mahalle 115 ada 1 parsel 7668,90 m2 tarla vasfıyla, 115 ada 3 parsel 2331,10 m2 tarla vasfıyla 115 ada 87 parsel 2631,10 m2 mera vasfıyla, Adataşı mevkii 114 ada 65 parsel 1950 m2 tarla vasfıyla , Sudeposu mevkii 133 ada 7 parsel 4500,50 m2 tarla vasfıyla,
Uzunçakıl mevkii 134 ada 78 parsel 542,67 m2 Harap bağ vasfıyla 1997 yılında, Suludere mevkii 124 ada 34 parsel 1173,40 m2 tarla vasfıyla, Maşat mevkii 130 ada 84 parsel 10626,08 m2 tarla vasfıyla 130 ada 207 parsel 7705,87 m2 tarla vasfıyla 2000 yılında tespit yapılmışsada eldeki dava nedeniyle malik haneleri boş bırakılmış, yine aynı yer Aşağı Mahalle mevkii 115 ada 16 parsel 203,78 m2 bahçe vasfıyla 29.01.1998 tarihinde kadastro yoluyla tam hisse ile Apdurrahman ... adına kayıtlı, 115 ada 85 parsel 2983,11 m2 tarla vasfıyla 29.01.1998 tarihinde kadastro yoluyla tam hisse ile ... ... adına kayıtlı taşınmazlara ilişkindir.
3. Davacı ... vekili 27.10.1995 havale tarihli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/413 Esas ... dosyasıyla açtığı davada verdiği dava dilekçesinde; davalıların ... ... ‘ın kiracıları olduğunu, mevki m2 ve cinsleri belirtilen 11 adet taşınmazın ... ... ve mirasçıları tarafından 20 yıldan fazla zamandır zilyet edildiğini, bu nedenle veraset ilamındaki hisseleri oranında ... ... mirasçıları adına bu tapusuz taşınmazların tescilini talep etmiştir. Davacı ...
22.01.1998 tarihinde Kadastro Mahkemesine verdiği dilekçede; ... ilçesi ... Köyü Aşağı mahalle mevkii 3 parsel, Köy içi mevkii 115 ada 16 ve 85 parsellerin ... ... adına tespit görmüşse de aslında davalı ile müşterek muris olan ... ...’a ait olduğunu tespitin iptali ile ... ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. 24.12.1998 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde.
Aşağı mahalle mevkii 115 ada 85, 17 ve 4 parsel, 114 ada 57 parsel, Kuyupınar mevkii 135 ada 24 parsel, Kocapaylı mevkii 107 ada 65 parsel ve Su deposu mevkii 113 ada 9 parsel taşınmazların hepsinin ... ... mirasçıları adına tescil edilmesi gerekirken hatalı olarak ... ... adına tescil edildiğini, bu taşınmazlar üzerinden yargılamaya devam edilmesini istemiştir.
4. Davacı ... ... ve ... vekili 17.11.1995 havale tarihli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/445 Esas ... dosyasıyla açtığı davada verdiği dava dilekçesinde; ... tarafından tescil davası açıldığını, açılan tescil davasının tüm taşınmazlar hakkında doğru olmadığından bahisle ...’un açtığı davaya itiraz ve bir kısım dava konusu taşınmazların davacılar adına tescilini talep etmiştir. Bu dava dosyası irtibatlı olduğundan 09.04.1996 tarihinde 1995/413 Esas ... dosya ile birleştirilmiştir.
5. Müdahil ..., ..., ... vekili; davacı ...’un davayı kazanmasında müdahillerin menfaati bulunduğundan davacı ... yanında davaya katılmayı istemiştir.
6. Asli müdahil Orman İdaresi vekili; keşif sonucu dava konusu yerlerin orman olması halinde bu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Bir kısım davalılar vekili ; davanın reddini savunmuştur.
3. Dahili davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
4. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2013 tarihli ve 1998/13 Esas, 2013/55 Karar ... kararı ile orman sayılmayan yerlerden olduğunu, mera, yaylak ya da kışlak yerlerden olmadığını, tarafların iddia ve beyanları, mahallinde uygulanan kadastro tutanakları, getirtilen haritalar, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi sonunda; dava konusu taşınmazlardan 115 ada 16 parsel ... taşınmaza ilişkin tutanak aslının incelenmesinde taşınmazın taraflarla ilgisi bulunmayan Kanber oğlu Apdurrahman ... adına tespit gördüğü, bu parsel haricindeki taşınmazların ise muris ... ...'dan gelen yerler olduğu,
mahallinde yapılan keşif sırasında alınan beyanlarla murisin gerek sağlığında, gerekse ölümünden sonra tüm mirasçıların katılımı ile herhangi bir taksimin yapılmadığı gerekçesiyle davacının ve asli müdahillerin davalarının ... Köyü 115 ada 16 parsel yönünden reddine, tutanak asılları dosya arasında mevcut davalı diğer parseller yönünden kabulüne, dava konusu ... ilçesi ...
Köyü 115 ada 16 parsel ... taşınmazın yeniden tespit gibi aynı vasıf ve yüzölçümüyle Kanber oğlu Apturrahman ... adına tesciline, dava konusu aynı yer 124 ada 34 parsel, 115 ada 1, 3, 85 ve 87 parsel, 138 ada 11 ve 10 parsel, 134 ada 78 ve 74 133 ada 7, 114 ada 65, 105 ada 2 ve 3 ... taşınmazların tespit gibi aynı vasıf ve yüzölçümü ile veraset ilamında yazılı hisseler oranında muris ... ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve arkadaşları vekili davalı ... ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2014 tarihli, 2013/9800 Esas ve 2014/2017 Karar ... ilamı ile eksik araştırma inceleme ile karar verildiği, mahkemece yapılan 07.06.2013 tarihli keşif sonunda uzman bilirkişi Bülent Baygın ve arkadaşları tarafından hazırlanan raporda; taşınmazların kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı ve 1958 tarihli memleket haritasında da orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmışsa da; yörede yapılan orman kadastro haritası ile irtibatlı kroki hazırlattırılmadığı, çekişmeli 124 ada 34 parsel Mart 1946 tarih 411 numaralı tapu kaydına;
diğerleri değişik vergi kayıtlarına dayanılarak tesbit edildiği halde, tesbite esas alınan kayıtların getirtilip uygulanmadığı, bu kayıtların sahipleri lehine olduğu kadar, aleyhine de delil olabileceğinin düşünülmediği, kayıtların taşınmazlara uyup uymadığı, kapsamları, kayıt miktar fazlası bulunup bulunmadığı, miktar fazlası varsa zilyetlikle kazanılıp kazanılamaycağının araştırılmadığı, Orman İdaresi de kanunî hasım olması nedeniyle davaya dahil edilmişse de; karar başlığında gösterilmediği gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf teşkilinin sağlandığı, kanıtların toplandığı, bozmaya uyulmakla bozma doğrultusunda gerekli evrak ve kanıtların toplandığı, taşınmazlar üzerinde keşif icra edildiği, taraf tanıkları ve mahalli bilirkişilerin dinlendiği, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların özellikle tarafların ... mirasçıları oldukları, ... mirasçılarının aralarında herhangi bir miras paylaşımı bulunmadığı taşınmazların ise öncesinde ... ve kızkardeşi Fatma arasında miras ortaklığı şeklinde ortak olduğu,
bunların kendi aralarında paylaşım yaptıkları ve bir kısım taşınmazların Fatma'ya bırakıldığı, bir kısım taşınmazların ...'e kaldığı, Fatma'nın evlenerek başka köye gittiği, bu nedenle taşınmazlar ile ilgilenemediği, taşınmazları ...'in oğlu ... ve ...'e sattığı ve ... ve ...'in ayrı ayrı satın aldıkları taşınmazları tasarruf ettiklerinin bildirildiği, yine mahallinde yapılan keşifte orman yönünden yapılan incelemelerde taşınmazların orman ile ilgisinin olmadığı, orman kadastrosunda orman sınırları dışında bulunduğu,
tarım arazisi oldukları ve bu haliyle tarıma elverişli ve zilyetliğe uygun olduğu gerekçesi ile Orman İdaresinin müdahalesinin reddine, davanın ve diğer müdahalelerin kısmen kabul kısmen reddiyle dava konusu Bursa ili ... ilçesi ...
Mahallesi, 134 ada 74 parsel ... taşınmazın ... ... adına, 134 ada 78 nolu parselin ... mirasçıları adına veraset ilamındaki gibi 138 ada 10 parselin ... ... adına, 138 ada 11 parselin ... ... adına, 105 ada 2 ve 3 parsellerin 32 hisse kabul edilerek 12'şer hissesinin ... ... ve ... ... adına, 4 hissesinin ... adına, 1'er hissesinin ..., ..., ... ve ... adlarına, 133 ada 7 parselin ... ... adına, 124 ada 34 parselin ... mirasçıları adına veraset ilamındaki gibi, 130 ada 84 parselin 32 hisse kabul edilerek,
20 hissesinin ... ..., 4'er hissesinin ... ve ... ..., 1'er hissesinin ..., ..., ... ve ... adlarına, 130 ada 207 parselin 32 hisse kabul edilerek, 20 hissesinin ... ..., 4'er hissesinin ... ve ... ..., 1'er hissesinin ..., ..., ... ve ... adlarına 115 ada 1, 3, 85 ve 87 parsellerin ... mirasçıları adına veraset ilamındaki gibi, 115 ada 16 parselin Abdurrahman adına 114 ada 65 parselin ... ... adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil Orman İdaresi vekili, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili, dahili davalı ... Belediyesi vekili ve ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğini, eylemli orman durumunun gözetilmediğini, zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğuna hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davacının böyle bir talebinin olmadığını resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamına uyulmadığını, 130 ada 84 ve 207 parsellerin tutanak aslı celp edilmeden karar verildiğini, ihya edilen tutanağın gerçeği yansıtmadığını, tanık bilirkişi beyanlarının çeliştiğini, sözü edilen köy senedinin geçerli olmadığını, mahkemece bu yönde araştırma yapılmadığını, 138 ada 10 ve 11parselin ... ve ... ... adına tescil edildiğini bu yerlerin müşterek murisin ikametgahı olduğunun bilindiğini, 1983/13 Esas ... dosyada Burhanettin Ateş’in verdiği beyanın dikkate alınmadığını, ...’ın 1983/13 deki ifadesinin farklı olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, bozma ilamının yerine getirilmediğini, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarının kullanımı ispattan uzak olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
4. Dahili Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde; davalıya husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, idare aleyhine yargılama giderine de hükmedilmesinin doğru olmadığını, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
5. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde; Belediyeye husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazlarda imar-ihya gerçekleşmediğini, mülkiyete konu olamayacağını, taşınmazın zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığının yeterli derece değerlendirilmediğini, yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harçtan sorumlu tutlmaması gerektiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bzoulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Orman İdaresi vekili, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili, dahili davalı ... Belediyesi vekili ve ...
Belediyesi vekilinin dava konusu 134 ada 78 parsel dışında kalan tüm parseller yönünden temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinde, İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
b) Asli müdahil Orman İdaresi vekili, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili, dahili davalı ... Belediyesi vekili ve ...
Belediyesi vekilinin dava konusu 134 ada 78 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 134 ada 78 parsel 542,67 m2 Harap Bağ vasfıyla senetsizden vergi kaydı bulunmakla (Kurtalan 1937 yılı tahrir no: 112 800 m2) 20 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla ... oğlu ... ... zilyetliğinde olduğu vergi kaydının mevki ve hudutları itibariyle bu yeri kapsadığı, ... ... adına kayıtlı olduğu, kaydın kuzeyinde okunan yolun kadimden beri patika yol olduğu, güneyinde okunan derenin dik mecralı olduğundan yatak değiştirmediği,
zilyede bu yerin babasından hibe yoluyla geldiği ve halen bu kişi zilyet ve tasarrufunda olduğu kadastro tutanağının edinme sütunun da belirtilmişse de ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/413 Esas ... dosyasında davalı olduğu 12.08.1997 tarihinde tespit edildiğinden taşınmazın malik hanesi boş bırakılmıştır. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 30/2 nci maddesi gereğince mahkemece resen araştırılarak taşınmazın malik hanesinin doldurulması gerekmekte olup bu doğrultuda dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde.
07.06.2013 tarihinde yapılan keşifte mahalli bilirkişi dava konusu 134 ada 78 parselin doğu ve batısında orman, kuzeyinde yol ve güneyinde dere olduğunu, taşınmazın yaklaşık 50 yıldır kullanılmadığından orman haline geldiğini vergi kaydının sınırları itibariyle dava konusu taşınmaza uyduğunu beyan etmiştir. Yine aynı keşifte davalı tanığı da dava konusu taşınmazın 50 yıldır kullanılmadığından orman haline geldiğini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan bu keşif sonrasında alınan bilirkişi raporları incelendiğinde; ziraat bilirkişisi, dava konusu 134 ada 78 parsel taşınmaz üzerinde ... ve dişbudak ağaçları bulunduğu, çevre arazilerin de orman emvali ... ve dişbudak ağaçlarıyla kaplı olduğu taşınmazın uzun süredir işlemesinin de yapılmadığı, orman bilirkişisi ise taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastro çalışmalarının 09.10.1991 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın sarı alanda bırakıldığı ancak davanın açılış tarihi gözetildiğinde bu çalışmanın dava konusu taşınmaz bakımında kesinleşmemiş olduğu,
en eski tarihli 1958 yılı memleket haritasında dava konusu taşınmazın açık renkli tarım alanı olduğu, tarihi belirtilmeyen hava fotoğrafından da orman sayılmayan alanda kaldığı eylemli durum itibariyle tarım alanı olduğu belirtilmişse de ziraat bilirkişi tespitleri ile orman bilirkişi tespitleri eylemli durum itibariyle çelişki oluşturmuş olduğu gibi hüküm kurulması için yeterli görülmemiştir.
Bu defa bozma üzerine mahkemece dosya kapsamında 03.05.2018 tarihinde yeniden keşif yapılmış olup, mahalli bilirkişi ve tanıklarca dava konusu taşınmazın 40 -50 yıl önce bağlık olduğu kullanılmayınca çalılık haline dönüştüğü belirtilmiş, 1955 doğumlu davalı tanığı ise dava konusu taşınmazın kendisini bildi bileli çalılık ve ağaçlık olduğunu beyan etmiştir.
10.08.2018 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda 134 ada 78 parselin kuzeybatı sınırına bitişik alanın tarım alanı, güney, batı ve doğusuna bitişik yerlerin ise çalılık olduğu taşınmazın %25-30 eğiminin bulunduğu, eylemli durumu itibariyle taşınmaz üzerinde 30-40 senedir tarımsal faaliyet olmadığı gibi tamamının ..., pırnal, karaçalı ile kaplı çalılık olduğu tespit edilmiştir.
Yine aynı tarihli Orman bilirkişilerin raporunda; parselin ..., pırnal, karaçalı gibi çalılıklarla kaplı olduğu 40 yıldır tarım yapılmadığı kuzeybatı sınırına bitişik tarım alanı olduğu, doğu batı ve güneyinin çalılık olan eski bağ yeri olduğu eğiminin %25 olduğu erozyonun söz konusu olmadığı, taşınmazın 1957 yılı memleket haritasında kısmen beyaz kısmen yeşil renkte olduğu ve üzüm bağı rumuzu ile gösterildiği, hudutlarının beyaz renkli tarım alanı olduğu 2001 yılında ise tamamının tarım alanı olduğu 1991 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sayılmayan alanda bulunduğu,
1955 yılı hava fotoğrafında ise parselin kısmen çalılık kısmen tarım alanı olduğu, nihai olarak orman sayılmayan yer olduğu belirtilmişse de taşınmazın eylemli durumu, taşınmaz üzerindeki zilyetlik, taşınmazın eğimi, 1955 yılı hava fotoğrafındaki görüntüsü uydu görüntüleri, dava konusu yere uyduğu belirtilen 1937 yılı vergi kaydındaki hudutlar ve son olarak mahalli bilirkişi ve tanık beyanları bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu 134 ada 78 parselin orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekmektir.
O halde; Mahkemece bu taşınmazın orman vasfında olduğundan bahisle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda V.C.3.a. numaralı bentte açıklanan nedenlerle; dava konusu 134 ada 78 parsel dışında kalan ve temyiz olunan parseller yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Yukarıda V.C.3.b. numaralı bentte açıklanan nedenlerle; dava konusu 134 ada 78 parsel yönünden temyiz olunan ilk derece mahkemesi hükmünün 6100 ... Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/9766, K. 2023/4937, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama