KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1798 E., 2025/6226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/817 E., 2022/1146 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bolu Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/6 E., 2020/17 K.
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... dava dilekçesinde; 21 Cemaziyelevvel 1267 tarihli hüccet-i şer‘iye ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Bolu ili Merkez ilçesine bağlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ... ve ... köylerinde, ... ilçesine bağlı ... köyünde ve Mudurnu ilçesine bağlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... köylerinde muhtelif tarihlerde yapılan uygulama kadastrolarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, yargılama sırasında sunduğu savunmasında; dava konusu yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, dava dilekçesinde somut bir taşınmaz gösterilmediğini ve davacının Bolu Kadastro Mahkemesinde açtığı benzer davaların reddedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili, yargılama sırasında sunduğu savunmasında; dava konusu yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, dava dilekçesinde somut bir taşınmaz gösterilmediğini, taşınmazların orman sınırları içinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini ve orman niteliği varsa zilyetlikle kazanımın mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili, yargılama sırasında sunduğu savunmasında; kadastro mahkemesinin görevli olmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının İdare aleyhine açtığı benzer davaların daha önce reddedilip kesinleştiğini ve güncelleme çalışmalarının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacının 32 adet köy yönünden somut bir ölçü veya tersimat hatası ortaya koymadığı, kendisine tanınan kesin süre içerisinde ada -parsel numarası bildirmediği ve malik sıfatını tevsik edemediğinin anlaşıldığı, bu nedenle güncelleme kadastrosuna itiraz bakımından hukuki yarar ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı,
ayrıca güncelleme kadastrosunun amacı ve Yüksek Yargı içtihatları gereğince bu yargılamada malik tespiti yapılıp tescile hükmedilemeyeceği ..." gerekçesiyle uygulama kadastrosu yönünden davanın reddine, farklı yargı çevrelerine giren köyler yönünden tescil taleplerinin tefrik edilerek Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiş; hükme karşı davacı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1798, K. 2025/6226, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama