KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2506 E., 2024/3419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1445 E., 2023/134 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/13 E., 2022/465 K.
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Vakıf vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan Mülhak Vakıf vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacı ...'in Diyarbakır'da Kurulu Örfioğlu Şeyh Sadettini Cübbavi Vakfı'nın evladı olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'in halaları ..., ..., ... ve ... hakkında Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1247 Esas ve 2017/187 Karar sayılı dosyası ile davalı vakıf arasında ilamlı vakıf evlat bağı ilişkisinin kurulduğu, davacı ile halaları arasında nüfus kayıtları ile kan bağı kurulduğundan da davacının davalı vakfın evladı olduğuna dair bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile "davacı ...'in 942 Hicri tarihli Örfi Oğlu Şeyh Saadettin Cübbavi Vakfının (Mülhak Şeyh Sadettin Cübbavi Örfizade Eş Şeyh Eş Şeyh Es Seyid El ... El Amidi Şeyh Abdurrahman Bin Seyyid Şeyh Numan Vakfı) vakıf evladı olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
Davalı ... vekili ile davalı Mülhak Vakıf vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının babasının dedesi olan ... ... oğlu ...'in vakıf evladı olduğunun mahkeme kararıyla tespit edildiği, davacının halalarının da vakıf evladı olduklarının mahkeme kararı ile tespit edildiği, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde soy bağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile davalı ... ve davalı Vakfın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalılardan Mülhak Vakıf vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; davacının, vakıf kurucusunun soyundan gelip gelmediğinin tam olarak belirlenmeden eksik inceleme ile karar verildiği, arz edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Dosya içerindeki bilgi ve belgelerden, davacı ...'in babası ...'in kardeşleri hakkında Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1247 Esas ve 2017/187 Karar sayılı dosyası ve Diyarbakır 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/214 Esas ve 2021/373 Karar sayılı ilamları ile dava konusu Mülhak Örfi Oğlu Şeyh Saadettin Cübbavi Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespitine karar verildiği, verilen kararların Dairemiz demetiminden geçerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2506, K. 2024/3419, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama