KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/12371 E., 2024/9024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/123 E., 2015/332 K.
- Suçlar
- Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, tehdit, kasten yaralama, hakaret
- Suç tarihleri
- 30.11.2013-04.01.2014-05.01.2014
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Katılan mağdure vekili, sanık müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Katılan mağdure ... ... vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesi ile temyiz isteğini yalnızca sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne hasrettiği belirlenerek yapılan incelemede, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında katılan mağdure ... ...'e yönelik olarak çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarını, katılan ...' e yönelik olarak ise tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, yaralama, hakaret ve tehdit (İki kez) suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığına ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle mahkumiyete yeter delillerin bulunmadığına, katılan ve katılan mağdurenin iftira kastı ile hareket ettiklerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen kayıtlar ile dosya içeriğine göre Mahkemece kısa kararın açıklandığı oturumda sanığın başka bir suçtan dolayı aynı yargı çevresindeki cezaevinde tutuklu olduğunun belirlenmesi ve duruşmadan bağışık tutulmasına dair karar da verilmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 196/1. maddesine göre duruşmaya getirilmesi veya SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Hukaka aykırı bulunmuştur.
B. Yaralama, Hakaret ve Tehdit (Katılan Sayısınca) Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümler Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 125/1 ve 106/1-1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.12.2015 tarihli mahkûmiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün,1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Yaralama, Hakaret ve Tehdit (Katılan Sayısınca) Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/12371, K. 2024/9024, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama