KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/18212 E., 2024/9458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/218 E., 2016/55 K.
- Şikayetçi
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafileri, şikayetçi Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, evine götürdüğü katılan mağdurenin dudağından öptüğü, ayakta iken tişörtünü çıkarmadan belini tutup sarılarak tişörtünü sıyırdığı, beline dokunduğu, bacaklarının arka kısmının baldırlarını sıktığı şeklinde kabul edilen eylemleri nedeniyle atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Özetle hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1. maddesi olarak gösterilmesine ilişkindir.
B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstekleri
Özetle katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın suç tarihinde şehir dışında olduğuna, sanığın evinin içinin komşunun evinden görüldüğüne ve dilekçesinde belirtiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2. maddesi uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağınından, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafilerinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "103/1-1.cümle" olarak yazılması gerekirken "102/1-1.cümle" olarak yazılması Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafilerinin ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının "I-1" maddesinin son cümlesinde yer alan "102/1-1. cümlesi uyarınca" ibaresinin çıkarılarak yerine "103/1-1. cümlesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/18212, K. 2024/9458, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama