Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/10732 E. , 2023/7456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/647 E., 2023/766 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/10732 E. , 2023/7456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/647 E., 2023/766 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/2211 Esas sayılı iddianamesi ile zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/135 Esas, 2023/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/647 Esas, 2023/766 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın ağırlaştırıcı nedenler uygulanarak ve indirim uygulanmadan üst hadden hüküm verilmesi gerektiğine, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık savunmalarının İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmediğine, sanık ile mağdure arasında husumet bulunduğuna, sanığın eşi tanığın duruşmadaki tepkilerinin sanığı korumak için yorumlanamayacağına, tanığın rahatsızlığı nedeniyle olduğu ve yeniden ifadesinin alınması gerektiğine, olayın geçtiği mekanda suçun işlenip işlenemeyeceğinin tespit edilmesi gerektiğine, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. İlk Derece Mahkemesince, 2021 yılının yaz ayında mağdurenin, annesinin dayısı olan sanığın ikametinde kaldıkları sırada, sanığın; mağdurenin özel bölgesine, poposuna ve göğüslerine kıyafetlerinin üzerinden dokunduğu, şortunu çıkarmaya çalıştığı ancak mağdurenin kaçtığı olayda; mağdurenin aşamalarda değişmeyen beyanlarından doğru söylediği, beyanlarının hayatın olağan akışına ve somut olayın akla mantığa uygun gelişimine uygun olduğu, sanık hakkında gerçek olmayan beyanlarda bulunması ya da iftirada bulunması için, taraflar arasında dosyaya yansıyan ya da herhangi bir tarafça beyan edilen bir husumetin de bulunmadığı, sanığın beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olup, tamamıyla kendisini suç ve cezadan kurtarmaya yönelik inkarlara dayandığı, sanığın eşi olan tanığın ise duruşma esnasında kendisine bir şey söylemesi tembihlenmiş gibi tavırlar sergilediği, oldukça fevri olduğu, sanığın etkisi altında kalmış olması muhtemel davrandığı, sık sık izin istediği, ağladığı, sakinleşmekte zorlandığı bu suretle sanığı korumak maksatlı davrandığı gözlemlenmiş ve tanığın da ifadesinde belirttiği üzere sanığın, mağdure ile eşi olan tanığı temizlik için evlerine çağırdığı, dolayısıyla eylemin ani gelişmediği ve hatta sanık tarafından daha öncesinden düşünülme ve tasarlanmasının da ihtimal dahilinde bulunduğu, yine kesik kesik hareketler şeklinde değil, hem mağdur hem de tanığın beyan ettiği üzere, olayın gerçekleştiği odada 45 dk kalmaları sebebiyle devamlı suretle gerçekleştiği,sanığın hem mağdurenin özel bölgelerine dokunması, hem kendi özel bölgesini mağdureye temas ettirmeye çalışması gibi birden fazla hareketle gerçekleşmesi sebebiyle tek seferlik hareket olarak da nitelendirilemeyeceği ve yine eylemin gerçekleştiği ve tarafların odada kaldığı sürenin uzunluğu dikkate alındığında, sanığın kastının da sarkıntılık olmadığı, dolayısıyla eylemin bir bütün halinde sarkıntılık düzeyini aştığı ve cinsel istismar kapsamında olduğu değerlendirilerek sanığın eylemine uyan olay tarihinde on iki yaşını doldurmayan mağdureye karşı cinsel istismar suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. 2. İddianamede aynı eylemin 2020 yılında da gerçekleştirildiği dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin de uygulanması gerektiği belirtilmişse de; sanığın bu dönem gerçekleştirdiği iddia edilen eylem açısından, mağdurenin iddiası dışında, şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, suçun işlenmesindeki özellikler ile pişmanlığının dosyaya yansımamış olması ve bu hususta kanaat oluşmaması sebebi ile şartları oluşmadığından sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir 2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/647 Esas, 2023/766 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09 .11.2023 tarihinde karar verildi.