İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/4387 Karar: 2024/9764 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/4387 K.2024/9764

9. Ceza Dairesi 2024/4387 E. , 2024/9764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/94 E., 2020/1164 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan B

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/4387 E. , 2024/9764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/94 E., 2020/1164 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan B

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/4387 E. , 2024/9764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/94 E., 2020/1164 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık ekili, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Dairemizin 14.03.2022 tarihli ilamı ile İlk Derece Mahkemesi hükümlerine karşı istinaf başvurusunda bulunmayan katılan mağdure vekilinin mevcut hükümleri aleyhe değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etme hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine; sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin esastan incelenen temyiz istemleri sonucunda ise hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraznamesi ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin kabul edilerek bu temyiz talebi bakımından da değerlendirme yapılması gerekirken anılan gerekçeyle temyiz isteminin reddedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülerek vaki ret kararıyla sınırlı şekilde Yargıtay 9. Ceza Dairesinin kararına itiraz edilmiş, itiraz yerinde görülmemekle dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddi ve bozma kararının kaldırılmasına, sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin yanında katılan mağdure vekilinin temyiz talebinin de değerlendirilmesi suretiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ NEDENLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Dosyada mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, cinsel ilişkinin rızayla gerçekleştiğine, olaydan beş gün sonra konunun adli makamlara intikal ettiğine, mağdure anlatımlarının adli tıp raporuyla örtüşmediğine, sanık lehine olan tanık anlatımlarına gerekçesiz şekilde itibar edilmediğine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında atılı suçlardan üst sınırdan hükümler kurulması gerektiğine ilişkindir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Atılı suçların gerçekleşmediğine, mağdurenin beyanlarının tutarlı ve inandırıcı olmadığına, olaydan beş gün sonra konunun adli makamlara intikal ettiğine, sanığın mağdure ile rızası dışında ilişkiye girdiğine dair yeterli delil bulunmadığına ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında atılı suçlardan üst sınırdan hükümler kurulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İddiaya konu eylemden beş gün sonra müracaatta bulunulması şeklindeki olayın intikal tarzı ve zamanı, mağdurenin savcılık ile İlk Derece Mahkemesinde sanığın kendisine yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirme şekline dair verdiği tutarsız beyanları, adli muayene raporu, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın suç tarihinde on beş yaşından büyük mağdureyle cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak cinsel ilişkiye girdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek atılı suçtan mahkumiyete hükmedilmesi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı nazara alınarak beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hüküm yönünden esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm açısından ise hükmün kaldırılarak müsnet suçtan mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla