İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/6726 Karar: 2025/930 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/6726 K.2025/930

9. Ceza Dairesi 2024/6726 E. , 2025/930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... ve katılan mağdure ... vekili, katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖ

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/6726 E. , 2025/930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... ve katılan mağdure ... vekili, katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖ

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/6726 E. , 2025/930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... ve katılan mağdure ... vekili, katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın katılan mağdureye cinsel yönden rahatsız edici sözler söylediği, aynı dönemde katılan mağdurenin ikamet ettiği evinde ve bu eve ait kömürlükte dudağından öptüğü, cinsel bölgelerine dokunduğu ve sürtündüğü şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, nitelikli vajinal ilişkiden bahsetmesine rağmen raporlara göre bakire olduğunun tespit edildiğine, ses kaydının hukuka aykırı delil olduğuna, hukuka uygun kabul edilse dahi sanığın savunmalarını doğruladığına, katılan mağdurenin ailesi ile sanık arasında husumet bulunduğuna, katılan mağdurenin iç çamaşırlarında ve fiili livata muayenesinde bulgu tespit edilemediğine, intikalin uzun süre sonra gerçekleştiğine, katılan mağdurenin bu süreçte kimseye anlatımı olmadığına, sanıkla görüşmeye devam ettiğine, yardım talebinde bulunmadığına, HTS kayıtlarının savunmayı doğruladığına, otuz altı yıllık meslek hayatında sanığın benzer bir suçlama ile karşılaşmadığına, öğretmen öğrenci ilişkisi olmaması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/3-d maddesinin uygulanamayacağına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun eylemle sınırlı olması nedeniyle unsurlarının oluşmadığına, cinsel taciz suçundan mükerrer cezalandırma yapıldığına, teşdit uygulamasının hatalı olduğuna, duruşmalı yapılacak inceleme sonucunda kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin beyanlarının istikrarlı olduğunun raporlar tarafından doğrulandığına, sanığın eşinin beyanına göre taraflar arasında husumet bulunmadığına, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturacağına, tanık ...’nın ifadelerine göre sanığın cinsel eylemlerinin katılan mağdurenin beşinci sınıfta olduğu dönemde gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103/2,2.cümlesinin, sanığın kamu görevlisi olması nedeniyle aynı Kanun’un 103/3-e maddesinin, tehdit bulunması nedeniyle istismar suçu yönünden aynı Kanun’un 103/4, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden aynı Kanun’un 109/2, cinsel taciz suçu yönünden ise aynı Kanun’un105/2-a-e, 105/2-son maddelerinin uygulanması gerektiğine, temel cezaların ve zincirleme suç hükümleri uyarınca artırımların teşdiden yapılamamasının hatalı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturacağına, katılan mağdurenin beyanlarının samimi ve ayrıntılı olduğunu, iftira sebebi bulunmadığına, tehdit olduğu halde istismar suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 103/4. maddesine göre artırım yapılmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise aynı Kanun’un 109/2. maddesi uyarınca hüküm kurulmadığına, teşdit miktarının yeterli olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin samimi beyanları nedeniyle sanığın eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturacağını, atılı fiiler yönünden temel cezaların üst hadden belirlenerek lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dosya arasında bulunan telefon görüşmelerine dair ses kayıtlarının taraflardan birinin rızası olmaksızın suç tarihinden sonra sanığın geçmişteki eylemlerine yönelik delillendirme maksadıyla katılan mağdure ve tanık halası tarafından kayda alındığı gözetilerek hukuka aykırı delil mahiyetinde olduğu anlaşıldığından hükme esas alınması mümkün değil ise de katılan mağdurenin aşamalardaki tutarlı ve ayrıntılı anlatımları, tanıklar ... ve...'ın katılan mağdureyi doğrular mahiyetteki ifadeleri, katılan mağdurenin telefon incelemesinde ekran görüntüsü olarak tespit edilen sanık ile yapmış olduğu mesajlaşma içerikleri dikkate alındığında, bu içeriklerin katılan mağdurenin sanığın oğlunu okula bıraktıktan sonra evlerine gelip cinsel eylem gerçekleştirdiğine dair anlatımlarını doğruladığı, savcılıktaki ilk ifadesinde katılan mağdurenin evine hafızlık belgesi vermek maksadıyla gittiğini ancak cinsel eylem gerçekleştirmediğini beyan eden sanığın sonraki aşamalarda söz konusu belgeyi katılan mağdurenin ailesinin de bulunduğu ortamda verdiğine dair savunmalarda bulunması, husumet savunmalarının ise sanığın eşi olan tanık...'in beyanları ile doğrulanmaması, sanığın katılan mağdureyle daha rahat görüşebilmek maksadıyla katılan mağdureye cep telefonu hediye ettiğinin, yatılı kurs aidatını ödediğinin ve katılan mağdurenin ailesini şikayet ettiğinin kendi kabulüyle de sabit olması, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın Bölge Adliye Mahkemesince de kabul edilen cinsel eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin sübut bulduğu sonucuna varılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan ... ve katılan mağdure vekili, katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla