Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/4216 E. , 2025/6913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1594 E., 2024/1101 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, şantaj, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahke
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/4216 E. , 2025/6913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1594 E., 2024/1101 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, şantaj, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılan mağdure ...'ya karşı kasten yaralama, şantaj ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı, katılan mağdure ...'ye karşı ise şantaj, tehdit ve nitelikli cinsel saldırı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kütahya 3.Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti ile diğer atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında katılan mağdure ...’ya karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde yer alan sonuç cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 61/7.maddesi gereğince 30 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeden karar verilmesi nedeniyle sanık lehine bozma kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın cebir ve tehdit kullanarak yaklaşık iki yıl boyunca katılan mağdure ...'ya karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenebileceğine, sanığın katılan mağdure ...'ya karşı işlediği iddia edilen diğer suçlar bakımından da kararın bozulması gerektiğine, sanığın katılan mağdure ...'yi hipnotize edip tehdit ve hile ile organ sokma eyleminde bulunduğuna, katılan mağdure ...'ye karşı işlendiği iddia edilen tehdit, şantaj ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından kurulan beraat hükümlerinin de bozulması gerektiğine ilişkindir. C.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, delillerin kesin kanaate götürecek somutlukta olmadığına, delillerin iddia ile çeliştiğine, öne sürülen iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A.Tehdit, Şantaj ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. B.Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C.Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığa 5237 sayılı Kanun'un 61/7 maddesi uyarınca süreli hapis cezası gerektiren suçtan mahkum olan sanık hakkında sonuç cezanın 30 yıldan fazla olamayacağının gözetilmemesi Dairemizce düzeltilmesi mümkün olan bir hukuka aykırılık olarak görülmüştür. IV. KARAR A.Tehdit, Şantaj ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdureler vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B.Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdure ... vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C.Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure ... vekili ve sanık müdafiinin istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve 2023/500 Esas, 2024/257 Karar sayılı kararında yer alan (1) numaralı hüküm fıkrasının beşinci paragrafından sonra gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 61/7. maddesi uyarınca süreli hapis cezası 30 yıldan fazla olamayacağından sanığın neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kütahya 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.