İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abbas Sille Başvurusu (B. No: 2017/35678)

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi

Başvuru No2017/35678Tarih26 Şubat 2020Okuma17 dk · 3.388 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Abbas Sille Başvurusu

Karar tarihi
26 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2017/35678
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.388 kelime·17 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/10/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyon tarafından başvurucunun tutuklamanın hukuki olmaması

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası

bakımından kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına,

diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine yönelik iddiaların ise kabul

edilemez olduğuna karar verilmiştir. Komisyon ayrıca başvurucunun adli yardım

talebinin kabulüne karar vermiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü

hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde

yeniden uzatılmayarak son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal

temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır

faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)

ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın

olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz

ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

9. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe

girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile

FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık,

ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik

olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok

sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No:

2016/23672, 11/1/2018, § 12).

10. Bu kapsamda Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık);

FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu değerlendirilen, akabinde de 22/7/2016 tarihli ve

667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararnameyle (667 sayılı KHK) kapatılmasına karar verilen Özel Reyhanlı Reyhan

Etüt Merkezi isimli özel eğitim kurumu ile bu kurumun bünyesinde faaliyet

gösterdiği Akasya Organizasyon Turizm Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim

Şirketine yönelik olarak başvurucunun da aralarında bulunduğu şüpheliler

hakkında soruşturma başlatılmıştır.

11. Başsavcılıkça, anılan şirketin yönetim kurulu başkanı olan

ve FETÖ/PDY üyesi olma suçundan hakkında soruşturma yürütülen başvurucunun

kardeşi H.S.nin 3/8/2016 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır.

H.S.nin ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Abim Abbas SİLLE mali müşavir olduğu

için onun yanında muhasebeci olarak görev yapmaktayım. İsmini O. olarak

bildiğim M. N. B., abim Abbas SİLLE'ye etüt merkezi açmalarını önerdi. Abim

Abbas SİLLE, kendisinin mali müşavir olduğunu, bu işi bırakamayacağını ancak

kardeşi H.S.nin birikmiş parası olduğu için bu işi yapabileceğini kendisine

söylemiş.Etüt merkezini para kazandıracağını düşünerek Akasya Org. Tur. Yay.

San. Ve Tic. Anonim şirketini, ortak olan M. N. B. ile birliktekurarak etüt

merkezi açmaya karar verdiler. Şirketin yönetim kurulu başkanı olarak ben

görülmekteyim.Şirketin mali müşaviri ise abim Abbas SİLLE'dir. Açtığımız etüt

merkezi yeni olduğu için herhangi bir faaliyet göstermedi. ...Benim FETÖ/PDY

terör örgütü ile herhangi bir bağlantım bulunmamaktadır. Ben bu işlerden ve evrak

işlerindenpek anlamamaktayım. Abimin tavsiyesi üzerine bu şirkete ortak oldum.

Ve muhasebe işleri ile uğraşmaktayım. Abim Abbas SİLLE'nin Fettullah gülen

cemaati ile bağlantılı olup olmadığını bilmiyorum ancak kendisi zaman gazetesi

alıyordu ve bazen sohbetlere gidiyordu. Abim Abbas SİLLE en son hatırladığım

kadarıyla 1 yıl önce Çavuşoğlu Yurdundasohbetlere katılmıştı. Bundan sonra

herhangi bir sohbete katılmadı..."

12. Serbest muhasebeci-malî müşavir olarak görev yapmakta olan

başvurucu, yürütülen aynı soruşturma çerçevesinde 23/4/2017 tarihinde gözaltına

alınmıştır.

13. Cumhuriyet savcısınca 3/5/2017 tarihinde ifadesi alınan

başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle sulh

ceza hâkimliğine sevk edilmiştir.

14. Başvurucunun sorgusu Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliğince

(Hâkimlik) aynı tarihte yapılmıştır. Hatay Barosunca görevlendirilen

başvurucunun müdafii de sorgu esnasında hazır bulunmuştur. Başvurucunun sorgu

sırasındaki ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Ben mali müşavirlik yaparım. M.N.B.

yi tanımam. H.S. ise benim kardeşim olur.Kardeşim bana ait muhasebe

bürosundayanımda çalışır.Akasya Organize A.Ş. isimli şirketin kuruluş

işlemlerini ben yaptım.Benim mükellefim olan H.D.ye ait yeriM.N.B. kiralamak istemiş.

Daha sonra Etüt merkezi açacağını ve şahıs olarakiş yerini üzerine alacağını ve

kendisinekimin yardımcı olabileceğini sormuş. H.D. de benim yardımcı

olabileceğimi söylemiş. Ben M.N.B. nin Avukat olduğunu öğrenince kendi

mesleğimiz açısından şahıs adına iş yeri açmanınsakıncalı olduğunubildiğim için

Avukatlarda da aynı sorun olabilir diye söyledim ve şirket kurmasını söyledim.

Şirket kurulması için ana sözleşmeyi hazırladım. Mersis üzerinden

kayıtyaptırdık ve noterden tasdik ettirdik ve şirketikurmuş oldu. Şirket

faaliyete geçemedi. Sadece vergi dairesi tarafından iş yeri yoklama işlemi

yapıldı. Milli Eğitimileİtfaiye Müdürlüğünden gerekli izinler

alınamamıştı.Şirketin kuruluştahaaüt edilen sermayesi hatırladığım

kadarıylayüzde doksan beşiM.N.B. tarafından tahaaüt edilmişti. Yüzdebeşi ise

H.S. tarafından tahaaüt edilmişti.H.S. aynı zamanda yönetim kurulu başkanı ve

müdür yetkiliydi.Benim,kardeşim yadayanında çalışanelamanlarından hiç

kimseninbu şekildeşirket ortağı olarak görevi yoktu.Sadece bu şirketkurulurkenkardeşim

ortak oldu.Daha önceden başka şirket ortaklarınınbazı işlemleri yapmak üzere

bize vekalet verdiği olmuştu. Biz mali müşavir olarak şirket kuruluşlarından

kar ediyorum. Şirket kurulurken M.N.B. şirket kurulduktan kısa bir süre

sonrakardeşime ait hisseyi başkasına devredeceğini sözlü olarak taahhüt

etmişti..."

15. Başvurucu, Hâkimlikçe yapılan sorgusunun ardından 3/5/2017

tarihinde FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan tutuklanmıştır. Kararın ilgili kısmı

şöyledir:

"... üzerine atılısilahlı terör örgütüne

üye olma suçunun vasıf ve mahiyeti, atılı suçun şüpheli tarafından işlendiğine

ilişkin somut delile dayalı kuvvetli suç şüphesinin bulunması (şüpheli beyanı,

dosya kapsamındaki diğer ifade tutanak ve belgeler) birlikte

değerlendirildiğinde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut

delillerin var olduğu, şüphelinin beyanlarının suçtan kurtulmaya dönük olduğu

kanaatine varılmış olup, şüphelinin üzerine atılı suçun CMK 100/3 maddesinde

bulunan katalog suçlardan olması, delillerin tamamen toplanmamış olması, atılı

suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst haddi de dikkate alındığında

hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının bu aşamada ölçülü

olmayacağına dair varılan kanaate binaen ... tutuklanmasına ... [karar

verildi.]"

16. Başvurucu karara itiraz etmiş, Hatay 1. Sulh Ceza

Hâkimliğince 23/5/2017 tarihinde "Hatay

2. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle

itirazın kesin olarak reddine

karar verilmiştir.

17. Başsavcılığın 26/5/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun

silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer

ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır.

18. İddianamede ilk olarak FETÖ/PDY'nin kuruluşuna ve

tarihçesine, hangi amaç ve saikle kurulduğuna, hangi alanlarda faaliyet

gösterdiğine, hiyerarşik yapısına ve hangi tür hukuka aykırı eylemlerde

bulunduğuna değinilmiştir. Devamında ise başvurucu yönünden bir değerlendirme

yapılmıştır.

19. Bu kapsamda iddianamede başvurucuya yöneltilen suçlamanın

dayandığı olgunun, soruşturma mercilerince FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu

değerlendirilen ve 667 sayılı KHK ile kapatılan Özel Reyhanlı Reyhan Etüt

Merkezi isimli özel eğitim kurumu ile bu kurumun bünyesinde faaliyet gösterdiği

tespit edilen Akasya Organizasyon Turizm Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim

Şirketinde malî müşavir olarak çalışması olduğu görülmektedir.

20. Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 2/6/2017 tarihinde

iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/52 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma başlamıştır.

21. Mahkeme 20/7/2017 tarihli duruşmada başvurucunun savunmasını

almıştır. Başvurucu savunmasında özetle; Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde serbest

muhasebeci-malî müşavir olarak çalıştığını, ortalama 120-130 mükellefi

olduğunu,kendisine işi gereği müracaat edilmesi nedeniyle Akasya Organizasyon

Turizm Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin kuruluş işlemlerini takip

ettiğini, bu şirket bünyesinde etüt merkezi açılabilmesi için il millî eğitim

müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu, bazı eksiklikler olduğu gerekçesiyle adı

geçen şirketin açılışının yapılamadığını ve açılış yapılmadan 15 Temmuz darbe

teşebbüsünün meydana geldiğini, bahse konu şirketle irtibatlı olmasının

tamamen iş amaçlı olduğunu, şirket kuruluşlarından muhasebeci olarak para

kazandığını ve bu şekilde gelir elde ettiğini, her kurduğu şirketten muhasebe

ücreti aldığını, anılan şirket hakkında önceden bilgi sahibi olmadığını, ayrıca

adı geçen şirketin bağımlı malî müşaviri de olmadığını, serbest olarak

çalıştığını, kendisine ait ofisinin bulunduğunu, kolluk birimlerince aleyhine

düzenlenen tutanak nedeniyle sanki soruşturmaya konu edilen şirketin bağımlı

muhasebecisiymiş gibi yanlış bir algının oluştuğunu, isnat edilen suçlamayı

kabul etmediğini ifade etmiştir.

22. Mahkemece 18/8/2017 tarihinde başvurucunun tutukluluk durumu

resen değerlendirilmiş ve tutukluluğun devamına karar verilmiştir.

Başvurucunun, müdafii aracılığıyla tutukluluğun devamı kararına yaptığı itiraz

Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/9/2017 tarihli kararıyla kesin olarak

reddedilmiştir.

23. Başvurucunun müdafii anılan kararı 22/9/2017 tarihinde

öğrendiğini beyan etmiştir.

24. Başvurucu 4/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

25. Mahkeme 27/2/2018 tarihinde yapılan duruşmada; başvurucunun

savunmasının alınmış olması, tutuklulukta geçirdiği süre, tutuklamadan beklenen

amacın bu aşamadan sonra adli kontrol ile sağlanabileceği ve mevcut delil

durumu gerekçeleriyle başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

26. Başsavcılık 13/2/2019 tarihinde esas hakkında mütalaasını

sunmuştur. Esas hakkında mütalaanın başvurucu ile ilgili kısımları şöyledir:

"...Reyhanlı İlçesinde faaliyet gösteren

özel Reyhanlı Reyhan Etüt Merkezi isimli kurumun ve kurumun bünyesinde faaliyet

gösterdiği Akasya Organizasyon anonim şirketinin feto PDY silahlı terör örgütü

ile bağlantılı olduğunun tespit edildiği ve etüt merkezinin KHK ile

kapatıldığı, şirketin ve etüt merkezinin kurulduğu dönemde örgütün,

dershanelerin kapatılmasına ilişkin karara önlem alma amacıyla örgüt

mensuplarının yada örgütle bağlantısı bulunmayan üçüncü kişilere etüt merkezi

kurdurduğunun, bu etüt merkezlerinin görünürdeki ortak ve yetkililerden başka

kişiler tarafından örgüt adına işlemlerinin takip edildiğinin, başka soruşturma

ve yargılama dosyaları ile sabit olduğu, tüm sanıkların örgüt içi talimat

doğrultusunda meskur şirketi ve etüt merkezini birlikte kurdukları, H.S.nin

şirketin yönetim kurulu başkanı ve ortağı olduğu, M.N.B.nin şirketin diğer

ortağı olduğu, örgüt adına şirket işlemleri çıkarılan vekaletname doğrultusunda

sanık T.S. tarafından yürütüldüğü ... Abbas Sille'nin şirketin mali müşaviri

olduğu, kuruluş işlemlerini gerçekleştirdiği ... HTS analiz raporlarında

sanıkların hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan kişilerle görüşme

kayıtlarının tespit edildiği,

Sanıklardan Abbas Sille'nin bankasyada eski

tarihli hesaplarının bulunduğu, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda

bankasyaya yeni hesap açıp aynı talimat doğrultusunda para yatırdığı, sanıktan

ele geçirilen dijitallerin incelenmesinde örgütün yayın organlarını takip

ettiğine ilişkin verilerin ve örgüt liderine ait fotoğrafların tespit edildiği,

sanığın örgütle iltisaklı olması sebebiyle hakkında işlem yapılan Andak Özel

Eğitim Anonim Şirketinin bir dönem hissedarı olduğu, örgütle iltisaklı olması

sebebiyle hakkında kapatma kararı verilen birsiad üyesi olduğu, sanıklardan

H.S.nin soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanığın örgüt toplantılarına

katıldığını, en son ifadesinin alındığı 2016 yılından bir sene öncesinde

Çavuşoğlu yurdunda yapılan örgüt sohbetlerine katıldığını beyan ettiği ... [anlaşılmıştır.]"

27. Kovuşturma aşamasında başvurucu hakkında Cumhuriyet savcısı

tarafından Mahkemeye sunulan mütalaada başvurucunun isnat edilen suçu (silahlı

terör örgütü üyesi olma) işlediğine dair delil olarak -ayrıntıları belirtilmeksizin-

FETÖ/PDY liderinin talimatına uyarak Bank Asya'da hesap açtırdığı ve bu hesaba

para yatırdığı ileri sürülmüştür. Bu kapsamda UYAP üzerinde yapılan incelemede;

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından düzenlenen 19/7/2017 tarihli rapor

içeriğine göre başvurucunun 29/1/2014 tarihinde adı geçen Bankada hesap

açtırdığı, akabinde de Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. nezdindeki hesabından anılan

Bankadaki hesabına 22/1/2014 tarihinde 50.000 TL ve 20.000 TL olmak üzere iki

işlemle toplam 70.000 TL, 26/8/2014 tarihinde ise 70.000 TL EFT yapmak

suretiyle para yatırdığı belirlenmiştir.

28. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk

derece mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

29. İlgili hukuk için bkz. Metin Evecen, B. No: 2017/744,

4/4/2018, §§ 31-35.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin 26/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

31. Başvurucu, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni bulunmadığı

hâlde tutuklandığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

32. Bakanlık görüşünde özetle; başvurucu hakkında uygulanan

tutuklama tedbirinin hukuki olup olmadığının Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında

incelenmesi ve başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin meşru bir

amacının olup olmadığı değerlendirilirken tutuklama kararının verildiği andaki

genel koşulların gözardı edilmemesi gerektiği, darbe teşebbüsü sonrasında

teşebbüsle veya FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlara ilişkin soruşturmalarda

delillerin sağlıklı bir şekilde toplanabilmesi ve soruşturmaların güvenlik

içinde yürütülebilmesi için tutuklama dışındaki koruma tedbirlerinin yetersiz

kalmasının söz konusu olabileceği, somut olayda başvurucunun tutuklanmasına

dair verilen kararda yer alan gerekçeler kapsamında başvurucunun tutukluluğunun

keyfî olduğunun savunulamayacağının değerlendirildiği, Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru yolunun ikincil bir yol olduğu, Anayasa'ya bariz şekilde

aykırı yorumlar ile delillerin takdirinde açık bir keyfîlik hâlinde hak ve

özgürlük ihlaline sebebiyet veren durumlar hariç olmak üzere isnat edilen

eylemlerin suç oluşturup oluşturmadığının, tutuklamaya ilişkin olanlar da dâhil

kanun hükümlerinin yorumu ve bunların somut olaylara uygulanmasının derece

mahkemelerinin takdir yetkisi kapsamında olduğu belirtilmiştir.

33. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanında özetle; suç

şüphesi ve bunu haklı kılan deliller olmamasına rağmen hakkında tutuklama

kararı verildiğini, ilk tutuklamadan tahliye anına kadar birbirinin aynı şablon

gerekçelerle tutukluluk hâlinin devam ettirildiğini, kendisine isnat edilen

suçlamanın tek dayanağının soruşturma konusu yapılan şirketin malî

müşavirliğini yapmasından kaynaklandığını belirterek kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

34. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

35. Anayasa'nın "Kişi

hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci

fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini

önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda

gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

36. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla başvurucun tutuklamanın hukuki

olmadığına yönelen bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü

fıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi

gerekir.

1. Uygulanabilirlik

Yönünden

37. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" kenar

başlıklı 15. maddesi şöyledir:

"Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya

olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl

edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin

kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada

öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da,

savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin

yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din,

vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı

suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile

saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz."

38. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerinin

uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvuruları

incelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere

ilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 187-191).

Soruşturma mercilerince başvurucuya yöneltilen ve tutuklama tedbirine konu olan

suçlama, darbe teşebbüsünün arkasındaki yapılanma olduğu belirtilen FETÖ/PDY

üyesi olduğu iddiasıdır. Anayasa Mahkemesi, anılan suçlamanın olağanüstü hâl

ilanını gerekli kılan olaylarla ilgili olduğunu değerlendirmiştir (Selçuk Özdemir [GK], B. No: 2016/49158,

26/7/2017, § 57).

39. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin hukuki olup olmadığının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında

yapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle başvurucunun tutuklanmasının

Anayasa'nın başta 13. ve 19. maddeleri olmak üzere ilgili maddelerinde yer alan

güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek, aykırılık saptanması hâlinde

ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu aykırılığı meşru kılıp kılmadığı

değerlendirilecektir (Aydın Yavuz ve

diğerleri, §§ 193-195, 242; Selçuk

Özdemir, § 58).

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Genel İlkeler

40. Genel ilkeler için bkz. Metin

Evecen, §§ 47-52.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

41. Başvurucu, FETÖ/PDY üyesi olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un

100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucu hakkında uygulanan

tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

42. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin

meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın

ön koşulu olan suçun işlendiğine dair

kuvvetli belirti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

43. Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen tutuklama kararında

başvurucu yönünden kuvvetli suç şüphesini oluşturan somut olguların bulunduğuna

genel olarak değinilmiş ancak bu somut olguların neler olduğu açıklanmamıştır

(bkz. § 15).

44. Başvurucu hakkında hazırlanan iddianamede ise; soruşturma

makamlarınca FETÖ/PDY yapılanmasıyla bağlantısı olduğu değerlendirilen ve 667

sayılı KHK ile kapatılan Özel Reyhanlı Reyhan Etüt Merkezi isimli özel eğitim

kurumu ile bu kurumun bünyesinde faaliyet gösterdiği anlaşılan Akasya Organizasyon

Turizm Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde başvurucunun mali müşavir

olarak çalışması olgusuna dayanılmıştır (bkz. § 19).

45. Öte yandan aynı soruşturma dosyası kapsamında şüpheli olarak

ifadesi alınan ve başvurucunun kardeşi olan H.S.nin, başvurucunun FETÖ/PDY'nin

sohbet adı verilen toplantılarına bazı zamanlarda iştirak etmesinin yanı sıra

anılan bu toplantılara son olarak 2015 yılı içerisinde katıldığına yönelik

anlatımlarda bulunduğu görülmektedir (bkz. § 11). Yargılama aşamasında ise

FETÖ/PDY lideri Fetullah Gülen'in ve diğer örgüt yöneticilerinin örgüt

üyelerine yönelik olarak Bank Asyaya para yatırılması yönündeki çağrılarından

hemen sonra başvurucunun da bu çağrıya uyarak Bank Asyada yeni bir hesap

açtırarak bir başka bankada bulunun hesabından adı geçen Bankadaki mevcut bu

hesabına iki farklı tarihte toplam 140.000 TL yatırdığı belirlenmiştir (bkz. §

27).

46. Başvurucu hakkında beyanda bulunan tanık H.S., ağabeyi olan

başvurucunun bazı dönemlerde sohbet

toplantılarına gittiğini ifade etmektedir. Tanığın ifadesinden başvurucunun bu

toplantılara son olarak 2015 yılında katıldığı ve toplantılarda örgütsel bir

görüşme veya konuşma geçtiğine dair bir bilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte yargılama safahatında alınan MASAK raporuna göre başvurucunun

-aynı suçlamaya ilişkin bir delil olmak üzere- Bank Asya'da yeni bir hesap

açtırmasının ardından farklı bir bankada bulunan hesabından EFT yoluyla yüklü

miktardaki parayı Bank Asya'daki hesabına naklederek bu bankayı ekonomik olarak

desteklemeye çalıştığı tespit edilmiştir. Anayasa Mahkemesi daha önceki

kararlarında, FETÖ/PDY'nin malî kaynağını oluşturduğu, örgüte bu yolla gelir

sağladığı tespit edilen Bankaya örgüt liderinin ve yöneticilerinin çağrıları

üzerine para yatırılmasının (Metin Evecen,

§ 59; Ali Biray Erdoğan, B. No:

2016/16189, 18/4/2018, § 40)

soruşturma makamlarınca suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul

edilmesinin temelsiz ve keyfî olmayacağı sonucuna varmıştır. Buna göre somut

olayda soruşturma makamlarınca FETÖ/PDY üyesi olmakla suçlanan başvurucunun

örgütün malî kaynağını oluşturan Bank Asyadaki para artışının -kardeşi olan

tanığın anlatımları da dikkate alındığında- somut olayın koşullarına göre suçun

işlendiğine dair kuvvetli belirti

olarak kabul edilmesi temelsiz ve keyfî bir tutum olarak değerlendirilemez.

47. Sonuç olarak başvurucu yönünden suç şüphesinin varlığını

doğrulayan kuvvetli belirtinin dosya kapsamında bulunduğu görülmektedir.

48. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan ve kuvvetli suç

şüphesinin bulunması ön koşulu yerine gelmiş olan tutuklama tedbirinin meşru

bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirmede

tutuklama kararının verildiği andaki genel koşullar gözardı edilmemelidir.

49. Darbe teşebbüsü sonrasında teşebbüsle veya FETÖ/PDY ile

bağlantılı suçlara ilişkin soruşturmalarda, delillerin sağlıklı bir şekilde

toplanabilmesi ve soruşturmaların güvenlik içinde yürütülebilmesi için

tutuklama dışındaki koruma tedbirlerinin yetersiz kalması söz konusu olabilir.

Yine FETÖ/PDY ile bağlantılı kişilerin teşebbüs sırasında veya sonrasında

ortaya çıkan kargaşadan yararlanmak suretiyle kaçma imkânı ve bu dönemde

delillere etki edilmesi ihtimali normal zamanda işlenen suçlara göre çok daha

fazladır (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§§ 271, 272; Selçuk Özdemir, §§

78, 79).

50. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen silahlı terör

örgütü üyesi olma suçu, Türk hukuk sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar

öngörülen suç tipleri arasında olup isnat edilen suça ilişkin cezanın ağırlığı

kaçma şüphesine işaret eden durumlardan biridir (benzer yöndeki

değerlendirmeler için bkz. Hüseyin Burçak,

B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran

Duran [GK], B. No: 2014/10405, 25/5/2017, § 66). Ayrıca anılan suç,

5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ve kanun

gereği tutuklama nedeni varsayılabilen

suçlar arasındadır (bkz. Gülser Yıldırım

(2), [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, § 148).

51. Somut olayda Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliğince başvurucunun tutuklanmasına

karar verilirken işlendiği iddia olunan silahlı terör örgütüne üye olma suçunun

niteliğine, suçun tutuklama nedeni olduğu varsayılan katalog suçlardan olmasına

ve delillerin henüz toplanmamış olmasına dayanıldığı görülmektedir (bkz. § 15).

52. Dolayısıyla tutuklama kararının verildiği andaki genel

koşullar ve somut olayın yukarıda belirtilen özel koşulları ile Hatay 2. Sulh

Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararın içeriği birlikte değerlendirildiğinde

dayanılan tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu söylenebilir.

53. Başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü olup

olmadığının da belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13.

ve 19. maddeleri kapsamında ölçülülüğünün belirlenmesinde somut olayın tüm

özellikleri dikkate alınmalıdır (Gülser

Yıldırım (2), § 151).

54. Öncelikle terör suçlarının soruşturulması kamu makamlarını

ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin -özellikle organize

olanlar olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili bir şekilde mücadelesini

aşırı derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekilde yorumlanmamalıdır (Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, B. No:

2015/9756, 16/11/2016, § 214; Devran Duran,

§ 64). Özellikle darbe teşebbüsüyle veya FETÖ/PDY ile bağlantılı

soruşturmaların kapsamı ve niteliği ile FETÖ/PDY'nin özellikleri de -gizlilik,

hücre tipi yapılanma, her kurumda örgütlenmiş olma, kendisine kutsallık

atfetme, itaat ve teslimiyet temelinde hareket etme gibi- dikkate alındığında

bu soruşturmaların diğer ceza soruşturmalarına göre çok daha zor ve karmaşık

olduğu ortadadır (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§ 350).

55. Somut olayın yukarıda belirtilen özellikleri dikkate

alındığında Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin isnat edilen suç için öngörülen

yaptırımın ağırlığını, işin niteliğini ve önemini de gözönünde tutarak

başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol

uygulamasının yetersiz kalacağı sonucuna varmasının keyfî ve temelsiz olduğu

söylenemez.

56. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanın hukuki

olmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan

başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

57. Buna göre başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına

tutuklama yoluyla yapılan müdahalenin Anayasa'nın 13. ve 19. maddelerinde yer

alan güvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden, 15. maddesinde yer alan

ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 26/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Ali Rıza SÖNMEZ Başvurucu : Abbas SİLLE Vekili : Av. Dudu ERTUNÇ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/35678, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran
  11. A. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve
  12. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/35678
Tarih
26 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • M.ş.t. Başvurusu (B. No: 2018/17073)
  • Befrin Dürsün ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/80373)
  • Numan Acar Başvurusu (B. No: 2016/66486)
  • Barış Erdem Gürbüz Başvurusu (B. No: 2016/2270)
  • Mahmut Keskin Başvurusu (B. No: 2017/30396)
  • S.e. Başvurusu (B. No: 2017/40178)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.