İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdülkadir Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/1894)

1. Başvuru; bir yer altı maden ocağında meydana gelen,

Başvuru No2015/1894Tarih16 Ocak 2020Okuma55 dk · 10.960 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Abdülkadir Yılmaz Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
16 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2015/1894
R.G. Tarih ve Sayı
25/2/2020 - 31050
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

10.960 kelime·55 dk okuma·25 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; bir yer altı maden ocağında meydana gelen,

birçok kişinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan olaya ilişkin olarak

yürütülen ceza soruşturması kapsamında bazı şüpheliler hakkında kovuşturmaya

yer olmadığına dair karar (kovuşturmasızlık kararı) verilmesi nedeniyle yaşam

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurucu Leyla Karaçoban tarafından yapılan 2015/1894

numaralı başvuru (ilkbaşvuru) 29/1/2015 tarihinde; başvurucular Abdülkadir

Yılmaz, Elif Yılmaz, Gülşen Ejdar, Hacer Yılmaz, Katriye Yılmaz, Nagihan Yılmaz

ve Onur Yılmaz tarafından yapılan 2015/2068 numaralı başvuru (ikinci başvuru)

ile başvurucular Ahmet Akdağ, Yiğit Ahmet Akdağ, Mefaret Akdağ ve Nurcan Akdağ

tarafından yapılan 2015/2071 numaralı başvuru (üçüncü başvuru) 4/2/2015

tarihinde; başvurucu Ayşegül Demir tarafından yapılan 2015/2293 numaralı

başvuru (dördüncü başvuru) ise 6/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. 2015/2071 numaralı başvuru dosyası, konu yönünden

hukuki irtibat nedeniyle 2015/2068 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmiştir.

5. Komisyon tarafından başvuruların kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. 2015/2068 ve 2015/2293 numaralı başvuru dosyalarının

konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/1894 numaralı başvuru dosyası ile

birleştirilmesine, incelemenin 2015/1894 numaralı başvuru dosyası üzerinden

yürütülmesine ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir.

7. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

8. Başvuru belgelerinin birer örneği farklı tarihlerde

bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, ilk üç

başvuru hakkında görüşünü bildirmiş, ancak dördüncü başvuru hakkında görüş

bildirmemiştir.

9. İlk üç başvuruyu yapan başvurucular, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır.

III. OLAY VE

OLGULAR

10. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

11. Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) adına ruhsatlı olup

S... A.Ş. tarafından işletilen Manisa'nın Soma ilçesi Eynez Mahallesi

Karanlıkdere mevkiindeki yer altı maden ocağında 13/5/2014 tarihinde saat 15.00

sıralarında meydana gelen faciada aralarında başvurucuların yakınları M.K.,

İ.Y., S.A. ve A.D.nin de bulunduğu birçok kişi ölmüş ve yaralanmıştır. Ölenler

ile başvurucular arasındaki yakınlık dereceleri ekli 1 No.lu listede yer

almaktadır.

12. Bunun üzerine resen harekete geçen Soma Cumhuriyet

Başsavcılığı (Başsavcılık) olaya ilişkin olarak derhâl bir soruşturma

başlatmıştır.

13. Bazı siyasiler ile kamu görevlilerinin de olayda

sorumluluğunun bulunduğu iddiasıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan

suç duyuruları üzerine başlatılan soruşturmalar mevcut soruşturma ile

birleştirilmiştir.

14. Haklarında şikâyette bulunulan siyasilerle ilgili

soruşturmayı tefrik eden Başsavcılık; Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı

(Enerji Bakanlığı) ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (eski adıyla

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı) (Çalışma Bakanlığı) müfettişlerinin ve

Çalışma Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü K.Ö.nün kamu görevlisi

olması ve haklarında soruşturma yapılabilmesi için 2/12/1999 tarihli ve 4483

sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'a

istinaden yetkili mercilerce soruşturma izni verilmesi gerektiği gerekçesiyle

bahse konu kişilerle ilgili soruşturmayı da mevcut soruşturmadan ayırmıştır.

Başvurucuların şikâyetleri ve tespit edilen soruşturma içerikleri dikkate

alınarak başvurucuların yakınlarının ölümü hakkında yürütülen ceza

soruşturmasına ilişkin süreçler iki başlık altında anlatılacaktır. Son olarak

tespit edilebilen disiplin soruşturması sürecine yer verilecektir.

A. Ceza

Soruşturmasına İlişkin Süreçler

1. Genel

Soruşturma Hükümlerine Göre Yürütülen Soruşturma Süreci

a. Fezleke

Düzenlenmesine Kadar Olan Süreç

15. Başvuruya konu edilen olayı çevreleyen koşulların

tespiti ve sorumluların belirlenmesi için birçok soruşturma işlemi icra eden

Başsavcılık, profesör unvanına sahip iki maden ve bir elektrik mühendisi ile A

sınıfı bir iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyeti eşliğinde olay

yerinde keşifler yapmıştır.

16. Bilirkişi heyeti 5/9/2014 tarihli raporunda; maden

ocağındaki havalandırma, sensör ölçümleri, elektrik dağıtım hatları ve trafolar

ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak maden kazasının pek çok ihmal ve

kusurun bir araya gelmesi sonucu meydana geldiği ve kazanın önlenebilir olduğu

sonucuna varmıştır. Otopsi sonuçlarına göre ölümlerin büyük çoğunluğunun

karbonmonoksit kaynaklı karboksihemoglobin zehirlenmesi sonucunda

meydana geldiğine ve bu boyutta bir zehirlenmenin meydana gelebilmesini

sağlayacak karbonmonoksit konsantrasyonuna -yer altı ocağının boyutları

gözönüne alındığında- tek başına bant, ahşap tahkimat ve PVC boru yangınının

neden olmasının olası görülmediğine işaret eden bilirkişi heyetine göre olayın

ana kaynağı, U3 trafosu etrafında topuk olarak bırakılan kömürün kontrolsüz bir

şekilde kendiliğinden yanması sonucu oluşan karbonmonoksitin temiz hava

girişine ulaşması, temiz hava ile temas ederek kendiliğinden yanan kömürün tam

yanmaya dönüşmesi, bu yangının 4 No.lu kömür nakil bandının bulunduğu yola

sirayet ederek bu bölümdeki ve 3 No.lu kömür nakil bandının bulunduğu yoldaki

bant, ahşap tahkimat, PVC borular ve elektrik kablolarını tutuşturması, su ile

soğutma çalışmaları sonucu açığa çıkan zehirleyici ve boğucu gazlardır. Nitekim

olay sonrası diğer yangınlar söndürüldükten sonra kurtarma faaliyetleri

esnasında kömür yangınının devam etmekte olduğu 16/5/2014 tarihinde maden

ocağına yapılan ilk keşifte saptanmıştır. 16/7/2014 tarihinde yapılan keşifte

de uzun bir süre madenin kapalı kalmış olmasına rağmen kömürün olayın meydana

geldiği bölgede yanmaya devam ettiği tespit edilmiştir.

17. Bilirkişi heyeti, 2006 yılında kömür üretme ve teslim

işini üstlenen şirketin7/10/2009 tarihinde TKİ'ye yaptığı sözleşme devri ile

ilgili başvurusunda üretim çalışmaları sırasında oluşan yangınlardan dolayı

üretim yapılamamasını ve yüksek su gelirini gerekçe gösterip ileride telafisi

mümkün olmayacak problemlerle karşılaşılacağına değinerek işi devretmek

istediğini dikkate almış; maden sahasının yüksek yangın riski taşıdığının TKİ

ve kömür üretim işini devralan S... A.Ş. tarafından bilindiği kanaatine varmış

ve bu doğrultuda olayın meydana gelmesinden sorumlu olanları belirlemiştir.

18. Bilirkişi raporunun kusur değerlendirmesine ilişkin

kısmı şöyledir:

“1. Olayın

meydana gelişinden önceki tarihlerde, ocak havasının denetimi için kurulan gaz

izleme sensörleri, olayın başlangıcını haber vermiş, ancak bu durum şirket

yetkilileri tarafından dikkate alınmamıştır. Ocak içi yangınının başladığını

gösteren CO, sıcaklık yükselmesi ve ocak çıkış havasındaki oksijen seviyesinin

düşmesi, yangının başladığının en önemli kanıtıdır. Oksijen seviyesi,

madenlerde izin verilen değerlerin altında, CO ve sıcaklık değerleri, izin

verilen sınır değerlerin üzerinde seyretmiştir. Sensörlerden gelen bilgiler,

ocakta meydana gelen kazanın olacağını önceden bildirmesine rağmen, bilgilerin

dikkate alınmaması ve çalışmaların durdurulmaması çok önemli bir ihmali

göstermektedir.

Bu durumu izlemek ve gerekli önlemleri

almakla yükümlü olan;

a- İşveren (Yönetim Kurulu Başkanı);

b- İşveren Vekilleri (Genel Müdür,

İşletme Müdürü, İşletme Müdür Yrd.);

c- Ocak Daimi Nezaretçisi;

d- Teknik Nezaretçi;

e- İş Güvenliğinden Sorumlu Vardiya

Amirleri;

f- İş Güvenliği Uzmanları;

g- Ocak Havalandırma Mühendisi;

h- Sensör kayıtlarından sorumlu olan

teknik personel, asli kusurlu,

Kontrol yetkisi olan, aylık hak ediş

dosyalarında iş güvenliği ile ilgili raporları denetleme ve inceleme yetkisine

sahip olan ruhsat sahibi TKİ-ELİ'de [Ege Linyit İşletmesi Müdürlüğü, ELİ] görevli;

i- TKİ-ELİ Kontrol Baş Mühendisi;

j- TKİ-ELİ Soma Kömürleri A.Ş. Eynez

ocağı kontrol mühendisleri, asli kusurludur.

2. Havalandırma şekli ve yöntemi, yangın

tehlikesi olan bir yer altı ocağı için uygun değildir. Ocağın bazı bölümlerinde

seri havalandırma yöntemi uygulanmaktadır. Yani, ocaktaki kirli havanın en kısa

yoldan dışarı atılmasını sağlayacak paralel yol bağlantıları kurulmamıştır. A

ve H panoları ile K ve S panoları bağımsız kirli hava çıkışına sahiptir. Ancak

140 panosunda kirlenen hava temiz havaya karıştırılarak bu panolara

iletilmekte, K panosunda yeniden kirlenen hava S panosuna gönderilmekte, S panosunda

3 ayak seri olarak (bir ayakta kirlenen hava diğer ayağın temiz havası olarak

kullanılıyor) havalandırılmaktadır. Aynı durum H panosunun 2 ayağı ve çok

sayıda baca üretiminde de görülmektedir. Yangın çıkması durumunda, mevcut CO

maskelerinin kullanım süreleri de düşünüldüğünde, temiz havaya çıkış

yapılabilecek bir mesafe söz konusu değildir. Bu durum, ölümlerin yüksek

olmasının nedenlerinden birisidir.

Maden ocaklarında işletme projelerini

inceleyerek çalışma izni veren ve her yıl üretim faaliyet raporlarını

denetleyen bir kurum olarak, havalandırma planını bu hali ile kabul etmesi ve

üretime izin vermesi nedeni ile;

a- Maden İşleri Genel Müdürü;

b- 2010 yılından olay tarihine kadar

S... A.Ş. Eynez İşletme Projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM [Maden İşleri

Genel Müdürlüğü, yeni adıyla Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü] kontrol

ve denetleme elemanları,

asli kusurludur,

İş sağlığı ve güvenliği açısından

havalandırma planlarının uygulanmasını ve hava ölçümlerini kontrol etme,

denetleme ve olumsuz durumlarda ocak faaliyetlerini durdurma yetkisinde sahip;

c- Olay tarihinden önceki son iki yıl

içerisinde S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftis Kurulu Iş

Müfettişleri, asli kusurlu,

Ocak havalandırma planını hazırlayan,

onaylayan ve kontrol eden işletmeci ve ruhsat sahibi;

d- İşveren;

e- İşveren Vekilleri;

f- TKİ- ELİ Kontrol Baş Mühendisi;

g- TKİ-ELİ Soma Kömürleri A.S. Eynez

ocağı kontrol mühendisleri, asli kusurludur.

Konuya ilişkin olarak gerekli uyarı ve

müdahalelerde bulunmayan;

h- Emniyet Basmühendisi;

i- Teknik Nezaretçi;

j-

Daimi Nezaretçi;

k- İş Güvenliği Uzmanları, tali

kusurludur.

3.

Soma Kömür işletmeleri

tarafından hazırlanan ve TKİ Genel Müdürlüğünce onaylanan 1. Revize Projesinin

20. sayfasında 2.18 başlığı altında verilen değerlendirmede, metan sorunu ile

uğraşılan bu tür ocaklarda çalışanların en kısa ve en kolay yolla yerüstüne

naklinin çok önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bunun sağlanması için yeni bir

planlama ile yeryüzüne bağlantılı galerilerin sürülmesi kararlaştırılmış, bu

konuda 03.12.2010 tarihinde 7231 muhaberat no ile TKİ Müessese Müdürlüğünden

izin istendiği belirtilmiştir. 08.12.2010 tarihli TKİ Müessese Müdürlüğü oluru

ile birisi acil çıkış galerisi olmak üzere iki ayrı galeri en temiz hava

girecek olup, yeni sürülecek galeri ile de hava çıkışı sağlanacağı

belirtilmiştir. Ancak 1. Revize projesi Plan 2'de gösterilen bu galeri, üretim

sınırlarında yapılan değişiklik neticesinde üretim rezervi içerisinde kalarak rezervzayiatının

engellenmesi amacıyla oluşturulmamıştır. Olay esnasında kaçışı sağlayacak böyle

bir yolun, iş güvenliği göz ardı edilerek ve sadece kömür rezervi düşünülerek

iptal edilmesi nedeni ile;

a- TKİ Yönetim Kurulu Başkanı;

b- TKİ İşletme Dairesi Başkanı, asli

sorumludur.

4.

1. Revize projesinde,

sözleşmede belirlenen 1.500.000 ton/yıl üretimin gerçekleştirilebilmesi için,

yer altı ve yerüstü çalışanların sayısı 2226 kişi olarak verilmiştir. Bu

kapasitenin sağlanması için birisi yedek olmak üzere 2 adet 2500 m3/dakika

kapasiteli vantilatör kullanıldığı beyan edilmiştir. 2012 yılında

gerçekleştirilen kömür üretimi 3.816.015 ton, 2013 yılında ise bu rakam

3.566.457 ton'dur ve 2014 yılındaki havalandırma ölçümlerinin yapıldığı

defterlerde, ocak çıkış havası debisinin 1980 m3/dakika civarında olduğu

saptanmıştır. Bazı ayaklarda ölçülen hava hızlarının, sınır değer olan 0.5

m/sn' nin altında olduğu saptanmıştır. 2014 yılının Mart ayında, hak ediş

dosyasından alınan sigortalı olarak prim yatırılan toplam işçi sayısı 3367

olarak belirlenmiştir. Üretimin iki katından fazlasına çıkarılmış, çalışan

sayısının artırılmış olmasına rağmen, havalandırma sisteminin aynen korunmuş

olması iş sağlığı ve güvenliği yönünden çok büyük bir ihmali ortaya

koymaktadır.

Havalandırma ile ilgili yukarıda

belirtilen uygunsuz durumu göz ardı ederek çalışmalarını sürdüren;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri;

c- Teknik Nezaretçi;

d- İş Güvenliği Uzmanları, asli

kusurludur.

Revize projeyi onaylayan, ancak üretim

ve havalandırma uygulamasını kontrol etmeyen,

e- TKİ Yönetim Kurulu Başkanı;

f- TKİ İşletme Dairesi Başkanı;

g- TKİ- ELİ Kontrol Baş Mühendisi, asli

kusurludur.

2010 yılından olayın meydana güne kadar

uygulamayı denetlemede gerekli özeni göstermeyen;

h- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş Eynez İşletme Projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları, asli kusurludur,

i- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.S. Eynez işletmesinde denetim yapan CSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri, tali kusurludur.

5.

Yangın tehlikesi bulunan

yer altı kömür işletmelerinde, yanmaya karşı gerekli önlemlerin alınması,

kullanılan makine ve ekipmanların yanmaz veya zor tutuşur malzemelerden

seçilmesi gerekmektedir. Grizulu ocak olarak sınıflandırılan Eynez yer altı

işletmesinin tüm elektrikli ekipmanlarının anti-grizu veya alev sızdırmaz

(EX-proff) olarak seçilmesi gerekmektedir. Gerçekleştirilen keşiflerde,

yardımcı tahkimat malzemesi olan ahşap kamaların, PVC boruların ve bantların

yangına karşı dayanıklı olmadığı, bant motorlarından bazılarının ve elektrik

kablolarının bağlantı uç ekipmanlarının alev sızdırmaz olarak seçilmediği

tespit edilmiştir. Yangına meyilli olan böyle bir işletmede, yangın riskine

karşı gerekli altyapıyı oluşturmayan;

a- İşveren:

b- İşveren Vekilleri; asli kusurludur,

Gerekli uyarıları yapmayan ve

müdahalelerde bulunmayan;

c- Teknik Nezaretçi;

d- İş Güvenliği Uzmanları, tali

kusurludur.

Denetleme ve işi durdurma yetkisine

sahip;

e- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletme Projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları, asli kusurludurlar.

f- 2010 yılından olay tarihine kadar

S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri, asli kusurludur.

6.

Çalışanların kullanımına

verilen ve yangın esnasında işçilerin güvenli bölgeye kaçışlarına yardımcı

olacak CO gaz maskelerinin kontrol kayıtlarının düzenli tutulmadığı ve rutin

kontrollerin düzenli olarak yapılıp yapılmadığı anlaşılamamıştır. Tanık

ifadelerinden, olay esnasında bazı CO maskelerinin işlevini yerine getirmediği,

çalışanların zimmetinde bulunan maskelerin kontrollerinin uzun süre yapılmadığı

anlaşılmıştır.

CO gaz maskelerinin kontrol kayıtlarını

denetlemekle görevli olan ve yaptırım gücünü uygulamayan;

a- 2010 yılından olay tarihine kadar

S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri, asli kusurludur.

b- İşveren;

c- İşveren Vekilleri;

d- Teknik Nezaretçi;

e- İş Güvenliği Uzmanları, asli

kusurludur.

7.

Teknik nezaretçi

defterinin düzenli tutulmadığı, son 4 kaydın nüshalarının defterde kaldığı,

tehlike sınırlarının aşılmış olmasına rağmen, tehlikeli gaz değerleri için

defterde herhangi bir ibareye rastlanılmadığı yapılan incelemelerden

anlaşılmıştır. Gaz ölçüm defterinden elde edilen veriler ile sensörlerden elde

edilen verilerin birbirlerini tutmaması nedeniyle kayıtların rastgele tutulduğu

tespit edilmiştir.

Ölçüm anomalilerinin gözlenmeye başladığı

2014 yılı başından itibaren defterlerin tutulmasından, ölçümlerin yapılması ve

kayıt altına alınmasından sorumlu;

a- İşveren:

b- işveren Vekilleri;

c- Teknik Nezaretçi;

d- İş Güvenliği Uzmanları;

e- Ocak Havalandırma Mühendisi;

f- Gaz Ölçümlerinden Sorumlu

Mühendisler;

g- İş Güvenliğinden Sorumlu Vardiya

AmirIeri, asli kusurludur.

8.

Ocak havalandırmasının

karmaşık yapısı nedeniyle daha fazla sensör ile kontrol edilmesi gerekirken,

yeterli sayıda gaz ve sıcaklık sensörü bulunmamaktadır. Ocak sıcaklığı, sadece

ocak hava çıkışında bulunan bir adet sensör ile kontrol edilmektedir.

Vardiyalarda, ocak içi havasının sıcaklık ve gaz içeriği farklı bölümlerinde

kontrol edilip kayıt altına alınması gerekmektedir. CO için ölçüm yapan

sensörlerden 9 adeti düzgün veri üretmemesine rağmen bu durum göz ardı edilmiş,

gereken tedbirler alınmamıştır.

Sensörlerin kontrolünü yapma zorunluluğu

bulunan, elde edilen verileri değerlendirmekle görevli olan, ancak bunları

ihmal eden;

a- Teknik Nezaretçi;

b- iş Güvenliği Uzmanları;

c- Ocak Havalandırma Mühendisi;

d- Gaz Ölçümlerinden Sorumlu

Mühendisler;

e- İş Güvenliğinden Sorumlu Vardiya

AmirIeri;

f- TKİ- ELİ Kontrol Baş Mühendisi;

g- TKİ- ELİ S... A.Ş. Eynez ocağı

kontrol mühendisleri, asli kusurludur.

9.

Soma Kömürleri

işletmesi, Eynez yer altı kömür sahasının bazı bölümlerinde, tek bir bacadan

üretim yapılması nedeniyle tehlikeli olduğu için kullanımı sakıncalı olan Kara

Tumba yöntemiyle üretim yapıldığı, imalat planlarında ve hak edişlerde verilen

planlarda görülmektedir.

Yeraltında çalışan sayısının artmasına

ve risk faktörünün yükselmesine neden olan bu yöntemin, daha fazla kömür

kazanılması için kullanılmasına izin veren ve bunları denetleme ve güvenli

olmadığı için durdurma yetkisine sahip olmasına rağmen gerekli müdahaleyi

yapmayan;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri;

c- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri;

d- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletme Projelerini inceleyen. denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları;

e- TKİ Yönetim Kurulu Baskanı;

f- TKİ İşletme Dairesi Başkanı;

g- Teknik Nezaretçi, asli kusurludur.

10. S... İşletmesine ait 2013 ve 2014

yılları Termin Takip kayıtları incelendiğinde, aylar ve yıllar bazında

programlanan üretimden 2-2,5 kat fazla üretim yapıldığı anlaşılmaktadır (2013

yılı için programlanan üretim 1.500.000 Ton, gerçekleşen üretim 3.566.456 Ton).

Bu sonuçlar, işletmede "Üretim Zorlaması" olduğunu ve işçilerin

ifadelerinde de belirttiği gibi fazla çalışmaya zorlandıkları savını

doğrulamaktadır. Üretim zorlaması beraberinde alınması gereken tedbirlerin

alınmamasına ve tehlikeli çalışma koşullarının oluşmasına yol açmıştır.

Üretim zorlamasını gerçekleştirmesi

nedeni ile;

a- İşveren:

b- İşveren Vekilleri;

c- TKİ Yönetim Kurulu Başkanı;

d- TKİ İşletme Dairesi Baskanı; asli

kusurlu,

Üretim artışını karşılayacak gerekli

proje değişikliklerini talep etmeyen ve buna bağlı yıllık üretim faaliyet

raporlarını denetlemeyen;

e- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletme Projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları, asli kusurludur,

Denetimlerinde işletme projesi, program ve

üretim farklılıklarını göz önüne alarak kapsamlı denetleme yapmayan;

f- 2010 yılından olay tarihine kadar.

S... A.Ş. Eynez işletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettisleri, asli kusurludur.

11.

... [Y]önetmelikte belirtilen,

"vantilatör ve aspiratörlerin, gerektiğinde, hava akımını ters yöne

çevirebilecek tipte düzenlenmiş olmalıdır" koşulu ocakta yerine

getirilmemiştir. Bu durum kurtarma faaliyetlerinde olumsuz etki yaratmıştır.

Ocağın girişinde bulunan ana havalandırma fanının bu teknolojik özelliğe sahip

olmadığı tespit edilmiştir. Olayın başlamasından sonra hava akışının yönünü

ters çevirmek için verilen karar sonucunda ocağa gönderilen hava miktarının

önemli ölçüde azaldığı tanık ifadelerinden anlaşılmıştır.

Bu teknik zorunluluğu yerine getirmeyen;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri, asli kusurludur.

12.

Eynez yer altı ocağı tek

hat şeması üzerinden elektrik projesi incelendiğinde trafo, SF6 gazlı

kesicilerin ve enerji taşıma kablolarının, bazı hatlarda uygun olmadığı

sonucuna varılmıştır. İşletmenin elektrik sistemi, madenin çalıştırılması için

güvenilir değildir.

İşletme projesi içerisinde, elektrik

projelerinin MİGEM'e sunulması ve onay alınması gerekmektedir. Ancak bu işlemin

yerine getirilmediği belirlenmiştir. Bu nedenle;

a- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletme Prolelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları;

b- İşveren;

c- İşveren Vekilleri, tali kusurludur.

13.

Maden ocağında

kullanılan gaz sensörlerinin akredite bir kurum veya kuruluş tarafından

kalibrasyonlarının yapılmadığı anlaşılmıştır. Şebeke enerjisi kesildiğinde

yedek elektriksel güç (akü ve kesintisiz güç kaynağı) kaynakları ile sensörler

beslenmelidir. Bu faciada sensörlerin yedek güç kaynaklarının yeterli olmadığı

anlaşılmıştır. Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun 24/08/2010 tarihli 'Merkezi Gaz

izleme Sistemi (MGİS) Yönergesi' esas alındığında;

Alt yapının kurulup çalıştırılmasından

sorumlu;

a- İşveren:

b- İşveren Vekilleri;

c- Merkezi Gaz İzleme Sisteminde görevli

yetkili personel, asli kusurlu,

Kontrol ve denetim yetkisi olan;

d- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri;

e- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletme Projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları, tali kusurludur.

14.

Kaza esnasında, olay

yerindeki haberleşme cihazlarının çalışmadığı ifadelerden anlaşılmaktadır.

Haberleşme cihazlarının ve aksesuarlarının yer altı standartlarına uygun

olmadığı belirlenmiştir. Elektrik panolarında kablo eklerinin standart dışı

bakırların birbirine sarılması ile yapıldığı, plastik banttarla sarıldığı

tespit edilmiştir. Olay yerinin boşaltılması için haberleşme en önemli

unsurdur. Haberleşme cihazlarının çalışmaması ve merkezi alarm sisteminin

bulunmaması, tahliyenin gecikerek olayın büyümesi hususundaki en önemli

unsurlardan birisidir. Bu nedenle gerekli tedbirleri almamış olan;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri asli kusurludur,

Projeleri kontrol etmeyen ve gerekli

denetimleri yapmayan;

c- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri;

d- 2010 yılından olay tarihine kadar, S...

A.Ş. Eynez İşletme Projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları, asli kusurludur.

15. Çalışılan kömür damarlarının yangına

müsait oluşu dikkate alınarak özellikle terk edilen eski üretim alanlarının kontrolünün

yapılarak kömür yangınlarına karşı gerekli önlemler alınmamıştır. Uygulanan

üretim yöntemi, göçük içerisinde çok fazla yanmaya müsait kömür bırakmaya

meyilli olması nedeniyle, yangına elverişli kömür ocakları için uygun değildir.

Bu yöntem ile üretime karar veren ve bunu onaylayarak üretimin devam etmesini

sağlayan;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri;

c- TKİ İşletme Dairesi Başkanı; asli

kusurludur,

İşletme projesine onay veren,

d- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletme Projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları; asli kusurludur,

Takibini yapan ve iş güvenliği açısından

denetleme ve işi durdurma yetkisi olan;

e- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri, tali kusurludur.

16.

Çok Tehlikeli İş sınıfı

kapsamına giren yer altı maden işletmelerinde yapılması gereken Risk

Değerlendirmelerinin içerisinde ocak yangınlarına karşı kapsamlı bir Risk

Değerlendirmesi ve alınacak önlemlere ilişkin bir bölüm mevcut değildir. Bu

durum büyük bir eksiklik yaratmaktadır. Risk değerlendirmesini gerçekleştirecek

eleman ve denetleyecek kurum olan;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri;

c- İş Güvenliği Uzmanları;

d- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri, asli kusurludur.

17. Çalışanlara işe başlamadan önce

verilmesi gereken en az 32 saatlik mesleki eğitim, işe başlamadan önce

verilmesi ve her yarı tekrarlanması zorunlu 16 saatlik iş Sağlığı ve Güvenliği

Eğitimleri tam olarak verilmemiştir. Yine tanık ifadelerinden, söz konusu

eğitimlerin gerçek anlamda yaptırılmadan belgelendirildiği, tekrarlama

eğitimlerinin ise yaptırılmadığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri, asli kusurludur.

18.

İşverenin, 6331 Sayılı

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, en az

biri A sınıfı uzman olmak üzere 3 adet iş Güvenliği Uzmanı ataması ve çalışan

sayısının 3000 civarında olması nedeniyle bu kişilere iş Güvenliği dışında

herhangi bir iş vermemesi gerekirdi. Bu yasal gerekliliği, yeterli bilgi ve

deneyimi olmayan iş güvenliği uzmanlarına görev vererek yerine getiren ve ek

farklı işlerle görevlendiren;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri, asli kusurludur.

19.

İşyerinde tahliye amaçlı

bir planlama söz konusu değildir. Çalışanların işyerlerini terk edebilecekleri

kısa ve alternatif yollar yapılmamış, herhangi bir tehlike durumunda tüm

çalışanları uyarabilecek bir alarm sistemi, haberleşme sistemi ve yönlendirme

levhaları kurulmamıştır. Bu nedenle, ilgili mevzuatı dikkate almayan;

a- İşveren;

b- İşveren Vekilleri, asli kusurludur.

Gerekli denetimler neticesinde tehlikeli

durumu belirleyip gerekli önlemlerin alınmasını sağlamayan;

c- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletmesinde denetim yapan ÇSGB İş Teftiş Kurulu İş

Müfettişleri;

d- 2010 yılından olay tarihine kadar,

S... A.Ş. Eynez İşletme Projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili

MİGEM kontrol ve denetleme elemanları, asli kusurludur.

20.

Türkiye Kömür

İşletmeleri tarafından, önce P... A.Ş.'ne daha sonra S... A.Ş.'ne 'Hizmet Alım

Sözleşmesi ile Verilen ihale Konusu 15.000.000 Ton Kömür Üretim işi' 4857

sayılı iş Kanunu hükümleri açısından muvazaalı (hileli) olarak görülmektedir.

Konuya ilişkin olarak hem Sayıştay KİT raporlarında, hem de TKİ tarafından

yayımlanmış olan 2013 yılı Faaliyet Raporunda bu duruma dikkat çekilmiştir.

Asli görevi kömür işletmeciliği olan,

gerekli bilgi birikimi ve teknik personel desteğine sahip Türkiye Kömür

işletmeleri'nin, asıl işi olan yer altı kömür üretimini, hizmet alım sözleşmesi

ile iş güvenliğini göz ardı ederek, maliyet kaygısıyla alt işverene devretmesi

nedeniyle;

a- TKİ Yönetim Kurulu Başkanı;

b- TKİ İşletme Dairesi Başkanı, asli

kusurludur.”

19. Başvurucu Ayşegül Demir, vekili aracılığıyla

Başsavcılığaverdiği 11/9/2014 tarihli dilekçesinde, öz itibarıyla olayın

meydana gelmesinde ELİ müessese müdürü ile yardımcılarının, yer altı kontrol

şube müdürü ile müdür yardımcısının, maden ocağını denetleyen müfettişlerin,

ELİ kontrol mühendislerinin, S... A.Ş.nin maden ocağını işletmeye başladığı

tarihten sonraki yönetim kurulu başkanları ve üyeleri ile hissedarlarının, S...

A.Ş. genel müdürü ile işletme müdür ve müdür yardımcılarının, iş güvenliğinden

sorumlu başmühendis ile mühendislerin, iş güvenliği uzmanlarının, teknik

nezaretçilerin, teknikerlerin ve vardiya amirlerinin de kusurlarının

bulunduğunu iddia etmiştir.

20. Vekilleri aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına

27/10/2014 tarihinde bir dilekçe veren başvurucular Elif Yılmaz, Onur Yılmaz,

Nagihan Yılmaz, Hacer Yılmaz, Katriye Yılmaz, Abdülkadir Yılmaz, Gülşen Ejdar,

Mefaret Akdağ, Yiğit Ahmet Akdağ, Nurcan Akdağ ve Ahmet Akdağ,başka hususlar

yanında, S... A.Ş. yönetim kurulu başkanı ile yönetim kurulu üyelerinin, genel

müdürünün, işletme müdürü ile yardımcılarının, emniyet baş mühendisinin, ocak

daimî nezaretçisinin, teknik nezaretçinin, iş güvenliğinden sorumlu vardiya

amirlerinin, iş güvenliği uzmanlarının, ocak havalandırma mühendisinin, sensör

kayıtlarından sorumlu teknik personelin, gaz ölçümünden sorumlu mühendislerin,

TKİ Yönetim Kurulu başkanı ile üyelerinin, TKİ İşletme Dairesi Başkanının, TKİ

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürünün, ELİ Müessese Müdürünün, ELİ kontrol

baş mühendisleri ile kontrol mühendislerinin, Maden İşleri Genel Müdürü ile bu

kurumun denetim ve kontrol elemanlarının, Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu

Başkanı ile 2010 yılından itibaren olay yerinde denetim yapan iş

müfettişlerinin, Enerji Bakanlığına bağlı enerji kalitesi kıstasları

denetimini yapan yetkililerin sorumlu olduğunu öne sürmüşlerdir.

21. Yürüttüğü soruşturma sonunda ELİ Müdür Yardımcısı

A.U., S... A.Ş.nin bir önceki Yönetim Kurulu Başkanı A.G. ve S... A.Ş.nin

hissedarı, yöneticisi ya da çalışanı olan kırk iki kişi hakkında

kovuşturmasızlık kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında ELİ'de

görevli bazı kontrol başmühendisleri ile mühendislerinin de bulunduğu 45 kişi

hakkında -ki ELİ Müdürlüğü çalışanları dışındakiler şirket hissedarı,

yöneticisi veya çalışanıdır- olası kastla öldürme ve netice sebebiyle

ağırlaşmış yaralama veya bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü

ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ya da taksirle birden

fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçlarını

işledikleri iddiasıyla Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi (Ceza Mahkemesi) nezdinde

kamu davası açılması için fezleke düzenleyip soruşturma evrakını Akhisar

Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Kovuşturmazlık kararının ilgili kısmı

şöyledir:

“...

Maktul Şüpheliler [S.Y.], [M.E.], [K.K.] ve [H.D.nin] eylemleri

değerlendirildiğinde; her ne kadar olay ile ilgili hakkında kamu davası açmayı

gerektirir yeterli delil olsa da şüphelilerin 13/05/2014 tarihinde meydana

gelen olayda hayatını kaybetmesi nedeniyle 5237 Sayılı TCK' nın 64 maddesi

gereğince haklarında kovuşturma işleminin yapılamayacağının anlaşıldığı,

Diğer şüphelilerin eylemleri

değerlendirildiğinde; şüpheliler hakkında 05/09/2014 tarihli Bilirkişi Asli

raporunda herhangi bir kusur belirtilmediği, şüphelilerin üzerilerine atılı

suçu işlediklerine dair somut herhangi bir delilin elde edilemediği ve yeterli

şüphenin oluşmadığı tüm soruşturma dosya kapsamından anlaşılmakla;

Maktul Şüpheliler ve şüpheliler hakkında

AYRI AYRI KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA... [karar verildi.]”

22. Başvurucu Ayşegül Demir, başka hususlar yanında ELİ

Müdür Yardımcısı A.U. ile S... A.Ş.nin bir önceki Yönetim Kurulu Başkanı

A.G.nin de olaydan sorumlu olduğunu, ayrıca ELİ Müessese Müdürü H.D., ELİ

İşletme Müdür Yardımcıları İ.C., M.Y. ve S.A., Yeraltı Kontrol Şube Müdürü M.V.

ve S... A.Ş. hissedarları N.A., İ.H.K. ve İ.K. hakkında soruşturma

yapılmadığını belirterek vekili aracılığıyla kovuşturmasızlık kararına itiraz

etmiştir. Bu itiraz Akhisar Sulh Ceza Hakimliğinin (Ceza Hâkimliği) 5/12/2014

tarihli kararıyla reddedilmiş ve karar başvurucu vekiline 7/1/2015 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

23. Başvurucular Elif Yılmaz, Hacer Yılmaz, Nagihan

Yılmaz, Abdulkadir Yılmaz, Katriye Yılmaz, Gülşen Ejdar, Onur Yılmaz, Mefaret

Akdağ, Yiğit Ahmet Akdağ, Nurcan Akdağ ve Ahmet Akdağ'ın 27/10/2014 tarihli

dilekçelerinde yazılı hususları da tekrar ederek vekilleri aracılığıyla

kovuşturmasızlık kararına yaptıkları itiraz Ceza Hâkimliğinin 16/12/2014

tarihli kararıyla reddedilmiştir. Anılan karar başvurucuların vekiline 5/1/2015

tarihinde tebliğ edilmiştir.

24. Başvurucu Leyla Karaçoban, ifade ettiği başka

hususlar yanında S... A.Ş.nin önceki Yönetim Kurulu Başkanı A.G., daha önce

yönetim kurulu başkan vekilliği yapmış olan İ.K., Yönetim Kurulu Üyesi İ.H.K.,

TKİ Genel Müdürü, ELİ Müdürü ve müdür yardımcıları ile ELİ yer altı kontrol

şube müdürü, bilirkişi raporunda kusur ve sorumlulukları tespit edilen ELİ

kontrol mühendisleri, TKİ İşletme Dairesi Başkanı, 2010 yılından itibaren

madenin işletme projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren yetkili MİGEM

denetim ve kontrol elemanları, 2010 yılından itibaren maden ocağında denetim

yapan Çalışma Bakanlığı iş müfettişleri, ELİ kontrol başmühendisi, Maden İşleri

Genel Müdürü ve MİGEM Yönetim Kurulu başkanı hakkında da kamu davası açılması

gerektiğini belirterek kovuşturmasızlık kararına itiraz etmiştir. Bu itiraz

Ceza Hâkimliğinin 29/12/2014 tarihli kararıyla reddedilmiş olup anılan karar

başvuru Leyla Karaçoban'ın vekiline 12/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

b. Fezlekenin

Düzenlenmesinden Sonraki Süreç

25. Başvurucu Leyla Karaçoban, vekili aracılığıyla

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 26/12/2014 tarihli dilekçesinde

kovuşturmasızlık kararına yaptığı itirazda dile getirdiği hususlara benzer

iddialarda bulunmuştur.

26. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet

Başsavcılığının haklarında fezleke düzenlediği 45 şüpheli hakkında olası kastla

öldürme ve netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama veya bilinçli taksirle birden

fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ya da

taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına

neden olma suçlarından Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası (ana dava)

açmıştır. İddianameye göre haklarında kamu davası açılan kişiler ile bu

kişilerin yaptığı görevler ekli 2 No.lu listede yer almaktadır.

27. Başvurucular söz konusu davada katılan sıfatıyla yer

almışlardır.

28. Olayın şüphelilerinden E.E., müdafii aracılığıyla

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği 22/12/2014 tarihli dilekçesinde

maden ocağında aralarındaS.D.nin de bulunduğu altı daimî nezaretçinin görev

yaptığını ve bu kişilerden birinin olay esnasında vefat ettiğini iddia

etmiştir. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı, bilirkişi raporunda daimi

nezaretçilere de kusur atfedilmesine rağmen soruşturmada daimî nezaretçilerin

tespit edilmediğini belirterek söz konusu dilekçeyi Soma Cumhuriyet

Başsavcılığına iletmiştir.Soma Cumhuriyet Başsavcılığı, S.D.nin daimî nezaretçi

olarak görev yapmadığı gerekçesiyle kovuşturmasızlık kararı vermiş ancak daimî

nezaretçi olduğunu tespit ettiği M.E. hakkında bilinçli taksirle birden

fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan

Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açılması için M.E. ile ilgili soruşturma

evrakını Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.

29. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının M.E. hakkında

tanzim edilen fezlekeye istinaden açtığı kamu davası Ceza Mahkemesince ana dava

ile birleştirilmiştir.

30. Bazı katılanların S... A.Ş.nin önceki Yönetim Kurulu

Başkanı A.G.nin de olaydan sorumlu olduğu iddiasıyla verdikleri dilekçeyi Ceza

Mahkemesi 2/9/2015 tarihinde Soma Cumhuriyet Başsavcılığına iletmiştir. Anılan

dilekçeye istinaden Başsavcılık derhâl bir soruşturma başlatmıştır.

31. Ceza Mahkemesi, sanıklardan Hi.K. ve H.A.nın daimî

nezaretçi olduğunu, ancak iddianamede bu husustan söz edilmediğini 2/9/2015

tarihinde Başsavcılığın dikkatine sunmuştur. Bunun üzerine Başsavcılık bu

sanıklar hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birden fazla

kişinin yaralanmasına neden olma suçundan fezleke düzenleyip soruşturma

evrakını Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş, Akhisar Cumhuriyet

Başsavcılığı da fezlekeye istinaden Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır.

Ceza Mahkemesi bu davayı da ana dava ile birleştirmiştir.

32. Olayda vefat eden bazı kişilerin yakınlarınca açılan

tazminat davalarında alınan birkaç bilirkişi raporunu getirten Ceza Mahkemesi,

hepsi akademik unvana sahip, maden, jeoloji, iş güvenliği, elektrik, iş hukuku

veya ceza hukuku alanında uzman olan kişilerden oluşan bilirkişi heyeti

refakatinde 5/2/2016 tarihinde olayın meydana geldiği maden ocağında keşif

yapmıştır.

33. Keşifte hazır bulunan, on bir kişiden oluşan

bilirkişi heyetince hazırlanan raporda, başka hususlar yanında şu tespitlere

yer verilmiştir:

i. Olayın meydana gelmesindeki temel neden, eski

imalattan sızan/üflenen gazlar ve yanıcı gazların tutuşmasına bağlı olarak bant

üzerinde taşınan kömürlerin, lastik konveyör (bir malzemenin bir noktadan başka

bir noktaya aktarılmasını sağlayan düzenek) bandının, ortamdaki kömür

tozlarının, elektrik kablolarının, ağaç tahkimatın (maden yatağında açılan bir

kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma); mazot, yağ vb. ile plastik

boruların yanması sonucunda oluşan gaz ve dumandır.

ii. Ocağın bir bölmesinde meydana gelen ve mücadelesi zor

olsa da lokal kalabilecek olay ani gelişmesi, olumsuz ocak yapısı ve mevzuata

aykırı bazı uygulamalar nedeniyle facia boyutuna ulaşmıştır.

iii. Büyük payın S... A.Ş. üst düzey yetkili idari ve

teknik elemanlarında olması kaydıyla Başsavcılıkça alınan bilirkişi raporundaki

kusur atıfları yerindedir.

iv. Haklarında dava açılmayan S... A.Ş.nin önceki Yönetim

Kurulu Başkanı A.G. ve Yönetim Kurulu Üyesi M.Y. ile S... A.Ş.de genel müdür

teknik yardımcısı olan Ha.K., eğitim mühendisi olan Mu.B., acil durum yönetici

olarak görünen Işıklar İşletmesi Müdürü H.E. de olayın meydana gelmesinden

sorumludur.

v. Yetki ve statüleri dikkate alındığında S... A.Ş.deki

görevleri elektrik başmühendisi, hazırlık üç vardiya amiri, mekanize ayak üç

vardiya amiri, klasik ayak vardiya mühendisi, mekanize ayak vardiya mühendisi,

vardiya mühendisi, vardiya teknikeri ya da gaz izleme personeli olan yirmi üç

sanığın ve ELİ kontrol mühendisi olan beş sanığın olayın meydana gelmesinde

kusurları bulunmamaktadır.

34. Bilirkişi raporunun bir örneğini alan Başsavcılık

A.G. hakkındaki soruşturmayı (bkz. § 30) bilirkişi raporunda kusur atfedilen

M.Y., Ha.K., Mu.B. ve H.E.yi de içerek şekilde genişletmiş ve A.G., Ha.K. ve

E.K. hakkında daha önce verilen kovuşturmasızlık kararının Ceza Hâkimliğince

kaldırılması üzerine söz konusu kişiler hakkında da Ceza Mahkemesinde kamu

davası açılması için soruşturma evrakını Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığına

göndermiştir. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan dava, Ceza Mahkemesince

ana dava ile birleştirilmiştir.

35. Yaptığı yargılama sonunda bilinçli taksirle veya

taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına

neden oldukları gerekçesiyle on dört sanığın süreli hapis cezalarıyla

cezalandırılmalarına karar veren Ceza Mahkemesi, olayın meydana gelmesinde

taksir derecesinde dahi olsa kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle aralarında

S... A.Ş.nin önceki Yönetim Kurulu Başkanı A.G., Yönetim Kurulu Üyesi M.Y.,

genel müdür teknik yardımcısı olan Ha.K. ve ELİ'de görevli kontrol

başmühendisleri ile mühendislerinin de bulunduğu diğer sanıkların beraatine

karar vermiştir.

36. Ceza Mahkemesi 12/7/2018 tarihinde denetim

görevlerini ihmal ettikleri gerekçesiyle kazanın yaşandığı ocağa ilişkin asli

denetim görevi bulunan kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Bu suç

duyurusu nedeniyle yeni bir soruşturma başlatan Başsavcılık, soruşturmaya devam

etmek için Ceza Mahkemesince verilen kararın kesinleşmesini beklemektedir.

37. İlk derece mahkemesi Cumhuriyet savcıları ve

başvurucular dâhil bazı katılanlar ile mahkûm sanıklar tarafından yapılan

istinaf başvurularını 18/4/2019 tarihinde inceleyen İzmir Bölge Adliye

Mahkemesi 14. Ceza Dairesi (İstinaf Dairesi), olayın meydana gelmesinde ve

neticenin doğmasında temel kusur olarak maden ocağına daha önce eski imalat

sahalarında biriken, oturma ve göçme nedeniyle ocağın içine doğru püsküren

yoğun zehirli gazlar ve ocakta çıkan yangın nedeniyle oluşan zehirli gazların

ocağın içine girmesinin engellenememesi ve tahliyesinin sağlanamaması ile

işçilerin bu zehirli gazlardan korunamamaları ve zamanında tahliyelerinin

sağlanamaması noktasında toplandığı tespitinde bulunmuş; bazı sanıklar hakkında

kurulan hükümlerde bulunan güvenlik tedbirleriyle ilgili bölümleri çıkarıp

istinaf başvurusuna konu karardaki bazı ifadelerle yazım hatalarını da

düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

38. İstinaf Dairesince verilen karar -temyiz formuna

göre- İzmir Bölge Adliyesi Cumhuriyet savcısı, on dört sanık ve başvurucu

Ayşegül Demir hariç olmak üzere bütün başvurucuların da bulunduğu bazı

katılanlarca temyiz edilmiş olup Ceza Mahkemesince verilen karar bu nedenle

henüz kesinleşmemiştir.

2. Haklarında Soruşturma İzni İstenen Kişilere İlişkin

Soruşturma

39. Başsavcılık 27/5/2014 tarihinde, görevlerini ihmal

ettikleri yönünde şüphe oluştuğu gerekçesiyle maden ocağının denetimini yapan

görevliler ve Çalışma Bakanlığı iş sağlığı ve güvenliği genel müdürü hakkında

Çalışma Bakanlığı ile Enerji Bakanlığından soruşturma izni istemiştir.

a. Çalışma

Bakanlığı Görevlileriyle İlgili Süreç

40. Çalışma Bakanlığı, haklarında ön inceleme yürüttüğü

iş sağlığı ve güvenliği genel müdürü ile iş başmüfettişi, iş müfettişi veya iş

müfettiş yardımcısı olan on iki kişi hakkında soruşturma izni verilmemesine

karar vermiştir. Başsavcılık ve başvurucu Ahmet Akdağ ile bazı kişiler bu

karara Danıştay Birinci Dairesi (Birinci Daire) nezdinde itiraz etmiştir.

41. Birinci Daire 4/12/2014 tarihinde 5/9/2014 tarihli

bilirkişi raporunda yer alan iş müfettişleriyle ilgili tespitlere işaret ederek

eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle soruşturma izni verilmemesine dair

kararın kaldırılmasına karar vermiştir. Anılan kararın ilgili kısmı şöyledir:

“...

...2009-2014 yılları arasında anılan

maden ocağını denetleyen iş müfettişlerinin denetim görevlerinin kapsam ve

konuları dikkate alınarak raporda belirtilen aykırılıkları/olumsuzlukları

tespit edip etmedikleri, düzenledikleri raporlarda bu tespitlere yer verip

vermedikleri, anılan hususlarda işlem yapılmasını önerip önermedikleri veya

işlem tesis edip etmedikleri, bu bağlamda söz konusu işlemleri tesis etmekle

yetkili ve görevli birimler de belirlenerek iş müfettişlerinin görevleri

kapsamındaki gerekli işlemleri yapıp yapmadıkları hususlarının ayrıntılı olarak

araştırılması, bilirkişi raporundaki tespitler ve belirlenen kusur durumlarına

göre ön inceleme konusu eylemlerin ve bu eylemlerde sorumluluğu bulunanların

belirlenmesi gerektiğinden, itirazın kabulüyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanının 26.8.2014 tarih ve İTK-04 sayılı soruşturma izni verilmemesine

ilişkin kararının eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasına, yukarıda belirtilen

şekilde yeniden ön inceleme yapılmak ve rapordaki tespitlere göre isnat edilen

eylemler ayrıştırılmak suretiyle bu eylemlerde sorumluluğu bulunan bütün

ilgilerinin ismen ve görev ünvanlarıyla tespit edilmesi, bu kişilerin isnat

edilen eylemlerle illiyet bağları ve sorumlulukları irdelenerek bütün ilgililer

hakkında soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin yeni bir karar

verilmesi[ne]... karar verildi.”

42. 9/3/2015 tarihinde Çalışma Bakanlığına bir müzekkere

yazan Başsavcılık, Birinci Daire tarafından verilen karar sonrasında herhangi

bir ön inceleme yapılıp yapılmadığını sormuş ve soruşturma izni verilmesini

istemiştir.

43. Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığında (Teftiş

Kurulu) görevli bir başmüfettiş, iki müfettiş ve üç müfettiş yardımcısınca

hazırlanan 28/7/2015 tarihli ön inceleme raporunda, ön inceleme için öngörülen

yasal süre içinde yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmasının mümkün olmadığı,

ancak soruşturma aşamasında alınan 5/9/2014 tarihli bilirkişi raporundaki kusur

tespitlerinin genel ve hukuki yönden mesnetsiz olduğu belirtilerek teknik

değerlendirmeler yanında hukuki değerlendirmeler de yapabilecek uzman

kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinin maden kazasını incelemek üzere

görevlendirilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir. Ayrıca ön inceleme

raporunda, kazanın asıl oluş nedeni ve bu nedenin ortaya çıkmasında sorumluluğu

bulunanlar hakkında yeterli delil ve emareye ulaşılamadığından soruşturma izni

verilmemesi gerektiği açıklanmıştır.

44. Çalışma Bakanı 7/9/2015 tarihinde, yukarıda

belirtilen 28/7/2015 tarihli ön inceleme raporunu esas alarak iş sağlığı ve

güvenliği genel müdürü ile iş başmüfettişleri ve müfettişleri hakkında

soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Bu karara Cumhuriyet

Başsavcılığı ve birkaç kişi haricinde başvurucular Elif Yılmaz, Onur Yılmaz,

Nagihan Yılmaz, Hacer Yılmaz, Katriye Yılmaz, Abdulkadir Yılmaz, Gülşen Ejdar,

Mefaret Akdağ, Yiğit Ahmet Akdağ, Nurcan Akdağ ve Ahmet Akdağ itiraz etmiştir.

45. Ön incelemedeki tespitlerden hareketle haklarında ön

inceleme yapılanların eylemleri ile maden kazasının meydana gelmesi arasında

doğrudan bir illiyet bağı kurulamadığı sonucuna ulaşan Birinci Daire 10/12/2015

tarihli ve E.2015/1720, K.2015/1723 sayılı kararıyla, soruşturma izni

verilmemesine itiraz eden başvurucuların itirazını reddetmiştir. Anılan kararın

ilgili kısımları şöyledir:

“...

...[M]aden ocağının işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden

gerekli denetimlerinin yapıldığı, iş müfettişlerince denetim görevinin yerine

getirildiği,

Maden ocağını teftişten önce işveren

veya vekiline haber verildiği ve teftiş yapılacak güzergahın, ocağın hangi

panosunda inceleme yapılacağının bildirildiği iddiasına yönelik olarak somut

bir delil bulunmadığı, diğer taraftan, ocakta yüzeysel olarak denetleme

yapıldığı, tünellere inmeden, sorunsuz ve havadar alanların incelendiği,

antigrizu malzeme olarak gösterilen panoları ve elektrik motorlarının yeterince

incelenmediği, rastgele seçilenişçiler yerine önceden seçilen ve ne söylemeleri

gerektiği bildirilen işçilerle görüşüldüğü, gazizleme ile ilgili kayıtların geriye

dönük olarak incelemesinin yapılmadığı iddialarının incelenmesinde, tanık

ifadelerine başvurulduğu, bu tanıkların [A.Ç., E.E., İ.A. ve M.A.G.Ç.] ifadelerinde, iş

müfettişlerince yapılan denetimlerde maden ocağına inildiği, tüm malzemenin

kontrol edildiği, gaz izleme ölçüm kayıtlarının tutulduğu defterlerin

denetlendiği hususlarının belirtildiği, konuyla ilgili ön incelemede,

ilgililerin kendilerine verilen görevleri anılan mevzuat kapsamında yerine

getirmiş oldukları sonucuna ulaşıldığı görülmüştür.

Bu ön incelemedeki tespit ve

değerlendirmelerden hareketle, anılan ocağın kontrol ve denetimine ilişkin

olarak mevzuat uyarınca İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü ile iş

müfettişlerine verilen görevlerin gereği gibi yerine getirilerek ocağın kontrol

ve denetiminin yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, bu denetimler sonucunda gerekli

işlemlerin tesis edilmesinin ve işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin gerekli

tedbirlerin alınmasının sağlandığı, nitekim söz konusu maden kazasından önce en

son 13,14,17,18.3.2014 tarihlerinde ocağın genel denetiminin yapıldığı, bu

denetimler sonucunda düzenlenen 27.3.2014 tarih ve 8 sayılı raporda, ocakta

işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden eksiklik tespit edilemediğinin

belirtildiği, madencilik faaliyetinin süreklilik arz etmesi nedeniyle belirli

zaman aralıklarında denetim ve kontrol gerçekleştiren iş müfettişlerinin maden

ocaklarındaki her türlü faaliyet/eylem/kaza sebebiyle sorumlu tutulmalarının

mümkün olmadığı, işveren ve işçiler tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin

denetim zamanları dışında gözlemlenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle denetim

zamanları dışında ocaktaki faaliyetlerden ilgililerin sorumluluklarının

olamayacağı, kaldı ki, ilgililerin geçmişte yaptıkları denetimlerde usulsüzlük

olduğu, denetimlerde bazı hususları gizledikleri veya olduğundan farklı

gösterdikleri veya bu denetimler sonucunda düzenledikleri raporların eksik,

yanlış, yanlı ve hatalı olduğu yolunda somut tespitler bulunmadığı, haklarında

ön inceleme yapılanların eylemleri ile maden kazasının meydana gelmesi arasında

doğrudan bir illiyet bağı kurulamadığı anlaşılmıştır.

Öte yandan, maden kazasıyla ilgili devam

eden yargılamada ocağın denetimlerinde usulsüzlükler bulunduğu yolunda delil,

bilgi ve belge elde edilmesi halinde sorumlular hakkında yeniden ön inceleme

yapılabileceği de açıktır.

Açıklanan nedenlerle ilgililere isnat

edilen eylemin, haklarında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı

anlaşıldığından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının soruşturma izni

verilmemesine ilişkin 7.9.2015 tarih ve İTK-04 sayılı kararına yapılan

itirazların reddine ... karar verildi.”

46. Birinci Daire tarafından verilen nihai karar

başvurucular Elif Yılmaz, Onur Yılmaz, Nagihan Yılmaz, Hacer Yılmaz, Katriye

Yılmaz, Abdulkadir Yılmaz, Gülşen Ejdar, Mefaret Akdağ, Yiğit Ahmet Akdağ,

Nurcan Akdağ ve Ahmet Akdağ vekiline 12/7/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

b. Enerji

Bakanlığı Görevlileriyle İlgili Süreç

47. Başsavcılık 30/9/2014 tarihinde, 5/9/2014 tarihli

bilirkişi raporuna istinaden olay tarihinden geriye doğru son iki yıl içinde

denetlemede görev almış olup da daha önce haklarında soruşturma izni verilen

kişiler dışında kalan ancak 2010 yılından sonra ilgili maden ocağına ilişkin

işletme projelerini inceleyen, denetleyen veya onay veren görevliler ile Maden

İşleri Genel Müdürü, TKİ Yönetim Kurulu Başkanı ve TKİ İşletme Dairesi Başkanı

hakkında Enerji Bakanlığından soruşturma izni istemiştir. Anılan yazıdan söz

konusu soruşturma izni verilmesine ilişkin kararın içeriği tespit

edilememiştir.

48. Enerji Bakanı 25/11/2014 tarihinde haklarında ön

inceleme yürütülen Maden İşleri Genel Müdürü, Maden İşleri Genel Müdür

Yardımcısı, iki daire başkanı, iki müdür, üç mühendis, on beş Maden Tetkik

Heyeti üyesi (bu üyelerden birinin vefat ettiği anlaşılmıştır) ve TKİ Yönetim

Kurulu Başkanı ile TKİ'de işletme daire başkanlığı görevini yürüten iki kişi

hakkında soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Bu karara Başsavcılık

Birinci Daire nezdinde itiraz etmiştir.

49. Birinci Daire 19/3/2015 tarihinde, meydana gelen

maden kazasının birden fazla bakanlığı ve kamu kurumunu ilgilendirmesi

nedeniyle şikâyet konusunun Teftiş Kurulunca incelenmesi gerektiğini belirtip

maden kazasının meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan tüm kamu kurumları ve

bakanlıklar ile illiyet bağı olan kamu görevlilerinin belirlenmesi, illiyet

bağı belirlenen kamu görevlilerinin ifadelerinin alınması, bu kişilerin olayın

meydana gelmesindeki sorumluluk ve kusurlarının ortaya konulması lüzumuna

işaret ederek soruşturma izni verilmemesine dair kararın

kaldırılmasına karar vermiştir. 4/12/2014 tarihli karar uyarınca Çalışma

Bakanlığı görevlileri hakkındaki ön incelemenin de Teftiş Kurulunca yapılması

gerektiğine değinilen anılan kararın ilgili kısmı şöyledir:

“...

5.9.2014tarihli bilirkişi raporunda,

anılan maden ocağını işleten işveren, vekilleri ve çalışanlar ile birlikte

maden ocağının sahibi Türkiye Kömür İşletmeleri A.Ş., Enerji ve Tabii Kaynaklar

Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığının ilgili görevlilerinin de denetim ve kontrol görevlerini yerine

getirmedikleri gerekçesi ile kazanın meydana gelmesinden sorumlu oldukları

(kusurlu bulundukları) yolunda tespitlerde bulunulduğu, anılan tespit üzerine

ilgili Bakanlıklarca sorumlular hakkında ön inceleme yapıldığı görülmekle

birlikte, meydana gelen maden kazasının birden fazla Bakanlığı ve kamu kurumunu

ilgilendirmesi ve olayın meydana gelmesiyle bu Bakanlıklarda ve kamu kurumunda

çalışanların illiyet bağlarının bulunduğunun belirlenmesi nedeniyle şikayet

konusunun Devlet teşkilatındaki bütün kamu kurum ve kuruluşlarında, teftiş,

denetim veya bu maksatla kurulmuş olan birimlerin görev, yetki ve sorumluluklarını

haiz olarak her türlü inceleme, araştırma, soruşturma ve teftiş yapma veya

yaptırmaya yetkili olan Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığınca incelenmesi

gerektiği anlaşıldığından, itirazın kabulüyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının

25.11.2014tarih ve 129sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının

kaldırılmasına, bu maden kazasının meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan tüm

kamu kurumları ve bakanlıklar ile illiyet bağı olan kamu görevlilerinin

belirlenmesi, illiyet bağı belirlenen kamu görevlilerinin ifadelerinin

alınması, bu kişilerin olayın meydana gelmesindeki sorumluluk ve kusurlarının

ortaya konulması, gerekirse kazayla ilgili olarak tekrar bir bilirkişi

incelemesi yaptırılması, Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan bilirkişi

incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile yapılacak inceleme sonucu

elde edilecek bilgi ve belgelere göre ilgili kamu görevlileri hakkında

soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi şeklinde öneri getirilmek suretiyle

ön inceleme raporu düzenlenmesi, düzenlenen ön inceleme raporunun

sorumlulukları tespit edilen kamu görevlileri hakkında karar vermeye yetkili

mercilere gönderilmesi, yetkili merciler tarafından ilgili kamu görevlileri

hakkında soruşturma izni verilmesi veya verilmemesine ilişkin bir karar

verilmesi... Diğer taraftan şikayet konusu eylem nedeniyle Çalışma ve

Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkında yapılan ön inceleme sonucunda

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının soruşturma izni verilmemesine ilişkin

26.8.2014 tarih ve İTK- 04 sayılı kararının verildiği, bu karara yapılan

itirazların Dairemizin 4.12.2014 tarih ve E:2014/1726, K:2014/1762 sayılı

kararıyla kabul edildiği ve söz konusu kararın kaldırıldığı, ön incelemede

tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığına iade edildiği bilinmekle birlikte, yukarıda açıklanan

gerekçeler doğrultusunda anılan kararımız üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı görevlileri hakkında gerekli ön incelemenin de Başbakanlık Teftiş

Kurulu Başkanlığınca yapılması gerektiği, açıklanan nedenle bu kararımızın bir

örneğinin de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, kararın

bir örneğinin de itiraz edene gönderilmesine 19.3.2015tarihinde oybirliğiyle

karar verildi.”

50. Yukarıda anılan Teftiş Kurulu raporuna (bkz. § 43)

istinaden Enerji Bakanı, 18/8/2015 tarihinde 5/9/2014 tarihli bilirkişi

raporunda eksiklikler bulunması ve kırk beşgünlük ön inceleme süresinde yeni

bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasının mümkün olmaması sebebiyle kazanın asıl

oluş nedeni ile bu nedenin ortaya çıkmasında sorumluluğu bulunanlar hakkında

yeterli delil ve emareye ulaşılamadığı gerekçesiyle Çalışma Bakanlığı

çalışanları da dâhil haklarında ön inceleme yapılan tüm kamu görevlileri

hakkında soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı

bu karara itiraz etmiştir.

51. Birinci Daire 10/12/2015 tarihli ve E.2015/1448,

K.2015/1722 sayılı kararla;

i. Çalışma Bakanlığı çalışanları hakkında verilen kararın

yetkisizlik nedeniyle kaldırılmasına,

ii. TKİ İşletme Dairesi başkanları hakkında verilen

kararın anılan görevlilerin genel soruşturma hükümlerine tabi olmaları

sebebiyle kaldırılmasına,

iii. Eyleminin ocağın işletilmesiyle ilgili ihale

süreciyle sınırlı olması ve ocakta kaza ve ölüm olayları meydana gelmesiyle

eylemi arasında doğrudan illiyet bağının bulunmaması nedeniyle TKİ Yönetim

Kurulu Başkanı yönünden soruşturma izni verilmemesine dair karara yapılan

itirazın reddine,

iv. Enerji Bakanlığı'nın diğer çalışanları hakkında

verilen kararın ise eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasına

karar vermiştir. Bahse konu kararın ilgili kısmı

şöyledir:

“...

...Başbakanlık Teftiş Kurulu

Başkanlığınca yaptırılan ön incelemede, konu hakkında ilgili Bakanlıklarca

yaptırılan ön incelemeler sonucunda düzenlenen raporlar, Soma Cumhuriyet

Başsavcılığına sunulan 5.9.2014 tarihli bilirkişi raporu ile ilgililerin

ifadeleri yeterli görülerek inceleme yapıldığı, ön inceleme süresinin

kısıtlılığı gerekçe gösterilerek Dairemiz kararında belirtildiği şekilde bir

bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı ve bilirkişi raporu temin edilmediği, bu

eksiklikle düzenlenen ön inceleme raporu dayanak alınarak da soruşturma izni

verilmemesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının 18.8.2015tarih ve

84sayılı kararının verildiği görülmüştür.

Oysa, 4483 sayılı Kanunun 7 nci

maddesindeki, yetkili mercinin en geç kırk beş gün içerisinde ilgili memur veya

diğer kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi

konusunda bir karar vermek zorunda olduğu yolundaki hükmün, ön inceleme konusu

eylemin niteliği, kapsamı, özelliği dikkate alınmadan her ön incelemede mutlak

uyulması gereken bir süreyi ifade ettiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı, zira

ön inceleme konusu eylemin teknik özellikler içermesi, niteliği, kapsamı,

eylemin aydınlatılması için gerek görülen bilirkişi incelemesinde geçecek süre

gibi zorunlu sebeplerle bu sürenin aşılabileceği, bu durumların varlığı halinde

kırk beş günlük sürenin aşılmasının, ön incelemenin sıhhatini etkilemeyeceği

açıktır.

Açıklanan

nedenlerle, itirazın kabulüyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının 18.8.2015

tarih ve 84sayılı kararının; ... için soruşturma izni verilmemesine ilişkin

kısmının kaldırılmasına, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığınca Enerji ve

Tabii Kaynaklar Bakanlığında görevli ilgililer hakkında yeniden bir ön

incelemesi yaptırılması ve bu ön incelemede Dairemizin 19.3.2015 tarih ve

E:2015/75, K:2015/420 sayılı kararında belirtilen bilirkişi raporunun temin

edilmesi, bu amaçla konusunda uzman, tarafsız ve bağımsız en az üç teknik kişiden

oluşturulacak bilirkişi heyetinden, olayla ilgili bütün bilgi ve belgeler

gönderilmek ve bu belgeler üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle maden

kazasının meydana gelmesinin ve işçilerin ölüm nedenlerini açıklayan,

Bakanlıkta görevli ilgililerin bu kazanın meydana gelmesinde ve ölüm

olaylarında illiyet bağları bulunup bulunmadığı, kusur ve sorumlulukları olup

olmadığı hususlarını tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya koyan, Soma

Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 5.9.2014 tarihli bilirkişi raporundaki Enerji

ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı personeline kusur atfeden tespit ve

değerlendirmelerle ilgili açıklamalar içeren bir rapor alınması, bu rapor ile

elde edilecek diğer bilgi ve belgelere göre yeniden bir ön inceleme raporu

düzenlenmesi, bu ön inceleme raporunun ilgililer hakkında karar vermeye yetkili

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına gönderilmesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar

Bakanı tarafından da ilgililer hakkında soruşturma izni verilmesi veya

verilmemesine ilişkin yeni bir karar verilmesi[ne] ... karar verildi.”

52. Anılan karar üzerine Enerji Bakanlığı ön inceleme

yapılması için dosyayı Teftiş Kuruluna göndermiştir.

53. Teftiş Kurulu Birinci Daire kararının gereğinin

Enerji Bakanlığınca yerine getirilmesi gerektiği gerekçesiyle ön inceleme dosyasını

iade etmiştir.

54. Enerji Bakanı 28/12/2016 tarihinde o zamana kadar

soruşturma izni talebiyle ilgili süreçlerden söz edip Birinci Daire kararıyla

kaldırılan 25/11/2014 tarihli soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın

dayanağı olan ön inceleme raporundaki tespitleri gözönünde bulundurarak

haklarında ön inceleme yürütülen Maden İşleri Genel Müdürü, Maden İşleri Genel

Müdür Yardımcısı, iki daire başkanı, iki şube müdürü, üç mühendis ve on dört

Maden Tetkik Heyeti üyesi hakkında soruşturma izni verilmemesine karar

vermiştir. Başsavcılık, Ceza Mahkemesince alınan 15/8/2016 tarihli bilirkişi

raporundaki tespitlere de değinerek anılan karara itiraz etmiştir.

55. Birinci Daire 15/6/2017 tarihinde soruşturma izni

verilmemesine dair kararın kaldırılmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı

şöyledir:

“...

...Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının

28.12.2016 tarih ve 67 sayılı kararıyla ilgililer için soruşturma izni

verilmemesine karar verildiği, söz konusu yetkili merci kararının, Dairemiz

kararlarında sorulan hususları aydınlatan bilirkişi raporu alınmadan ve yeniden

bir ön inceleme raporu düzenlenmeden, Dairemizin 19.3.2015 tarih ve E:2015/75,

K:2015/420 sayılı kararıyla kaldırılan Bakanın 25.11.2014 tarih ve 129 sayılı

soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının dayanağı 25.11.2014 tarih ve

193 sayılı ön inceleme raporundaki tespitler göz önünde bulundurularak

verildiği anlaşılmıştır.

Ancak, söz konusu Daire kararlarımızın

gereği yerine getirilerek Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığınca Enerji ve Tabii

Kaynaklar Bakanlığında görevli ilgililer hakkında yeniden bir ön incelemesi

yaptırılması ve bu ön incelemede Dairemiz kararlarında sorulan hususları

aydınlatan bilirkişi raporu temin edilmesi, bu amaçla konusunda uzman, tarafsız

ve bağımsız en az üç teknik kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, olayla

ilgili bütün bilgi ve belgeler gönderilmek ve bu belgeler üzerinde inceleme

yaptırılmak suretiyle maden kazasının meydana gelmesinin ve işçilerin ölüm

nedenlerini açıklayan, Bakanlıkta görevli ilgililerin bu kazanın meydana

gelmesinde ve ölüm olaylarında illiyet bağları bulunup bulunmadığı, kusur ve

sorumlulukları olup olmadığı hususlarını tereddüde yer vermeyecek şekilde

ortaya koyan, Soma Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 5.9.2014 tarihli bilirkişi

raporundaki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı personeline kusur atfeden

tespit ve değerlendirmelerle ilgili açıklamalar içeren bir rapor alınması,

ayrıca maden kazasıyla ilgili olarak devam eden ceza yargılamasında Mahkeme

tarafından temin edilen bilirkişi raporları mevcut ise bu raporların da elde

edilerek değerlendirilmesi, bu rapor ile elde edilecek diğer bilgi ve belgelere

göre yeniden bir ön inceleme raporu düzenlenmesi, bu ön inceleme raporunun

ilgililer hakkında karar vermeye yetkili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına

gönderilmesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından da ilgililer hakkında

soruşturma izni verilmesi veya verilmemesine ilişkin yeni bir karar verilmesi

gerekmektedir.

...”

56. Birinci Daire tarafından verilen karar üzerine

yürütülen ön incelemede bir maden yüksek mühendisi, bir elektrik yüksek

mühendisi ve bir maden mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden

rapor alınmıştır.

57. Enerji Bakanı 31/7/2019 tarihinde haklarında ön

inceleme yürütülen TKİ ya da MİGEM'de görev yapan toplam otuz kişi hakkında

soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Sözü edilen kararda, öz

itibarıyla, Başsavcılıkça alınan bilirkişi raporunun olayın meydana geldiği

ocağın genel mevzuat açısından eksiklikleri hakkında düzenlendiği, olayın nasıl

meydana geldiği, nedeni ve seyri konusunda bilimsel ve birbiri ile çelişmeyen

herhangi bir tespit içermediği, MİGEM'in yılda bir kez kendi mevzuatı açısından

eksikliklerin tespiti ve giderilmesi yönünden denetim yaptığı, sürekli hareket

hâlinde dinamik bir yapıya sahip olan yer altı ocağında iş sağlığı ve güvenliği

için ocak verilerinin güncel ve daha sık periyotlarla değerlendirilmesi

gerektiği ve S... A.Ş.nin istihdam ettiği teknik personelin ocağın zehirli

gazlardan etkilenebileceği hususunu gözeterek öncelikle üretime ara verip ocak

çalışanlarını tahliye etmesi, daha sonra da yangının havayla temasının

kesilmesi için müdahalede bulunması gerektiği ifade edilmiştir.

58. Soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara

Başsavcılıkça 11/9/2019 tarihinde itiraz edilmiş olup itiraz hakkında henüz bir

karar verilmemiştir.

B. Disiplin

Soruşturmasıyla İlgili Süreç

59. Çalışma Bakanlığı, başvuruya konu olay nedeniyle

sadece olayın meydana geldiği maden ocağındaki en son denetimi gerçekleştiren

İş Başmüfettişi E.G. ile İş Müfettiş Yardımcısı E.B. hakkında disiplin

soruşturması yürütmüştür.

60. Çalışma Bakanlığı Disiplin Kurulu, verilen görev ve

emirleri kasten yapmama disiplin suçunu işlediği gerekçesiyle E.G.nin kademe

ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasına, ancak adı geçen 1.

derecenin 4. kademesinde olduğundan cezanın brüt aylıktan 1/4 oranında kesinti

yapılmak suretiyle yapılmasına karar vermiştir.

61. Çalışma Bakanı, kasıtlı olarak verilen emir ve

görevleri tam ve zamanında yapmama, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul

ve esasları yerine getirmeme disiplin suçunu işlediği gerekçesiyle E.B.nin

aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. E.B.nin söz konusu

karara yaptığı itiraz Disiplin Kurulu tarafından reddedilmiştir.

62. Çalışma Bakanlığının Ceza Mahkemesine yazdığı

11/2/2016 tarihli yazıdan bahse konu disiplin cezalarına karşı idari yargıda

dava açıldığı anlaşılmış, ancak anılan disiplin cezalarının kesinleşip

kesinleşmediği belirlenememiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

63. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun “Kamu davasını açma görevi” kenar başlıklı 170. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Soruşturma evresi sonunda toplanan

deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet

savcısı, bir iddianame düzenler. ”

64. 5271 sayılı Kanun'un “Kovuşturmaya yer olmadığına

dair karar” kenar başlıklı 172. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma

evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil

elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya

yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi

alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı,

süresi ve mercii gösterilir.

(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.;

Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni

delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar

verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.”

65. 5271 sayılı Kanun'un “Cumhuriyet savcısının

kararına itiraz” kenar başlıklı 173. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya

yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş

gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev

yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz

edebilir.

...

(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.;

Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden

dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası

uygulanır.”

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

66. Mahkemenin 16/1/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

67. Başvurucular Leyla Karaçoban ve Ayşegül Demir,

bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılayacak gelirleri olmadığını beyan

ederek adli yardım talebinde bulunmuştur.

68. Öte yandan başvurucu Leyla Karaçoban, başvuru

harcının ödendiğine ilişkin makbuzun veya adli yardım talep ediliyorsa talebe

dayanak oluşturan belgelerin gönderilmesi hususunda kendisine yapılan eksiklik

bildirimi üzerine adli yardım talebine esas belgeleri göndermiş, başvuru

harcını da ödemiştir. Başvuru harcının ödenmesi ve bireysel başvuru kapsamında

başkaca bir yargılama gideri bulunmaması nedeniyle başvurucu Leyla Karaçoban'ın

adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

69. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden

yoksun olduğu anlaşılan başvurucu Ayşegül Demir'in açıkça dayanaktan yoksun

olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Yaşam

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

a. Başvurucu

Leyla Karaçoban Yönünden

70. Başsavcılıkça alınan bilirkişi raporundaki

tespitlerden yola çıkan başvurucu Leyla Karaçoban, A.G. de dâhil olmak üzere

2010 yılından itibaren S... A.Ş.de Yönetim Kurulu başkanlığı veya üyeliği

yapmış kişilerin, ELİ kontrol başmühendisi ile kontrol mühendislerinin, ELİ

Müdür Yardımcıları A.U., İ.C. ve M.Y. ile ELİ Yeraltı Kontrol Şube Müdürü

M.V.nin, TKİ'nin, MİGEM'in ve Çalışma Bakanlığı iş müfettişlerinin de olaydan

cezai yönden sorumlu olduğunu ancak söz konusu kişilerin ifadelerine dahi

başvurulmadan kovuşturmasızlık kararı verildiğini, sorumluların belirlenmesi

konusunda zaafgösterildiğini ve etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğini

belirterek yaşam, adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

71. Bakanlık görüşünde evvela başvuruya konu olay hakkında

genel hükümlere göre yürütülen ceza soruşturmasına ilişkin süreç ile başvurucu

tarafından TKİ, S... A.Ş. ve S... H... A.Ş. aleyhine Soma İş Mahkemesi nezdinde

açılan ve başvurucu lehine 205.979,79 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminata

hükmedilmesi ile sonuçlanan davayla ilgili sürecin henüz kesin hükümle nihayete

ermediği belirtilip Anayasa Mahkemesinin bazı kararlarına da değinilerek

bireysel başvuru yapılmadan önce hukuk sisteminde mevcut başvuru yollarının

tüketilmediği iddia edilmiştir. Bakanlık görüşünde ayrıca yaşam hakkının

devlete yüklediği pozitif yükümlülüklerle ilgili ilkeler Anayasa Mahkemesinin

dikkatine sunularak başvuruya konu maden ocağına yönelik alınan tedbirler ve

yaptırımlar ile gözetim ve denetim faaliyetleri hakkında Enerji Bakanlığından

görüş alınmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

72. Bakanlık görüşüne karşı beyanında öncelikle önceki

iddialarını yineleyen başvurucu; özetle kovuşturmasızlık kararına yaptığı

itirazın reddedilmesi nedeniyle başvuru yollarını tükettiğini, kamu görevlileri

de dâhil olmak üzere bilirkişi raporuyla kusurlu oldukları tespit edilen bazı

kişiler hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğini ve kamu

görevlileri hakkında soruşturma izni istenmesiyle ilgili sürecin henüz

tamamlanmamış olmasının bir cezasızlık durumu olduğunu öne sürmüştür.

b. İkinci ve

Üçüncü Başvurunun Sahipleri Yönünden

73. Başvurucular, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin

(AİHM) yaşam hakkının koruma yükümlülüğüne ilişkin maddi boyutu ile etkili

soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu konusunda benimsediği ilkelerden

söz ederek S... A.Ş. ve ELİ yetkilileri hakkında hiçbir işlem yapılmadığını ve

Başsavcılıkça alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlere rağmen S... A.Ş.nin

önceki Yönetim Kurulu Başkanı A.G. ve ELİ Müdür Yardımcısı A.U. gibi yetkililer

hakkında kovuşturmasızlık kararı verildiğini ve bundan dolayıhaklarında

kovuşturmasızlık kararı verilen kişilerin sorumluluklarının artık tespit

edilemeyeceğini belirterek yaşam ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini

iddia etmişlerdir.

74. Bakanlık görüşünde Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in bazı

kararlarına yer verilip başvuruya konu edilen ve genel soruşturma hükümlerine

tabi olarak yürütülen ceza soruşturmasına ilişkin sürece de kısaca değinilerek;

i. Başvurucular Abdülkadir Yılmaz, Gülşen Ejdar, Hacer

Yılmaz, Katriye Yılmaz, Nagihan Yılmaz, Onur Yılmaz ve Nurcan Akdağ'ın

soruşturma sürecinekatılmadıkları,

ii. Başvuruculara başvuruya konu olay nedeniyle tazminat

ödenip ödenmediğinin ve dolayısıyla mağdur sıfatlarının bulunup bulunmadığının

tespiti için ilgili kurumlardan konuya ilişkin bilgi ve belgelerin temin

edilmesi gerektiği,

iii. Başvurucuların sorumlular hakkında hukuk ya da idare

mahkemelerinde tazminat davası açabilecekleri,

iv. Soruşturma sürecinin henüz tamamlanmadığı zira Ceza

Mahkemesince yapılan yargılamanın nihayete ermediği,

v. Başvuru formunda başvurucuların ölen yakınlarının kim

olduğuna, yakınlık derecelerine ve yaşam hakkının ne şekilde ihlal edildiğine

ilişkin somut bilgi vermedikleri

belirtilmiştir.

75. Başvurucular Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında;

soruşturma sürecine katıldıklarını, ceza soruşturmasının eksik yürütüldüğünü,

bireysel başvuruda bulunmalarının ve ihlalin Ceza Hâkimliğinin kovuşturmasızlık

kararına yaptıkları itirazı reddetmesinden kaynaklanması nedeniyle kendilerine

tazminat ödenip ödenmediğinin, tazminat davası açıp açmadıklarının ya da Ceza

Mahkemesince yapılan yargılamaya ilişkin sürecin devam ediyor olmasının

başvurunun incelenmesine engel teşkil etmediğini, etkili soruşturma yükümlülüğünün

ihlal edildiğini, ölen yakınları ile yakınlıkları konusunda başvuru formunda

açıklama yaptıklarını ve Bakanlık görüşünde yer alan ve başvuru yollarının

tüketilmediği iddiasına dayanak teşkil eden Anayasa Mahkemesi kararınınkonuyla

ilgili olmadığını iddia etmişlerdir.

c. Başvurucu

Ayşegül Demir Yönünden

76. Bazı akademisyenler ile tüzel kişilerin başvuruya

konu edilen olayın nedeni ve sorumluları hakkında yazdıkları raporlar ve

yaptıkları açıklamalar ile Başsavcılıkça alınan bilirkişi raporunda yer alan

tespitlere dayanan başvurucu, olayın ELİ Müessese Müdürü ve yardımcıları ile

yeraltı kontrol şube müdürü gibi şüpheliler hakkında kovuşturmasızlık kararı

verilmiş olmasının delillerin yeterince değerlendirilmediğinin ve etkisiz bir

soruşturma yapıldığının göstergesi olduğunu, haklarında suç duyurusunda

bulunduğu bazı kişiler hakkında Başsavcılık tarafından herhangi bir karar

verilmediğini, olayın yaşandığı maden ocağını denetleyen müfettişler hakkında

soruşturma izni verilmemesinin etkili soruşturma yapılmasına engel teşkil

ettiğini, olayın meydana gelmesinde ELİ Müessese Müdürü ile yardımcılarının,

yeraltı kontrol şube müdürü ileyardımcısının, maden ocağını denetleyen

müfettişlerin, ELİ kontrol başmühendisleri ile mühendislerinin, S... A.Ş.nin maden

ocağını işletmeye başladığı tarihten sonraki Yönetim Kurulu başkanları ve

Yönetim Kurulu üyeleri ile hissedarlarının, S... A.Ş. Genel Müdürü ile işletme

müdürü ve yardımcılarının, TKİ'nin ve MİGEM'in de kusurlarının bulunduğunu,

buna rağmen şüphelilerin ifadeleri alınmadan kovuşturmasızlık kararı

verildiğini belirterek yaşam, adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. İddiaların

Vasıflandırılması ve İncelemenin Kapsamı Yönünden

77. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucuların iddialarının özü, yakınlarının ölümleriyle sonuçlanan

olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkisizliğine ilişkin olduğundan

mevcut başvuruda ileri sürülen bütün iddialar Anayasa'nın 17. maddesinde

güvence altına alınan yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin

usul boyutu kapsamında incelenmiştir.

78. Anayasa'nın iddiaların değerlendirilmesinde dayanak

alınacak 17. ve 5. maddelerinin ilgili kısımları şöyledir:

“Kişinin

dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı

Madde 17 - Herkes, yaşama … hakkına

sahiptir.

…''

''Devletin temel amaç ve görevleri

Madde 5 - Devletin temel amaç ve

görevleri … kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet

ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal

engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli

şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

79. Başvurucular Leyla Karaçoban ve Ayşegül Demir'in,

haklarında kovuşturmasızlık kararı verilen bir kısım şüpheli yanında soruşturma

yapılması izne bağlı bazı kamu görevlilerinin de olaydan sorumlu olduğunu iddia

ettiği, ayrıca başvurucu Leyla Karaçoban'ın soruşturma izni istenmesiyle ilgili

sürecin tamamlanmamış olmasının bir cezasızlık nedeni olduğunu öne sürdüğü

görülmüştür.

80. Başsavcılığın daha soruşturmanın başında ELİ

çalışanları dışında kalan ve haklarında soruşturma yapılması izne bağlı olan

kamu görevlileriyle ilgili soruşturmayı genel soruşturmadan ayırdığı, sözü

edilen soruşturma süreciyle ilgili şikâyetlerin ayrıca dile getirilmesinin

mümkün olduğu (nitekim ikinci ve üçüncü başvuruyu yapan kişiler iş sağlığı ve

güvenliği genel müdürü ile iş başmüfettişleri ve müfettişleri hakkında

soruşturma izni verilmemesine kararına yaptıkları itirazın reddedilmesi üzerine

2016/13649 sayılı bireysel başvuruyu yapmışlardır) ve özellikle başvurucuların

Başsavcılıkça verilen kovuşturmasızlık kararı üzerine bireysel başvuru

yaptıkları dikkate alınarak mevcut başvurunun kovuşturmasızlık kararıyla

sınırlı olarak incelenmesinin gerekli ve yeterli olduğu değerlendirilmiştir.

b. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

81. Yaşam hakkını güvence altına alan Anayasa'nın 17.

maddesi, devletin temel amaç ve görevlerinden birinin de insanın maddî ve

manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğunu

belirten Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete

birtakım negatif ve pozitif yükümlülükler yükler (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 50).

82. Yetki alanında bulunan hiçbir bireyin yaşamına

kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermemesi hususunda negatif yükümlülüğü

bulunan devletin -pozitif yükümlülükler kapsamında- yetki alanında bulunan tüm

bireylerin yaşam hakkını kamu görevlilerinin, diğer bireylerin ve hatta kişinin

kendi eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma ödevi de vardır. Bu

koruma ödevi bağlamında devlet, öncelikle yaşam hakkına yönelen tehdit ve

risklere karşı caydırıcı ve koruyucu yasal düzenlemeler yapmalı ve bununla da

yetinmeyerek gerekli idari tedbirleri almalıdır (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 51; İpek Deniz ve diğerleri, B. No: 2013/1595,

21/4/2016, § 149).

83. Bunun yanında pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin

yaşam hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi

uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını

sağlayacak etkili bir yargısal sistem kurma yükümlülüğü de

bulunmaktadır. Bu yükümlülük -kamusal olsun veya olmasın- yaşam hakkının

tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri,§ 52).

84. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif

yükümlülüklerinin bir de usule ilişkin yönü bulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü,

doğal olmayan her ölüm olayının tüm yönleriyle ortaya konulmasına, sorumlu

kişilerin belirlenmesine ve gerektiğinde bu kişilerin cezalandırılmasına imkân

tanıyan bağımsız bir soruşturma yürütülmesini gerektirir (Serpil Kerimoğlu

ve diğerleri, § 54; Sadık Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841,

23/1/2014, § 94).

85. Usul yükümlülüğünün bir olayda gerektirdiği

soruşturma türünün yaşam hakkının esasına ilişkin yükümlülüklerin cezai bir

yaptırım gerektirip gerektirmediğine bağlı olarak tespiti gerekmektedir. Kasten

ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olaylarında

Anayasa'nın 17. maddesi gereğince devletin sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına

imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütme yükümlülüğü

bulunmaktadır. Bu tür olaylarda, yürütülen idari ve hukuki soruşturmalar ve

davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi yaşam hakkı ihlalini gidermek ve

mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 55).

86. Bununla birlikte Anayasa'nın 17. maddesi

başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma

hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi

de yüklemez (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 56).

87. Yaşam hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmeyen

durumlarda etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük

her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki,

idari, hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

88. Bununla beraber kamu makamlarının muhakeme hatasını

veya dikkatsizliği aşan kusurlarının bulunduğu, yani olası sonuçların farkında

olmalarına rağmen kendilerine verilen yetkiler kapsamında tehlikeli bir

faaliyet nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli

önlemleri almadığı durumlarda ilgililer diğer hukuk yollarına başvurmuş olsalar

dahi bireylerin hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine

hiçbir suçlamada bulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması yaşama

hakkının ihlaline neden olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 60).

89. Anayasa Mahkemesi, maden kazası sonucu meydana gelen

ve başvurucuların yakınlarının ölümüyle sonuçlanan bir olay hakkında yürütülen

ceza soruşturması kapsamında alınan bilirkişi raporlarında kusur izafe edilen

bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi, bazı şüpheliler

hakkında ise kovuşturmasızlık kararı verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal

edildiğine yönelik iddiaları incelediği Naziker Onbaşı ve diğerleri (B.

No: 2014/18224, 9/5/2018) başvurusunda kömür madeni işletmeciliğinin bu işte

çalışanlar başta olmak üzere kişilerin yaşamı ve vücut bütünlüğü bakımından

birtakım riskler içermesi nedeniyle tehlikeli bir faaliyet olduğu, bu sebeple

devletin yaşamı koruma yükümlülüğü kapsamında anılan işletmecilik sırasında

kişilerin yaşamı ve vücut bütünlüğünün korunması, ayrıca ölüm ve yaralanma

olaylarının önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasında zorunluluk

bulunduğu sonucuna varıp önceki yıllarda meydana gelen benzer olaylarda birçok

kişinin yaşamını yitirdiğini, kazanın gerçekleştiği alanda ani degaj (ani gaz

boşalması) tehlikesinin olduğunun bilindiğini ve bilirkişi raporlarına göre var

olan bu riske karşı önlem alınmasının mümkün olduğunu dikkate alarak etkili

yargısal sistem kurma yükümlülüğünün anılan olay yönünden etkili bir ceza

soruşturması yürütülmesini gerektirdiğini değerlendirmiştir.

90. Mevcut başvuruya konu edilen soruşturma kapsamında

alınan bilirkişi raporunda -Naziker Onbaşı ve diğerleri başvurusuna konu

soruşturmada alınan bilirkişi raporundaki tespitlere benzer şekilde- olayın

nasıl meydana geldiği teknik yönden açıklandıktan sonra 2006 yılında kömür

üretme ve teslim işini üstlenen şirketin 7/10/2009 tarihinde TKİ'ye yaptığı

sözleşme devri ile ilgili başvurusunda üretim çalışmaları sırasında oluşan

yangınlardan dolayı üretim yapılamamasını ve yüksek su gelirini gerekçe

gösterip ileride telafisi mümkün olmayacak problemlerle karşılaşılacağına

değinerek işi devretmek istediği nazara alınıp maden sahasının yüksek yangın

riski taşıdığının TKİ ve kömür üretim işini devralan S... A.Ş. tarafından

bilindiği tespitinde bulunulmuştur. Bu nedenle anılan karardaki

değerlendirmeler mevcut başvuru için de aynen geçerli olup etkili yargısal

sistem kurma yükümlüğü somut olayda ceza soruşturması yürütülmesini

gerektirmektedir.Dolayısıyla hukuk ve/veya idare mahkemelerinde açtıkları ya da

açacakları tazminat davaları ile ilgili süreçleri tamamlamadan başvuru yapan

başvurucuların başvuru yollarını tüketmedikleri söylenemez.

91. Ancak bir ceza soruşturması veya yargılaması

sürecinde kovuşturmaya yer olmadığı, beraat, mahkûmiyet veya hükmün

açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla farklı zamanlarda neticelenmiş

aşamalar bulunması durumunda anılan aşamaların tek bir olay için farklı

kişilerin sorumluluklarına yönelik olduğu gözetildiğinde soruşturmaların bir

bütün olarak değerlendirilmesi gerekebileceğinden (S.D., B. No:

2013/3017, 16/12/2015, § 69), aynı olaya ilişkin sorumluluğu bulunduğu iddia

edilen birden fazla kişi hakkında yürütülen adli süreçlerin bir kısmı devam

ederken bir kısım şüpheli/sanık bakımından sürecin sona ermesi üzerine yapılan

bireysel başvurularda, somut olayın ve tüm adli sürecin bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerekliliği üzerinden başvuru yollarının tüketilmediği

sonucuna ulaşılmıştır (Bilal Turan ve diğerleri (3), B. No: 2013/7418,

31/3/2016, § 72; Bülent Kurt, B. No: 2013/7408, 20/1/2016, § 40; Gülcan

Keleş ve diğerleri, §§ 30, 31).

92. Somut başvuruda ölüm olayına ilişkin olarak bazı

şüpheliler hakkında düzenleneniddianamenin kabulüyle başlayan yargılama süreci

devam etmekte olup bu davada yapılan araştırma sonucunda olayda sorumlulukları

bulunan kişiler tespit edilerek haklarında kamu davasının açılmasının

sağlanması her zaman mümkündür. Bu kapsamda haklarında kovuşturmaya yer

olmadığına karar verilen kişilerin de sorumluluklarının tespit edilmesi hâlinde

kamu davası açılması önünde bir engel bulunmamaktadır (aynı

yöndekideğerlendirmeler için bkz. Naziker Onbaşı ve diğerleri, § 42; Barış

Sarıtaş ve diğerleri, B. No: 2015/161, 11/6/2018, § 21). Nitekim

kovuşturmasızlık kararından sonraki süreçte daimi nezaretçiler M.E., Hi.A. ve

H.A. ile Ceza Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda kusurlu oldukları

belirtilen A.G., M.Y., Mu.B. ve H.E. hakkında kamu davası açılmıştır (bkz. §§

28, 29, 31, 34). Bu durumda, kanunda öngörülen yargısal başvuru yollarının

bireysel başvuru yapılmadan önce tüketildiğinin kabulü mümkün değildir.

93. Açıklanan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal

edildiği iddiasının, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucu Leyla Karaçoban'ın adli yardım talebinin

REDDİNE,

2. Başvurucu Ayşegül Demir'in adli yardım talebinin

KABULÜNE,

B. Yaşam hakkının usul boyunun ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA,

D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucu Ayşegül Demir'in yargılama

giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 16/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

EK 1

BAŞVURUCULAR İLE ÖLEN YAKINLARI ARASINDAKİ YAKINLIĞI

GÖSTERİR LİSTE

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Murat İlter DEVECİ

Başvurucular

:

1. Abdülkadir YILMAZ

2. Ahmet AKDAĞ

3. Elif YILMAZ

4. Gülşen EJDAR

5. Hacer YILMAZ

6. Katriye YILMAZ

7. Mefaret AKDAĞ

8. Nagihan BABACAN

9. Nurcan AKDAĞ

10. Onur YILMAZ

11. Yiğit Ahmet AKDAĞ

Vekili

:

Av. Murat Kemal GÜNDÜZ

12. Ayşegül DEMİR

Vekili

:

Av. Dilek GÜZEL

13. Leyla KARAÇOBAN

Vekili

:

Av. Arzu DEMİRCİ

EK 2

HAKLARINDA KAMU DAVASI AÇILAN KİŞİLER İLE

BU KİŞİLERİN YAPTIĞI GÖREVLER

Başvurucu Leyla Karaçoban

M.K.nin eşi

Başvurucu Abdülkadir Yılmaz

İ.Y.nin babası

Başvurucu Elif Yılmaz

İ.Y.nin eşi

Başvurucu Gülşen Ejdar

İ.Y.nin kardeşi

Başvurucu Hacer Yılmaz

İ.Y.nin kızı

Başvurucu Katriye Yılmaz

İ.Y.nin annesi

Başvurucu Nagihan Yılmaz

İ.Y.nin kızı

Başvurucu Onur Yılmaz

İ.Y.nin oğlu

Başvurucu Ahmet Akdağ

S.A.nın babası

Başvurucu Yiğit Ahmet Akdağ

S.A.nın oğlu

Başvurucu Mefaret Akdağ

S.A.nın eşi

Başvurucu Nurcan Akdağ

S.A.nın annesi

Başvurucu Ayşegül Demir

A.D.nin eşi

1

C.G.

S... A.Ş.nin yönetim kurulu

başkanı, işveren

2

R.D.

S... A.Ş.nin işletme genel

müdürü, işveren vekili

3

A.Ç.

S... A.Ş.nin işletme müdürü,

işveren vekili

4

İ.A.

S... A.Ş.nin işletme müdür

yardımcısı, işveren vekili

5

E.E.

S... A.Ş.de teknik nezaretçi

6

M.A.G.Ç.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu üç vardiya amiri

7

H.K.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu vardiya amiri

8

Y.K.

S... A.Ş.de iş

güvenliğinden sorumlu vardiya amiri

9

F.Ü.A.

S... A.Ş.de havalandırma

mühendisi

10

H.Y.

S... A.Ş.de hazırlık üç

vardiya amiri

11

E.Y.

S... A.Ş.de iş

güvenliğinden sorumlu vardiya mühendisi

12

Y.E.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu vardiya mühendisi

13

H.G.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu vardiya mühendisi

14

C.D.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu vardiya mühendisi

15

N.K.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu vardiya mühendisi

16

E.C.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu vardiya mühendisi

17

S.K.

S... A.Ş.de patlatma

mühendisi

18

S.G.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu vardiya teknikeri

19

Ü.Ş.

S... A.Ş.de elektrik

başmühendisi

20

N.N.

S... A.Ş.de mekanize

ayak üç vardiya amiri

21

H.A.

S... A.Ş.de mekanize ayak üç

vardiya amiri

22

H.S.

S... A.Ş.de klasik

ayak üç vardiya amiri

23

S.D.

S... A.Ş.de iş güvenliğinden

sorumlu vardiya teknikeri

24

S.A.D.

S... A.Ş.de klasik ayak

vardiya mühendisi

25

U.K.

S... A.Ş.de iş

güvenliğinden sorumlu vardiya teknikeri

26

Se.G.

S... A.Ş.de iş

güvenliğinden sorumlu vardiya teknikeri

27

M.U.

S... A.Ş.de iş

güvenliğinden sorumlu vardiya teknikeri

28

Ö.D.

S... A.Ş.de klasik ayak vardiya

mühendisi

29

F.P.

S... A.Ş.de klasik

ayak vardiya mühendisi

30

M.A.

S... A.Ş.de klasik ayak vardiya

mühendisi

31

H.E.

S... A.Ş.de mekanize ayak vardiya

mühendisi

32

Hi.K.

S... A.Ş.de mekanize ayak vardiya

mühendisi

33

C.U.

S... A.Ş'de mekanize ayak vardiya

mühendisi

34

H.B.

S... A.Ş.de gaz izleme

personeli

35

O.E.

S... A.Ş.de gaz izleme

personeli

36

B.Ü.

S... A.Ş.de gaz izleme

personeli

37

O.S.

S... A.Ş.de gaz izleme

personeli

38

E.C.

S... A.Ş.de gaz izleme

personeli

39

A.O.

ELİ Eynez Yeraltı Sahası

Yeraltı Kontrol Şube Müdürlüğünde kontrol başmühendisi

40

B.K.

ELİ Eynez Yeraltı Sahası

Yeraltı Kontrol Şube Müdürlüğünde kontrol mühendisi

41

S.B.

ELİ Eynez Yeraltı Sahası

Yeraltı Kontrol Şube Müdürlüğünde kontrol mühendisi

42

N.U.

ELİ Eynez Yeraltı Sahası

Yeraltı Kontrol Şube Müdürlüğünde kontrol mühendisi

43

E.K.

ELİ Eynez Yeraltı Sahası

Yeraltı Kontrol Şube Müdürlüğünde kontrol başmühendisi

44

M.B.

ELİ Eynez Yeraltı Sahası

Yeraltı Kontrol Şube Müdürlüğünde kontrol mühendisi

45

Ser.G.

ELİ Eynez Yeraltı Sahası

Yeraltı Kontrol Şube Müdürlüğünde kontrol mühendisi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/1894, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Ceza
  10. B. Disiplin
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Adli Yardım
  16. B. Yaşam
  17. A. 1. Başvurucu Leyla Karaçoban'ın adli yardım talebinin
  18. B. Yaşam hakkının usul boyunun ihlal edildiğine ilişkin
  19. C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde
  20. D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  21. Ek 1
  22. Başvurucular İle Ölen Yakınları Arasındaki Yakınlığı
  23. Gösterir Liste
  24. M. Emin KUZ
  25. Ek 2
  26. Haklarında Kamu Davası Açılan Kişiler İle
  27. Bu Kişilerin Yaptığı Görevler
  28. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/1894
Tarih
16 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Mehmet Pekdemir Başvurusu (B. No: 2017/21348)
  • Ümmühani Yılmaz Başvurusu (B. No: 2016/5104)
  • Onurhan Çakmak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/6776)
  • Aziz Albak Başvurusu (B. No: 2015/19710)
  • E.a.k. Başvurusu (B. No: 2015/12263)
  • Kemal Salpagarov Başvurusu (B. No: 2016/12809)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.