KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Abdulkerim Tanış Ve Diğerleri Başvurusu
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2018
- Başvuru Numarası
- 2014/17621
Karar Metni
3.881 kelime·19 dk okuma·62 bölüm
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, alacağın yargılama sırasında değer kaybına
uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de
makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. 2014/17621, 2014/17622, 2014/17623, 2014/17624, 2014/17625,
2014/17626, 2014/17628, 2014/17630, 2014/17631 ve 2014/17634 numaralı bireysel
başvurular 10/11/2014 tarihinde; 2014/17697, 2014/17698, 2014/17699,
2014/17700, 2014/17701, 2014/17702, 2014/17703, 2014/17704, 2014/17705 ve
2014/17706 numaralı bireysel başvurular 12/11/2014 tarihinde; 2014/17817,
2014/17818, 2014/17819, 2014/17820, 2014/17821, 2014/17822, 2014/17823,
2014/17824 ve 2014/17826numaralı bireysel başvurular14/11/2014 tarihinde; 2014/18153,
2014/18154, 2014/18157, 2014/18159, 2014/18161, 2014/18162, 2014/18163,
2014/18164, 2014/18165, 2014/18166, 2014/18168 ve 2014/18169 numaralı bireysel
başvurular 19/11/2014 tarihinde; 2015/3245, 2015/3246, 2015/3355, 2015/3358 ve
2015/3659 numaralı bireysel başvurular ise 25/6/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden
yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuşlardır.
4. 2014/17622-17626, 2014/17628, 2014/17630, 2014/17631,
2014/17634, 2014/17697-2014/17706, 2014/17817-2014/17824,2014/17826,
2014/18153, 2014/18154, 2014/18157, 2014/18159-2014/18166, 2014/18168,
2014/18169, 2015/3245, 2015/3246, 2015/3355, 2015/3358 ve 2015/3659 numaralı
bireysel başvuru dosyaları, aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması
nedeniyle 2014/17621 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş olup
inceleme 2014/17621 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmüştür.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve
esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına
(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve
bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını
bildirmiştir.
8. Bireysel başvuru tarihinden sonra başvuruculardan Kemal Özay
29/5/2016 tarihinde, Halil Yönden ise 17/7/2015 tarihinde vefat etmiştir.
Başvurucular vekili, mirasçılık belgesi sunmuş ve adı geçen başvurucuların
mirasçılarının başvuruya devam etmek istediklerini beyan etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar
özetle şöyledir:
A. Uyuşmazlığın Arka
Planı
10. Başvurucular; Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol
İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TEKEL) 1993 yılına ait tütün ürünü satmışlardır.
TEKEL, satın aldığı tütünler için kilosu ortalama 55.000-60.000 TL civarı bir
fiyat açıklamıştır. Satın alınan tütünler, daha sonra trenle TEKEL'in
Adana'daki ambarlarına aktarılmıştır. Adana'da ise yine TEKEL'in
görevlendirdiği heyet tarafından bu tütünlerin fiyatı yaklaşık on kat daha az
belirlenmiştir.
11. Başvurucuların iddiasına göre; satın alınan tütünler tren
ile nakledilirken çok uzun süre vagonlarda bekletilmiş, ayrıca ambarlara taşıma
sırasında gerekli özen gösterilmemiş ve üstelik ambarları su basmıştır.
12. İhtilaf konusu tütünler ile ilgili olarak ilk fiyatı
belirleyen eksperlerin rüşvet aldıkları ve alınan rüşvetin bir bölümünün de
terör örgütüne aktarıldığı iddiasıyla Diyarbakır Devlet 4 No.lu Güvenlik
Mahkemesinde ceza davası açılmıştır. İddianamede; sanıkların ihaleye fesat
karıştırma, rüşvet alma, rüşvet verme, 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal
Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu'na aykırılık
suçlarından cezalandırılmaları talep edilmiştir. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin
kapatılmasıyla yargılamaya Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam
edilmiştir. Mahkeme 27/11/2008 tarihinde Diyarbakır'ın Bismil ilçesindeki tütün
fiyat belirleme işlemleri yönünden sanıkların mahkûmiyetine, Muş'un Kızılağaç
nahiyesindeki tütün fiyat belirleme işlemleri yönünden ise sanıkların beraatine, diğer sanıklar yönünden ise zamanaşımı nedeniyle
davanın düşmesine karar vermiştir.
13. Karar temyiz edilmiş; Yargıtay 5. Ceza Dairesince 15/4/2013
tarihinde bazı sanıkların yargılama sırasında vefat etmesi, bazı sanıklar
yönünden ise zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle açılan davaların
düşmesine karar verilmiştir.
B. Başvurucuların
Açtıkları Tazminat Davası Süreci
14. Başvurucular; ilk fiyatın on katı daha az bir bedelin
belirlenmesi nedeniyle zarara uğradıklarını, bu zararın ise TEKEL tarafından
tütünlerin korunması için gerekli ve yeterli önlemlerin alınmamasından
doğduğunu belirterek TEKEL aleyhine 14/4/1995, 19/4/1995, 2/5/1995, 23/5/1995
ve 31/8/1995 tarihlerinde Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı tazminat
davaları açmışlardır. Başvurucuların açtıkları davalar, 29/6/1999 tarihinde
Mahkemenin E.1995/111 sayılı dosyasında birleştirilerek birlikte görülmüştür.
15. Başvurucular ayrıca, yargılamanın uzun sürmesine bağlı
olarak doğacak değer kaybının ödenmesini de talep etmişlerdir.
16. Mahkeme, Teknik Bilirkişi Kurulundan dava konusu ile ilgili
rapor almıştır. Bilirkişi Kurulunun 23/8/1996 tarihli raporunda; tütünlerin
yanlış nakil, bakım, istif gibi unsurlar nedeniyle bozulduğu kanaati
bildirilmiştir. Mahkeme, bu raporu hükme esas alarak -başvuru formu ve
eklerinde belirtilmeyen bir tarihte- davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak
Yargıtay 13. Hukuk Dairesince, ilk fiyatı belirleyen eksperler hakkında rüşvet
suçundan açılan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilerek hükmün
bozulmasına karar verilmiştir.
17. Mahkeme, bozma ilamına uymuş ve ceza davasını bekletici
mesele yapmıştır. Ancak ceza davasının yaklaşık yirmi yıl boyunca
sonuçlanmadığını gözeten Mahkeme, bu ara karardan dönerek 18/4/2014 tarihinde davanın
kabulüne karar vermiştir. Mahkeme ek 1 Tablonun (2) numaralı sütununda
belirtilen alacakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile
birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermiştir. Kararın
gerekçesinde, davalının rüşvet verilerek ilk tütün fiyatının yüksek
belirlendiği iddiasının bir mahkûmiyet kararı söz konusu olmadığı için
ispatlanamadığı belirtilmiştir. Mahkeme, buna karşın alınan Bilirkişi Kurulu
raporuna göre tütünlerin yanlış istif, nakil ve saklama neticesinde kalitesinin
düştüğünün tespit edildiğine dikkat çekmiş; bu raporu hükme esas almıştır.
Mahkeme, başvurucuların alacağının güncellenmesi talebi yönünden ise
yargılamada geçen sürede enflasyon karşısında dava tarihine göre belirlenen
alacağın "gülünç hâle geldiğini" kabul etmiş ancak bu talebin olumlu
karşılanamayacağı sonucuna varmıştır.
18. Başvurucular 10/11/2014, 12/11/2014, 14/11/2014, 19/11/2014
ve 23/2/2015 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
19. Temyiz edilen hüküm, Dairenin 8/12/2014 tarihli ilamıyla
vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır. Karar düzeltme istemi de aynı
Dairenin 16/4/2015 tarihli ilamıyla reddedilmiştir.
20. Bakanlık, başvuruculardan bazılarının makul sürede
yargılanma hakkı yönünden İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna (Komisyon)
başvurduklarını ifade etmiştir. Bunun üzerine Komisyona yapılan başvuruların
akıbeti Bakanlıktan sorulmuş, gelen yazı cevabı ekinde Komisyon kararları
gönderilmiştir. Buna göre Komisyon 27/10/2014, 20/11/2014 ve 18/3/2015
tarihlerinde daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) konu ile ilgili
bir başvurularının olmadığı gerekçesiyle başvurucuların tazminat taleplerinin
reddine karar vermiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
21. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ferda Yeşiltepe [GK], B. No: 2014/7621,
25/7/2017, §§ 25-31; ANO İnşaat ve Ticaret
Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/2267, 21/12/2017, §§ 32-43.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
22. Mahkemenin 9/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Mülkiyet Hakkının İhlal
Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucuların
İddiaları ve Bakanlık Görüşü
23. Başvurucular, TEKEL'e sattığı ürünlerin tam karşılığını
alamadıkları için tazminat davasını açtıklarını ve bu davanın lehlerine
sonuçlandığını belirtmişlerdir. Ancak başvurucular, yargılamanın uzun sürdüğünü
ve belirtilen süreçte ülkedeki yüksek enflasyon nedeniyle geç kavuştukları
alacaklarının değer kaybına uğradığından yakınmışlardır. Başvuruculara göre,
ister döviz kurları ve isterse de enfasyon oranlarına
göre karşılaştırma yapıldığında dava tarihine göre belirlenen alacağın değer
kaybına uğradığı açıkça ortadadır. Başvurucular, bu gerekçelerle mülkiyet
haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
24. Bakanlık görüşünde, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine
ilişkin başvurucuların iddiaları yönünden bir görüş bildirilmemiştir.
2. Değerlendirme
25. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın
35. maddesi şöyledir:
“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla
sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına
aykırı olamaz.”
a. Kabul Edilebilirlik
Yönünden
26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine
karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan
mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna
karar verilmesi gerekir.
b. Kabul Edilebilirlik
Yönünden
i. Mülkün Varlığı
27. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse,
önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır (Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri, B. No:
2013/1178, 5/11/2015, §§ 49-54).
28. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet
hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal
varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu
bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve
gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve
fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet
hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve
diğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60).
29. Başvuru konusu olayda başvurucular, anılan Mahkeme kararıyla
hükmedilen alacaklarının mülk teşkil ettiğini ve bu alacakların ise davanın
açıldığı 1995 yılından ödemenin yapıldığı 2015 yılına kadar devam eden
dönemdeki yüksek enflasyon sebebiyle değer kaybına uğradığını belirterek
mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedirler. Başvurucular
zararlarının tazmini istemiyle dava açmışlar, yapılan yargılama neticesinde
başvurucuların dava tarihi itibarıyla davalı TEKEL'den alacakları olduğuna
hükmedilmiştir. Bu hüküm Yargıtayca onanmış ve karar
düzeltme istemi de reddedilmekle kesinleşmiştir. Bu bağlamda Mahkeme kararıyla
nihai olarak tespit edilmiş olan söz konusu alacakların belirli ve icra
edilebilir niteliği gereği mülkiyet hakkı kapsamında olduğu
değerlendirilmektedir.
30. Dolayısıyla Mahkeme kararıyla tespit edilen söz konusu
alacaklar yönünden başvurucuların Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mülkiyet
haklarının mevcut olduğu kuşkusuzdur.
ii. Müdahalenin Varlığı ve
Türü
31. Başvuru konusu olayda başvurucuların alacaklarının değer
kaybına uğratılarak ödenmesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği
kuşkusuzdur. Başvurucuların alacaklarına geç kavuşmuş olmalarının mülkiyetten
yoksun bırakılması niteliği taşımadığı ve müdahalenin mülkiyetin kontrolü veya
düzenlenmesi amacıyla da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurucuların
mülkiyet haklarına yapılan müdahalenin "mülkiyetten barışçıl
yararlanma" ilkesine ilişkin birinci kural çerçevesinde incelenmesi
gerekir.
c. Müdahalenin İhlal
Oluşturup Oluşturmadığı
i. Genel İlkeler
32. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun
olabilmesi için kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca
ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir(Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, §
62). Ölçülülük ilkesi gereği kişilerin mülkiyet hakkının sınırlandırılması
hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir
dengenin kurulması gerekmektedir. Bu adil denge, başvurucunun şahsi olarak
aşırı bir yüke katlandığının tespit edilmesi durumunda bozulmuş olacaktır (Arif Güven, B. No: 2014/13966, 15/2/2017,
§ 58). Müdahalenin ölçülülüğünü değerlendirirken Anayasa Mahkemesi; bir
taraftan ulaşılmak istenen meşru amacın önemini ve diğer taraftan müdahalenin
niteliğini, başvurucunun ve kamu otoritelerinin davranışlarını da gözönünde tutarak başvurucuya yüklenen külfeti dikkate
alacaktır (Arif Güven, § 60).
33. Anayasa Mahkemesi; kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü
veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur
olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, alacakta veya hakka konu bedelde
meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük
oluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:
2013/817, 19/12/2013; Akel Gıda San. ve Tic.
A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015;
Ferda Yeşiltepe, §§ 63-76). Anayasa Mahkemesi ayrıca, mahkemelerce
hükmedilen alacak veya tazminatların yargılamada geçen süre nedeniyle enflasyon
karşısında aşırı ölçüde değer kaybettiği başvurularda da ölçülülük yönünden
mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Abdulhalim Bozboğa, B. No:
2013/6880, 23/3/2016, §§ 48-66; ANO İnşaat
ve Ticaret Ltd. Şti., §§ 69-82).
ii. İlkelerin Olaya
Uygulanması
34. Başvurucuların tütün satış sözleşmesi çerçevesinde
zararlarının tazmini istemiyle açtıkları davalar Mahkemece 18/4/2014 tarihinde
kabul edilmiş, temyiz üzerine hüküm Yargıtay 13. Hukuk Dairesince 8/12/2014
tarihinde onanmıştır. Buna göre derece mahkemelerince; başvurucuların
tütünlerinin TEKEL tarafından yapılan nakil, istifleme ve muhafaza sırasında
zarar gördüğü tespit edilmiş ve uğradıkları zararın karşılığı olarak ekli (1)
numaralı tablonun (2) numaralı sütununda belirtilen alacaklarının TEKEL'den
tahsili gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak başvurucuların bu alacaklarının
tespit edilmiş olması tek başına başvurucuların mağdur sıfatlarını ortadan
kaldırmamaktadır. Başvurucuların mağdur sıfatlarının ortadan kalkması için
ileri sürülen ihlalin hem zamanı hem de mağdurun bu hakkı kullanamadığı süre gözönüne alınarak telafi edilmesi gerekmektedir.
35. Yukarıda da değinildiği üzere Anayasa Mahkemesinin daha önce
gerek norm denetimi kapsamında gerekse de bireysel başvuru kapsamında verdiği
çeşitli kararlarında alacakların da mülkiyet hakkı kapsamında olduğu,
alacakların geç ödenmesi hâlinde enflasyon oranları altında olmayan bir faiz
ödenmesinin gerek bireyin hakları ve gerekse kamu düzeni bakımından zorunlu
olduğu belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu bağlamda kişilerin mülkiyet hakkı
kapsamında değerlendirilen alacaklarının makul olmayan bir sebeple geç ödenmesi
yüzünden değer kaybına uğratılmasının mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını
kabul etmiştir (bkz. §§ 32-33).
36. Başvuru konusu olayda derece mahkemelerince, başvurucuların
açtıkları dava tarihleri itibarıyla söz konusu alacağa hak kazandıkları
belirlenmiştir. Başvurucuların karar tarihinden sonra bu alacaklarının tahsil
edilemediği veya yargılama sonrası geç tahsil edildiği gibi bir şikâyetleri ise
bulunmamaktadır. Başvurucuların somut olay bakımından şikâyeti, yargılama
sürecinde ülkede yaşanan enflasyonist ortamda işletilen yasal faize rağmen
alacaklarının değer kaybettiğine ilişkindir. Dolayısıyla bu şikâyetle sınırlı
olarak alacağa hak kazanıldığı dava tarihleri ve alacağın icra edilebilir hâle
geldiği kararın verildiği tarih arasındaki döneme göre değerlendirme
yapılmalıdır.
37. Merkez Bankası verilerine göre belirtilen dönemde
(Nisan/1995-Nisan/2014) enflasyonda meydana gelen artış oranı %12.076,12'dir.
Bu itibarla söz konusu verilere göre alacağa hak kazanıldığı 1995 yılı Nisan
ayındaki 100 TL'nin davada verilen hükmün kesinleştiği 2014 yılı Nisan ayı
itibarıyla enflasyon karşısında değer kaybı giderilmiş karşılığı 12.176,12
TL'dir. Ekli (1) numaralı tabloda başvurucular lehine hükmedilen alacağın değer
kaybına ilişkin bilgiler ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Buna göre uygulanan
yasal faize rağmen aynı dönemde enflasyonun yaklaşık %10.000-11.000 civarında
oranında arttığı, diğer bir deyişle başvurucuların alacaklarının %1'inden bile
daha az bir miktara düşerek enflasyon karşısında bu alacakların önemli ölçüde
değer kaybına uğradığı görülmektedir (bkz. ek 1 Tablo (6 ve 7) numaralı
sütunlar).
38. Diğer taraftan kural olarak kişilerin kamudan olan
alacaklarının herhangi bir yargısal sürece veya icra takibine gerek olmadan
ödenmesi beklenir. Somut olayda ise başvurucunun alacağının geç ödenmesinin
makul bir gerekçesi mevcut olmadığı gibi, derece mahkemelerinin geriye dönük
olarak tespit ettiği başvurucunun alacağını kamu makamlarının ancak yapılan
yargılama sonucu ödeyebildiği ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle yine kamu
makamlarının yarar sağlamış olduğu anlaşılmaktadır (Benzer yönde bkz. ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti., § 80).
39. Sonuç olarak başvurucuların mülkiyet hakkı kapsamındaki
alacaklarının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratıldığı
anlaşılmakla başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet
yüklendiği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple somut olay bakımından kamunun
yararı ile başvurucuların mülkiyet haklarının korunması arasında bulunması
gereken adil dengenin başvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü
olmadığı değerlendirilmiştir.
40. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence
altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede
Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
41. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal
edildiğini ileri sürmüşlerdir.
1. Kabul Edilebilirlik
Yönünden
42. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine
karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul
sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir
olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
43. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin
yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın
ikame edildiği tarih, sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra
aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması
devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma
hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas
alınır (Güher Ergun ve diğerleri,
§§ 50, 52).
44. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin
yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın
karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama
sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki
menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
45. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda
verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki yaklaşık 20 yıllık yargılama
süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
46. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence
altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi
gerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un
50. Maddesi Yönünden
47. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı
fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun
hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı
verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması
gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından
kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama
yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında
hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya
genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama
yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı
ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar
verir.”
48. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde
bulunmuşlardır.
49. Başvuruda mülkiyet ve makul sürede yargılanma haklarının
ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
50. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca
ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında
-yargılamadaki taraf sayısı ve başvurucular Halil Yönden ve Kemal Özay'ın
başvuru devam ederken vefatları nedeniyle mirasçı sayıları da gözetilerek-
başvuruculara ayrı ayrı ekli (2) numaralı tabloda gösterilen miktarlarda manevi
tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
51. Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle maddi zararları
karşılığında başvuruculara ayrı ayrı ekli (2) numaralı tabloda gösterilen
miktarlarda maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
52. Dosyadaki belgelerden tespit edilen başvurucuların
yatırdıkları 206,10 TL harç bedelinin başvurucular Yıldız Özay ve Müjde Özay'a
müştereken ödenmesine; yine 206,10 TL harç bedelinin Eslihan
Yönden, Selbinez Küçük, Nurten Yazal,
Petek Yılmaz, Muhammed Hanifi Yönden, Fatma Yönden,
Yılmaz Yönden ve Recep Yönden'e müştereken
ödenmesine; 226,90 TL harç bedelinin başvurucular Mehmet Sabri Avcu, Cemil
Özdemir, Mehmet Asım Demir, Mehmet Çaldır ve Nimet Salgut'a
ayrı ayrı ödenmelerine; diğer başvuruculara ise yatırdıkları 206,10 TL
tutarındaki harç bedellerinin ayrı ayrı ödenmelerine karar verilmesi gerekir. Ayrıca
başvurucular kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden 1.980 TL vekâlet
ücretinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
C. Başvuruculara ekli (2) numaralı tabloda belirtilen
miktarlarda ayrı ayrı manevi ve maddi tazminat ÖDENMESİNE,
D. 1. 206,10 TL harç bedelinin başvurucular Yıldız Özay ve Müjde
Özay'a MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE; ayrıca 206,10 TL harç bedelinin Eslihan Yönden, Selbinez Küçük,
Nurten Yazal, Petek Yılmaz, Muhammed Hanifi Yönden, Fatma Yönden, Yılmaz Yönden ve Recep Yönden'e MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE; 226,90 TL harç bedelinin
başvurucular Mehmet Sabri Avcu, Cemil Özdemir, Mehmet Asım Demir, Mehmet Çaldır
ve Nimet Salgut'a AYRI AYRI ÖDENMELERİNE; diğer
başvuruculara ise yatırdıkları 206,10 TL tutarındaki harç bedellerinin AYRI
AYRI ÖDENMELERİNE,
2. 1.980 TL vekâlet
ücretinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede
gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar
geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesine
(E.1995/111, K.2014/348) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
9/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
TABLO: EK 1
(ALACAĞIN DEĞER KAYBI İLE
İLGİLİ HESAP TABLOSU)
Başkan
:
Engin
YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep
KÖMÜRCÜ
Recai AKYEL
Raportör
:
Özgür DUMAN
Başvurucular
:
1. Abdulkerim TANIŞ
2. Abdulkuddus YAŞAR
3. Abdullah
BAYKUT
4. Adil
YILDIZ
5. Ahmet
ABAY
6. Ahmet
ALTIN
7. Alaeddin
SÖNMEZ
8. Atilla
YETKİN
9. Aydın
ERTEN
10. Bayram
ARĞUN
11. Bülent
YETKİN
12. Cemil
ÖZDEMİR
13. Derviş
YAMAN
14. Emin
ABAY
15. Erkan
ACER
16. Eslihan YÖNDEN
17. Fatma
YÖNDEN
18. Felemez ARĞUN
19. Ferik
BALKAYA
20. Fesih
SAYAN
21. Fikret
BALKAYA
22. İhsan
GİZLENCİ
23. İsmail
SÖNMEZ
24. İsmet
ÇİFTÇİ
25. Kemal
ALTAY
26. Maşallah
BALKAYA
27. Mehmet
ÇALDIR
28. Mehmet
GÜRBÜZ
29. Mehmet
Asım DEMİR
30. Mehmet
Baki YILDIRGAN
31. Mehmet
Fesih KARAKAYA
32. Mehmet
Sabri AVCU
33. Muhammed
Hanifi YÖNDEN
34. Musa
ORAN
35. Mustafa
SAĞLAM
36. Müjde
ÖZAY
37. Necdet
YILDIRIM
38. Nimet
SALGUT
39. Niyazi
ACER
40. Nurten
YAZAL
41. Ramazan
YAVUZ
42. Recep
BAĞATOR
43. Recep
YÖNDEN
44.
Selahattin GÜRBÜZ
45. Selami
GİZLENCİ
46. Selbinez KÜÇÜK
47. Süphan ÖZKAN
48. Yavuz
TANIŞ
49. Yıldız
ÖZAY
50. Yılmaz
YÖNDEN
51. Yusuf
ŞAKAR
52. Zülküf SÖNMEZ
53. Petek
YILMAZ
*Alacağa hak kazanıldığı dava tarihleri şöyledir: 8, 9, 11 ve 27
numaralı dosyada 19/4/1995; 25 numaralı dosyada 2/5/1995; 15 ve 44 numaralı
dosyalarda 23/5/1995; 6, 34 ve 41 numaralı dosyalarda 31/8/1995; diğer
dosyalarda ise 14/4/1995 tarihleri.
** Yargılama geçen değer kaybına esas alınan alacağın icra edilebilir
hale geldiği mahkeme karar tarihi ise 18/4/2014 tarihidir.
TABLO: EK 2
(MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
TABLOSU)
(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
Sıra No.
Başvurucu
Asıl Alacak (TL)
Enflasyona Göre Güncellendiğinde Asıl Alacak (TL)
Değer Kaybını Telafi Edecek Fark (TL) İşlemiş Faiz Reel Değer Kaybı (TL) Oransal Artış (%) 1. Abdulkerim Tanış 121,62 14.808,60 14.687 665 14.022 11.530 2. Abdulkuddus Yaşar 127,56 15.531,86 15.404 697 14.707 11.530 3. Abdullah Baykut 223,96 27.269,64 27.046 1.224 25.822 11.530 4. Adil Yıldız 105,29 12.820,24 12.715 575 12.139 11.530 5. Ahmet Abay 131,23 15.978,72 15.847 717 15.130 11.530 6. Ahmet Altın 138,73 15.012,24 14.874 742 14.131 10.186 7. Alaeddin Sönmez 59,44 7.237,49 7.178 325 6.853 11.530 8. Atilla Yetkin 119,33 14.529,76 14.410 652 13.759 11.530 9. Aydın Erten 106,61 12.980,96 12.874 582 12.292 11.530 10. Bayram Arğun 92,56 11.270,22 11.178 506 10.672 11.530 11. Bülent Yetkin 104,05 12.669,25 12.565 568 11.997 11.530 12. Cemil Özdemir 131,45 16.005,51 15.874 718 15.156 11.530 13. Derviş Yaman 126,56 15.410,10 15.284 692 14.592 11.530 14. Emin Abay 131,08 15.960,46 15.829 716 15.113 11.530 15. Erkan Acer 153,53 18.113,41 17.960 834 17.126 11.155 16. Felemez Arğun 92,13 11.217,86 11.126 504 10.622 11.530 17. Ferik Balkaya 100,47 12.233,35 12.133 549 11.584 11.530 18. Fesih Sayan 151,92 18.497,96 18.346 830 17.516 11.530 19. Fikret Balkaya 113,43 13.811,37 13.698 620 13.078 11.530 20. İhsan Gizlenci 103,44 12.594,98 12.492 565 11.926 11.530 21. İsmail Sönmez 108,33 13.190,39 13.082 592 12.490 11.530 22. İsmet Çiftçi 135,78 16.532,74 16.397 742 15.655 11.530 23. Kemal Altay 42,24 5.143,19 5.101 231 4.870 11.530 24. Maşallah Balkaya 111,83 13.616,56 13.505 611 12.894 11.530 25. Mehmet Asım Demir 109,19 12.882,20 12.773 595 12.178 11.153 26. Mehmet Baki Yıldırgan 128,44 15.639,01 15.511 702 14.809 11.530 27. Mehmet Çaldır 137,41 16.731,21 16.594 750 15.843 11.530 28. Mehmet Fesih Karakaya 107,53 13.092,98 12.985 588 12.398 11.530 29. Mehmet Gürbüz 54,78 6.670,08 6.615 299 6.316 11.530 30. Mehmet Sabri Avcu 75,62 9.207,58 9.132 413 8.719 11.530 31. Musa Oran 75,24 9.161,31 9.086 411 8.675 11.530 32. Mustafa Sağlam 122,48 14.913,31 14.791 669 14.121 11.530 33. Necdet Yıldırım 135,08 16.447,50 16.312 738 15.574 11.530 34. Nimet Salgut 106,96 11.574,35 11.467 572 10.895 10.186 35. Niyazi Acer 93,95 11.439,46 11.346 514 10.832 11.530 36. Ramazan Yavuz 139,82 17.024,65 16.884 764 16.120 11.529 37. Recep Bağator 28,09 3.420,27 3.392 154 3.239 11.530 38. Selahattin Gürbüz 35,68 4.344,44 4.309 195 4.114 11.530 39. Selami Gizlenci 93,92 11.435,81 11.342 513 10.829 11.530 40. Süphan Özkan 113,93 13.872,25 13.758 623 13.136 11.530 41. Yavuz Tanış 59,03 6.387,75 6.329 316 6.013 10.186 42. Yusuf Şakar 139,15 16.943,07 16.804 761 16.043 11.530 43. Zülküf Sönmez 53,45 6.508,14 6.455 292 6.163 11.530 44. Kemal Özay mirasçıları 137,82 16.259,95 16.122 749 15.373 11.155 45. Halil Yönden mirasçıları 58,06 7.069,46 7.011 317 6.694 11.530 Sıra No. Başvurucu Maddi Tazminat (TL) Manevi Tazminat (TL) 1 Abdulkerim Tanış 14. 022 17. 550 2 Abdulkuddus Yaşar 14. 707 17. 550 3 Abdullah Baykut 25. 822 17. 550 4 Adil Yıldız 12. 139 17. 550 5 Ahmet Abay 15. 130 17. 550 6 Ahmet Altın 14. 131 17. 550 7 Alaeddin Sönmez 6. 853 17. 550 8 Atilla Yetkin 13. 759 17. 550 9 Aydın Erten 12. 29 17. 550 10 Bayram Arğun 10. 672 17. 550 11 Bülent Yetkin 11. 997 17. 550 12 Cemil Özdemir 15. 156 17. 550 13 Derviş Yaman 14. 592 17. 550 14 Emin Abay 15. 113 17. 550 15 Erkan Acer 17. 126 17. 550 16 Felemez Arğun 10. 622 17. 550 17 Ferik Balkaya 11. 584 17. 550 18 Fesih Sayan 17. 516 17. 550 19 Fikret Balkaya 13. 078 17. 550 20 İhsan Gizlenci 11. 926 17. 550 21 İsmail Sönmez 12. 490 17. 550 22 İsmet Çiftçi 15. 655 17. 550 23 Kemal Altay 4. 870 17. 550 24 Maşallah Balkaya 12. 894 17. 550 25 Mehmet Asım Demir 12. 178 17. 550 26 Mehmet Baki Yıldırgan 14. 809 17. 550 27 Mehmet Çaldır 15. 843 17. 550 28 Mehmet Fesih Karakaya 12. 398 17. 550 29 Mehmet Gürbüz 6. 316 17. 550 30 Mehmet Sabri Avcu 8. 719 17. 550 31 Musa Oran 8. 675 17. 550 32 Mustafa Sağlam 14. 121 17. 550 33 Necdet Yıldırım 15. 574 17. 550 34 Nimet Salgut 10. 895 17. 550 35 Niyazi Acer 10. 832 17. 550 36 Ramazan Yavuz 16. 120 17. 550 37 Recep Bağator 3. 239 17. 550 38 Selahattin Gürbüz 4. 114 17. 550 39 Selami Gizlenci 10. 829 17. 550 40 Süphan Özkan 13. 136 17. 550 41 Yavuz Tanış 6. 013 17. 550 42 Yusuf Şakar 16. 043 17. 550 43 Zülküf Sönmez 6. 163 17. 550 Kemal Özay mirasçıları 44 Müjde Özay 7. 687 8. 775 45 Yıldız Özay 7. 687 8. 775 Halil Yönden mirasçıları 46 Eslihan Yönden 837 2. 194 47 Fatma Yönden 837 2. 194 48 Muhammed Hanif Yönden 837 2. 194 49 Nurten Yazal 837 2. 194 50 Petek Yılmaz 837 2. 194 51 Recep Yönden 837 2. 194 52 Selbinez Küçük 837 2. 194 53 Yılmaz Yönden 837 2. 194
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/17621, 9 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası