İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahsen Temizlik Eğl. Bilg. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2017/28161)

1. Başvuru, başvurucu Şirketin kanun değişikliği sebebiyle

Başvuru No2017/28161Tarih11 Aralık 2019Okuma13 dk · 2.504 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahsen Temizlik Eğl. Bilg. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
11 Aralık 2019
Başvuru Numarası
2017/28161
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.504 kelime·13 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucu Şirketin kanun değişikliği sebebiyle

Hazine yardımından yararlandırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/7/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Uyuşmazlığın Arka

Planı

8. Başvurucu Şirket, kurumlara temizlik hizmeti verilmesi

konusunda faaliyet göstermektedir.

9. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü

tarafından, 1/1/2010-31/12/2011 dönemi için temizlik hizmet alım işi ihalesini

alan başvurucu Şirket ile sözleşme imzalanmıştır.

10. 5763 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ile Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81.

maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yapılan değişiklikle 1/10/2008

tarihinden itibaren işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın

Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan hüküm 1/10/2008

tarihinde yürürlüğe girmiştir.

11. 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 38. maddesi ile

5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yapılan

değişiklikle 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na ve 4/1/2002

tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na ilişkin işyerleri teşvik

kapsamından çıkartılmıştır. Anılan hüküm 1/3/2011 tarihinde yürürlüğe

girmiştir.

12. Başvurucu Şirket 19/2/2015 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığına başvurarak Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünden

almış olduğu iş nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinde öngörülen Hazine

yardımından 28/2/2011 tarihine kadar yararlandığını, anılan teşvikten 1/3/2011

tarihinden itibaren yararlanma talebinin ise 6111 sayılı Kanun'un 38. maddesi

ile 5510 sayılı Kanun'un anılan hükmünde yapılan değişiklik nedeniyle idarece

reddedildiğini belirterek fazla ödenen primlerin iadesi isteminde bulunmuştur.

B. Başvuruya Konu Dava

Süreci

13. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvurucu Şirketin talebi

reddedilmiştir. Bunun üzerine başvurucu Şirket 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesi

uyarınca sigorta primi işveren hissesinin %5 oranına karşılık gelen miktar

kadar Hazine yardımından faydalanırken 1/3/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111

sayılı Kanun ile söz konusu desteğin haksız yere kesildiği iddiasıyla Ankara

33. İş Mahkemesinde (Mahkeme) alacak davası açmıştır.

14. Mahkeme 18/10/2016 tarihinde davanın kabulüne karar

vermiştir. Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge

Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (Daire) 20/4/2017 tarihinde kararın

kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak hükmetmiştir. Daire kararında

1/3/2011 tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanun ile yapılan değişiklik

sonrasında ihale konusu işlerin teşvik kapsamından çıkarıldığı ve ihale konusu

işlerin teşvik kapsamında olduğu sürenin 1/10/2008-1/3/2011 tarihleri arasındaki

süre ile sınırlı kaldığı açıklanmıştır. Mahkemeye göre 6111 sayılı Kanun'un

geçici 8. maddesinde yer alan hüküm 4734 sayılı Kanun'un uygulanmasıyla ilgili

olup somut olayda 5510 sayılı Kanun uygulanmıştır. Buna göre anılan madde

hükmünün olaya uygulanması mümkün değildir.

15. Nihai karar 6/6/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 3/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

C. Başvurucunun Emsal

Olarak Bildirdiği Dava Dosyaları

17. Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 26/6/2013 tarihli ve

E.2012/595, K.2013/450 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...Davacı şirketin Diyarbakır Çocuk

Hastanesi ile davacı arasında imzalanan 5/3/12010 tarihli tip sözleşme ile

2010-2011 mali yılı 21 aylık 60 kişi ile veri hazırlama ve Kontrol işletmeni

hizmet alımı işinin davacı şirket tarafından yyüklenilmiş

olup sözkonusu işyerinin 5510 sayılı yasa kapsamında

1/4/2010 tarihinde kayıt ve tescil edildiği, 5763 sayılı Kanunun 27. maddesi

ile değişik 5510 sayılı Kanunun 81. maddesi 'bu kanunun 4.maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör

işverenlerinin malullük,yaşlıiık ve ölüm sigortaları

primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar hazinece

karşılanır.' hükmünü getirdiği, davalı Sgk Diyarbakır

il Müdürlüğünün yazılarında ancak ihale konusu iş üstlenen işverenlerin 5510

sayılı kanunun 81 inci maddesinin I inci fıkrasının ( i ) bendinde öngörülen 5

Puanlık prim indiriminden yararlanmış olmaları halinde, idarelerce yapılacak

olan hakediş ödemeleri sırasında hazinece karşılanmış

olan prim tutarları ilgililerin hakedişinden

kesildiğinin belirtildiği. davacı şirketin 5 puanlık indirimden 1/3/2011

tarihine kadar yararlandırılan toplam miktarın 27.714,10 TL olduğu davalı

kurumun 6111 sayılı yasanın 38. maddesi ile 5510 sayılı yasanın 81/1 maddesinde

yapılan değişiklikten sonra davacı şirkete dava konusu 5 puanlık prime isabet

eden kısmı ödemediği dosya içeriğinden anlaşılmakta ise de anılan madde1 Mart

2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup davacı şirket bu kanunun

yürürlük tarihinden önce 1039292 sicil numaralı işyerinde çalıştığı işçilerin

prime esas kazanç tutarlarının 5 puanlık kısmını 5510 sayılı kanunun 6111

maddesine göre hazineden almakta olup her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten

itibaren uygulanacağı yürürlük tarihinden önceki mevzuata göre yapılan iş ve işlemteri değiştiremeyeceği genel uygulama gereğince davacı

şirkete uygulanmayacağı davacı şirketin ihale yolu ile aldığı işin bitim

tarihine kadar yararlanması gerektiği bu nedenle kurum işlemi iptali isteminin

yerinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne karar vermek

gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. "

18. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17/10/2014 tarihli ve

E.2014/17874, K.2014/19933 sayılı kararı ile yukarıdaki hükmün onanmasına karar

verilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 5510 sayılı Kanun'un "Prim

oranları ve Devlet Katkısı" kenar başlıklı 81 inci maddesinin

birinci fıkrasına 5763 sayılı Kanun'un 24. maddesi

ile eklenen (ı) bendinin ilk hâli şöyledir:

"ı) Bu Kanunun 4 üncü

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran

özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre

malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş

puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait

primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları

sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet

belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri,

sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden

tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde

ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin

gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan

prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003

tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden

Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre

yapılandıran işverenler bu tecil ve taksitlendirme ile yapılandırmaları devam

ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu

idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi

çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece

karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya

maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan

diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem

için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda,

işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek

unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. Bu Kanun gereğince yapılan

kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği

tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu fıkrayla sağlanan destek

unsurlarından yararlanamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar

Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine

Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir."

20. 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı)

bendinin yapılan değişikliklerle son hâli şöyledir:

"ı) Bu Kanunun 4 üncü

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran

özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre

malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş

puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait

primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları

sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini

yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna, muhtasar ve prim hizmet

beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait

sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece

karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal

Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve

gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para

cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953

tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci

maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958

sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı

Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma

Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil,

taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden

yararlandırılır. Bu bent hükümleri; vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim

kurumları ile okul-aile birliklerince çalıştırılanlar hariç olmak üzere

21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası

kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886

sayılı Devlet İhale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale

Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım

işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin

işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında

çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları

gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate

alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin

aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır.

21. 6111 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi şöyledir:

"Gecici Madde

8-(1) Bu Kanunla 4734 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı

tarihine kadar ilan edilmiş veya yazılı olarak duyurulmuş ihaleler hakkında

uygulanmaz."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 11/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu Şirket; kanun değişikliği sebebiyle Hazine

yardımından yararlandırılmadığını, verilen kararın Yargıtay içtihadına aykırı

ve sürpriz karar niteliğinde olduğunu belirterek mülkiyet hakkı ile hukuk

güvenliği ve hukuki belirlilik ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlali iddiası

yanında aynı gerekçelerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini de ileri

sürmüştür. Başvurucunun şikâyetinin özünün Hazine yardımının kesilmesine

ilişkin kanuni düzenlemenin yürürlük tarihinden itibaren kendisine

uygulanmasına yönelik olduğu anlaşıldığından, ihlal iddialarının mülkiyet hakkı

kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.

B. Değerlendirme

25. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse,

önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır (Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri, B. No:

2013/1178, 5/11/2015, § 54). Bu nedenle öncelikle başvurucunun Anayasa'nın 35.

maddesi uyarınca korunmayı gerektiren mülkiyete ilişkin bir menfaatinin olup

olmadığına ilişkin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir (Cemile Ünlü, B. No: 2013/382, 16/4/2013, §

26; İhsan Vurucuoğlu,

B. No: 2013/539, 16/5/2013, § 31).

26. Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı mevcut

mal, mülk ve varlıkları koruyan bir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahibi

olmadığı bir mülkün mülkiyetini kazanma beklentisi -kişinin bu konudaki

menfaati ne kadar güçlü olursa olsun- Anayasa'yla korunan mülkiyet kavramı

içinde değildir. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki Anayasa'nın 35. maddesi soyut

bir temele dayalı olarak mülkiyete erişmeyi ve mülkiyeti edinmeyi değil

mülkiyet hakkını güvence altına almaktadır. Bu hususun istisnası olarak belli

durumlarda bir ekonomik değer

veya icrası mümkün bir alacağı

elde etmeye yönelik meşru bir beklenti

Anayasa'da yer alan mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B. No:

2012/636, 15/4/2014, §§ 36, 37; Mehmet Şentürk

[GK], B. No: 2014/13478, 25/7/2017, §§ 41, 53; Mustafa

Ateşoğlu ve diğerleri, §§ 52-54).

27. Meşru beklenti; objektif, temelden uzak bir beklenti olmayıp

belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu

gösteren yerleşik bir yargı içtihadına ya da ayni menfaatle ilgili hukuki bir

işleme dayanan yeterli derecede somut nitelikteki bir beklentidir (Selçuk Emiroğlu, B. No: 2013/5660,

20/3/2014, § 28; Mehmet Şentürk,

§ 42). Dolayısıyla Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma

kapsamında olan meşru beklentiye dayalı mülkiyet hakkının tespiti mevcut hukuk

sisteminde iddia edilen mülkiyet iddiasının tanınmasına bağlı olup bu tespit,

mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile yapılmaktadır (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/845, 20/11/2014, § 37). Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece

mülkiyet hakkı kapsamında ileri sürülebilir bir iddianın varlığı meşru

beklentinin kabulü için yeterli değildir (Kemal

Yeler ve Ali Arslan Çelebi, § 37).

28. Başvuru konusu olayda başvurucu Şirket Kanun'un yürürlüğe

girmesinden önce işi aldığını ve ihale ile işi aldığı tarihte 5510 sayılı

Kanun'da öngörülen şartları taşıdığını belirterek %5'lik Hazine yardımının 6111

sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik

neticesinde 1/3/2011 tarihinden itibaren kesilmemesi gerektiğini ileri

sürmüştür. Başvurucu kendisi ile benzer durumda bulunan kişi tarafından açılan

davayı da örnek göstermiştir. Başvurucu Şirket tarafından emsal olarak

gösterilen ve lehe sonuçlanan bir dava bulunmakla birlikte Ulusal Yargı Ağı

Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla yapılan incelemede aynı konumda bulunan

kişiler tarafından açılan başka bir davaya rastlanmamıştır.

29. Başvurucu 1/3/2011 tarihinden itibaren Hazine yardımından

yararlandırılmadığına göre mevcut bir mülkünün olmadığı tartışmasızdır. Bununla

birlikte başvurucunun şikâyetine konu Hazine yardımını anılan tarihten itibaren

edinme yönünde meşru bir beklentisinin olup olmadığı tartışılmalıdır.

30. Meşru bir beklentinin varlığından söz edebilmek için bu

beklentinin dayandığı koşulların gerçekleştiğinin somut bir temele dayalı

olarak ispat edilmesi gerekir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Mehmet Şentürk, § 48). Diğer bir deyişle

somut olay bağlamında Hazine yardımından yararlanılabileceği yolunda meşru

beklenti oluşabilmesi için başvurucu Şirketin ilgili mevzuatta aranan koşulları

taşıması gerekmektedir.

31. Buna göre 6111 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile yapılan

düzenleme sonrasında 4734 sayılı Kanun'a göre yapılan alım ve yapım işleri

1/3/2011 tarihinden itibaren teşvik kapsamından çıkartılmıştır. Diğer taraftan

6111 sayılı Kanun'da da 5510 sayılı Kanun'da da devam eden işlerle ilgili

olarak teşvik uygulamasının devam edeceğine ilişkin bir hüküm yer almamıştır.

32. Daire kararında ise 6111 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile

5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında 1/3/2011

tarihinden itibaren ihale konusu işin teşvik kapsamından çıkarıldığı ifade

edildikten sonra ihale konusu işin teşvik kapsamında olduğu sürenin

1/10/2008-1/3/2011 tarihleri arası ile sınırlı olduğu vurgulanmıştır. Daire

6111 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesinin, “Bu

Kanunla 4734 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihine

kadar ilan edilmiş veya yazılı olarak duyurulmuş ihaleler hakkında uygulanmaz”

hükmünü içermesine rağmen bu değişikliğin 4734 sayılı Kanun'un uygulamasıyla

ilgili olduğunu belirttikten sonra somut olayda 5510 sayılı Kanun'un

uygulandığını dikkate alarak bu hükmün dava konusu olayda uygulanmasının mümkün

bulunmadığı sonucuna varmıştır.

33. Meşru beklentinin varlığını gösteren koşulların mevcut olup

olmadığını değerlendirme konusunda takdir yetkisi -kural olarak- yargılamada

sunulan delillere ilk elden ulaşma imkânı bulunan derece mahkemelerine aittir.

Somut olayda Dairenin yukarıda değinilen gerekçeleri tarafların delilleri ve

ilgili hukuk kurallarının yorumuna ilişkin olup açıkça keyfî oldukları veya

bariz bir takdir hatası içerdiği de söylenemez.

34. Olayda ise başvurucu Şirket iddiasının ispatı için yalnızca

Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen 26/6/2013

tarihli kararını sunmuş, ancak lehine olan ve içtihat niteliği kazanmış

kararlar ortaya koyamamış ve içtihat farklılığı olduğu iddiasını

kanıtlayamamıştır.

35. Bu durumda başvurucu; iddia ettiği dönem itibarıyla Hazine

yardımından yararlandırılması yönünde meşru bir beklentiye sahip olduğunu

gösteren bir kanun hükmü, yerleşik bir yargısal içtihat veya idari uygulama

ortaya koyamamıştır. Sonuç olarak Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına

alınan mülkiyet hakkı kapsamında başvurucunun mevcut bir mülkü bulunmadığı gibi

somut olayda başvurucunun hususunda yeterli bir hukuki temele dayalı meşru bir

beklentisi de bulunmamaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

11/12/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin

YILDIRIM

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M.Emin KUZ

Raportör

:

Umut FIRTINA

Başvurucu

:

Ahsen

Temizlik Eğl. Bilg. İnş.

San. Tic. Ltd. Şti.

Vekili

:

Av. Yasemin

BİRCAN GEDİZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/28161, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Uyuşmazlığın Arka
  7. B. Başvuruya Konu Dava
  8. C. Başvurucunun Emsal
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Kömürcü
  15. Yıldırım
  16. Akıncı
  17. Topal
  18. Bircan Gediz
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/28161
Tarih
11 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Mehmet Bedri Eşmen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/9514)
  • Ulvi Kün Başvurusu (B. No: 2016/72052)
  • Ali Duran Başvurusu (B. No: 2016/10381)
  • B.k. Başvurusu (B. No: 2017/6432)
  • Müzeyyen Erbek Başvurusu (B. No: 2016/1949)
  • Süleyman Kaçmaz Başvurusu (B. No: 2016/72686)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.