İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Akın Öztığ ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/14924)

1. Başvuru, uluslararası anlaşma gereğince Hazine tarafından

Başvuru No2016/14924Tarih28 Kasım 2019Okuma12 dk · 2.386 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Akın Öztığ Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
28 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/14924
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.386 kelime·12 dk okuma·26 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, uluslararası anlaşma gereğince Hazine tarafından

tahsil edilen tazminattan murise isabet eden miktarının ödenmemesi ve

yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle mülkiyet hakkı ile makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

A. Başvuru Konusu Olayın

Arka Planı

6. Başvurucular 15/10/1934 tarihinde vefat eden 1/7/1866 doğumlu

Muharrem'in mirasçılarıdır.

7. Başvurucular, yakın murisleri Muharrem'e ilk eşinden intikal

eden taşınmazların Osmanlı tebaası olan kök muris Halit Ağa (Halit Mehmetoviç) adına kayıtlı olup Üsküp vilayeti Priştine sancağında bulunduğunu ileri sürmüştür.

8. Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya Krallığı arasında

28/11/1933 tarihinde Mütekabil Mutalebatın

Tesviyesine Müteallik İtilaf (anlaşma) yapılmıştır. Söz konusu anlaşma,

6/3/1934 tarihli ve 2382 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya Krallığı

Arasında Belgrat'da 28 İkinci Teşrin 1933 Tarihinde Aktedilen Mütekabil Mutalebatın

Tesviyesine Müteallik İtilâfın Tasdikine Dair Kanun ile tasdik edilerek

12/3/1934 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anlaşmanın (3) numaralı maddesine göre

Yugoslavya Hükûmeti karşılıklı denkleştirmelerden sonra arta kalan 17.000.000 dinar

tutarındaki paranın 7.000.000 dinarını kredi olarak, 10.000.000 dinarını da

Hazine bonosu olarak ödemeyi taahhüt etmiştir. Anlaşmanın (4) numaralı maddesi

uyarınca Yugoslavya'da bulunan Türk vatandaşlarına ait taşınmazlar Yugoslav

Hükûmetinin tasarrufuna girecektir.

9. 28/11/1933 tarihli anlaşma uyarınca Yugoslavya'dan tahsil

edilen toplam 17.000.000 dinar 6/6/1938 tarihinde kanun ile Kızılay Cemiyetine

(Kızılay)verilmiştir.

10. Muharrem'in mirasçılarından bir kısmının bu taşınmazlar için

28/11/1933 tarihli anlaşma uyarınca ödenen tazminattan pay verilmesi talebiyle

Dışişleri Bakanlığına 1950, 1966 ve 1977 yıllarında yapmış olduğu müracaatlar

olumsuz sonuçlanmıştır.

11. Başvurucuların da aralarında bulunduğu mirasçılar 18/11/1982

tarihinde aynı taleplerini Maliye Bakanlığına yöneltmişlerdir. Maliye Bakanlığı

bünyesinde kurulan 'Takdir ve Tevzi Komisyonu Başkanlığı 21/5/1982 tarihinde bu

kişilerin tazminattan yararlandırılmasının mümkün olmadığına karar vermiştir.

12. Bu kişiler anılan kararın iptali istemiyle dava açmıştır.

Ankara 2. İdare Mahkemesi 22/2/1985 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.

Kararın gerekçesinde 28/11/1933 tarihli anlaşma kapsamında Türkiye

Cumhuriyeti'ne 476.520 TL değer farkı ödenmiş olup bu para, 6/6/1938 tarihli ve

3427 sayılı Yugoslavya Hükümetinden Alınan Tazminatın Kızılay Cemiyetine

Verilmesine Dair Kanun ile Kızılay'a devredildiğinden kişilere ödeme

yapılamayacağına yer verilmiştir. Dosya kapsamında kararın Danıştay

denetiminden geçip geçmediğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.

B. Başvuruya Konu

Yargılama Süreci

13. Başvurucular tarihi bildirilmeyen yeni bir dilekçe ile

tazminat ödenmesi talebiyle Maliye Bakanlığına yeniden müracaat etmiştir.

Maliye Bakanlığı 2/3/2009 tarihinde 3427 sayılı Kanun uyarınca başvurucuların

ödenen tazminattan yararlandırılmasının mümkün olmadığına dair işlem tesis

etmiştir.

14. Başvurucular 8/5/2009 tarihli dilekçe ile tazminat ödenmesi

isteklerinin reddedilmesinin 28/11/1933 tarihli anlaşmaya aykırı olduğu iddiasıyla

iptal davası açmıştır.

15. Ankara 16. İdare Mahkemesi 31/12/2009 tarihli kararı ile

davayı reddetmiştir. Sözü edilen kararda, bir kısım başvurucunun 28/11/1933

tarihli anlaşma hükümlerinden yararlanma hususundaki iddialarını yazılı belge

ile kanıtlamadığına ve bir kısım başvurucu yönünden daha önceden kesinleşmiş

hüküm bulunduğuna işaret edilmiştir.

16. Hüküm başvurucular tarafından temyiz edilmiştir. Danıştay

Onuncu Dairesi 16/10/2014 tarihinde hükmü onamıştır. Onama kararında

başvurucuların murisine ait taşınmazların 28/11/1933 tarihli anlaşma kapsamında

olup anlaşma uyarınca Türkiye Cumhuriyeti'ne ödenen 17.000.000 dinar

tutarındaki para kanun ile Kızılay'a verildiğinden başvurucuların ödenen

tazminattan yararlandırılmasının hukuken mümkün bulunmadığına vurgu

yapılmıştır.

17. Danıştay kararına yönelik karar düzeltme isteği aynı Daire

tarafından 9/6/2016 tarihinde reddedilmiştir.

18. Nihai karar 28/7/2016 tarihinde başvuruculara tebliğ

edilmiş, başvurucular 26/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

19. 2382 sayılı Kanun’un 1. maddesi şöyledir:

“Türkiye

ile Yugoslavya arasında 28 ikinci teşrin 1933 tarihinde imzalanan mütekabil mütalebatm tesviyesine müteallik itilâf kabul ve tasdik

olunmuştur.”

20. 3427 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“2382

sayılı kanunla tasdik edilmiş olan itilâfname

mucibince Yugoslavya Hükümeti tarafmdan verilen tazminat,

teraküm eden faizile birlikte, Heybeliadadaki

verem sanatoryomu ve Haydarpaşa numune, İzmir emrazı

sariye ve istilâiye hastanelerine mülhak olarak en

çok yatak adedi temin etmek suretile vücude getirilecek verem pavyonu ve daireleri inşasına ve

bu hususta icab eden tesisata sarfedilmek

üzere Kızılay cemiyetine verilir.''

21. 17/3/1969 tarihli ve 1135 sayılı Türk Vatandaşlarına Ait

Olup Yugoslav Federatif Halk Cumhuriyetince Millileştirilmiş Bulunan Mal, Hak

ve Menfaatlerin Tasfiyesi Hakkında Kanun'un

''Tazminattan istfade edecek olanlar'' kenar

başlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Yugoslav

Federatif Halk Cumhuriyeti tarafından 5/12/1946 ve 28/4/1948 tarihlerinde

yapılan millileştirme ve sair tedbirler dolayısiyle

mal, hak ve menfaatlerine el konulan Türk vatandaşları tazminattan istifade

ederler. ''

B. Uluslararası Anlaşma

22. Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya Kırallığı

arasında Belgrat'ta 28 ikinci teşrin 1933 tarihinde aktedilen

Mütekabil Mutalebatın Tesviyesine Müteallik İtilaf'ın ilgili kısımları şöyledir:

“Madde

— 1 İki Devletin ve teaalarının mütekabil mutalebatmı tetkik etmiş olan iki Âkit murahhasları bu

cihetten Yugoslav Hükümetinin medyun olduğu tazminatın Türk Hükümetinin medyun

olduğu tazminattan 17 milyon dinarlık bir meblâğ kadar fazla olduğunu

anlamışlardır.

Madde — 2 Yugoslavya Hükümeti 17 milyon

dinarlık meblâğı Türkiye Hükümetine aşağıdani tarzda

tesviye etmeği taahhüt eder:

a) 7 milyonu Türk Hükümeti hesabına, emtia

almağa mahsus olarak, 5 nisan 1934 tarihinde

Yugoslavya millî bankasında açılacak bir kredi şeklinde olacaktır; işbu meblâğ

iki hükümet arasında aktedilecek bir ticaret

muahedesi tarafından tesisi muhtemel olan takas sistemine dahil olmayacaktır.

b) On milyonu Hazine bonosu şeklinde olacak ve

bunun beş milyonu 5 nisan 1935; beş milyonu da 31

kânunuevvel 1935 vadeli olacaktır.

Madde — 3 Âkit iki memleket arasında mevcut

bütün mutalebat ile ıslahı ziraî ve kolonizasyon kanunlarına tevfikan zaptedilen

emlâki gayrimenkuleye müteallik tedabirden

ve köylerdeki emvali metruke yüzünden memleketlerden birisinin tebaasının diğer

memleket hükümetine karşı haiz olduğu bütün mutalebat

işbu itilâf ile halledilmiştir.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 28/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucu Atilla Ergin

Yönünden

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesi gereği

başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla

bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde

başvuru reddedilir ve ilgilinin yargılama giderleri dışında 2.000 Türk

lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar

verilir.

25. Genel hukuk teorisinde bir kamu düzeni kuralı olarak ele

alınan ve genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve

başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye

edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının yukarıda belirtilen

düzenlemelerle bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı

görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan

ve Anayasa Mahkemesinin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen

davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi

mümkündür (S.Ö., B. No:

2013/7087, 18/9/2014, § 28).

26. Bu kapsamda özellikle Anayasa Mahkemesini yanıltmak amacıyla

gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya Anayasa Mahkemesine bu

nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında

esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi

sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikteki yeni

ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesinin bilgilendirilmemesi

suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi,

medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru

amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup

kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal

ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette

içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye

kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö.,

§ 29; Mehmet Güven Ulusoy [GK],

B. No: 2013/1013, 2/7/2015; Osman Sandıkçı,

B. No: 2013/6297, 10/3/2016; Selman Kapan ve

diğerleri, B. No: 2013/7302, 20/4/2016).

27. Merkezî Nüfus İdaresi Sistemi'nden yapılan sorgulama

neticesinde başvuruculardan Atilla Ergin'in bireysel başvuru tarihinden önce

24/3/2012 tarihinde öldüğü tespit edilmiş ancak Av. Mehmet Ali Aslan tarafından

başvurucunun anayasal haklarının ihlal edildiğinden bahisle verilen 26/8/2016

tarihli başvuru formunda başvurucunun öldüğü konusunda bir bilgiye yer

verilmeden bireysel başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.

28. Kamu gücü tarafından hakkı ihlal edilen kişinin bireysel

başvuru yapmadan önce ölmesi durumunda ölen kişi adına bir başkası tarafından

bireysel başvuru yapma imkânı bulunmamaktadır (Abdurrehman Uray, B. No: 2013/6140, 5/11/2014, § 30).

29. Açıklanan gerekçelerle başvuru tarihinden önce vefat etmiş

olan başvurucu adına vekâlet ilişkisi sona ermiş olan avukat tarafından yapılan

bireysel başvurunun başvuru hakkının kötüye

kullanımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

30. Bu durumda Av. Mehmet Ali Aslan hakkında Anayasa Mahkemesini

yanıltıcı nitelikte başvuru yapması nedeniyle 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi

ve İçtüzük’ün 83. maddesi uyarınca takdiren 2.000 TL disiplin para cezasına hükmedilmesi

gerekir.

B. Başvurucular Mürvet

Ergin ve Mehmet Selim Aydaş Yönünden

31. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir

sebebin olmadığı kanaatine varılması hâlinde başvurunun düşmesine karar

verilebilir. Bununla birlikte İçtüzük'ün 80.

maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması

veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan

haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurunun incelenmesine devam

edilebileceği öngörülmüştür (Bayram Şahin,

B. No: 2013/463, 16/5/2013,§ 16).

32. Başvuru tarihinden sonra ölen başvurucunun mirasçılarının

makul bir süre içinde başvuruyu devam ettirme yönündeki iradelerini Anayasa

Mahkemesine bildirmemeleri hâlinde İçtüzük hükümleri uyarınca başvurunun

incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine

varılabilir (İskender Kaya ve diğerleri,

B. No: 2014/7674, 23/3/2017, §§ 18-21).

33. Somut olayda başvuruculardan Mürvet Ergin ve Mehmet Selim Aydaşbaşvuru tarihinden sonra sırasıyla 13/11/2017 ve

26/3/2018 tarihinde vefat etmiş ancak mirasçıları başvuruya devam etme yönünde

iradelerini makul bir süre içinde bildirmemişlerdir. Somut olayda başvurunun

incelenmesine devam etmeyi gerekli kılan ve İçtüzük'ün

80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen nedenlerden biri de

bulunmamaktadır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurucular Mürvet Ergin ve Mehmet

Selim Aydaş başvurusunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

C. Diğer Başvurucular

Yönünden

1. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

35. Başvurucular 28/11/1933 tarihli anlaşma uyarınca

Yugoslavya'da taşınmazı bulunan Türk vatandaşları nedeniyle ödenen tazminattan

kendilerine düşen miktarın ödenmemesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmüşlerdir.

36. 6216 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin (8) numaralı

fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı

23/9/2012 tarihi olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvurular incelenebilir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012, § 17).

37. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisini doğru olarak

belirleyebilmek için kesinleşen nihai işlem ve kararın tarihinin yanı sıra

gerçekleştiği iddia edilen müdahalenin zamanını da doğru tespit etmek gerekir.

Bu tespit yapılırken müdahaleyi oluşturan olaylar ve ihlal edildiği iddia

olunan hakkın kapsamı birlikte değerlendirilmelidir (Zeycan Yedigöl [GK], B. No:

2013/1566, 10/12/2015, § 31).

38. Anayasa Mahkemesi ayrıca mülkiyetten yoksun bırakma

şeklindeki mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin kural olarak anlık eylemler

olup sürekli bir müdahale oluşturmadığını belirtmiştir (Agavni Mari Hazaryan ve

diğerleri, B. No: 2014/4715, 15/6/2016, § 114).

39. Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya Krallığı arasında

akdedilen 28/11/1933 tarihli anlaşma uyarınca Yugoslavya Hükûmeti Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşlarının Yugoslavya'da bulunan taşınmazlarına karşılık

olarak 17.000.000 dinar tazminat ödemiştir. Söz konusu tazminat 13/6/1938

tarihinde yürürlüğe giren 3427 sayılı Kanun uyarınca Kızılay'a devredilmiştir.

40. Başvurucular, murisleri olduğunu iddia ettikleri Halit

Ağa'nın Yugoslavya'da kalan tapulu taşınmazları nedeniyle 28/11/1933 tarihli

anlaşma uyarınca ödenen tazminattan paylarına düşen miktarın ödenmesi talebinde

bulunmuştur. Talebin reddi işleminin iptali istemi Mahkemece kanun ile

devredilen tazminatın ödenmesi imkânı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

41. Bu durumda başvurucuların mülkiyet hakkına konu ettiği

taşınmazlar için Yugoslavya Krallığı tarafından ödendiğini iddia ettiği

tazminat ile hukuki ilişkisi Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları

incelemeye başladığı 23/9/2012 tarihinden yaklaşık yetmiş dokuz yıl önce

kesilmiş olduğundan mülkiyet hakkına yönelik şikâyet Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisinin dışında kalmaktadır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi

zaman bakımından yetki içinde sonuçlanmış olmak kaydıyla kamu makamlarınca

müdahalenin incelenerek esası hakkında bir karar verilmesi veya müdahaleyle

ilgili tanınan tazminat ve benzeri bir yolun mevcut olması durumlarını da

dikkate alarak değerlendirme yapacaktır (benzer bir yaklaşım için bkz. Agavni Mari Hazaryan

ve diğerleri, §§ 111-120). Somut olay bakımından ise müdahale

13/6/1938 tarihinde yürürlüğe giren kanunla gerçekleşmiş olup bu tarihten sonra

ilgililerin hukuki durumunu etkileyecek herhangi bir düzenleme mevcut değildir.

Başvurucuların davasının da benzer bir gerekçe ile reddedildiği gözetildiğinde

başvurunun zaman bakımından yetki kapsamında görülerek incelenmesini gerektirir

istisnai bir durumun da mevcut olmadığı görülmektedir.

42. Öte yandan başvurucular, murisleri Muharrem'in mirasçılık

belgesini sunarak bu şahıs yönünden mirasçılık sıfatlarını kanıtlamıştır. Ancak

başvurucular bireysel başvuru formuna ekli, tercüme edilmiş tapu kayıtlarına

göre tapu maliki olan Halit Ağa'nın mirasçısı olduklarına dair veraset ilamını

sunmamıştır. Bu kişi ile aralarındaki mirasçılık bağını gösterir belge ya da

mahkeme tespiti de dosya kapsamında bulunmamaktadır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

44. Başvurucular, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

45. Bireysel başvurular sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

46. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya

da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

47. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ilk bakışta ulaşılabilir ve

ihlal iddialarıyla ilgili olarak başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesi olduğunu değerlendirmiştir. Buna göre Tazminat Komisyonuna başvuru

yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı

sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel,

§§ 27-36).

48. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

49. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Atilla Ergin'e vekâleten Av. Mehmet Ali Aslan tarafından

yapılan başvurunun başvuru hakkının kötüye

kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. Başvurucular Mürvet Ergin ve Mehmet Selim Aydaş

tarafından yapılan başvurunun DÜŞMESİNE,

C. 1. Diğer başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddiasının zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Diğer başvurucuların makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddialarının başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,

E. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 83. maddesi uyarınca 2.000 TL disiplin para

cezasının Av. Mehmet Ali Aslan'dan TAHSİLİNE,

F. Kararın birer örneğinin Ankara Barosu ve Türkiye Barolar

Birliğine GÖNDERİLMESİNE 28/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Selahaddin

MENTEŞ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucular

:

1. Akın

ÖZTIĞ

2. Atilla

ERGİN

3. Ayla

ERGİN

4. Aynur

KAVUKÇU

5. Kemal

BAŞAK

6. Lütfiye Yadigar ERGİN

7. Mehmet

Erol AKIN

8. Mehmet

Selim AYDAŞ

9. Mürvet

ERGİN

10. Özcan

ÖZTİĞ

11. Sevin

ŞEKER

12. Zafer Erdinç AKIN Vekili : Av. Mehmet Ali ASLAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/14924, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvuru Konusu Olayın
  7. B. Başvuruya Konu
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Anlaşma
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucu Atilla Ergin
  13. B. No: 2013/6297, 10/3/2016; Selman Kapan ve
  14. B. Başvurucular Mürvet
  15. C. Diğer Başvurucular
  16. B. Başvurucular Mürvet Ergin ve Mehmet Selim Aydaş
  17. C. 1. Diğer başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğine
  18. Gökcan
  19. Hakyemez
  20. Menteş
  21. Öztığ
  22. Ergin
  23. Ergin
  24. Kavukçu
  25. Başak
  26. Ergin
  27. Öztiğ
  28. Şeker
  29. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/14924
Tarih
28 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • İsmail Şahan Başvurusu (B. No: 2016/54509)
  • Emrah Yılmaz Başvurusu (B. No: 2016/9497)
  • Suzın Yalçın Başvurusu (B. No: 2016/9532)
  • İsrafil Şimşek ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/10673)
  • Ömer Fettahoğlu Başvurusu (B. No: 2016/6803)
  • Tahsin Kandamar Başvurusu (B. No: 2016/213)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.