İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Korkmaz Başvurusu (B. No: 2019/26899)

1. Başvuru, müşterek çocuğun yurt dışında bulunan mutat

Başvuru No2019/26899Tarih11 Aralık 2019Okuma13 dk · 2.521 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Korkmaz Başvurusu

Karar tarihi
11 Aralık 2019
Başvuru Numarası
2019/26899
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.521 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, müşterek çocuğun yurt dışında bulunan mutat

meskenine iade edilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/8/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Hollanda vatandaşı olan D.V.D.P. ile Türk vatandaşı olan

başvurucunun birlikteliklerinden 19/10/2009 ve 3/2/2011 tarihlerinde

Hollanda'da dünyaya gelen iki kız çocukları bulunmaktadır.

9. Başvurucu ve çocukların annesi müşterek çocuklarıyla birlikte

2017 yılının Temmuz ayında Türkiye'ye gelmişlerdir.

Başvurucu tatil amacıyla Türkiye'ye geldiklerini, birlikte yaşadığı D.V.D.P.nin kendi rızasıyla çocukları Türkiye'de bırakarak

ülkesine döndüğünü ifade ederken çocukların annesi, rızası hilafına

çocuklarının başvurucu tarafından alıkonulduğunu iddia ederek çocukların iadesi

için Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuştur.

10. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı 27/10/2017 tarihli davaname ile çocukların annelerine iadesi talebiyle Sakarya

Aile Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Davanamede;

başvurucunun müşterek çocukları 2017 yılı Temmuz ayından itibaren annelerinin

rızası olmadan Türkiye'de tuttuğu, annenin çocukların alıkonulduğu iddiasıyla

15/2/2000 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak

1/8/2000 tarihinde yürürlüğe giren 25/11/1980 tarihli Uluslararası Çocuk

Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme (Lahey Sözleşmesi) uyarınca

Hollanda Merkezi Makamına müracaat ettiği, ancak taraflar arasında dostane

çözüme ulaşılamadığı belirtilerek velayet hakkı annede olan çocukların

22/11/2007 tarihli ve 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve

Kapsamına Dair Kanun uyarınca iadesine karar verilmesi talep edilmiştir.

11. Çocukların annesi yargılama sırasındaki beyanlarında;

müşterek çocukların velayetinin kendisinde olduğunu, velayet hakkının

kullandırılmasına müsaade edilmesi gerektiğini ve çocuklarının zorla Türkiye'de

tutulduğunu belirterek çocukların mutatmeskenleri

olan Hollanda'ya iade edilmesini talep etmiştir. Çocukların annesi ayrıca,

Türkiye'ye tatil amacıyla geldiklerini, yerleşme kararlarının olmadığını hatta

dönüş biletlerinin bulunduğunu, baskı ve tehditler nedeniyle Hollanda'ya dönmek

zorunda kaldığını, 2010 yılından itibaren başvurucu ile birlikte yaşamaya

çalıştığını ancak başvurucunun resmi nikâhlı eşiyle birlikte kaldığını,

başvurucu ile hiç aynı evde çocuklarla birlikte yaşamadıklarını ifade etmiştir.

12. Başvurucu davaya cevap dilekçesinde; Sakarya iline

yerleşmelerinin çocuklarının yararına olacağı kanaatine vardıkları için

Hollanda'daki evlerini boşaltarak Türkiye'ye geldiklerini, eşinin bir süre

sonra rızasıyla çocukları Türkiye'de bırakarak ülkesine döndüğünü ve çocukların

annenin rızası olmaksızın Türkiye'de tutulduğuna dair iddiaların gerçek dışı

olduğunu beyan etmiştir. Başvurucu ayrıca ortak velayet için başvuruda

bulunduğunu, çocukların çifte vatandaş olduklarının gözetilerek karar verilmesi

gerektiğini belirterek iade talebinin reddini istemiştir.

13.Yargılama sürecinde hazırlanan 8/3/2018, 23/3/2018 ve

2/10/2018 tarihli sosyal inceleme raporlarında; çocukların kendi haklarında

karar verebilecek olgunlukta olmadıkları ve yönlendirmeye açık oldukları,

yaşları itibarıyla ebeveynlerinin her ikisine de ihtiyaç duydukları bir dönemde

bulunmaları sebebiyle çocukların yüksek yararı gözetildiğinde anneleriyle yüz

yüze zaman geçirmeleri ve şahsi ilişkilerini sürdürmelerinin sağlanması

gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca sınıf öğretmeninin beyanlarına dayanılarak

çocukların 2018/2019 eğitim-öğretim yılında okula hiç gitmedikleri, önceki yıl

ise ilk zamanlarında dil problemi ve arkadaş uyumunda sorunlar yaşadıkları,

ancak hızlı ilerleme göstererek uyum sağladıkları, başvurucunun çocukları ile

ilgilenen bir baba olduğu yönünde tespitlere yer verilmiştir.

14.Mahkeme 3/10/2018 tarihinde davanın kabulüyle çocukların

mutat meskeni olan Hollanda'ya iadesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde;

taraf ve tanık beyanları ile sosyal inceleme raporlarına yer verildikten sonra

Lahey Sözleşmesi'nin ilgili maddelerine atıf yapılarak, mutat meskenin çocuğun

yaşamını sürdürdüğü, maddi ve şahsi ilişkileri ile en sıkı şekilde bağlılık

kurduğu yer olduğu belirtilmiş ve başvurucunun çocuklarının mutat meskenlerinin

Hollanda olduğu belirtilmiştir. Çocukların annenin velayethakkı

ihlal edilerek 2017 yılının Temmuz ayından beri

Türkiye'de alıkonulduğu, başvurucunun eşinin yasal süre içindeçocukların

iadesi için başvuru yaptığı, iade hâlinde çocukların fiziki ya da psikolojik

bir tehlikeye maruz kalacaklarının kanıtlanamadığı vurgulanmıştır.

15. Başvurucunun anılan karara itirazı Sakarya Bölge Adliye

Mahkemesinin 21/1/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; müşterek

çocukların evlilik dışı ilişkiden Hollanda'da dünyaya geldikleri, tarafların

aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle devamlı surette birlikte yaşamadıkları ve

çocukların bakımı ile hep annenin ilgilendiği, tatil amacıyla Türkiye'ye

geldiklerinde başvurucunun Hollanda'ya dönmek istemediği ve çocukların annesini

anılan ülkeye gönderdiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı ifade edilmiştir.

Sosyal İnceleme Raporlarından çocukların Türkiye'deki yeni ortamlarına ve yaşam

koşullarına alıştıklarının söylenemeyeceği, anneye iade hâlinde çocukların

fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz kalacaklarına dair bir iddianın da

ileri sürülerek kanıtlanmadığı vurgulanmıştır.

16. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20/5/2019 tarihinde yerinde

bulunmayan temyiz itirazlarının reddine ve hükmün onanmasına karar vermiştir.

Kararda ayrıca mutat meskene iadeye ilişkin kararların temyiz incelemesinin

duruşmalı yapılacağına dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyledosya

üzerindeninceleme yapıldığı belirtilmiştir.

17. Nihai karar25/7/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.

18.Başvurucu 6/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. İlgili hukuk için bkz. Marcus Frank Cerny (GK), B. No:

2013/5126, 2/7/2015, §§ 18/25; N.Ö., B.

No: 2014/19725, 19/11/2015, §§ 19-22; Levent

Aşıklar, B. No: 2014/13936, 8/3/2018, §§ 32-54; Angela Jane Kilkenny, B. No: 2015/10826, 17/7/2018, §§

25-52; Cem Ramazan Ninek,

B. No: 2015/13760, 18/7/2018, §§ 38-67.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 11/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu, derece mahkemelerinin çocukların annesinin gerçeği

yansıtmayan beyanlarına dayanarak annenin rızası olmadan başvurucu tarafından

alıkonulduğu gerekçesiyle karar verdiğini; birlikte geçirdikleri tatil

görüntüleri, uçak bileti ve otel rezervasyon bilgilerinin dosyaya sunulmasına

rağmen Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini belirtmiştir. Başvurucu ayrıca

çocukların mahkeme huzurunda dinlenmediklerini, Türkiye'ye gelmeden önce

anneleriyle olan ilişkileri, ülkemizde geçirdikleri süre ve annenin ülkesine

dönmesinden sonra içinde bulundukları yaşam koşullarının çocukların üstün

yararları gözetilerek tartışılmadığını ifade etmiştir. Başvurucu; tanıklarının

dinlenilmesinden vazgeçilmesini gerektirir bir durum olmamasına rağmen

tanıklarının dinlenilmesinden vazgeçilerek karar verildiğini, duruşmalı inceleme

talebine rağmen istinaf ve temyiz incelemelerinin kısa sürede yeterli inceleme

yapılmadan ve duruşma açılmadan sonuçlandırıldığını vurgulamıştır. Çocukların

annelerinin rızası hilafına tutulduğu iddiasının doğru olmadığını, ilişkileri

devam ederken tatil amacıyla birlikte Türkiye'ye geldiklerini, tatil esnasında

Türkiye'ye yerleşme kararı aldıklarını, annelerinin rızası ile Türkiye'de kalan

çocukların çifte vatandaş olduklarını ve Hollanda'ya iadelerinin çocukların

geleceği ve psikolojileri için uygun olmadığını ifade eden başvurucu adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

22. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:

“Devletin

temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve

toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve

hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.”

23. Anayasa’nın "Özel

hayatın gizliliği ve korunması" kenar başlıklı 20. maddesinin

birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes

...aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ...aile

hayatının gizliliğine dokunulamaz."

24. Anayasa’nın "Ailenin

korunması ve çocuk hakları" kenar başlıklı 41. maddesi

şöyledir:

“Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler

arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle

ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını

sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma,

yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan

ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı

çocukları koruyucu tedbirleri alır.”

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

26. Anayasa Mahkemesinin önceki kararları uyarınca ebeveyn ve

çocuklar arasındaki ilişkileri konu alan uyuşmazlıklarda, sürecin ivedi olarak

yürütülmesi de dâhil olmak üzere ilgili idari ve yargısal işlemlere dair şikâyetlerinbir bütün hâlinde aile hayatına saygı hakkı

bağlamında incelenmesi gerekmektedir (Marcus Frank Cerny [GK], § 82; Levent Aşıklar, § 59). Başvurucunun ileri

sürdüğü adil yargılanma hakkının ihlali iddiası, aynı zamanda aile hayatına

saygı hakkı kapsamında ele alınacak usule ilişkin güvencelerden yararlanılıp

yararlanılmadığı hususuna da ilişkin olduğundan başvurunun Anayasa'nın 20. ve

41. maddelerinde düzenlenen aile hayatına saygı hakkı bağlamında ele alınması

gerekir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

28. Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen aile hayatına saygı

hakkı kapsamında devletin pozitif yükümlülükleri değerlendirilirken Anayasa'nın

41. maddesinin de dikkate alınması gerektiği açıktır. Devletin pozitif

tedbirler alma yükümlülüğü konusunda anılan maddeleri; ebeveynin çocuğuyla

bütünleşmesinin sağlanması amacıyla tedbirler alınmasını isteme hakkını ve

kamusal makamların bu tür tedbirleri alma yükümlülüğünü içermektedir. 41.

maddede her çocuğun -yüksek yararına aykırı olmadıkça- anne ve babasıyla

kişisel, doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğu açıkça

belirtilmektedir. Ancak bu yükümlülük mutlak olmayıp her olayın özel

koşullarına bağlı olarak alınacak tedbirlerin nitelik ve kapsamı

farklılaşabilmektedir (Marcus Frank Cerny, §§

36-41; Murat Atılgan, B. No:

2013/9047, 7/5/2015, § 22).

29. Uluslararası çocuk kaçırma vakaları, uluslararası anlamda

ciddi bir işbirliğini gerektirmekte olup bu işbirliği

bakımından en önemli vasıtalardan biri Lahey Sözleşmesi’dir. Lahey Sözleşmesi,

yasa dışı kaçırılan veya taraf devletlerden birinde alıkonulan çocuğun ivedi

şekilde iadesini ve ebeveyn tarafından gerçekleştirilen uluslararası çocuk

kaçırma vakalarının çözümü hususunda hızlı bir prosedür öngörmektedir. Bu

bağlamda Lahey Sözleşmesi’ne taraf bir devlette mutat olarak ikamet eden

çocuğun diğer bir taraf devlete yasa dışı kaçırılması veya orada alıkonulması

durumunda Lahey Sözleşmesi’nde yer verilen sınırlı sayıdaki istisnai hâller dışında

çocuğun bulunduğu ülkenin yetkili makamlarının, çocuğu mutat ikametgâhı olan

ülkesine ivedi şekilde iade etmesi zorunludur (Marcus Frank Cerny, §§ 44,46, 47).

30. Lahey Sözleşmesi uyarınca taraf devletler ülke sınırları

içinde Lahey Sözleşmesi’nin amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere uygun

bütün önlemleri almak ve bu amaç doğrultusunda en süratli usullere başvurmakla

yükümlüdür. Bu yükümlülük ilgili vakalarda aile hayatına saygı hakkının

öngördüğü pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından oldukça

önemlidir. Sözleşme’nin temel amacı, çocuğun mutat meskeni olan ülkesine iade

edilmesini sağlayarak koruma hakkının nasıl düzenlenmesi gerektiğinin çocuğun

üstün menfaatleri nazara alınmak suretiyle mutat meskenin yargı makamlarınca

belirlenmesidir. Öte yandan Lahey Sözleşmesi zorunlu iade kuralının

istisnalarını da belirlemiştir. Söz konusu düzenleme, ilgili yargısal

makamlara, geri dönmesinin çocuğu fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz

bırakacağının veya başka bir şekilde müsamaha edilemeyecek bir duruma

düşüreceğinin tespit edilmesi hâlinde iadeyi reddetme yetkisi vermektedir (Marcus Frank Cerny, §§

55-58).

31. Mevzuatın yorumlanmasıyla ilgili sorunları çözmek öncelikle

derece mahkemelerinin yetki ve sorumluluk alanındadır. İç hukukun genel olarak

uluslararası hukuka veya uluslararası anlaşmalara atıf yaptığı hâllerde de

durum böyledir. Anayasa Mahkemesinin rolü ise bu kuralların yorumunun

Anayasa’ya uygun olup olmadığını belirlemekle sınırlıdır. Bu nedenle Anayasa

Mahkemesi, derece mahkemeleri tarafından izlenen usulü denetleme ve özellikle

mahkemelerin Lahey Sözleşmesi hükümlerini yorumlayıp uygularken Anayasa’nın 20.

ve 41. maddelerindeki güvenceleri gözetip gözetmediğini belirleme yetkisine

sahiptir (Marcus Frank Cerny, §

62; Levent Aşıklar, § 68).

32. Bu alandaki belirleyici mesele; çocuğun, anne babanın ve

kamu düzeninin yarışan menfaatleri arasında devletin kendisine tanınan takdir

alanı içinde bu konuda adil bir denge kurup kurmadığıdır. Ancak bu denge

kurulurken velayet ve kişisel ilişki hakkıyla ilgili meselelerde çocukların

menfaatlerinin üstün bir öneme sahip olduğu unutulmamalıdır.Bununla birlikte söz konusu haklar

arasında denge kurulurken ebeveynin çocukla düzenli ilişkide bulunmaları gereği

de dikkate alınması gereken bir diğer önemli faktördür (Marcus Frank Cerny, § 74; Levent Aşıklar, § 76).

33. Her çocuk, menfaatleri aksini gerektirmedikçe ebeveyni ile

doğrudan ve düzenli olarak kişisel ilişkisini sürdürme hakkına sahiptir.

Çocuğun menfaati; bir yandan -söz konusu ailenin sağlıksız olması durumu hariç-

ailesiyle bağlarını sürdürmesi gerektiğine işaret etmekte, öte yandan çocuğun

sağlıklı ve güvenli bir çevrede gelişimini sürdürmesini içermektedir. Aynı

düşünce Lahey Sözleşmesi için de geçerli olup çocuğun geri döndürülmesi, çocuğu

ağır fiziksel veya psikolojik zarar riskine maruz bırakmadıkça veya başka bir

şekilde katlanılmaz bir duruma sokmadıkça kural olarak kaçırılan çocuğun ivedi

olarak iadesini gerektirmekte ve bu şekilde aile ilişkilerinin sürdürülebilirliğini

amaçlamaktadır (Marcus Frank Cerny, §

75; Levent Aşıklar, § 77).

34. Ayrıca Lahey Sözleşmesi de bu kabul doğrultusunda hukuka

aykırı olarak ülkeden çıkarılan veya sözleşmeci devlette alıkonulan bir çocuğun

hemen geri döndürülmesini sağlamak için bir dizi tedbir öngörmüştür. Aile

hayatına saygı hakkı bağlamındaki uyuşmazlıklarda, pozitif yükümlülüklerin

yerine getirilmesi hususunda ilgili idari ve yargısal işlemlerin süratle yerine

getirilmesi kadar, karar oluşturma sürecinin ilgili kişilerin görüşlerini tam

olarak sunabildikleri adil bir süreç olmasının sağlanması da önemlidir. Bu

çerçevede Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında aile hayatına saygı hakkına

ilişkin pozitif yükümlülük değerlendirmesinin içeriğine, ilgili yargısal

süreçlerin ivedi şekilde tarafların katılımına açık ve adil yargılanma hakkının

usule ilişkin gereklerine riayetle yürütülmesi şeklindeki usule ilişkin

yükümlülüğün de eklenmesi gerekmektedir (Marcus Frank Cerny, § 81).

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

35. Başvuru, Anayasa Mahkemesinin daha önce Marcus Frank Cerny ve Levent Aşıklar kararlarında

vurgulandığı gibi çocuk ile anne ve babanın yarışan menfaatleri arasında

devletin kendisine tanınan takdir alanı içinde bu konuda adil bir denge kurup

kurmadığı yönünden incelenecektir (Marcus Frank Cerny,§ 80; Levent Aşıklar, § 85).

36. Çocukların ebeveynlerinden birinin velayet hakkı ihlal

edilmek suretiyle kaçırılmaları veya alıkonulmalarının sonuçlarının

hafifletilmesi/önlenmesi amacıyla ülkemizce kabul edilen Lahey Sözleşmesi ve bu

Sözleşme'ye dayanılarak yürürlüğe giren 5717 sayılı

Kanun'a göre çocukların mutat meskenlerine derhâl iadesi kuraldır. Kuralın

istisnaları aynı metinlerde sınırlı olarak gösterilmiştir (Angela Jane Kilkenny,§ 77).

37. Lahey Sözleşmesi'nin 13. maddesine göre alıkonulan çocuğun

mutat meskeni tespit edildikten sonra ancak çocuğun iade edilmesinin çocuğu

fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağının veya başka bir şekilde

müsamaha edilemeyecek bir duruma düşüreceğinin tespiti hâlinde yargısal makamların

usule ilişkin güvenceleri işleterek ve çocuğun üstün yararınıgözönüne

alarak iade talebini reddetme konusunda takdir yetkisine sahip oldukları

şüphesizdir.

38. Başvuruya konu olayda çocukların anne ve babalarının ortak

rızasıyla Türkiye'ye geldiği şüphesizdir. Türkiye'ye gelinme amacı, derece

mahkemelerinde, başvurucu tarafından Türkiye'ye yerleşmek, çocukların annesi

tarafından ise tatil olarak ifade edilmiştir. Başvurucu, ortak çocukların

annelerinin rızası ile yanında kaldıklarını, çocukların Türkiye'ye alıştığını,

mutat meskenin Türkiye olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek, yeterli

inceleme olmadan iade talebinin reddedilmesinden şikâyet etmiştir.

39. Ayrıca çocukların Mahkeme huzurunda dinlenilmemesi bir

eksiklik olarak ileri sürülse de, başvurucu vekilinin

12/9/2018 tarihli duruşmada gerek görülürse çocukların okulda dinlenilmesini

talep ettiği, çocukların duruşmada hazır edilmesine karar verilmesine rağmen

başvurucunun yanında bulunan çocukların yargılamaya katılmadıkları ve Mahkemenin

çocukların dinlenilmesinden vazgeçilmesine yönelik ara kararına ilgili

duruşmada hazır olan başvurucu vekilinin itiraz etmediği görülmüştür.

40.Öte yandan yargılama sürecinde üç kez sosyal inceleme raporu

düzenlendiği ve çocukların görüşlerinin raporlara yansıdığı; Mahkemenin anılan

raporlarda yer alan, çocukların Türkçe bilmedikleri için yeni yaşam koşullarına

ve okul ortamına uyum sağlamakta zorlandıkları, anneleriyle sıkı bağlarının

olduğu ve çocukların yüksek yararı gözetildiğinde, anneleriyle yüz yüze zaman

geçirmeleri ve şahsi ilişkilerini sürdürmelerinin sağlanması gerektiği yönünde

tespitlerle velayet hakkının annede olmasını birlikte değerlendirerek bir

sonuca ulaştığı anlaşılmıştır. Ayrıca, çocukların Hollanda'da doğmaları ve uzun

süre orada yaşamaları, bu süreçte çocuklarla annenin ilgilenmiş olması ve

çocukların iade edilmesi hâlinde fiziki ve psikolojik tehlikeyle

karşılaşabileceklerine ilişkin kanıtlanmış bir iddianın olmaması hususlarının

da karara esas teşkil ettiği görülmüştür.

41. Bu bağlamda başvuruya konu iade talebini inceleyen

mahkemelerce verilen kararlarda uzman değerlendirmelerine ve çocuğun aile

yaşantısı hakkında bilgi sahibi kişilerin beyanlarına yer verilerek delillerin

değerlendirildiği, Lahey Sözleşmesi’nin 13. maddenin birinci fıkrasının (b)

bendinde yer alan istisnanın şartlarının oluşmadığına dair açıklamalara yer

verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca başvurucu ile çocuğu arasında kişisel ilişki

tesis edilerek başvurucunun çocuklarını görme, ilişki kurma hakkı ile çocuğun

yüksek menfaati arasındaki denge gözetilmiştir. Başvurucunun dava süreçlerinde

iddia ve savunmalarını dile getirebildiği, verilen nihai kararlara karşı kanun

yollarına başvurarak etkili bir katılım sağladığı da görülmektedir. Sonuç

olarak Lahey Sözleşmesi'nin getirdiği güvenceler gözönüne

alınarak derece mahkemelerince oluşturulan karar gerekçelerinin aile hayatına

saygı hakkı bağlamında ilgili ve yeterli olduğu, bu suretle başvurucu ile

çocuğun menfaatleri arasında denge kurulduğu değerlendirilmiştir.

42. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 20.

maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal

edilmediğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile

hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/12/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin

YILDIRIM

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M.Emin KUZ

Raportör

:

Ali KOZAN

Başvurucu

:

Ali KORKMAZ

Vekili

:

Av. Ümit

KARA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/26899, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  11. B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile
  12. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Kömürcü
  14. Yıldırım
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. Kara
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/26899
Tarih
11 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Mevlut Örücü ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/10789)
  • Celal Mezarcı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/12781)
  • Ahmet Akkurt Başvurusu (B. No: 2017/4541)
  • Bayram Kaya Başvurusu (B. No: 2016/7732)
  • Osman Berk Başvurusu (B. No: 2017/12608)
  • Ayşe Çidem Tekindağ ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/15121)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.