İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Aynur Gök ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/3042)

1. Başvuru, özel yetkili mahkemelerce yargılama yapılması,

Başvuru No2015/3042Tarih16 Ocak 2020Okuma27 dk · 5.411 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Aynur Gök Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
16 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2015/3042
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.411 kelime·27 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, özel yetkili mahkemelerce yargılama yapılması,

başvurucular hakkında beyanda bulunan bir sanığın sorgulanamaması ve

iddianamede delil olarak gösterilen bazı tanıkların dinlenmemesi nedenleriyle

adil yargılanma hakkının; başvurucular hakkında verilen iletişimin dinlenmesi

ve teknik araçlarla izleme kararlarının hukuka aykırı olması nedeniyle

haberleşme hürriyetinin; başvurucuların bazı toplantılara katılmalarının terör

örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararında delil olarak değerlendirilmiş

olması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının; hukuka aykırı

olarak tutuklanmaları ve tutukluluğun uzun sürmesi nedeniyle de kişi özgürlüğü

ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucular Aynur Gök, Muhittin Duman, Mehmet Saruhan,

İsmail Taş, Cahid Başkara, İbrahim Halil Vural ve Hakan Algül sırasıyla 1985,

1991, 1989, 1988, 1975, 1989 ve 1989 doğumlu olup olayların meydana geldiği

tarihte Sivas'ta ikamet etmektedir.

7. Soruşturma evresinde Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK

250. madde ile yetkili) başvurucular hakkında PKK/KCK terör örgütüne üye olma

suçunun işlendiğine yönelik kuvvetli belirtiler olduğu gerekçesiyle ve delil

elde edilebilmesi amacıyla iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması,

sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, teknik araçlarla izleme kararı

verilmiştir.

8. Daha sonra başvurucular, PKK/KCK terör örgütüne üye olma suçundan 27/3/2012 tarihinde gözaltına

alınmış ve 30/3/2012 tarihinde tutuklanmışlardır. Malatya Cumhuriyet

Başsavcılığının (TMK 10. madde ile görevli) 10/4/2012 tarihli iddianamesiyle başvurucular Aynur Gök, Mehmet Saruhan,

İsmail Taş, Cahid Başkara, İbrahim Halil Vural ve Hakan Algül hakkında terör

örgütü üyesi olma ve terör örgütünün propagandasını yapma suçundan; başvurucu

Muhittin Duman hakkında ise terör örgütü üyesi olma suçundan kamu davası

açılmıştır.

9. (Kapatılan) Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 2/5/2013

tarihinde, terör örgütüne üye olma suçundan başvurucular Aynur Gök, Hakan

Algül, İsmail Taş, İbrahim Halil Vural, Mehmet Saruhan ve Cahid Başkara'nın her

birinin 9'ar yıl; Muhittin Duman'ın ise 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûmiyetine

ve tutukluluk hallerinin hükümle birlikte devamına karar vermiştir. Mahkeme,

21/3/2012 tarihinde işlenen terör örgütünün propagandasını yapma suçundan Aynur

Gök, Hakan Algül, İbrahim Halil Vural ve Mehmet Saruhan'ı 1'er yıl hapis

cezasına mahkûm etmiş; 1/5/2011 tarihinde işlenen terör örgütünün

propagandasını yapma suçundan ise Aynur Gök, Hakan Algül, İsmail Taş, İbrahim

Halil Vural, Mehmet Saruhan ve Cahid Başkara hakkında kovuşturmanın

ertelenmesine karar vermiştir.

10. Mahkeme, gerekçeli kararına iddianameyi ve sanık

savunmalarını özetleyerek başlamış; dosyada mevcut delillere ve iletişim kaydı

içeriklerine değinmiştir. Daha sonra PKK/KCK terör örgütünün yapısını,

işleyişini ve terör örgütünün Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) ve Demokratik

Yurtsever Gençlik Meclisi (DYG-M) isimli alt yapılanmaları arasındaki

ilişkileri açıklayan Mahkeme bu kapsamda, dosyada yer alan her bir sanık

hakkında ayrı başlıklar hâlinde delil değerlendirmesi yapmıştır.

11. Mahkemenin gerekçeli kararında başvurucu Aynur Gök hakkında on sekiz ayrı başlık

hâlinde yapılan değerlendirmelerin ilgili kısmı şöyledir:

"...sanık hakkındaki

iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit

tutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer

sanıkların beyanları, bilirkişilerin raporları, CD çözüm tutanakları,

fotoğraflar, ikametinde ele geçen örgütsel dökümanlar, teşhis tutanakları, CD

izleme tutanağı, PKK/KCK terör örgütünün talimatları ve etkinliklere ait

haberler, bilgi notları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın

PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan DYG-M (Yurtsever Demokratik

Gençlik Meclisi) içerisinde faaliyet göstermesi, sanık [E.B.nin], sanık Aynur Gök'ün DYG içerisinde faaliyet gösteren

şahıslar arasında olduğunu, sanığın DYG Sivas yürütme komitesi eş başkanlığı ve

sözcülük görevini yaptığını beyan etmesi, örgütsel gizlilik kurallarına azami

düzeyde uyması, etkinlikler konusunda diğer sanıklara talimatlar vermesi,

27/3/2011 günü düzenlenen, [toplantıdan önce cep telefonlarının

toplatıldığı] örgütsel toplantı haline

dönüşen etkinliğe katılması, 3/4/2011 günü Abdullah Öcalan'ın doğum günü

nedeniyle organize edilen örgütsel etkinliğe katılması, 1/5/2011 tarihinde

Sivas ilinde düzenlenen 1 Mayıs etkinliklerine DYG adıyla katılım sağlayarak

grubu yönlendirmesi, ayrıca terör örgütünce marş olarak kabul edilen 'Hernepej'

adlı marşı söylemesi, 23/4/2011 tarihinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde darp

edilen öğrenci olayına örgütsel anlam kazandırarak faaliyete katılması, 19

Mayıs 2011 günü Sivas ilinden kırsal alana çıkan ve daha sonra öldürülen [B.A.] adlı terörist anısına düzenlenen örgütsel faaliyeti

organize ederek katılması, Sivas

ili İmranlı ilçesi kırsal alanında 14 Haziran 2011 günü öldürülen terör örgütü

mensuplarına sahip çıkılması talimatını vermesi, Abdullah Öcalan’ın talimatları

doğrultusunda çalışmalarına başladıkları Çatı Partisi faaliyetleri kapsamında

8/10/2011 günü Sivas Seyrantepe İMKB düğün salonunda düzenlenen etkinlikleri

organize ederek katılması, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 10 Ekim 2011 günü

düzenlenen operasyonlarda PKK/KCK terör örgütüne mensup üçü üst düzey yönetici

olmak üzere toplam yedi teröristin etkisiz hale getirilmesini örgütsel gizlilik

kuralları çerçevesinde değerlendirmesi, 11/12/2011 günü terör örgütü tarafından

verilan talimat gereği 'Ez li vır im' kampanyası çerçevesinde Sivas ilinde bir

basın açıklaması organize ederek basın açıklamasını okuması, 25/12/2011 günü

kültür sanat etkinliği adı altında gerçekleştirilen terör örgütü adına kırsal

alanda öldürülen şahıslar adına saygı duruşunda bulunulan ve terör örgütü toplantısı

haline dönüştürülen etkinliği organize ederek, katılarak konuşma yapması,

30/12/2011 günü Sivas Cumhuriyet Üniversitesi içerisinde yapılanmada faaliyet

gösterdiği diğer şahıslarla birlikte terör örgütü toplantısı haline

dönüştürülen etkinliği organize ederek katılması, 11/3/2012 günü 8 Mart Dünya

Kadınlar günü bahanesiyle Sivas ili İMKB düğün salonunda yapılan etkinliği

organize ederek katılması ve konuşma yapması, 21 Mart Nevruzuyla ilgili olarak

Sivas ili Eğitim-Sen binasında düzenlenen toplantıya PKK/KCK terör örgütünün

gençlik yapılanması DYG-M adına temsilci olarak katılması, toplantı sonrası

alınan kararları yapıda faaliyet gösteren şahıslara aktarması, Sivas ilinde 21

Mart 2012 günü DYG imzalı pankartların taşındığı örgütsel sloganların atıldığı

etkinliğe, organize ederek katılması, burada yapıya mensup diğer şahıslarla

birlikte terör örgütü tarafından marş olarak kabul edilen 'Oramar' adlı marşı

söylemesi, ikametinde yapılan aramada örgütsel dokümanların olması nazara

alındığında eylemlerin çeşitliliği, sürekliliği, niteliği nazara alındığında

örgütle organik bağının bulunması, tüm eylemlerinin sempatizanlık düzeyini

aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması nazara alındığında PKK/KCK silahlı terör

örgütü üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır."

12. Mahkemenin gerekçeli kararında başvurucu Muhittin Duman hakkında on ayrı başlık

hâlinde yapılan değerlendirmelerin ilgili kısmı şöyledir:

"...sanık hakkındaki

iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit

tutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer

sanıkların beyanları, bilirkişilerin raporları, CD çözüm tutanakları,

fotoğraflar, ikametinde ele geçen örgütsel dökümanlar, teşhis tutanakları, CD

izleme tutanağı, PKK/KCK terör örgütünün talimatları ve etkinliklere ait

haberler, bilgi notları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, PKK/KCK terör

örgütünün gençlik yapılanması olan DYG-M (Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi)

içerisinde faaliyet göstermesi, 29/3/2012 tarihinde Sivas Emniyet Müdürlüğünde

ifadesi alınan ve fotoğraf teşhisi yapan sanık [E.B.nin], Muhittin Duman'ın 'Sivas ili DYGM içerisinde görevini

tam olarak bilmediğini ancak örgütsel etkinliklere aktif bir biçimde

katıldığını' beyan etmesi, 27/3/2011 günü düzenlenen ve örgütsel gizlilik

kapsamında cep telefonlarının toplandığı etkinliğe katılması, 3/4/2011

günüterörist başı Abdullah Öcalan’ın doğum günü kutlama etkinliği kapsamında

düzenlenen örgütsel faaliyete katılması, 1 Mayıs 2011 günü düzenlenen

etkinliklere DYG adıyla katılım sağlaması ve bu etkinlikte grubun içerisinde

bulunması, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenci olan doğu kökenli bir

şahsın kalmakta olduğu ikametinde darp edilmesi olayına örgütsel anlam

kazandırarak terör örgütüne taban oluşturması ve 24/4/2011 günü basın

açıklamasını organize ederek katılması, 19 Mayıs günü Sivas ilinden kırsal

alana çıkan ve daha sonra öldürülen [B.A.] adlı terörist anısına düzenlenen örgütsel faaliyeti

organize ederek katılması, Abdullah Öcalan’ın talimatları doğrultusunda

çalışmalarına başladıkları Çatı Partisi faaliyetleri kapsamında 8/10/2011 günü

düzenlenen etkinliğe katılması, 25/12/2011 günü kültür sanat etkinliği adı

altında düzenlenen terör örgütünün toplantısı haline dönüşen etkinliği organize

ederek katılması dikkate alındığında sanığın eylemlerinin çeşitliliği,

sürekliliği, niteliği nazara alındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm

eylemlerinin sempatizanlık düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması

nazara alındığında PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği

kanaatine varılmıştır."

13. Mahkemenin gerekçeli kararında başvurucu Mehmet Saruhan hakkında on yedi ayrı

başlık hâlinde yapılan değerlendirmelerin ilgili kısmı şöyledir:

"...sanık hakkındaki

iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit

tutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer

sanıkların beyanları, bilirkişilerin raporları, CD çözüm tutanakları,

fotoğraflar, ikametinde ele geçen örgütsel dökümanlar, teşhis tutanakları, CD

izleme tutanağı, PKK/KCK terör örgütünün talimatları ve etkinliklere ait

haberler, bilgi notları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, PKK/KCK terör

örgütünün gençlik yapılanması olan DYG-M (Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi)

içerisinde faaliyet göstermesi, sanık [E.B.nin], sanığın 'Sivas ili Cumhuriyet üniversitesi DYGM

yapılanması içerisinde üniversite sorumlusu olduğunu' beyan etmesi, 27/3/2011

günü düzenlenen, [toplantıdan önce cep telefonlarının toplatıldığı] örgütsel faaliyete katılması, 3/4/2011 günü Abdullah

Öcalan’ın doğum günü anısına düzenlenen örgütsel faaliyete katılması, Sivas

Cumhuriyet Üniversitesinde 24/4/2011 günü düzenlenen basın açıklamasına

katılması, 1/5/2011 tarihinde Sivas ilinde düzenlenen 1 Mayıs etkinliklerine

katılması ve 'Hernepeş' adlı marşı söylemesi, 19 Mayıs günü Sivas ilinden

kırsal alana çıkan ve daha sonra öldürülen [B.A.] adlı terörist anısına düzenlenen örgütsel faaliyeti

organize ederek katılması, 6/5/2011 günü Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde

düzenlenen yürüyüşe katılması, 8/10/2011 tarihinde Abdullah Öcalan’ın

talimatları doğrultusunda Sivas ilinde Çatı Partisi faaliyetine katılması,

11/12/2011 günü terör örgütü tarafından verilen talimat gereği 'Ez li vır im'

kampanyası çerçevesinde Sivas ilinde bir basın açıklaması organize ederek

katılması, 25/12/2011 günü kültür sanat etkinliği adı altında düzenlenen, terör

örgütü toplantısı haline dönüşen etkinliği organize ederek katılması,

30/12/2011 günü Sivas Cumhuriyet Üniversitesi içerisinde yapılanmada faaliyet

gösterdiği diğer şahıslarla birlikte terör örgütü tarafından müzahir kitleye

empoze edilen sloganların atıldığı faaliyeti organize ederek katılması,

11/3/2012 günü 8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle düzenlenen ve terör

örgütünün toplantısına dönüşen etkinliği organize ederek katılması, 18 Mart

2012 günü Diyarbakır ilindeki örgütsel etkinliğe katılması, Sivas ilinde 21

Mart 2012 günü düzenlenen etkinliği organize edenlerden olması dikkate

alındığında sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, niteliği nazara

alındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm eylemlerinin sempatizanlık

düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması nazara alındığında PKK/KCK

silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır."

14. Mahkemenin gerekçeli kararında başvurucu İsmail Taş hakkında on üç ayrı başlık

hâlinde yapılan değerlendirmelerin ilgili kısmı şöyledir:

"...sanık hakkındaki

iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit

tutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer

sanıkların beyanları, bilirkişilerin raporları, CD çözüm tutanakları,

fotoğraflar, ikametinde ele geçen örgütsel dökümanlar, teşhis tutanakları, CD

izleme tutanağı, PKK/KCK terör örgütünün talimatları ve etkinliklere ait

haberler, bilgi notları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, PKK/KCK terör

örgütünün gençlik yapılanması olan DYG-M (Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi)

içerisinde faaliyet göstermesi, sanık [E.B.nin], sanık İsmail Taş'ın '[Ş.Y.] ile birlikte DYG dış ilişkiler komitesi sorumlusu ve

basın komitesi sorumlusu olarak faaliyet yürüttüğünü ve Diyarbakır ilinde

yapılan gençlik toplantısına [Ş.Y.]

ile birlikte gittiklerini' ifade etmesi, Diyarbakır ilinde DYG tarafından

organize edilen toplantıya Sivas ili DYG-M’yi temsilen [Ş.Y.] ile birlikte katılması ve örgütsel gizlilik

kurallarına uyması, 27/3/2011 günü düzenlenen, [toplantıdan önce cep

telefonlarının toplatıldığı] örgütsel

toplantı haline dönüşen etkinliğe katılması, 03/04/2011 günü Sivas ilinde

Abdullah Öcalan'ın doğum günü nedeniyle organize edilen örgütsel etkinliğe

katılması, 1/5/2011 tarihinde Sivas ilinde düzenlenen 1 Mayıs etkinliklerine

DYG adıyla katılması ve terör örgütünce marş olarak kabul edilen 'Hernepej'

adlı marşı söylemesi, 28/4/2011 günü Cumhuriyet Üniversitesi içerisinde bulunan

muhtelif yerlere, terör örgütü tarafindan müzahir kitleye empoze edilen

sloganlarin yer aldığı ve altında DYG ibaresi bulunan bildirilerin

hazırlanmasında rol oynayıp dağıtımını sağlaması, 6/5/2011 günü Cumhuriyet

Üniversitesinde sol gruplarında katılımıyla düzenlenen yürüyüşe DYG-M

yapılanmasından kimlerin/kaç kişiyle katılacağı talimatını vermesi ve

toplantıda aldıkları 'Devrimci Şiddet' kararını yapılanmada faaliyet gösteren

unsurlara iletmesi, Abdullah Öcalan’ın talimatları doğrultusunda çalışmalarında

başladıkları Çatı Partisi faaliyetleri kapsamında 8/10/2011 günü düzenlenen

etkinliği organize ederek katılması, yapıyla fikir ayrılıklarına düştüğü, zaman

zaman sorunlar yaşadığı ve örgütsel hiyerarşi gereği özeleştiri verdiği, DYG-M

Sivas il yapılanmasıyla yaşadığı sorunları gidererek tekrar yapıya katılması,

30/12/2011 günü Sivas Cumhuriyet Üniversitesi içerisinde düzenlenen örgütsel

etkinliği organize ederek katılması, sanık [Ş.Y.] ile ortak kullandıkları ikametinde yapılan aramada ele

geçirilen materyallerin PKK-KCK terör örgütü mensupları ve sempatizan çevreler

tarafından söylenen ve dinlenen, PKK/KCK terör örgütünün önem atfettiği

eylemler için söylenen marşlar ve örgüt propagandasının yapılması yönünde

güdüleme amaçlı, eleman kazanmaya yönelik, video, müzik-marş ve resimlerin

olması, ayrıca örgütsel içerikli dökümanların bulunması, ayrıca Sivas ilinde

yürüttükleri faaliyetlere ilişkin fotoğraf ve videoların bulunması dikkate

alındığında sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, niteliği nazara

alındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm eylemlerinin sempatizanlık

düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması nazara alındığında PKK/KCK

silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır."

15. Mahkemenin gerekçeli kararında başvurucu Cahid Başkara hakkında on yedi ayrı başlık

hâlinde yapılan değerlendirmelerin ilgili kısmı şöyledir:

"...sanık hakkındaki

iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit

tutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer

sanıkların beyanları, bilirkişilerin raporları, CD çözüm tutanakları,

fotoğraflar, ikametinde ele geçen örgütsel dökümanlar, teşhis tutanakları, CD

izleme tutanağı, PKK/KCK terör örgütünün talimatları ve etkinliklere ait

haberler, bilgi notları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, PKK/KCK terör

örgütünün gençlik yapılanması olan DYG-M (Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi)

içerisinde faaliyet göstermesi, sanık [E.B.nin], sanığın Sivas ili Cumhuriyet üniversitesi DYGM

yapılanması içerisinde üniversite sorumlusu olduğunu beyan etmesi, 27/3/2011

günü düzenlenen, [toplantıdan önce cep telefonlarının toplatıldığı] örgütsel faaliyete katılması, 3/4/2011 günü Abdullah

Öcalan’ın doğum günü anısına düzenlenen örgütsel faaliyete katılması, Sivas

Cumhuriyet Üniversitesinde 24/4/2011 günü düzenlenen basın açıklamasına

katılması, 1/5/2011 tarihinde Sivas ilinde düzenlenen 1 Mayıs etkinliklerine

katılması ve 'Hernepeş' adlı marşı söylemesi, 19 Mayıs günü Sivas ilinden kırsal

alana çıkan ve daha sonra öldürülen [B.A.] adlı terörist anısına düzenlenen örgütsel faaliyeti organize ederek

katılması, 6/5/2011 günü Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde düzenlenen yürüyüşe

katılması, 8/10/2011 tarihinde Abdullah Öcalan’ın talimatları doğrultusunda

Sivas ilinde Çatı Partisi faaliyetine katılması, 11/12/2011 günü terör örgütü

tarafından verilen talimat gereği 'Ez li vır im' kampanyası çerçevesinde Sivas

ilinde bir basın açıklaması organize ederek katılması, 25/12/2011 günü kültür

sanat etkinliği adı altında düzenlenen terör örgütü toplantısı haline dönüşen

etkinliği organize ederek katılması, 30/12/2011 günü Sivas Cumhuriyet

Üniversitesi içerisinde yapılanmada faaliyet gösterdiği diğer şahıslarla

birlikte terör örgütü tarafından müzahir kitleye empoze edilen sloganların

atıldığı faaliyeti organize ederek katılması, 11/3/2012 günü 8 Mart Dünya

Kadınlar günü nedeniyle düzenlenen ve terör örgütünün toplantısına dönüşen

etkinliği organize ederek katılması, 18 Mart 2012 günü Diyarbakır ilindeki örgütsel

etkinliğe katılması, Sivas ilinde 21 Mart 2012 günü düzenlenen etkinliği

organize edenlerden olması dikkate alındığında sanığın eylemlerinin

çeşitliliği, sürekliliği, niteliği nazara alındığında örgütle organik bağının

bulunması, tüm eylemlerinin sempatizanlık düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna

ulaşması nazara alındığında PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu

işlediği kanaatine varılmıştır."

16. Mahkemenin gerekçeli kararında başvurucu İbrahim Halil Vural hakkında on altı ayrı

başlık hâlinde yapılan değerlendirmelerin ilgili kısmı şöyledir:

"...sanık hakkındaki

iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit

tutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer sanıkların

beyanları, bilirkişilerin raporları, CD çözüm tutanakları, fotoğraflar,

ikametinde ele geçen örgütsel dökümanlar, teşhis tutanakları, CD izleme

tutanağı, PKK/KCK terör örgütünün talimatları ve etkinliklere ait haberler,

bilgi notları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, PKK/KCK terör örgütünün

gençlik yapılanması olan DYG-M (Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi)

içerisinde faaliyet göstermesi, sanık [E.B.nin], sanık

İbrahim Halil Vural'ın 'Sivas ili DYGM yapılanmasında basın komitesi içerisinde

aktif faaliyet yürüttüğünü' beyan etmesi, 27/3/2011 günü düzenlenen ve örgütsel

gizlilik kapsamında cep telefonlarının toplandığı örgütsel etkinliği organize

ederek katılması, 3/4/2011 günü Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutlama

nedeniyle düzenlenen örgütsel faaliyete katılması, 1/5/2011 tarihinde Sivas

ilinde düzenlenen 1 Mayıs etkinliklerine DYG adıyla katılım sağladığı ve bu

etkinlikte grubu yönlendirdiği, terör örgütünce marş olarak kabul edilen

'Hernepej' adlı marşı söylemesi, 28/4/2011 günü Cumhuriyet

Üniversitesi içerisinde bulunan muhtelif yerlere, terör örgütü tarafından

müzahir kitleye empoze edilen sloganların yer aldığı ve altında DYG ibaresi

bulunan bildirileri hazırlaması ve dağıtımını sağlaması, Sivas

Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenci olan şahsın darp edilmesi olayına örgütsel

anlam kazandırarak terör örgütüne taban oluşturması, bu kapsamda 24/4/2011 günü

basın açıklamasına katılması, 19 Mayıs 2011 günü Sivas ilinden kırsala alana

çıkan ve daha sonra öldürülen [B.A.] adlı

terörist anısına düzenlenen piknik adı altındaki örgütsel faaliyete organize

ederek katılması, 11/12/2011 günü terör örgütü tarafından verilen talimat

gereği 'Ez li vır im' kampanyası çerçevesinde Sivas ilinde bir basın açıklaması

organize ederek katılması, 25/12/2011 günü kültür sanat etkinliği adı altında

düzenlenen terör örgütünün toplantısı haline dönüşen etkinliği organize ederek

katılması, 30/12/2011 günü Sivas Cumhuriyet Üniversitesi içerisinde faaliyet

gösterdiği diğer şahıslarla birlikte yapılan basın açıklamasına katılması,

8/10/2011 günü Abdullah Öcalan’ın talimatları doğrultusunda PKK/KCK terör

örgütünün gençlik yapılanması adına Sivas ilinde Çatı Partisi faaliyetinde

bulunması, 11/3/2012 günü 8 Mart Dünya Kadınlar günü bahanesiyle Sivas ili İMKB

düğün salonunda düzenlenen ve terör örgütünün toplantısı haline dönüşen

etkinliği organize ederek katılması, Sivas ilinde 21 Mart 2012 günü düzenlenen

nevruz konulu etkinliğe katılarak bu etkinlikte DYG ibareli bir pankart

taşıması, ikametinde yapılan aramada örgüte eleman ve sempatizan kazandırma

amaçlı düzenledikleri açık alan etkinliklerinin video görüntüleri, örgütün önem

atfettiği günlerde düzenledikleri etkinliklere dair görüntüler ve PKK/KCK terör

örgütünün önem atfettiği eylemler için söylenen ve örgüt propagandasının

yapılması yönünde güdüleme amaçlı, eleman kazanmaya yönelik, video, müzik-marş

ve resimlerin olması dikkate alındığında sanığın eylemlerinin çeşitliliği,

sürekliliği, niteliği nazara alındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm

eylemlerinin sempatizanlık düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması

nazara alındığında PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği

kanaatine varılmıştır."

17. Mahkemenin gerekçeli kararında başvurucu Hakan Algül hakkında yirmi ayrı başlık

hâlinde yapılan değerlendirmelerin ilgili kısmı şöyledir:

"...sanık hakkındaki

iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit

tutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer sanıkların

beyanları, bilirkişilerin raporları, CD çözüm tutanakları, fotoğraflar,

ikametinde ele geçen örgütsel dökümanlar, teşhis tutanakları, CD izleme

tutanağı, PKK/KCK terör örgütünün talimatları ve etkinliklere ait haberler,

bilgi notları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, PKK/KCK terör örgütünün

gençlik yapılanması olan DYG-M (Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi)

içerisinde faaliyet göstermesi ve sanık [E.B.nin], sanık

Hakan Algül'ün Aynur Gök ile birlikte DYG Sivas yürütme komitesi eş başkanlığını

birlikte yürüttüklerini beyan etmesi, örgütsel gizlilik kurallarına azami

düzeyde riayet etmesi, etkinlikler konusunda diğer sanıklara talimatlar

vermesi, 27/3/2011 günü düzenlenen, [toplantıdan önce cep

telefonlarının toplatıldığı] örgütsel

toplantı haline dönüşen etkinliğe katılması, 3/4/2011 günü Abdullah Öcalan'ın

doğum günü nedeniyle organize edilen örgütsel etkinliğe katılması, 1/5/2011

tarihinde düzenlenen 1 Mayıs etkinliklerine DYG adıyla katılım sağlayarak grubu

yönlendirmesi ayrıca terör örgütünce marş olarak kabul edilen 'Hernepej' adlı

marşı söylemesi, 23/4/2011 tarihinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde darp

edilen öğrenci olayına örgütsel anlam kazandırarak etkinliğe katılması, 19

Mayıs 2011 günü, Sivas ilinden kırsala alana çıkan ve daha sonra öldürülen

[B.A.] adlı terörist anısına düzenlenen

örgütsel faaliyeti organize ederek katılması,

Abdullah Öcalan’ın talimatları doğrultusunda çalışmalarına

başladıkları Çatı Partisi faaliyetleri kapsamında 8/10/2011 günü düzenlenen

etkinlikleri organize ederek katılması, 28/4/2011 günü Cumhuriyet Üniversitesi

içerisinde bulunan muhtelif yerlere, terör örgütü tarafindan müzahir kitleye

empoze edilen sloganlarin yer aldığı ve altında DYG ibaresi bulunan bildirileri

hazırlayarak yapılanmada faaliyet gösteren şahıslar marifetiyle dağıttırması,

6/5/2011 günü Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde sol grupların da katılımıyla

düzenlenen yürüyüşe DYG-M yapılanmasından kimlerin/kaç kişiyle katılacağı

talimatını vermesi, görüşmede 'Devrimci Şiddet' kararı aldıklarını belirtmesi, Sivas

ili İmranlı ilçesi kırsal alanında 14 Haziran 2011 günü öldürülen 3 teröristle

ilgili görüşmelerinin bulunması, terör örgütü tarafından verilen talimat gereği

'Ez li vır im' kampanyası çerçevesinde bir basın açıklaması organize ederek

katılım sağlaması, 25/12/2011 günügerçekleştirilen terör örgütü adına kırsal

alanda öldürülen şahıslar adına saygı duruşunda bulunulan ve terör örgütü

toplantısı haline dönüştürülen etkinliği organize ederek katılması ve

etkinlikte konuşma yapması, 30/12/2011 günü terör

örgütü toplantısı haline dönüştürülen etkinliği organize ederek katılması,

11/3/2012 günü 8 Mart Dünya Kadınlar günü bahanesiyle yapılan etkinliği

organize ederek katılması ve etkinlikte konuşma yapması, 21 Mart 2012 günü DYG

imzalı pankartların taşındığı, örgüte müzahir sloganların atıldığı nevruz

etkinliğini organize ederek katılması ve terör örgütü tarafından marş olarak

kabul edilen 'Oramar' adlı marşı söylemesi, KCK yürütme konseyi tarafından

Diyarbakır ve İstanbul illerinde düzenlenecek nevruz kutlamalarına katılım

talimatı üzerine Diyarbakır iline giderek faaliyetlerde bulunması, ikametinde

yapılan aramada PKK-KCK terör örgütü mensupları ve sempatizan çevreler

tarafından söylenen ve dinlenen, PKK/KCK terör örgütünün önem atfettiği eylemler

için söylenen marşlar ve örgüt propagandasının yapıldığı, terör örgütü adına

kırsal alanda faaliyet gösteren unsurların da yer aldığı, video, müzik-marş ve

resimlerin olması nazara alındığında sanığın eylemlerinin çeşitliliği,

sürekliliği, niteliği nazara alındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm

eylemlerinin sempatizanlık düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması

nazara alındığında PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği

kanaatine varılmıştır."

18. Mahkemece başvurucular hakkında verilen mahkûmiyet

kararları, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucu

10/11/2014 tarihinde onanarak kesinleşmiştir.

19. Başvurucular Yargıtay ilamından 28/1/2015 tarihinde haberdar

olduklarını belirtmişlerdir.

20. Başvurucular 18/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

21. İlgili ulusal hukuk için bkz. Metin Birdal (GK), B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39.

B. Uluslararası Hukuk

22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre ulusal hukuktaki

nitelemeye bakılmaksızın tanık

kavramının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) kapsamında özerk bir

anlamı vardır (Damir Sibgatullin/Rusya,

B. No: 1413/05, 24/4/2012, § 45). Bu kavram duruma göre suç ortaklarını (Trofimov/Rusya, B. No: 1111/02, 4/12/2008,

§ 37), mağdurları (Vladimir Romanov/Rusya,

B. No: 41461/02, 24/7/2008, §§ 7, 97) ve bilirkişi tanıklarını (Doorson/Hollanda, B. No: 20524/92,

26/3/1996, §§ 81, 82) kapsayabilir. Bu bakımdan duruşmada ister okunsun ister

okunmasın ifadeleri mahkeme önünde bulunan ve mahkeme tarafından dikkate alınan

kişiler, Sözleşme’nin 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d) bendi

bakımından tanık olarak kabul edilmektedir (Kostovski/Hollanda

[GK], B. No: 11454/85, 20/11/1989, § 40).

23. Uluslararası hukuk için ayrıca bkz. Metin Birdal, §§ 34-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 16/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Bağımsız ve Tarafsız

Bir Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

25. Başvurucular; bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışmalı olan

özel yetkili mahkemelerce yargılandıklarını, anılan mahkemelerin adil yargılama

yapmadığını, bu sebeplerle Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal

edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014,

§§ 19, 20).

27. Somut olayda başvurucular, ihlal iddialarını

temellendirmemiş; anılan mahkemelerin hangi somut özelliğinin adil yargılanma

hakkını ihlal ettiği konusunda bir açıklamada bulunmamışlardır. Bu nedenle

ihlal iddiası ve bu iddianın temelindeki olguların ispatına ilişkin yeterli

açıklamalarda bulunmayan başvurucuların iddialarını temellendiremedikleri

sonucuna ulaşılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Tanık Sorgulama ve

Dinletme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

29. Başvurucular; haklarında aleyhe beyanda bulunan ve aynı

dosyada sanık konumunda bulunan E.B.nin Mahkemece genel duruşma günleri

dışında, kendileri hazır edilmeksizin dinlenildiğini ve iddianamede delil

olarak gösterilen bazı tanıkların Mahkemece dinlenilmediğini belirterek adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

30. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3), 48. maddesinin (1)

ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu gücünün neden

olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı;

bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna

ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli

Özdemir, §§ 19, 20).

31. Somut olayda başvurucular, bu başlık altındaki iddialarını

soyut bir şekilde ileri sürmüş; başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunarak

olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendilerine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmemişlerdir (Sabah

Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim

Şirketi, B. No: 2014/12727, 25/5/2017, § 19). Başvurucular, tanık

sorgulama hakkının ihlal edilmesine sebep olduğunu belirttikleri sanık E.B.nin

beyanının kendilerinin de bulunduğu bir duruşmada alınmasını ve sanığa soru

sormak istediklerini ilk derece mahkemesinde veya kanun yolu incelemesinde

ileri sürüp sürmedikleri, ileri sürmüşlerse ne zaman ve ne şekilde ileri

sürdükleri, bu taleplere ilişkin hangi gerekçeyle ne tür karar verildiği

hususunda bir açıklamaya başvuru formunda yer vermemişler; bunlara ilişkin

bilgi ve belgeleri başvuru formuna eklememişlerdir.

32. Başvurucular ayrıca iddianamede belirtilen diğer tanıkların

dinlenilmemiş olmasını da şikâyet etmişlerdir. Ancak anılan tanıkların

dinlenilmesinin hangi nedenlerle önemli olduğu ve gerçeğin ortaya çıkması için

neden gerekli olduğu başvurucular tarafından açıklanmamıştır.

33. Başvurucular bu şekilde tanık sorgulama ve dinletme

haklarının ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma yükümlülüğünü

yerine getirmemişlerdir.

34. Açıklanan gerekçelerle bu bölümdeki iddiaların

temellendirilememiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Haberleşme

Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

35. Başvurucular; haklarında verilen iletişimin dinlenilmesi ve

teknik araçlarla izleme kararlarının gizli, sınırsız, orantısız ve denetimsiz

bir şekilde verildiğini, mahkûmiyet kararına esas alınan telefon görüşmelerinin

günlük hayata ilişkin olduğunu belirterek haberleşme hürriyetlerinin ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

36. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda, başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak

başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde

belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim

Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727,

25/5/2017, § 19).

37. Somut olayda başvurucular, bu başlık altındaki iddialarını

soyut bir şekilde ileri sürmüşler; başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri

sunarak olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendilerine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmemişlerdir.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların iddialarını

temellendirmemiş oldukları anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Toplantı ve Gösteri

Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

39. Başvurucular bazı toplantılara katılmış olmalarının

mahkûmiyet kararında delil olarak kullanıldığını ifade ederek, Anayasa'da

güvence altına alınan hakların kullanılması niteliğinde olan bu eylemlerin

terör örgütüne üye olma suçunun delili olarak kullanılmasının toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

40. Katıldıkları veya organize ettikleri toplantılar ile bu

toplantılarda açıklanan bazı düşüncelerinin mahkûmiyet kararlarında terör

örgütüne üye olma suçunun delili olarak kullanılması başvurucuların toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı üzerinde caydırıcı etki doğurabilir.

Dolayısıyla başvurucuların Anayasa'nın 34. maddesinde koruma altına alınan

haklarına bir müdahalede bulunulduğu kabul edilmelidir (Metin Birdal, § 48).

41. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde

öngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 34. maddesinin

ikinci fıkrasında yer alan millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması meşru

amaçları kapsamında kaldığı anlaşılmıştır (Metin

Birdal, §§ 52, 53). Bu

nedenle başvuru konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun olup olmadığı değerlendirilecektir.

a. Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

42. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bir

eylemin terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararında delil olarak

kullanılması suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu

bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan bir

müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir

(zorunlu toplumsal ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın,

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Ferhat

Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 45, 46; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, § 51).

b. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

43. Terör örgütüne üye olma suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir

suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve

bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini

engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin

Birdal, §§ 60, 61).

44. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi bir

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.

Dolayısıyla başvurucu hakkında isnat edilen terör örgütü üyesi olma suçunun

sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup

olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; ayrıca bkz. Yılmaz

Çelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat Üstündağ, § 65). Bundan başka bir

ceza yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas

itibarıyla Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk ceza hukuku

uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

45. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terör

örgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının

o kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz ceza

kanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecek

kuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,

bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarının

anlamlarının ve bunların altında yatan saiklerin de değerlendirilmesini

gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üye olmak, toplantılara

katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerin anayasal haklar kapsamında

koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığı durumlarda başta ifade,

örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi bir baskı

oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63,

64).

46. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olma suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarının delili olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağı

caydırıcı etki nedeniyle -devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerine

karşı korumak şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanların

terörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olarak

etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).

47. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi için

derece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerini terör örgütünün üyesi olma suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarında delil olarak kullanmalarının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığını

göstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaki

denetimi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı olacaktır (Metin Birdal,

§ 72).

48. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda

başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarına yapılan

müdahalelerin gerçekten toplumsal bir

ihtiyaca karşılık gelip gelmediği sorusuna cevap bulacaktır.

49. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi süreklilik,

çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddeti

ve demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucuların PKK terör örgütünün

üyesi olduğu kanaatine ulaşmıştır.

50. Başvurucular tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile derece

mahkemelerince başvurucuların mahkûm edilmesi için benimsenen gerekçeler

yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca bir bütün olarak ve dikkatle incelenmiş

ve somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin başvurucuları suç

oluşturmadığı ve anayasal hakların kullanımından ibaret olduğu ileri sürülen

eylemleri nedeniyle mahkûm ettiği kabul edilmemiştir. İlk derece mahkemesi

diğer bazı deliller yanında PKK'nın, terör örgütü mensuplarının veya terör eylemlerinin

sahiplenildiği, bunları yücelten marşların söylendiği bazı faaliyetleri

başvurucuların terör örgütü üyeliğini açıklayan ve eylemlerinin sürekliliğini

gösteren deliller olarak kullanmıştır (krş. Metin

Birdal, § 76).

51. Nitekim ilk derece mahkemesi mahkûmiyet kararında; şikâyete

konu etkinlikler dışında başvurucuların ikametlerinde yapılan aramalarda ele

geçirilen örgütsel dokümanlara, dijital materyallere, E.B.nin başvurucular

hakkındaki beyanlarına ve yaptığı teşhis işlemine, bazı telefon görüşmelerine,

fiziki takip tutanaklarına ve bilirkişi raporlarına da dayanmıştır. Mahkeme,

başvurucuların şikâyetlerine konu eylemlerinin PKK terör örgütünün hiyerarşik

yapılanmasına kendi istekleriyle ve bilerek dâhil olduklarına dair bilgileri

doğrular ve tamamlar nitelikte olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymuştur. Bu

bağlamda ilk derece mahkemesi, bu eylemlerin delil olarak kullanılmasının bir

toplumsal ihtiyacı karşıladığını ilgili ve yeterli bir gerekçe ile

göstermiştir.

52. Sonuç olarak başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme haklarına yapılan müdahale demokratik toplum düzeninin gereklerine

aykırı bir müdahale olarak değerlendirilemez.

53. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin meşru olduğu açık

olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334,

17/9/2013, § 24).

54. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme haklarının ihlal edildiğine dair başvurusunun bir ihlal

bulunmadığı açık olduğundan açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezliğine karar

verilmesi gerekir.

D. Kişi Özgürlüğü ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

55. Başvurucular, hukuka aykırı olarak tutuklandıklarını ve

tutukluluğun uzun sürdüğünü belirterek kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

56. Bir suç isnadına bağlı olarak tutuklulukla ilgili

şikâyetleri içeren bireysel başvurunun hükümle birlikte verilen tutukluluğun

devamı kararı sonrasında yapılması hâlinde tutukluluğun devamı kararına itiraz

edilmemiş ise kararın verildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, itiraz

edilmiş ise itiraz merciince verilen kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz

gün içinde yapılması gerekmektedir (Fırat

İşgören, B. No: 2014/6425, 17/11/2016, § 34).

57. Somut olayda başvurucular, ilk derece mahkemesince 2/5/2013

tarihindeki hükümle birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz

ettiklerine yönelik bir bilgi ve/veya belge sunmamışlardır. UYAP'ta bulunan

belgelere göre bazı başvurucular bu karara itiraz etmişler ve bu itirazları

17/5/2013 tarihinde itiraz merciince reddedilmiştir. Bu nedenlerle başvurunun

bir kısım başvurucular yönünden tutukluluğun hükümle birlikte devamına karar

verildiği ilk derece mahkemesinin nihai kararının başvurucular ve müdafilerinin

yüzüne karşı tefhim edildiği 2/5/2013, diğer bazı başvurucular yönünden ise

itiraz merciinin itirazın reddi kararını verdiği 17/5/2013 tarihinden itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Buna göre somut olayda 18/2/2015

tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.

58. Açıklanan gerekçelerle kararın öğrenilmesinden itibaren otuz

gün içinde yapılmayan bireysel başvurunun bu kısmının süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Tanık sorgulama ve dinletme hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Haberleşme özgürlüğünün

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

16/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Denizhan HOROZGİL Başvurucular : 1. Aynur GÖK : 2. Cahid BAŞKARA : 3. Hakan ALGÜL : 4. İbrahim Halil VURAL : 5. İsmail TAŞ : 6. Mehmet SARUHAN : 7. Muhittin DUMAN Vekileri : Av. Hasan DOĞAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/3042, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adil Yargılanma
  11. B. Haberleşme
  12. C. Toplantı ve Gösteri
  13. B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Ferhat
  14. D. Kişi Özgürlüğü ve
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/3042
Tarih
16 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Abdülkadir Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/1894)
  • Mehmet Pekdemir Başvurusu (B. No: 2017/21348)
  • Ümmühani Yılmaz Başvurusu (B. No: 2016/5104)
  • Onurhan Çakmak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/6776)
  • Aziz Albak Başvurusu (B. No: 2015/19710)
  • E.a.k. Başvurusu (B. No: 2015/12263)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.