İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Aziz Dinler Başvurusu (B. No: 2013/8778)

1. Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın

Başvuru No2013/8778Tarih15 Ekim 2015Okuma11 dk · 2.139 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Aziz Dinler Başvurusu

Karar tarihi
15 Ekim 2015
Başvuru Numarası
2013/8778
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.139 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından reddedilmesi nedeniyle

Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ve 10. maddesinde

düzenlenen eşitlik ilkeleriyle 36. maddesinde düzenlenen adil yargılama

hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada 30/6/2011

tarihinde sol elinde şişlik ve ağrı şikâyeti ile birlik revirine müracaat

etmiş; daha sonra Etimesgut Asker Hastanesinin FTR Polikliniğinde tedavisine

devam edilmiş ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Sağlık Kurulunun

28/12/2011 tarihli raporuyla askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesinin

ardından terhis edilmiştir.

6. Başvurucu, askerlik hizmetini yerine getirdiği birliğinde

15/6/2011 tarihinde gece uyku sırasında ranzadan düşmesi sonucunda sol elinde

rahatsızlık meydana geldiğini, tedavi sürecinden bir sonuç alınamadığını ve

terhis edildiğini, anılan rahatsızlığı nedeniyle hareket yeteneğinin

kısıtlandığını belirterek uğradığını ileri sürdüğü 200.000 TL maddi ve 50.000

TL manevi zararının tazmini istemiyle dava açmıştır.

7. AYİM İkinci Dairesi, 27/2/2013 tarihli ve E.2013/54, K.2013/294

sayılı kararıyla davayı reddetmiş ve reddedilen maddi ve manevi tazminat

miktarları üzerinden 2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki

Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine

İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 14. maddesi uyarınca takdir edilen

16.890 TL avukatlık ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye verilmesine

karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:

"Davacı

vekili, dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin, Gnkur.Bşk.lığı MUBİLDESKOM Ankara Mu.Brl.Kh. ve Kh.Tk.

emrinde askerlik görevini yaptığı sırada, 15.06.2011 tarihinde geceleyin

yatakhanede uyurken sert bir şekilde ranzadan düşmesi sonucu sol elinde ve

kolunda şişme ve ağrılar meydana geldiğini, GATA sağlık Kurulunun 28.12.2011

tarihli raporu ile "Algonörodistrofı, el, sol el

refleks sempatik distrofi" teşhisi ile

"Askerliğe Elverişli Değildir" kararı verildiğini, bu rapora

istinaden terhis edildiğini, sağlam olarak askere alınan müvekkilinin

askerliğin neden ve tesiriyle sakat kaldığını iddia etmiştir.

Davalı

idarenin savunmasında özetle; davacının iddia ettiği ranzadan düşme olayının

kendi beyanları dışında bilgi ve belgeye dayanmadığı, 15.06.2011 tarihinde saat

10:10 sularında kolunun şişmesi dolayısıyla viziteye çıktığında başını kolunun

üzerine koyup uyuduğu için kolunun şiştiğini söylediği, 21.06.2011 tarihinde

tekrar kolunun şişliğinin inmediğini söylemesi üzerine Etimesgut AH FTR

polikliniğine sevk edildiği ve ilaç tedavisi verildiği, 26.06.2011 tarihinde de

Birinci Basamak Muayene merkezi tarafından GATA Romotoloji

Polikliniğine sevk edildiği, bir hafta sonra da 05.07.2011 tarihinde TSK

Rehabilitasyon Merkezine sevk edildiği ve 29.07.2011 tarihinde 2 ay hava

değişimi aldığı, 06.12.2011 tarihinde tekrar TSK Rehabilitasyon Merkezine

başvurarak yattığı, 29.12.2011 tarihinde "Askerliğe Elverişli

Değildir" raporu verildiği belirtilmiştir.

Dava

dosyası, tıbbi kayıtlar ve tanık ifade tutanakları dikkate alındığında;

davacının sağlık problemi ile ilgili kayıtlarında travma öyküsü ile herhangi

bir başvurusunun olmadığı, davacının değişik yer ve zamanlarda iddia ettiği

olayla ilgili farklı ifadelerde bulunduğu, BI.K. olan amirine BI.Astsb. ile birlikte oldukları bir ortamda BI.K.nın kolunun nasıl şiştiğini sorduğunda ve viziteye

çıktığında başını kolunun üzerine koyup uyuduğu için kolunun şiştiğini

söylediği, kolundaki rahatsızlıkla ilgili olarak sıralı üstlerine düşme

vakasından hiç söz etmediği gibi "Askerliğe Elverişli Değildir"

raporu aldıktan sonra birliğine geldiği ve BI.Astsb.dan

kendisinden yataktan düştüğüne dair bir tutanak verilmesini istediği, davacının

zararın kaynağı olarak ileri sürdüğü "ranzadan düşme" vakıasını varit

olduğunu kabule elverişli delil ve emare bulunmadığı ve BI.Astsb.

tarafından da böyle bir tutanak tanzim edilmediği, davacının soyut beyanı

dışında askerliğe elverişsiz hale gelmesine sebep olan rahatsızlığının ortaya

çıkması ile askerlik hizmetinin sebep ve tesiri arasında herhangi bir illiyet

bağının bulunmadığı, davacının maruz kaldığı zarara idarenin hizmet kusurunun

yol açtığının veya bu zararın idarenin kusursuz sorumluluğu kapsamında

kaldığının kabulünün mümkün olmadığı, dolayısıyla idarenin meydana gelen zararı

tazminle sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak, davanın reddine karar

verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.”

8. Başvurucu, AYİM kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri

sürerek kararın düzeltilmesini talep etmiş, AYİM İkinci Dairesinin 6/11/2013

tarihli ve E.2013/1348, K.2013/1228 sayılı kararıyla talebin reddine karar

verilmiş ve karar 29/11/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

9. Başvurucu 5/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

10. 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile

4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 46.

maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle şöyledir:

“Ancak,

tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul

kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek

suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına

ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ

edilir.”

11. 659 sayılı KHK’nın 14. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile

icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar

tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine

neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde

ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine

vekalet ücreti takdir edilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 15/10/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 5/12/2013 tarihli ve 2013/8778 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

13. Başvurucu, söz konusu rahatsızlığının askerlik hizmeti sırasında

ranzadan düşme sonucunda meydana geldiğini, bu nedenle idarenin sorumluluğu

olduğu hâlde tazminata hükmedilmemesi nedeniyle Anayasa'nın sosyal hukuk

devleti ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş; kararın

kaldırılarak maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

14. Başvurucu, 6/5/2014 tarihinde sunduğu ek beyan dilekçesinde ise

davanın reddedilmesi sonucunda idareye 16.890 TL avukatlık ücreti ödemeye

mahkûm edildiğini, davayı açtığı 13/7/2012 tarihinde askerî idari yargıda henüz

ıslah müessesesi bulunmadığından olası hak kayıplarının önüne geçmek için

tazminat miktarının yaklaşık bir değer üzerinden belirlendiğini, söz konusu

meblağın çok yüksek olması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ve dolayısıyla

adil yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek mahkûmiyetinin iptalini

talep etmiştir.

B. Değerlendirme

15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin, adil yargılanma hakkı

çerçevesinde yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı ve mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği başlıkları altında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

1. Yargılamanın

Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası

16. Başvurucu, açtığı davanın reddedilmesinin adil yargılanma

hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

17. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

19. 6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel

başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve

bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır.

Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

20. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında

ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

21. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri önünde

dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu

durumun bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri kendiliğinden ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular

bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermedikçe

Anayasa Mahkemesince esas yönünden incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 26).

22. Başvurucu, söz konusu rahatsızlığının askerlik hizmeti sırasında

ranzadan düşme sonucunda meydana geldiğini, bu nedenle idarenin sorumluluğu

olduğu hâlde tazminata hükmedilmemesi nedeniyle Anayasa'nın sosyal hukuk

devleti ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. AYİM İkinci Dairesi ise başvurucunun zararın kaynağı olarak

ileri sürdüğü "ranzadan düşme" vakasının varit olduğunu kabule

elverişli delil ve emare bulunmadığı ve bölük astsubayı tarafından da böyle bir

tutanak tanzim edilmediği, başvurucunun soyut beyanı dışında askerliğe

elverişsiz hâle gelmesine sebep olan rahatsızlığının ortaya çıkması ile

askerlik hizmetinin sebep ve tesiri arasında herhangi bir illiyet bağının

bulunmadığı, başvurucunun maruz kaldığı zarara idarenin hizmet kusurunun yol

açtığının veya bu zararın idarenin kusursuz sorumluluğu kapsamında kaldığının

kabulünün mümkün olmadığı, dolayısıyla idarenin meydana gelen zararı tazminle

sorumlu tutulamayacağı kanaatine vararak davanın reddine karar vermiştir.

24. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen kararın

değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı

verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin

incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı

gösterilmediği, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller

ve görüşler hakkında bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde

itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi

tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının

oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da

açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş

olması gerekir (Nadi Karakoç, B.

No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).

25. Somut olayda başvurucu, yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı

olduğuna dair bir bilgi ya da belge sunmamıştır. Ancak mahkemece delillerin

değerlendirilmediği ve verilen kararın içeriğinin adil olmadığı yönündeki

şikâyetlerini dile getirdiği anlaşılmaktadır.

26. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, Derece Mahkemesi kararının

bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik de

içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Mahkemeye

Erişim Hakkının İhlal Edildiği İddiası

27. Başvurucu, aleyhine hükmedilen avukatlık ücretinin mahkemeye

erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

28. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekir.”

29. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 64.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekir.”

30. Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan

başvuru süresine riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her

aşamasında resen nazara alınması gereken bir başvuru koşuludur (Taner Kurban, B. No: 2013/1582, 7/11/2013, § 19).

31. Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca bireysel başvurunun,

başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği

tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Bu yönüyle başvuru yollarının

tüketilmesi ile başvuru süresine ilişkin koşullar arasında yakın bir bağlantı

bulunmaktadır. Ancak belirtilen hükümlerde yer verilen olağan başvuru yolları

ibaresinin, başvurucunun şikâyetleri açısından makul bir başarı şansı

sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek nitelikte, kullanılabilir ve etkili

başvuru yolları olarak anlaşılması gerekir. Olağan başvuru yollarının tamamının

tüketilmesi ibaresinin katı bir şekilde yorumlanması, birtakım başvurular

açısından bireysel başvurunun amacıyla bağdaşmayan neticelere yol

açabilecektir. Bu nedenle olayın özel şartları içinde etkisiz ve yetersiz olan

bir kanun yolunun tüketilmesi şartı aranmaksızın her bir başvuru yolunun somut

başvurular açısından etkili olup olmadığının ayrı ayrı denetlenmesi gerekmektedir

(Taner Kurban, § 20).

32. Bireysel başvurunun, başvuru yolu öngörülmeyen durumlarda,

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmekle

birlikte başvuru süresinin başlangıç tarihinin belirlenmesi noktasında

başvurucunun ihlal oluşturan işlem, eylem veya kararla ilgili yeterince bilgi

sahibi olması şartı aranacaktır. Bu kapsamda, ilgili nihai kararın tebliğinin

öngörüldüğü hâllerde tebliğ tarihinin, tebliğ öngörülmeyen hâllerde ise

başvurucunun kararın içeriğini kesin olarak öğrenebildiği tarihin esas alınması

gerekir (Taner Kurban, § 21).

33. Somut olayda başvurucu, 5/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine

sunduğu başvuru formunda; askerlik hizmeti sırasında ranzadan düşme sonucunda

uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açtığı davanın reddine

karar verildiğini, bu karara yaptığı karar düzeltme talebinin AYİM İkinci

Dairesinin 6/11/2013 tarihli kararıyla reddedildiğini ve kararın 29/11/2013

tarihinde kendisine tebliğ edildiğini belirtmiş ve tazminat davasının reddedilmesi

nedeniyle Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ve

eşitlik ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

34. Başvurucu, daha sonra 6/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine

sunduğu dilekçesinde, AYİM kararında hüküm altına alınan ve davalı idareye

ödenmesine karar verilen 16.890 TL avukatlık ücreti nedeniyle mahkemeye erişim

hakkının da ihlal edildiğini iddia etmiştir.

35. Görüldüğü üzere aleyhine hükmedilen avukatlık ücreti nedeniyle

başvurucu tarafından mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine yönelik

şikâyet, AYİM İkinci Dairesinin nihai kararının tebliğ tarihi olan 29/11/2013

tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılmamıştır. Diğer yandan 5/12/2013

tarihli başvuru formunda da aleyhe hükmedilen avukatlık ücretinden şikâyet

edilmemiş, açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle sosyal hukuk

devleti ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği şikâyetinde bulunulmuştur.

36. Açıklanan nedenlerle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkin olarak otuz gün içinde şikâyette bulunulmadığından başvurunun

bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Başvurunun,

1.

Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması,

2.

Mahkemeye erişim hakkının ihlali iddiasının süre

aşımı

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B.

Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına

15/10/2015

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan

ALTAN

Üyeler

:

Osman

Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Engin

YILDIRIM

Celal

Mümtaz AKINCI

Raportör

:

Bahadır

YALÇINÖZ

Başvurucu

:

Aziz

DİNLER

Vekili : Av. Halil ÖZTÜRK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/8778, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olaylar Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun
  10. B. Değerlendirme
  11. Altan
  12. Kömürcü
  13. Yıldırım
  14. Yalçınöz
  15. Dinler
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/8778
Tarih
15 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Mehmet Hocaoğlu Başvurusu (B. No: 2013/3207)
  • Mehmet Karakısa Başvurusu (B. No: 2013/7971)
  • Çetin Acar Başvurusu (B. No: 2013/7792)
  • Hüseyin Sürensoy Başvurusu (B. No: 2013/749)
  • İbrahim Oğuz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/5926)
  • Lokman Gönül ve Mehmet Emin Girgin Başvurusu (B. No: 2013/2254)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.