İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Berrak Yeşim Ünsal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/10598)

1. Başvuru, ceza davasında uzun süren yargılama nedeniyle adil

Başvuru No2015/10598Tarih17 Temmuz 2019Okuma14 dk · 2.810 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Berrak Yeşim Ünsal Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
17 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/10598
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.810 kelime·14 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza davasında uzun süren yargılama nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvuruculardan Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve

Gülsün Ünsal müteveffa Utku Ünsal'ın (U.Ü.) mirasçılarıdır. Başvurucu Fügen Erdem Ünsal ise U.Ü.nün

müteveffa oğlu B.H.U.nun eşidir.

9. Başvurucuların murisi U.Ü. 1986 ile 1999 yılları arasında

Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği (Büyükelçilik) bünyesinde sağlık müşaviri

olarak görev yapmıştır.

10. Büyükelçiliğin Sağlık Müşavirliği Birimi tarafından yapılan

harcamalar hakkında Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu müfettişlerince düzenlenen

7/4/2003 tarihli raporda U.Ü.nün sağlık müşaviri

olarak görev yaptığı 1996 ile 1999 yılları arasında zimmetine para geçirdiği

iddia edilmiş ve olayla ilgili olarak suç duyurusunda bulunulmuştur.

11. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 7/4/2004 tarihli

iddianamesi ile U.Ü. hakkında nitelikli ve zincirleme zimmet suçlarından kamu

davası açılmıştır.

12. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/11/2006 tarihli kararı

ile U.Ü.nün atılı suçlardan beraat etmesine

hükmedilmiştir.

13. Temyiz üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 25/12/2008

tarihli kararı ile U.Ü.nün eyleminin görevi kötüye

kullanma suçunu oluşturduğu ancak bu suçun da zamanaşımına uğradığının

anlaşıldığı gerekçesiyle davanın düşmesine karar verilmiştir.

14. Yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı iddiasıyla U.Ü.

tarafından 8/7/2009 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru

yapılmış; başvuru, AİHM tarafından kayda alınmıştır.

15. U.Ü.nün 11/5/2012 tarihinde vefat

etmesi üzerine başvurucular 20/3/2013 tarihli dilekçeleri ile murislerinin

vefat ettiğini AİHM'e bildirmişlerdir. AİHM; 9/1/2013

tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı

Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’un yürürlüğe

girmesi nedeniyle iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle 2014 yılında

başvuruyu reddetmiştir.

16. 6384 sayılı Kanun uyarınca Bakanlık İnsan Hakları Tazminat

Komisyonu Başkanlığı (Komisyon) kurulmuş, başvurucular 16/6/2014 tarihinde

Komisyona müracaat ederek uzun yargılama nedeniyle uğradıkları zararın tazmin

edilmesi talebinde bulunmuşlardır.

17. Komisyon 7/1/2015 tarihli kararı ile makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden başvurucuların mağdur statülerinin

bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine, diğer şikâyetler yönünden ise

karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Komisyon kararının

gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

"AİHM'in

2/2/2006 tarihli ve 55955/00 başvuru numaralı Biç ve diğerleri/Türkiye

kararının 22. paragrafında aşağıdaki ilkeler yer almaktadır.

'AİHM, AİHS'nin 2. maddesinde yer alan

hususların ortaya çıkmasına neden olan şartlarda ölen kişilerin yakın

akrabaları olan bireylerin, başvuruda bulunabileceklerini; bunun, iddia edilen

ihlalin niteliği ve AİHS sistemindeki en temel maddelerden birisinin etkili

uygulanmasına ilişkin mütalaalar ile düzenlenen özel bir durum olduğunu

hatırlatır. Ancak AİHS'nin 5. ve 6. maddesi kapsamındaki şikayetler bu kapsama

girmemektedir. (...) Aynı şekilde Georgia Makri ve

Diğerleri-Yunanistan (karar), no.5977/03 24 Mart 2005) kararında, AİHM, bir

merhumun akrabalarının, yargılamanın uzunluğu (6. madde) ve etkili hukuk yolu

bulunmamasına (13. madde) ilişkin şikayetlerin mağdurları olarak

görülemeyeceğine karar vermiştir'

Açıklanan gerekçeyle Utku Ünsal'ın vefat

etmesi nedeniyle varisleri, Sözleşme'nin 6. maddesinden şikayetçi olarak mağdur

olduklarını ileri süremeyeceklerinden taleplerinin reddedilmesine ilişkin (...)

karar verilmiştir."

18. Başvurucuların itirazı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3.

Kurulunun 9/4/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin

ilgili kısımları şöyledir:

"17- Olayda, başvuranların murisi Utku

Ünsal hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2004 tarihli iddianamesi

ile nitelikli ve zincirleme zimmet suçundan açılan kamu davasında İzmir 7. Ağır

Ceza Mahkemesi'nin 30.11.2006 tarih ve K:2006/294 sayılı kararı ile Utku

Ünsal'ın beraatine hükmedildiği, temyiz edilen

kararın, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 25.12.2008 tarihli ilamı ile kamu

davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi üzerine

kesinleştiği, söz konusu davada adil yargılanma hakkının ihlal olunduğundan

bahisle 08.07.2009 tarihinde AİHM'e yapılan

başvurudan sonra 11.05.2012 tarihinde vefat ettiği, başvuranların ise mirasçı

sıfatıyla mağdur olduklarından bahisle Komisyona başvurdukları anlaşılmaktadır.

18- Buna göre, Komisyonca; başvuranların, murislerinin, AİHS'in

6. maddesinde düzenlenen makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle AİHM'e yaptığı şikayet başvurusunun mağduru

sayılamayacakları, bu nedenle başvurunun, AİHS'in

35/1. maddesinde öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki

diğer kabul edilebilirlik şartlarından birini taşımadığı gerekçesiyle

reddedilmesinde usul ve yasa hükümleri ile AİHM içtihatlarına aykırılık

görülmemiştir.

19- Öte yandan, Kurulumuzca, başvuran Utku

ÜNSAL mirasçılarının, murislerinin yargılandığı davada, makul sürede yargılanma

hakkının ihlal olunduğu yolundaki şikayetin incelemesine devam edilmesini

istemelerini haklı kılacak meşru bir menfaatlerinin olmadığı kanaatindedir.

Çünkü şikayete konu yargılama bir ceza davası yargılaması olup, uzun sürmüş

olsa bile bu yargılamanın süresinden duyulan elemden dolayı oluşan mağduriyetin

varislere sirayeti söz konusu değildir. Nitekim AİHM de bir ceza davasında

mirasçıların, davanın incelenmesine devam edilmesi yönündeki arzularının

hilafına, AİHM yargılaması sürecinde vefat eden başvurana karşı yürütülen

yargılamanın süresine ilişkin şikayet başvurusunu reddetmiştir. (Kofler/İtalya, no.8261/78, 9 Ekim 1982 tarihli Komisyon

Raporu, Micalleff/Malta, no.17056/06, 15 Ekim 2009,

& 48).

19. Başvurucular 23/6/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

20. 6384 sayılı Kanun'un "Kapsam"

kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun;

a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve

kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul

sürede sonuçlandırılmadığı,

b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra

edildiği ya da hiç icra edilmediği,

iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine

yapılmış başvuruları kapsar."

21. 6384 sayılı Kanun'un "Müracaatın

reddi" kenar başlıklı 6. maddesi şöyledir:

"(1) Komisyon;

a) Müracaat konusu başvurunun, Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesince öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki

diğer kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını,

b) Komisyona süresinde müracaat edilmediğini,

c) Müracaat edenin hukuki menfaati olmadığını,

ç) Müracaatın 2 nci

madde kapsamına girmediğini,

tespit ederse müracaatı reddeder.

22. 6384 sayılı Kanun'un "Müracaat hakkında karar ve karara itiraz" kenar başlıklı 7. maddesi şöyledir:

"(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ay

içinde karar vermek zorundadır.

(2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda

gerekçeli olarak karar verir.

(3) Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden

itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine

itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm belgelerle

birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli işlerden

sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon kararı

yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine verilen

kararlar kesindir.

(4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın

kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye

ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan

müstesnadır."

B. Uluslararası Hukuk

1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

23. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

''Herkes davasının,

…cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek

olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve

kamuya açık olarak, ...makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına

sahiptir.

2. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi İçtihatları

24. AİHM Ergezen/Türkiye (B. No: 73359/10, 8/4/2014, §§

27, 28) başvurusunda, başvurucunun AİHM nezdinde başvuruda bulunduktan sonra

ölmesi üzerine yakınlarının başvuruya devam etmeyi istemeleri durumu ile

başvurudan önce ölen kişi adına doğrudan ölenin yakınları tarafından AİHM'e başvuruda bulunma durumunun ayrı değerlendirilmesi

gerektiğini ifade etmiştir (benzer yöndeki karar için bkz. Valentin Câmpeanu Adına Hukuki Kaynaklar Merkezi/Romanya [BD], B.

No: 47848/08, 17/7/2014, § 97).

25. AİHM ilke olarak asıl başvurucu tarafından ölmeden önce

yapılan bir başvurunun ölenin yakınları tarafından takip edilebilmesi için

bunların başvurunun devamında yeterli menfaatlerinin olması gerektiğini

belirtmektedir (Hristozov ve diğerleri/Bulgaristan, B. No:

47039/11, 358/12, 13/11/2012, § 71; Valentin Câmpeanu Adına Hukuki Kaynaklar Merkezi/Romanya, § 97).

Çünkü bu durumda asıl başvurucu kişisel tercihini kullanarak Sözleşme'den doğan haklarının ihlal edildiği yönünde

ölmeden önce bizzat başvuruda bulunmuştur (Ergezen/Türkiye, § 29).

26. AİHM'e göre asıl başvurucu

tarafından ölmeden önce yapılan bir başvuruda belirleyici husus başvuruya konu

hakkın mirasçılara devredilip edilemeyeceği değil başvuruya devam etmek isteyen

yakınların bu konuda meşru menfaatlerinin bulunup bulunmadığıdır (Ergezen/Türkiye, § 29).

27. Ancak AİHM'e göre başvuru karara

bağlanmadan önce ölen kişinin başvuruya devam etmek isteyen yakınlarının

bulunmaması veya bu türden bir istekte bulunan kişilerin başvurucunun mirasçısı

ya da yeterince yakın akrabası olmaması yahut ölenin yakınlarının başvurunun

devamında meşru bir menfaatlerinin bulunduğunu ortaya koyamaması hâlinde düşme

kararı verilebilir (benzer yöndeki bir karar için bkz. Leger/Fransa [BD], B. No: 19324/02, 30/3/2009, §§ 50, 51). Ancak

Sözleşme'nin uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı

hâllerde incelemeye devam edebilir (benzer yöndeki bir karar için bkz. Karner/Avusturya, B. No: 40016/98, 24/7/2003 §§

25-28).

28. AİHM Ergezen/Türkiye başvurusunda, başvuruda bulunduktan

sonra vefat eden başvurucunun yakınlarının başvuruya devam etme isteklerini,

ellerindeki belgelere göre yeterli menfaatleri bulunduğu gerekçesiyle kabul

etmiş ve yargılamanın makul süreyi aştığı sonucuna ulaşarak Sözleşme'nin 6.

maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir (Ergezen/Türkiye,§§ 65-68).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 17/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucu Fügen Erdem Ünsal Yönünden

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesine göre Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması için başvuruya konu edilen ve ihlale

yol açtığı ileri sürülen kamusal eylem veya işlemden başvurucunun kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması gerekir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014,

§§ 42-45).

31. Başvuru formu ve ekinde yer verilen bilgi ve belgelerin

incelenmesi neticesinde başvurucu Fügen Erdem

Ünsal'ın diğer başvurucuların murisi U.Ü.nün

müteveffa oğlu B.H.Ü.nün eşi olduğu görülmüştür. U.Ü.nün yasal mirasçısı olmadığı anlaşılan başvurucu Fügen Erdem Ünsal'ın ihlale neden olduğunu ileri sürdüğü

kamusal işlem veya eylemden kişisel olarak etkilenmediği anlaşılmaktadır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvurucu Fügen Erdem Ünsal yönünden diğer kabul edilebilirlik

koşulları bakımından incelenmeksizin kişi

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Diğer Başvurucular

Yönünden

1. Başvurucuların

İddiaları

33. Başvurucular AİHM'e başvuruda

bulunduktan sonra vefat eden murislerinin başvurusunu devam ettirmek

istedikleri hususunda AİHM'e bildirimde bulunduklarını,

AİHM tarafından başvurularının Komisyona devredildiğini, Komisyonca mağdur

statülerinin bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı verildiğini, bu kararın ilgili

AİHM içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek etkili başvuru ve gerekçeli karar

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

34. Anayasa

Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile

bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucuların iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede

yargılanma hakkı yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

35. Başvuru konusu olayda, U. Ü hakkında nitelikli ve zincirleme

zimmet suçundan açılan kamu davası, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 25/12/2008

tarihli kararı ile zamanaşımı nedeniyle düşürülmüş ve bu karar aynı tarihte

kesinleşmiştir. U.Ü.nün söz konusu davada adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 8/7/2009 tarihinde AİHM'e başvuruda bulunduktan sonra 11/5/2012 tarihinde

vefat ettiği anlaşılmaktadır.

36. U.Ü. nün mirasçıları olan başvurucular, makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiaları açısından U.Ü.nün tazminat talebiyle AİHM'e

yaptığı başvuruyu takip etme yönündeki isteklerini ve tazminat taleplerini AİHM'e bildirmişlerdir (bkz. § 15). Bu başvuru üzerine

harekete geçen AİHM, yeni bir iç hukuk yolunun ihdas edildiği gerekçesiyle söz

konusu yolun tüketilmesi amacıyla başvuruyu reddetmiştir.

37. Başvurucuların yeni bir hukuk yolu olarak işaret edilen

Komisyona yaptıkları müracaat ise mağdur statülerinin bulunmadığı gerekçesiyle

kabul edilmemiştir. Başvurucuların Komisyon kararına karşı yaptıkları itiraz,

Ankara Bölge İdare Mahkemesince aynı gerekçeye dayanılarak reddedilmiştir.

38. 6384 sayılı Kanun ile getirilen ve AİHM’in

de tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak kabul ettiği Komisyonun görev

alanına giren hususlarda aldığı karara karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine

yapılan itiraz üzerine verilen kararın ardından süresi içinde Anayasa

Mahkemesine yapılan başvurunun konu ve zaman bakımından Anayasa Mahkemesinin

yetkisi dâhilinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

39. Başvuruya konu kamu gücü işlemi, eylemi ve ihmali 23/9/2012

tarihinden önce kesinleşmiş olsa da 6384 sayılı Kanun ile getirilen sistemin iç

hukuk yolu olarak kabul edilmesi nedeniyle bu Kanun uyarınca Komisyonun yetki

alanına giren şikâyetler bakımından Anayasa Mahkemesi'nin konu ve zaman

bakımından yetkisi dâhilinde olduğunun kabul edilmesi gerekir ( Fatma Kalkan, B. No: 2013/9785, 17/7/2014,

§§ 18-31).

40. Buna göre ceza davasında uzun süren yargılama nedeniyle

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek Komisyona

yapılan müracaatın reddedilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen

kararın ardından süresi içinde Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun konu ve

zaman bakımından Anayasa Mahkemesinin yetkisi dâhilinde olduğu açıktır.

41. Öte yandan Komisyon kararında başvurucuların mağdur

statülerinin bulunmadığı yönündeki kanaate dayanak olarak alınan Biç ve diğerleri/Türkiye kararında AİHM,

yasa dışı örgüt mensubu olduğu iddiasına dayalı olarak yargılanmakta iken vefat

eden İ.B.nin yakınları tarafından makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiği şikâyetiyle yapılan başvuruyu

incelemiştir. AİHM İ.B.nin vefatı sonrasında yapılan

başvuruda yakınlarının makul sürede yargılanma hakkı yönünden mağdur

statülerinin bulunmadığı sonucuna ulaşarak başvuruyu reddetmiştir (Biç ve diğerleri, B. No: 55955/00,

2/2/2006). Bu durumdan farklı olarak başvuru konusu olayda U.Ü.nün

AİHM önündeki yargılama sırasında vefat ettiğini not etmek gerekir.

42. AİHM içtihadında, mağdurun ölümünün ardından mirasçıları

tarafından AİHM’e yapılan başvuruların konu edildiği

davalar ile mağdurların AİHM önündeki yargılama sırasında vefat etmeleri

hususunun konu edildiği davalar arasındaki farklılığa vurgu yapılmaktadır (bkz.

§ 22 ). AİHM başvuruda bulunduktan sonra vefat edenlerin mirasçılarının ya da

yakınlarının başvuruyu sürdürme istekleri bağlamında meşru menfaatlerinin

bulunduğu kanaatine vardığı takdirde başvuruları incelemeye devam etmektedir.

43. Somut olayda uzun yargılama şikâyeti yönünden Komisyon

tarafından yapılan incelemede U.Ü.nün mirasçıları

olan başvurucuların U.Ü. tarafından daha önce AİHM'e

yapılan başvuruyu devam ettirme iradesiyle Komisyona müracaat etmiş oldukları

hususuna dikkat edilmediği görülmektedir. Komisyon, başvurucuların U.Ü.nün vefatı sonrasında Komisyona müracaat ettikleri

kabulünden hareketle mağdur statülerinin bulunmadığı kanaatine ulaşmış ise de

bu kabulün -somut olayın koşullarında- bariz takdir hatasına dayalı olduğu

açıktır. Kararı itiraz üzerine inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi de hatayı

telafi edememiştir.

44. Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede

belirleyici olan husus, U.Ü.nün AİHM’e

müracaat ederek bireysel ve kişisel hakkını kullanma isteği çerçevesinde makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla başlattığı yargı sürecinin

sürdürülmesinde yakınlarının meşru menfaatlerinin bulunup bulunmadığını tespit

etmektir.

45. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında U.Ü.nün makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

belirterek tazminat talebiyle AİHM'e yaptığı

başvuruyu takip etme yönündeki isteklerini AİHM'e

bildiren başvurucuların bu başvurunun reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesine

yaptıkları başvuruda meşru menfaatlerinin bulunduğunun kabul edilmesi gerekir.

46. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

47. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34)

48. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

49. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki 4 yıl 8 aylık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

50. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkralarının ilgili kısımları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

51. Başvurucular Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve

Gülsün Ünsal manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

52. Başvurucular Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve

Gülsün Ünsal'ın Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı

kapsamında makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

53. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucular Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve Gülsün

Ünsal'a ayrı ayrı net 2.434 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

54. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harçtan ve

2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin

başvurucular Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve Gülsün Ünsal'a

müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucu Fügen Erdem Ünsal

yönünden başvurunun kişi bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Başvurucular Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve

Gülsün Ünsal yönünden adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B.

Başvurucular Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve Gülsün Ünsal'ın

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı

kapsamındaki makul sürede yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucular Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve Gülsün

Ünsal'a ayrı ayrı net 2.434 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 226,90 TL harçtan ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin başvurucular Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan

Göksu Ünsal ve Gülsün Ünsal'a MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E.

Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına

başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması

hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için

yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

17/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör Yrd.

:

Zehra GAYRETLİ

Başvurucular

:

1.Berrak Yeşim ÜNSAL

2. Bilgehan Göksu ÜNSAL

3. Fügen

ERDEM ÜNSAL

4. Gülsün ÜNSAL

Vekili

:

Av. Aytül

ARIKAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/10598, 17 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucu Fügen Erdem Ünsal Yönünden
  11. B. Diğer Başvurucular
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. A. 1. Başvurucu Fügen Erdem Ünsal
  14. C. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları
  15. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. M. Emin KUZ
  17. Erdem Ünsal
  18. Arıkan
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/10598
Tarih
17 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Esra Aydın Başvurusu (B. No: 2016/57050)
  • Uğur Gürses Başvurusu (B. No: 2016/16201)
  • Kazim Aksoy Başvurusu (B. No: 2015/8409)
  • Süleyman Savat Başvurusu (B. No: 2015/18154)
  • Cengiz Turgut Başvurusu (B. No: 2016/7508)
  • Mehmet Yavuz Gürsel Başvurusu (B. No: 2016/35860)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.