İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kazim Aksoy Başvurusu (B. No: 2015/8409)

1. Başvuru, nezarethanede tutulma koşullarının ve kelepçeli

Başvuru No2015/8409Tarih4 Temmuz 2019Okuma11 dk · 2.227 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kazim Aksoy Başvurusu (2)

Karar tarihi
4 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/8409
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.227 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, nezarethanede tutulma koşullarının ve kelepçeli

olarak hastaneye götürülmenin kötü muamele yasağını; yasak sorgu yöntemleriyle

ifade alınmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. 1974 doğumlu olan başvurucu, 2008 ila 2012 yıllarında

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğünde müdür

yardımcısı olarak görev yapmıştır.

10. Başvurucu, kamuoyunda 17-25 Aralık operasyonu olarak bilinen

soruşturmada görev almıştır. Soruşturmada görev alanlarla ilgili olarak

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (Savcılık) resmî belgeyi bozma, yok etme

veya gizleme, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki aleni olmayan

konuşmaları kaydetme ve örgüt üyeliği suçlarından soruşturma başlatılmıştır.

Başvurucu hakkında anılan suçlardan açılan kamu davası İstanbul 14. Ağır Ceza

Mahkemesinde derdesttir.

11. Soruşturma sırasında Kayseri’de hastanede yatan annesine

refakat eden başvurucu 22/7/2014 tarihinde gözaltına alınmıştır.

12. Kayseri’den İstanbul’a getirilen başvurucunun 23/7/2014

tarihinde İstanbul TEM Şube Müdürlüğünde kolluk tarafından ifadesi alınmıştır.

Başvurucu, ifadesinden önce nezarethanede kendisini rahatsız eden hususları

şöyle sıralamıştır: Işıkların sürekli açık olması, aşırı sıcak ve gürültü,

yetersiz beslenme, iki kişilik odada dört kişinin kalması, gözaltı çıkış raporu

için götürülürken gerekmediği hâlde ellerine kelepçe takılması.

13. 25/7/2014 tarihinde Savcılık, başvurucunun şüpheli sıfatıyla

ifadesini almıştır.

14. Savcılık, başvurucunun tutuklanmasını talep etmiştir.

İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği 16/8/2014 tarihinde başvurucunun sorgusunu

yapmış, tutuklama istemini reddetmiştir.

15. 18/3/2016 tarihinde başvurucu hakkında atılı suçlardan kamu

davası açılmıştır. Dava, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde derdesttir.

16. Başvurucu, vekili aracılığıyla 30/10/2014 tarihinde İstanbul

TEM Şube Müdürlüğünde görevli, altısının ismini verdiği, bir kısmının ise

ismini bildirmediği polis amir ve memurları hakkında suç ihbarında bulunmuş;

ihbar dilekçesinde görevi kötüye kullanma, iftira, suç uydurma ve kamu

görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından işlem yapılmasını talep etmiştir.

Başvurucu suç ihbarında;

- 23/7/2014 saat 19.50’den 24/7/2014 saat 00.20’ye kadar

ifadesinin alındığını belirterek ifadeye başlamadan önce nezarethane koşulları

ve kelepçe takılması hususunda yaşadıklarını anlatmıştır.

- İfade sırasında kendisiyle ilgisi olmayan soruların

yöneltildiğini, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

148. maddesinde belirtilen yasak sorgu yöntemleri kullanılarak duygu ve

düşünceleri yönlendirici tarzda sorular sorulduğunu ve 31 sayfadan ibaret

ifadesinin 24 sayfasının sorulardan oluştuğunu belirtmiştir.

17. Savcılık, olayla ilgili olduğunu değerlendirdiği dokuz

şüpheli hakkında soruşturma başlatmıştır.

18. Savcılık 27/2/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına

karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

“…

Şikayetçi Kazım Aksoy'un şikayetçi ile ilgili

olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğünce yürütülen idari soruşturma sonunda

düzenlenen 47909374-17014-(32143)-2014/13552 (EGM/969726)sayılı raporda

"şikayetin görev yapan tüm personeli yıldırmak ve sindirmek için yapılmış

bir suçlama olduğu, iddiaları ispata yönelik somut bir delilinin

bulunmadığı" bildirilerek disiplin soruşturması açılmasına gerek olmadığı

ve dosyanın işlemden kaldırılmasının teklif edildiği, 11/02/2015 günü İl

Emniyet Müdürü tarafından OLUR verilmiş olduğunun anlaşıldığı,

Şikayetçi Kazım Aksoy'un şüpheli sıfatı ile

ifadesinin alındığı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/41637 soruşturma nolu evrakın soruşturmasının halen sürmekte olduğu,

Dosyanın incelenmesinde; Soruşturma Savcısının

ve Hakiminin emir ve talimatlarını yerine getiren şüphelilere atılı suçların

yasal koşullarının oluşmadığı gibi, şüphelilerin atılı suçları işlediklerine

dair soyut iddia dışında dava açılmasını gerektirir nitelikte delil

olmadığından, KAMU ADINA KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA [karar

verilmiştir.]”

19. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz, İstanbul 7. Sulh Ceza

Hâkimliğince 6/4/2015 tarihinde reddedilmiştir.

20. 16/6/2015 tarihinde tebliğ edilen karara karşı başvurucu,

15/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

21. Başvurucunun tutulduğu nezaret koşulları hakkında Emniyet

Genel Müdürlüğünden alınan 13/3/2019 tarihli yazıdaki bilgiler şöyledir:

“1-

Başvurucu Kazım AKSOY’un İstanbul Terörle Mücadele

Şube Müdürlüğü Nezarethanesinde 22.07.2014 saat: 18.25 ile 25.07.2014 saat: 07.45

tarihleri arasında gözaltı kaydına rastlanılmış olup ilgili tutanaklar yazımız

ekinde sunulmuştur.

2- Başvurucu Kazım AKSOY’un

tutulduğu Nezarethane; Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin

11. Maddesi b fıkrası gereğince ; “ Nezarethanede zaruri haller dışında 5 ten

fazla kişi bir arada bulundurulmaz. ” Bu yasal çerçevede gözaltı odaları 5 gözaltıyı geçmeyecek şekilde kullanılmakta olup,

Nezarethanemiz kapasitesi 115 kişilik (6 koridor 23 koğuş) olduğu, anılan

22-25.07.2014 tarihleri arasında gözaltında tutulan kişi sayısının 75 olması

ile birlikte, belirtilen tarihlerde nezarethane kapasitesinin üzerinde gözaltı

bulunmamaktadır.

3- Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma

Yönetmeliği 25. Maddesinde; 'Nezarethaneler en az 7 metrekare genişliğinde, 2,5

metre yüksekliğinde ve duvarlar arasında en az 2 metre mesafe olacak şekilde

düzenlenir.' belirtilmek üzere, Nezarethanemizin toplam genişliği 17.1 x 30 =

yaklaşık 513 metre kareden oluşmakta olup; Nezarethanemiz, 6 koridor (ortak

alan bir koridor 9.80 x 1.50 = yaklaşık 15 metrekare), her koridorda 4 koğuş

(Koğuşlar 8 metrekare ile 9 metrekare arasında değişmektedir.), 2 WC

(2.20x1.10= yaklaşık 2.5 metre kare), 1 banyo (2.20x1.25= yaklaşık 3 metre

kare), 2 lavabo (2.20x1.45= yaklaşık 3.20 metre kare ) ile birlikte ayrıca

koridorlarımızdan birinde özürlü klozeti olarak kullanılan WC bulunmaktadır.

4- Emniyet Genel Müdürlüğü Nezarethane

Talimatnamesi Madde 19 - (1) : 'Kişilerin hak ve özgürlüklerini korumak

bakımından Nezarethanede tutulan şüphelilerin durumunu imkanlar içerisinde,

görüntü alabilen teknik araçlar ile izlenir…' Bu bağlamda Nezarethanemiz 36

adet kamera ile Gözaltı Odaları ve koridorları izlemekte ve 7 gün 24 saat kayıt

yapmaktadır. Kameraların sağlıklı kayıt yapabilmesi için Nezarethanedeki

ışıklar kapatılmamaktadır.

5- Nezarethanemizin ortam sıcaklığı,

havalandırma sistemi ile sabit (25 °C) derecede tutulmaktadır.

6- Nezarethanemiz ile ilgili çeşitli açılardan

çekilmiş fotoğraflar yazımız ekinde sunulmuştur.

7- Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma

Yönetmeliği 11. Madde c Bendi; 'Tuvalet, temizlik gibi zorunlu ihtiyaçların

giderilmesi görevli memurun gözetiminde sağlanır...' ile 25. Maddesi; 'Tuvalet,

banyo ve temizlik ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli tedbirler alınır...'

maddeleri gereği Nezarethanede bulunan gözaltların tuvalet ve banyo

ihtiyaçları, görevli memurlar gözetiminde bulundukları koridorlarda bulunan 2

adet WC ile 1 adet banyo kullanımları ile giderilmektedir.”

IV. İLGİLİ HUKUK

22. 5271 sayılı Kanun’un 93. maddesi şöyledir:

“Yakalanan

veya tutuklanan kişilerin nakli

Madde 93- (1) Yakalanan veya tutuklanarak bir

yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, kaçacaklarına ya da kendisi veya

başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine

ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir.”

23. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 295.

maddesi şöyledir:

“Muhafızın

görevini kötüye kullanması

Madde 295 - (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya

hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine

aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler

uygulanır.

(2)

Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak

gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle

uzaklaşmasına izin verirse; altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile

cezalandırılır.

(3)

Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bu fırsattan yararlanarak kaçması halinde,

kaçmaya kasten imkan sağlama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

24. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun 2. ve 13. maddeleri ile 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yakalama, Gözaltına

Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 4., 11. 25. ve 26. maddeleri için bkz. Nebahat Baysal Gül, B. No: 2016/14634,

28/5/2019, §§§ 11-14.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 4/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

26. Başvurucu;

i. Işıkları sürekli açık, aşırı sıcak, gürültülü, beslenme

imkânı yetersiz olan iki kişilik nezarethanede dört kişinin kaldığını,

ii. Gözaltı giriş-çıkış raporu için hastaneye götürülürken

gerekmediği hâlde kelepçe takılmasının onurunu zedelediğini,

iii. Olay ve delillerin kapsamlı biçimde araştırılmadığını,

iv. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile itiraz

neticesinde verilen kararın gerekçe içermediğini

belirterek kötü muamele yasağı ve bununla bağlantılı şekilde

etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27. Bakanlık görüşünde olaylar anlatılarak Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin içtihatları

doğrultusunda başvurucunun iddiaları kötü muamele yasağının asgari eşiğini

geçmediğinden kötü muamele yasağının ihlal edilmediği belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Etkili başvuru hakkının ihlal edildiği

iddiası kötü muamele yasağının usul yükümlülüğü kapsamında kaldığından bu husus

ayrıca ele alınmamıştır.

a. Nezarethanede Tutma Koşulları

29. Başvurucu, nezarethanede tutulma koşullarından şikâyetçidir.

30. Nezarethanede tutulma koşullarının elverişsizliği

konusundaki iddialar Anayasa Mahkemesinin Nebahat

Baysal Gül başvurusunda ele alınmıştır.

31. Anayasa Mahkemesi anılan kararda, başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik sonucuna ulaşmıştır. Anayasa

Mahkemesi gözaltında tutmanın yargısal nitelik taşıyan bir karara dayandığını,

gözaltı işleminin gerçekleştiği nezarethanelerin yönetim, denetim ve

işletilmesinin idare tarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu,

nezarethane koşullarının ilgili ulusal ve uluslararası hukukta belirtilen

standartlara uygun hâlde bulundurulmasından idarenin sorumlu olduğunu, kamu

görevlilerinin kişisel kusurunun ileri sürülmediğini, 2577 sayılı Kanun'un 2.

maddesine göre idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan muhtel olanlarca idari yargıda tam yargı davası

açılabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu yolun -sırf bilgi

eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde

yorumlanamayacağını belirtmiş ve kişinin nezarethaneden çıkması hâlinde etkili

hukuk mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (Nebahat Baysal Gül, §§ 19-32).

32. Başvuruya konu somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı

gerektiren bir husus bulunmamaktadır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmiştir.

b. Kelepçe Takılarak Hastanelere Sevk

34. Anayasa’nın 17. maddesinde herkesin maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkı güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin

birinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmış; üçüncü fıkrasında da

kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan

ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293,

17/7/2014, § 80).

35. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal açıdan zarar görmelerine neden

olmamalarını gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı

gösterme yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri, § 81).

36. Bununla birlikte bir muamelenin Anayasa’nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi için asgari bir ağırlık derecesine

ulaşmış olması gerekmektedir. Bu asgari eşik göreceli olup her olayda asgari

eşiğin aşılıp aşılmadığı somut olayın özellikleri dikkate alınarak

değerlendirilmelidir. Bu bağlamda muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal

etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörler önem

taşımaktadır (Tahir Canan, § 23).

Değerlendirmeye alınacak bu unsurlara muamelenin amacı ve kastı ile ardındaki

saik de eklenebilir. Ayrıca kötü muamelenin, heyecanın ve duyguların yükseldiği

bağlamda meydana gelip gelmediğinin tespiti de dikkate alınması gereken diğer

faktörlerdir (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 83).

37. Başvurucu, 17-25 Aralık operasyonu kapsamında resmî belgeyi

bozma, yok etme veya gizleme, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişiler

arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetme, örgüt üyeliği suçlarından

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında gözaltına

alınmıştır.

38. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, hâkim ve

savcıların emir ve talimatlarını yerine getiren kolluk görevlilerinin bu talimatlara

uymasının suçun yasal unsurlarının oluşması için yeterli olmadığı, ayrıca

başvurucunun iddialarının soyut nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Öte

yandan başvurucu kelepçe takılması sırasında ve hastaneye getirilip

götürülürken kolluğun insan onurunu zedeleyecek bir davranışına maruz kaldığını

ileri sürmemiş; üçüncü kişilerin görmesini sağlamak kastıyla, aleni olarak

teşhir edildiği iddiasında da bulunmamıştır. Başvurucunun hastaneye getirilip

götürülürken kelepçeden dolayı elinde ya da kolunda herhangi bir yaralanmanın

bulunmadığı da gözden uzak tutulmaması gereken bir husustur.

39. Şüphelilere kelepçe takılması, ilgili hukukta açıklanan

mevzuattan kaynaklanan bir yöntem olup şüphelilerin kaçmasının ya da

başkalarına zarar vermesinin önlenmesi amacını taşımaktadır. Bu uygulamanın

niteliğinden kaynaklanan, kelepçe takılmasının doğal sonucu olan menfi etkiler

kötü muamelenin asgari bir ağırlık derecesine ulaştığının kabul edilmesi için

yeterli görülmemiştir.

40. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

41. Başvurucu; kollukta ifadesi alınırken sorulan hususların bir

kısmının kendisiyle ilgili olmadığını, bir kısmının duygu ve düşünceleri

yönlendirici tarzda olduğunu, bu durumun yasak sorgu yöntemi teşkil ettiğini,

bu şekilde elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğunu, soruşturmanın icra

süreci ile içeriğinin bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine uyulmadan

yapıldığını gösterdiğini, itiraz mercii olan sulh ceza hâkimliklerinin proje mahkemesi

olduğunu belirterek adil yargılanma hakkı kapsamında kalan masumiyet karinesi,

bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma ve gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

42. Bakanlık yazısında adil yargılanma hakkında görüş bildirilmemiştir.

2. Değerlendirme

43. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği başvurucunun

temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarını öncelikle yetkili idari

mercilere ve derece mahkemelerine usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda

sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu mercilere sunması, aynı zamanda bu

süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması

gerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları önünde ileri sürülüp takip

edilmeyen temel hak ve özgürlüklerin ihlaline ilişkin iddialar, Anayasa

Mahkemesi önünde bireysel başvuru konusu yapılamaz (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,

B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

44. Başvurunun bu bölümündeki iddialara konu teşkil eden,

başvurucunun sanık olarak yargılandığı dava İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde

derdest olup bu iddiaların Anayasa Mahkemesince incelenmesi bireysel başvuru

yolunun ikincilliği ilkesi gereği mümkün değildir.

45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Nezarethanede tutma koşullarının kötü muamele yasağını

ihlal ettiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kelepçe takılarak hastaneye sevk edilmenin kötü muamele

yasağını ihlal ettiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

4/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Hüseyin MECEK Başvurucu : Kazim AKSOY Vekili : Av. Murat ERDOĞAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/8409, 4 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine
  9. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine
  10. A. 1. Nezarethanede tutma koşullarının kötü muamele yasağını
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. M. Emin KUZ
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/8409
Tarih
4 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Süleyman Savat Başvurusu (B. No: 2015/18154)
  • Cengiz Turgut Başvurusu (B. No: 2016/7508)
  • Mehmet Yavuz Gürsel Başvurusu (B. No: 2016/35860)
  • Nazife Başkan Başvurusu (B. No: 2016/69236)
  • Murat Kur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7604)
  • Ali Şafak Başvurusu (B. No: 2015/2853)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.