İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Bilal Özer Başvurusu (B. No: 2014/16078)

1. Başvuru, emekli tazminatı ödenmesine karar verilmesi talebi

Başvuru No2014/16078Tarih9 Ocak 2018Okuma11 dk · 2.223 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Bilal Özer Başvurusu

Karar tarihi
9 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2014/16078
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.223 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, emekli tazminatı ödenmesine karar verilmesi talebi

ile açılan davada davalı tarafın beyanına göre karar verilmesi ve aleyhe yüksek

vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının; tespit

edilen bedelin güncel değerinde olmaması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından sunulan görüş başvurucuya tebliğ

edilmiş, başvurucu süresi içinde Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını

sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Uyuşmazlığın Arka Planı

8. Başvurucu 30/8/1970 ve 30/4/1987 tarihleri arasında T.C.

Emekli Sandığına tabi olarak çalışmış, sonrasında istifa ederek başka bir

sosyal güvenlik kurumu olan Sosyal Sigortalar Kurumuna(SSK) tabi olarak

çalışmaya başlamış ve 1996 yılında 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal

Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında

Kanun uyarınca Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı hizmet süresi ile SSK'ya

tabi olarak çalıştığı hizmet süresi birleştirilmek suretiyle SSK'dan emekliye

ayrılmıştır.

9. Başvurucunun emekli olduğu tarihte yürürlükte olan 2829

sayılı Kanun'un 12. maddesinin "Son

defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu

Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık

bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim

veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı

T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir."

hükmü uyarınca en son SSK'ya tabi olarak çalışan başvurucuya, daha önce Emekli

Sandığına tabi olarak geçirdiği çalışma süresi için emekli ikramiyesi

ödenmemiştir.

10. Anayasa Mahkemesi, norm denetimi sonucu verdiği 5/2/2009

tarihli ve E.2005/40, K.2009/17 sayılı kararı ile 2829 sayılı Kanun'un 12.

maddesinde yer alan "Son defa T.C.

Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve..."

ibaresini Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğundan bahisle iptal

etmiştir.

11. Başvurucu, norm denetimi sonucu verilen iptal kararının

ardından 11/5/2009 tarihli dilekçesi ile Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK)

Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı dönemler için kendisine emekli

ikramiyesi ödenmesini talep etmiş; SGK 18/5/2009 tarihinde başvurucunun

talebini reddetmiştir.

B. Başvuruya Konu Dava Süreci

12. Başvurucu, talebinin reddi üzerine Ankara 14. İdare

Mahkemesinde SGK aleyhine dava açarak davalı idarenin 18/5/2009 tarihli

işleminin iptal edilmesine ve kendisine 30.000 TL'nin emekli ikramiyesi tutarı

olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

13. Davalı idare başvurucunun dava talebine karşı cevabında,

iptali istenen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını zira

Anayasa hükümleri gereğince konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının geriye

yürümeyeceğini ileri sürmüş; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

14. Yargılama sürecinde ilk derece mahkemesi 17/12/2009 tarihli

ara kararı ile davalı idareden, iptali istenen işleme dayanak teşkil eden tüm

bilgi ve belgelerin bulunduğu işlem dosyasının örneğinin gönderilmesini;

8/6/2010 tarihli ara kararı ile de başvurucunun Emekli Sandığına tabi olarak

geçen hizmetlerine karşılık başvurucuya emekli ikramiyesi ödenmesi gerekseydi

bu ödemenin ne kadar tutacağının hesaplanmasını, ayrıca hesaplamaya ilişkin

bilgi ve belgeler ile hesaplama tablosunun gönderilmesini talep etmiştir.

15. Yargılama sonunda Ankara 14. İdare Mahkemesi 31/12/2012

tarihli kararı ile dava konusu işlemin iptaline, emekli ikramiyesi miktarının

hesaplanmasına ilişkin gönderilen bilgi ve belgelerin tetkik edilerek SGK

tarafından hesaplanan 382,20 TL'nin başvurucuya -yasal faiz talebi

bulunmadığından- faizsiz olarak ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme ayrıca

reddedilen tutar üzerinden başvurucu aleyhine 3.507,89 TL vekâlet ücretine

hükmetmiştir. Kararın başvurucu lehine hükmedilen tazminatın tespitine yönelik

kısmı şöyledir:

"...

Mahkememizin 08.06.2010 günlü ara kararı ile davacıya ödenmesi gereken

emekli ikramiyesi miktarının ne olduğunun sorularak, hesaplamaya ilişkin bilgi

ve belgelerin istenilmesine karar verildiği, davalı idare tarafından gönderilen

cevap ve eki belgelerden davacıya 4. derece 1. kademe intibakı ve 1600 ek

gösterge rakamı esas alınarak 15 kıdem yılı üzerinden emekli aylığı bağlandığı 01.03.1996 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan memur

maaş katsayısı ile taban aylığı esas alınarak 5434 sayılı Kanuna

tabi geçen (20) tam hizmet yılına karşılık ödenebilecek ikramiye tutarının

382,80-TL olduğu bildirilmiştir.

..."

16. Kararın gerekçesinde ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal

kararına atıfta bulunulmuştur. Mahkeme, Anayasa Mahkemesinin 5/2/2009 tarihli

iptal kararından sonra kanun koyucu tarafından 19/9/2010 tarihli ve 5997 sayılı

Kanun'un 14. maddesi ile getirilen düzenlemenin de Anayasa Mahkemesinin

12/5/2011 tarihli ve E.2010/81, K.2011/78 sayılı kararı ile iptal edildiğini

belirtmiştir. Kararda konuya ilişkin yasal düzenlemeler tartışılmış, bu

çerçevede farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetleri birleştirilmek

suretiyle aylık bağlanan ancak Emekli Sandığına tabi bir görevde iken emekliye

ayrılmadığı için kendisine emekli aylığı bağlanmayan başvurucunun hukuksal

durumunun Anayasa Mahkemesinin iptal kararları da gözetilerek yorumladığı

belirtilmiştir. Sonuç olarak ilk derece mahkemesi, belirtilen hizmet süreleri

ve emekli aylıklarının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayılar dikkate

alınarak başvurucuya emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği kanaatine varmıştır.

17. İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca temyiz yoluna

başvurulmuş; başvurucu 28/5/2013 tarihli temyiz dilekçesinde, lehine hükmedilen

emekli ikramiyesi tutarının 1996 yılı değerleri esas alınarak hesaplandığını,

bu durumun denkleştirici adalet ilkesine ve

hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen tazminat tutarının çok daha fazlası

vekâlet ücreti ödemek zorunda kaldığını ifade etmiştir.

18. İlk derece mahkemesi kararı Danıştay Onbirinci

Dairesince yapılan inceleme sonucu 17/12/2013 tarihli ilam ile onanmıştır.

19. Başvurucu, onama ilamı üzerine karar düzeltme talebinde

bulunmuş; 31/1/2014 tarihli dilekçesinde, temyiz dilekçesinde itirazda

bulunduğu hususlara ek olarak ilk derece mahkemesinin resen yapacağı araştırma

ve inceleme sonucu karar vermesi gerekirken davalı Kurum tarafından yapılan

hesaplamayı dikkate alarak karar vermesine de itirazda bulunmuştur.

20. Karar düzeltme talebi de Danıştay Onbirinci

Dairesince incelenmiş ve 30/5/2014 tarihli ilam ile reddedilmiştir.

21. Karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilam başvurucuya

26/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 24/9/2014 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV.

İLGİLİ HUKUK

22. İlgili hukuk için bkz. Nevriye

Sağır ve Salim Sağır, B. No: 2014/6129, 20/5/2015, §§13, 14; Ferda Yeşiltepe, [GK], B. No: 2014/7621,

25/7/2017, §§ 17-31.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 9/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiası

24. Başvurucu, hakkını aramak için açtığı davada lehine

hükmedilen tazminatın çok daha fazlası vekâlet ücretine katlanmak durumunda

bırakıldığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

26. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

27. İdari ve askerî idari yargıda görülen davalarda talep edilen

tazminat miktarlarının reddedilen kısmı üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin mahkemeye

erişim hakkını ihlal edebileceği Anayasa Mahkemesinin benzer olaylara ilişkin

birçok kararında ortaya konmuştur (İbrahim

Can Kişi, B. No: 2012/1052, 23/7/2014; Mehmet Tekin, B. No: 2013/7611, 20/5/2015; Nevriye Sağır ve Salim Sağır).

28. Bu kararlarda idari ve askerî idari yargıda 15/11/2012

tarihinden önce ıslah imkânının bulunmadığı gözetilerek tarafların ileride hak

kaybına uğramamak için dava talep miktarlarını yüksek tutmalarından kaynaklı

olarak reddedilen kısım üzerinden aleyhlerine yüksek tutarlarda vekâlet

ücretine hükmedilmesinin ölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır (İbrahim Can Kişi, § 44; Mehmet Tekin, § 62; Nevriye Sağır ve Salim Sağır, § 29).

29. Somut olayın koşulları bir bütün hâlinde

değerlendirildiğinde başvurucunun dava açtığı sırada ıslah imkânının olmaması

nedeniyle hak kaybına uğramamak için talebini yüksek tuttuğu ve yargılama

sonucunda hak kazandığı tazminat olan 382,20 TL'nin neredeyse 10 katı fazlasına

denk gelen 3.507,89 TL tutarı avukatlık ücreti olarak davalı idareye ödemek

zorunda kaldığı görülmüştür (bkz. § 15).

30. Böylece ıslah imkânı olmaması nedeniyle yüksek tazminat

talebinde bulunularak açılan davaya ilişkin yargılama sonucunda başvurucu

aleyhine hükmedilen avukatlık ücretinin Anayasa Mahkemesinin emsal kararlarında

belirlediği kriterlere göre ölçülü olmadığı saptandığından mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır (Murat

Kara ve diğerleri; Galip Kocuk, B. No: 2014/5639, 24/6/2015). Somut

olayda da Anayasa Mahkemesinin içtihadından ayrılmayı gerektirecek bir yön

bulunmadığı görülmektedir.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiası

32. Başvurucu, emekli ikramiyesinin ödeme tarihindeki katsayılar

esas alınarak ödenmemesinin paranın alım gücündeki düşme nedeniyle mülkiyet

hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvurucuya göre, ikramiye ödemesinde

ödeme tarihlerinin değil de emekli aylığının bağlandığı tarihin esas alınması

alacağın değer kaybetmesine yol açmaktadır.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

34. Başvuru konusu ile ilgili ilkeler daha önce Anayasa

Mahkemesi tarafından Ferda Yeşiltepe kararında

ortaya konmuştur. Buna göre öncelikle belirtilmelidir ki varlığı derece

mahkemelerince de kabul edilen "emekli ikramiyesi alacağı"nın

Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mülkiyet hakkı kapsamında "mülk"

teşkil ettiği kuşkusuzdur. Bu kapsamda emekli ikramiyesinin ödenmemesi

suretiyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu, müdahalenin kamu yararı

amacıyla ve kanunla yapıldığı açık olmakla birlikte kişilere emekli ikramiyesi

ödenmesi sürecinde enflasyon nedeniyle ikramiye miktarında meydana gelen değer

kaybının giderilmemiş olması hâlinde mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılabilecektir (Ferda Yeşiltepe,

§§ 45-76).

35. Somut olayda Merkez Bankası verilerine göre emekli

ikramiyesinin hesaplanmasında esas alınan katsayıların tarihi olan (bkz. § 15)

1996 yılı Mart ayındaki 100 TL'nin, yargılamanın sonuçlandığı (bkz. § 21) 2014

yılı Mayıs ayı itibarıyla enflasyon karşısında değer kaybı giderilmiş karşılığı

7.151 TL'dir. Bu durumda başvurucuya ödenmesi gereken 382,80 TL tutarındaki

emekli ikramiyesi alacağının 2014 yılı Mayıs ayı itibarıyla Merkez Bankası

verileri kullanılarak enflasyon karşısında değer kaybının giderilmiş karşılığı

27.389 TL’dir.

36. Dolayısıyla bu veriler uyarınca başvurucunun mülkiyet hakkı

kapsamında değerlendirilen 382,80 TL tutarındaki alacağının değer kaybını

telafi edecek fark 27.006,20 TL'dir. Bu durumda başvurucunun emekli

ikramiyesinin hesaplanmasında esas alınan katsayıların tarihinden yargılama

sürecinin sona ermesine kadar olan dönemde enflasyonda meydana gelen artış

%7051,13 oranında görünmektedir. Öyleyse 1996 yılı esas alınarak yapılan

hesaplama sonucu emekli ikramiyesi bedeli olarak hükmedilen tazminatın paranın

satın alma gücündeki değişim karşısında değer kaybı yaşadığı ortadadır.

37. Sonuç olarak başvurucunun emekli ikramiyesine hak kazandığı

tarihten emekli ikramiyesi ödenmesi talebine ilişkin yargılamanın sona erdiği

tarihe kadar geçen on sekiz yılı aşan süredeki enflasyon oranları dikkate

alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacağın değer

kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Belirtilen değer kaybının miktarı

gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir

külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile

başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil

dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu sonucuna varılmış; somut olayda Ferda Yeşiltepe kararında belirtilen

ilkelerden ayrılmayı gerektirecek bir durumun olmadığı anlaşılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

39. Öte yandan başvurucu, açtığı davada lehine hükmedilen

tazminat miktarının davalı idarenin yaptığı hesaplama esas alınarak belirlenmiş

olmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüşse de mülkiyet

hakkı yönünden yapılan incelemede ihlal sonucuna ulaşıldığından başvurucunun bu

iddiasına yönelik ayrıca bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

41. Başvurucu, hak etmiş olduğu emekli ikramiyesinin

güncellenmiş hâli ile SGK'dan tahsiline ve yaptığı

yargılama masraflarının ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

42. Başvuruda, mahkemeye erişim hakkının ve mülkiyet hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

43. Başvuru konusu olayda mahkemeye erişim hakkı yönünden tespit

edilen ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmadığından salt ihlalin tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya takdiren 3.000 TL tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

44. Başvuru konusu olayda mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle

başvurucunun uğradığı zarar miktarı, mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen

alacağının uğradığı değer kaybı bedelidir. Bu değer kaybı bedelinin ise

27.006,20 TL olduğu yukarıda belirtilmiştir (bkz. § 34). Bu durumda maddi

zararları karşılığında başvurucuya net 27.006,20 TL maddi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. 1. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Mahkemeye erişim hakkının ihlali nedeniyle 3.000 TL, mülkiyet

hakkının ihlali nedeniyle 27.006,20 TL olmak üzere toplam net 30.006,20 TL

tazminatın BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara 14. İdare Mahkemesine

(E.2009/602, K.2012/2663) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucu : Bilal ÖZER Vekili : Av. Aysena Aysel ÇEKİNMEZ ÇAKAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/16078, 9 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Uyuşmazlığın Arka Planı
  7. B. Başvuruya Konu Dava Süreci
  8. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mahkemeye Erişim
  11. B. Mülkiyet Hakkının
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  14. E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. F. Kararın bir örneğinin Ankara 14. İdare Mahkemesine
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Yıldırım
  18. Özgüldür
  19. Kömürcü
  20. Perdecioğlu
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/16078
Tarih
9 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Sezen Acar Özfidan Başvurusu (B. No: 2014/16746)
  • Ahyat Uğurlu ve Mustafa Uğurlu Başvurusu (B. No: 2014/17485)
  • Fatma Döner ve Mehmet Raif Döner Başvurusu (B. No: 2014/20167)
  • Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (B. No: 2014/3163)
  • Nuriye Aladağ Başvurusu (B. No: 2014/18685)
  • Mehmet Ali Anıl Başvurusu (B. No: 2014/13596)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.