İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Çağrı Tur Sey. Taş. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/8880)

1. Başvuru, yasanın açık

Başvuru No2013/8880Tarih6 Ekim 2015Okuma11 dk · 2.289 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Çağrı Tur Sey. Taş. Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
6 Ekim 2015
Başvuru Numarası
2013/8880
R.G. Tarih-Sayı
20/11/2015-29538
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.289 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, yasanın açık

hükmüne ve yerleşik içtihatlara aykırı olarak salınan vergi asıl ve vergi

cezalarına ilişkin açılan iptal davasının reddi ve ret kararı sonucu yapılan

hacizler nedeniyle mülkiyet hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 4/12/2013 tarihinde

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun, Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu olan yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen olaylar özetle

şöyledir:

5. Başvurucu Balıkesir ili

Edremit ilçesinde okul aile birliğinden kiraladığı bir okul kantinini

işletmektedir.

6. Edremit Vergi Dairesi

Müdürlüğünce, kiralanan kantin için 2007 yılı vergilendirme dönemi kira

ödemelerinde başvurucunun sorumlu sıfatıyla %18 katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapmadığı ve beyanname vermediği gerekçesiyle

takdir komisyonu kararlarına istinaden resen KDV ve vergi cezaları tarh

edilmiştir.

7. Başvurucu, resen tarh edilen

KDV ve vergi cezalarının terkinine karar verilmesi istemiyle 27/4/2011

tarihinde Balıkesir Vergi Mahkemesinde açtığı davada 25/10/1984 tarihli ve 3065

sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 4/d bendinde iktisadi

işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işleminin katma değer

vergisinden istisna edildiğini, okul aile birliklerinin tüzel kişiliğinin ve

iktisadi işletme niteliğinin bulunmadığını, bu nedenle okul kantini kiralanması

işleminin istisna kapsamında olduğunu belirtmiştir.

8. Yargılama sonunda Balıkesir

Vergi Mahkemesi, 26/10/2011 tarihli ve E.2011/596, K.2011/896 sayılı kararı ile

“…okul aile birliklerinin iktisadi işletme

niteliğinde olmadığı ve bu nedenle iktisadi işletmeye dahil olmayan işletme

hakkının kiraya verilmesi işleminin istisna kapsamında olduğu iddia edilmekte

ise de yukarıda belirtilen gerekçeler ile uyuşmazlıkta gayrimenkul kiralama

işlemi yerine işletme hakkı kiralama faaliyeti bulunduğundan ve işletme

hakkının kiralanması faaliyetinin katma değer vergisinden istisna edildiğine

ilişkin yasada istisna hükmü yer almadığından, okul aile birliğinin iktisadi

işletme niteliği bulunmasa dahi dava konusu yapılan işletme hakkı kira ödemelerinden

katma değer vergisi tevkifatı yapılması gerektiği

sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesine dayanarak davanın reddine

hükmetmiştir.

9. Başvurucu, İlk Derece

Mahkemesi kararına itiraz etmiş; itiraz sonucunda Bursa Bölge İdare Mahkemesi,

20/3/2012 tarihli ve E.2012/415, K.2012/949 sayılı kararla itirazın reddine ve

kararın onanmasına hükmetmiştir.

10. Karar düzeltme yoluna

başvurulmaması üzerine İlk Derece Mahkemesinin kararı 20/3/2012 tarihinde

kesinleşmiştir.

11. Edremit Vergi Dairesi, yukarıda

yer alan yargılama sürecinin sonuçlanmasının ardından 6/1/1982 tarihli ve 2577

sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 5 numaralı fıkrası

uyarınca Mahkeme kararına göre kesinleşen vergi ve vergi cezalarına ilişkin

ikinci bir ihbarnameyi, bir ay içinde ödeme yapılmaması üzerine de 10/4/2012

tarihli ödeme emrini düzenlemiştir.

12. Başvurucu, adına düzenlenen

ve kendisine 13/4/2012 tarihinde tebliğ edilen söz konusu ödeme emri üzerine

Balıkesir Vergi Mahkemesinde 20/4/2012 tarihinde açtığı davada, 4/1/1961

tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca amme

alacağının tahsili yoluna gidilebilmesi için usulüne uygun tarhiyatın yapılıp

mükellefe tebliğ edilmesi gerektiğini ancak dava konusu tarh edilen vergilerin

usulüne uygun olarak tebligatının yapılmadığını ve bu nedenle borcun

kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğini ileri sürmüş, ödeme emrinin iptal

edilmesini istemiştir.

13. Balıkesir Vergi Mahkemesi

9/8/2012 tarihli ve E.2012/306, K.2012/586 sayılı kararı ile “…Dava dosyasının incelenmesinden, 2007 dönemine ait

davacı şirket tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gereken katma değer

vergilerinin süresi içerisinde beyan edilmediğinin anlaşılması üzerine

davacının takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonunca belirlenen

matrahlar üzerinden yapılan tarhiyatların Balıkesir Vergi Mahkemesinin 2011/596

esas nolu dosyasında dava konusu yapıldığı ve

mahkemece 26.10.2011 tarih ve 2011/896 nolu karar ile

davanın reddine karar verildiği, karara karşı yapılan itiraz üzerine Bursa

Bölge İdare Mahkemesi’nce 20.03.2012 tarih ve E:2012/415, K:2012/949 sayılı

karar ile anılan mahkeme kararının onandığı, davalı idarece de 2577 sayılı

yasanın 28.maddesinin 5.fıkrası uyarınca anılan mahkeme kararına göre tespit

edilen vergi ve cezalara ilişkin ikinci ihbarname düzenlenerek 06.01.2012

tarihinde davacıya tebliğ olunduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davalı

idarece tebliğ edilen ikinci ihbarnamede gösterilen vergi alacağı, cezası ve

gecikme faizinin bir aylık ödeme süresi içerisinde ödenmediği ve alacaklı

tahsil dairesi tarafından alacağın cebren tahsiline başlandığı görüldüğünden,

dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” gerekçesine dayanarak

davanın reddine hükmetmiştir.

14. Başvurucu İlk Derece

Mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine Bursa Bölge İdare Mahkemesine itirazda

bulunmuş ancak itirazı 7/2/2013 tarihli ve E.2012/3673, K.2013/516 sayılı onama

ilamı ile reddedilmiştir.

15. Başvurucu bu defa karar

düzeltme isteminde bulunmuş, bu istemi de Bursa Bölge İdare Mahkemesinin

25/9/2013 tarihli ve E.2013/1981, K.2013/2975 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

16. Karar düzeltme talebinin

reddine ilişkin ilam, başvurucuya 5/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 4/12/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

18. 6183 sayılı Kanun’un “Ödeme

emrine itiraz” kenar başlıklı 58. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı

veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden

itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi

itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve

itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik

olunur.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 6/10/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 4/12/2013 tarihli ve 2013/8880

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu, okul aile birliğinden

kiraladığı kantini işletmekte iken 2007 yılı vergilendirme döneminde kira

ödemesinden KDV tevkifatı yapmadığı gerekçesiyle

hakkında resen tarh edilen KDV’ye ve kesilen vergi ziyaı

cezasına karşı açtığı davanın Danıştayın yerleşik

içtihadına aykırı olarak reddedildiğini, okul aile birlikleri için kantin

kiralama işlemlerinin KDV'den istisna tutulduğunu, açtığı davanın reddedilmesi

üzerine Mahkeme kararının icra edilmesi amacıyla Edremit Vergi Dairesi

Müdürlüğünce hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle Balıkesir Vergi

Mahkemesinde açtığı davada okul aile birliklerinden kantin kiralama

işlemlerinin KDV'den istisna tutulduğuna ilişkin Danıştayın

yerleşik içtihadının dikkate alınmadığını, ödeme emrine konu olan borç

nedeniyle ticari araçlarının haczedildiğini belirterek kanun önünde eşitlik

ilkesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlallerin tespit

edilmesi hakkında bir tedbire ivedilikle karar verilmesini, tedbire karar

verilmediği takdirde tazminata hükmedilmesini ve yeniden yargılama yapılmasına

karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

21. Başvuru formu ve ekleri

incelendiğinde başvurucunun başvuru konusu yaparak Anayasa Mahkemesi önüne

getirdiği olayların iki ayrı yargılama sürecini içerdiği anlaşılmaktadır. Bu

süreçlerden ilkini, yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı olarak tarh edildiği

iddia edilen verginin ve vergi cezasının iptali istemiyle Balıkesir Vergi

Mahkemesinde açılan dava, ikincisini ise ilk açılan davanın reddedilmesi

üzerine tarh edilen vergi ile vergi cezasının tahsil edilmesi amacıyla

düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle aynı Mahkemede açılan dava

oluşturmaktadır. Bu nedenle başvurucunun şikâyetleri iki ayrı başlık altında

değerlendirilmiştir.

1. Balıkesir Vergi Mahkemesinin E.2011/596

sayılı Dava Dosyasında Yürütülen Yargılama Yönünden

22. Başvurucu, okul aile

birliğinden kiraladığı kantini işletmekte iken 2007 yılı vergilendirme

döneminde kira ödemesinden KDV tevkifatı yapmadığı

gerekçesiyle hakkında resen tarh edilen KDV’ye ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı Balıkesir Vergi Mahkemesinde açtığı

davanın reddedilmesinin Danıştayın yerleşik

içtihadına aykırı olduğunu belirtmiş ve okul aile birlikleri için kantin

kiralama işlemlerinin KDV'den istisna tutulduğunu, Mahkemece bu hususun dikkate

alınmadığını ifade etmiş bu nedenle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un

geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler."

24. Anılan Kanun hükmü uyarınca

Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi

olup Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilir. Niteliği itibarıyla kamu

düzenine ilişkin olan ve bu başvuru şartını taşımayan bireysel başvuruların

incelenebilmesi mümkün değildir.

25. Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisinin

geriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir (Zafer Öztürk, B. No. 2012/51, 25/12/2012,

§ 18).

26. Somut olayın incelenmesi neticesinde

başvurucu tarafından resen tarh edilen KDV’nin ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemi ile açılan davanın Balıkesir

Vergi Mahkemesinin 26/10/2011 tarihli kararıyla reddedildiği, itiraz üzerine

kararın Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 20/3/2012 tarihli ilamıyla onandığı

tespit edilmiş; karar düzeltme talebinde de bulunulmaması üzerine kararın

Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi dışında kalan 20/3/2012 tarihinde

kesinleştiği anlaşılmıştır.

27. Açıklanan nedenlerden dolayı

başvuru konusu kararın 23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olduğunun

anlaşılmasıyla başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Balıkesir Vergi Mahkemesinin E.2012/306

sayılı Dava Dosyasında Yürütülen Yargılama Yönünden

28. Başvurucu, 2007 yılı

vergilendirme döneminde kira ödemesinden KDV tevkifatı

yapmadığı gerekçesiyle hakkında resen tarh edilen KDV ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açtığı davanın reddedilmesi üzerine bu

defa Edremit Vergi Dairesi Müdürlüğünce söz konusu borçların tahsili için

düzenlenen 22/9/2011 ödeme emrinin iptali istemiyle açtığı davanın yerleşik

Danıştay içtihatlarına aykırı olarak reddedildiğini ileri sürmüştür.

29. Başvurucunun şikâyeti, İlk

Derece Mahkemesinin yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı karar verdiği

iddiasına dayandığından yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı ve adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında değerlendirilmiştir.

30. Anayasa’nın 36. maddesinin

birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahiptir.”

31. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda

inceleme yapılamaz.”

32. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine

karar verebilir.”

33. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

34. Anılan kurallar uyarınca

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir takdir hatası içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular

açıkça keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince

incelenemez (Muhammet Kaplan, B.

No: 2013/1586, 18/9/2013, § 21).

35. 6183 sayılı

Kanun'un 1. maddesine göre kamu alacakları; devlete ve diğer kamu tüzel

kişilerine ait vergi, resim, harç, mahkeme masrafı, vergi cezası, para cezası,

gecikme zammı ve gecikme faizi gibi alacaklardır. 6183 sayılı Kanun'un esası,

vergiler başta olmak üzere kamu alacağını güvence altına almak ve ödenmediği takdirde

kamu alacağını zora dayanarak devlet gücü ve memurları eliyle tahsil etmektir (Hilal Özkök, B. No: 2013/2420, 14/4/2014,

§ 27).

36. Kamu

alacağını ödemekle yükümlü olan borçlunun, bu alacakla ilgili ödeme emri

çıkartılması aşamasına gelmeden alacağın esasına ilişkin yargı mercilerine

başvurma hakkı bulunmaktadır. Özel kanununda hüküm bulunan hâller için ödeme

vadesinde, yoksa 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre tebliğden itibaren bir

aylık süre içinde yargı yerlerine başvurarak kamu alacağının esası, dava konusu

edilebilecektir. Kamu alacağı esasının dava konusu edilmemesi veya dava konusu

edilmesine rağmen alacakta hukuki sakatlık bulunmadığına karar verilmesi

durumunda alacak kesinleşmiş olacak ve tahsili için ödeme emri düzenlenecektir.

6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrasına göre bu aşamada ödeme

emrine itiraz hâlinde mahkeme, davayı tahsile ilişkin olarak böyle bir borcun

olmadığı, borcun kısmen ödendiği ve borcun zamanaşımına uğradığı nedenleriyle

sınırlı olarak inceleyebilecektir (AYM, E.2009/83, K.2011/29, 3/2/2011).

37. Başvuru

konusu olayda başvurucu, ödeme emrine karşı açtığı davada ve verilen karar

üzerine yaptığı itiraz ile karar düzeltme taleplerinde ihbarnamelerin kendisine

tebliğ edilmediğini, kamu alacağının usulüne uygun kesinleşmediğini,

valiliklere kantin kiralama işlemlerinin katma değer vergisinden istisna

edildiğini bildirilmesine karşın kendisi hakkında işlem tesis edildiğini, emsal

mahkeme kararlarında katma değer vergisi tarhiyatı işlemlerinin iptal edildiği

hususlarını ileri sürmüştür. Balıkesir Vergi Mahkemesi ise 9/8/2012 tarihli

nihai kararında, başvurucuya tebliğ edilen ikinci ihbarnamede gösterilen vergi

alacağı ve cezası ile gecikme faizinin bir aylık süresi içinde ödenmediğini ve

alacaklı tahsil dairesi tarafından cebren tahsile başlandığını belirtmiş, bu

gerekçeyle dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığını ifade

ederek ödeme emrine karşı açılan davayı reddetmiştir. Karara karşı yapılan

itiraz ve karar düzeltme talepleri de Bursa Bölge İdare Mahkemesince

reddedilmiş böylece karar kesinleşmiştir.

38. Balıkesir

Vergi Mahkemesi, uyuşmazlıkta ödeme emrinin hukuka uygun olduğu tespitini

yapmış ancak davanın esasına yönelik başvurucunun ileri sürdüğü iddiaları, 6183

sayılı Kanun'un 58. maddesinde belirtilen “böyle

bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı" kapsamında

değerlendirmeyerek uyuşmazlığı çözüme kavuşturmuştur. Esasen de bu davanın

konusu, ilk açılan davada ileri sürüldüğü gibi tarh olunan vergi ve vergi

cezalarının yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu iddiası değil; tarh

edilen vergilerin usulüne uygun tebligatının yapılmadığı, bu nedenle borcun

kesinleşmediği iddiasıdır (bkz. § 12).

39. Adil yargılanma

hakkı bireylere, dava sonucunda verilen kararın değil; yargılama sürecinin ve

usulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle bireysel

başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için

başvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediği, bu çerçevede

yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşler hakkında bilgi

sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın

çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından

dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının oluşumuna

sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması

gerekir. Somut olayda başvurucunun, ödeme emrinin iptali istemiyle açtığı

davada yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı olduğuna dair bir bilgi ya da

belge sunmadığı, yalnızca mahkemece verilen kararın içeriğinin adil olmadığı

şikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır (Hilal

Özkök, § 31).

40. Açıklanan

nedenlerden dolayı başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu, derece mahkemesi kararının açık bir keyfîlik de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Başvurucunun,

1.

Balıkesir Vergi Mahkemesinin E.2011/596 sayılı dava dosyasında yürütülen

yargılamaya ilişkin iddialarının zaman

bakımından yetkisizlik,

2.

Balıkesir Vergi Mahkemesinin E.2012/306 sayılı dava dosyasında yürütülen yargılamanın

sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B.

Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına

6/10/2015

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serruh KALELİ Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör Yrd. : İsmail Emrah PERDECİOĞLU Başvurucu : Çağrı Tur Sey. Taş. Ltd. Şti. Vekili : Av. Gökçe GARİPCAN OCAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/8880, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/8880
Tarih
6 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Fikri Yazan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6796)
  • Burak Levent Kaya Başvurusu (B. No: 2013/100)
  • Abdulvahap Kavak Başvurusu (B. No: 2013/7477)
  • Kenan Sayın Başvurusu (B. No: 2013/5376)
  • Ahmet Acartürk Başvurusu (B. No: 2013/2084)
  • Ali Mükerrem Furtun Başvurusu (B. No: 2013/9020)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.