İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cihangir Karaboğa Başvurusu (B. No: 2014/999)

1. Başvurucu, 19/7/2008 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk

Başvuru No2014/999Tarih18 Haziran 2014Okuma9 dk · 1.863 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Cihangir Karaboğa Başvurusu

Karar tarihi
18 Haziran 2014
Başvuru Numarası
2014/999
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.863 kelime·9 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 19/7/2008 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde açtığı tazminat davasında makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat

talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 24/1/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde

Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 20/2/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İkinci

Bölümün 6/3/2014 tarihli ara kararı gereğince, başvurunun kabul edilebilirlik

ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet

Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Adalet Bakanlığının, 21/3/2014 tarihli yazısı ile başvurucunun

ihlal iddialarına ilişkin görüş sunulmayacağını bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, 19/7/2008 tarihinde Dedaş

Müessese Müdürlüğü aleyhine Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı

tazminat davasında; tarlasını sulamak amacıyla belirli voltajın üstünde

elektrik sağlanmak üzere davalı ile sözleşme düzenlendiğini, davalının,

sözleşmede belirtilen voltajın altında elektrik verdiğini ve tarlayı

sulayamadığını ileri sürerek, uğradığı maddi zararın tazminini talep etmiştir.

8. Davalı, sözleşmede sürekli aynı voltaj üzerinden elektrik

verilmesine dair hükmün bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle

yüksek voltaj elektrik verilemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

9. Mahkemece, 24/12/2013 tarih ve E.2008/360, K.2013/1137

sayılı kararla; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi ve bilirkişi raporları

dikkate alınarak, davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen

kabulüne, 15.078,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

10. Karar temyiz edilmiş olup, temyiz incelemesi devam

etmektedir.

B. İlgili Hukuk

11. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul

ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı 30. maddesi şöyledir:

“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir

biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”

12. 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun

41. maddesi şöyledir:

“Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile

haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine

mecburdur.

Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin

zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine

mecburdur.”

13. 818 sayılı mülga Kanun'un

98. maddesi şöyledir:

“Borçlu, umumiyet itibariyle her kusurdan mesuldur. Bu mesuliyetin vüsati

işin hususi mahiyetine göre çok veya az olabilir. Hususiyle iş borçlu için bir faideyi mucip olmadığı surette, mesuliyet daha az şiddetle

takdir olunur.

Haksız fiilerden

mütevellit mesuliyete müteallik hükümler, kıyasen akde muhalif hareketlere de

tatbik olunur.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 18/6/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 24/1/2014 tarih ve 2014/999

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu, Dedaş Müessese Müdürlüğü ile yapılan sözleşmeye göre, tarla

sulamak amacıyla belli bir voltaj üzerinden elektrik verilmesi gerektiği halde,

sözleşmedeki yükümlülüğün yerine getirilmediğini, Dedaş

Müessese Müdürlüğü aleyhine 19/7/2008 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde açtığı tazminat davasında makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

16. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi, bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

17. Başvurucu, 19/7/2008 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde açtığı tazminat davasının makul sürede tamamlanmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

18. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216

sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası hükümlerine göre, Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve

Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir

başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir

hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

19. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

20. Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması”

kenar başlıklı 141. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılması, yargının görevidir.”

21. Sözleşme’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

22. Sözleşme metni ile AİHM kararlarından ortaya çıkan ve

adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın

36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §

38).

23. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan

süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma

hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/12, 17/9/2013, § 43).

24. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca,

medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara

bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, başvurucunun açtığı tazminat

davasında, 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut

yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama

olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

25. Makul sürede yargılanma hakkının amacı, tarafların uzun

süren yargılama faaliyeti nedeniyle maruz kalacakları maddi ve manevi baskı ile

sıkıntılardan korunması ile adaletin gerektiği şekilde temini ve hukuka olan

inancın muhafazası olup, hukuki uyuşmazlığın çözümünde gerekli özenin

gösterilmesi gereği de yargılama faaliyetinde gözardı

edilemeyeceğinden, yargılama süresinin makul olup olmadığının her bir başvuru

açısından münferiden değerlendirilmesi gerekir (B. No:2012/13, 2/7/2013, § 40).

26. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

27. Ancak, belirtilen kriterlerden hiçbiri makul süre

değerlendirmesinde tek başına belirleyici değildir. Yargılama sürecindeki tüm

gecikmelerin ayrı ayrı tespiti ile bu kriterlerin toplam etkisi

değerlendirilmek suretiyle, hangi unsurun yargılamanın gecikmesi açısından daha

etkili olduğu saptanmalıdır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 46).

28. Yargılama faaliyetinin makul

sürede gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması için, öncelikle uyuşmazlığın

türüne göre değişebilen, başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesi

gereklidir.

29. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı

karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, somut tazminat

davasında ise başvurucunun dava sürecini başlattığı 19/7/2008 tarihidir.

30. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

31. Davanın ikame edildiği tarih ile Anayasa Mahkemesinin

bireysel başvuruların incelenmesi hususundaki zaman bakımından yetkisinin

başladığı tarihin farklı olması halinde dikkate alınacak süre, 23/9/2012

tarihinden sonra geçen süre değil, uyuşmazlığın başlangıç tarihinden itibaren

geçen süredir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 51).

32. Başvuru konusu olayda, başvurucu, 19/7/2008 tarihinde Dedaş Müessese Müdürlüğü aleyhine Kızıltepe 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Mahkemece tensip zaptının

düzenlenmesinden sonra tarafların delilleri toplanmış, İlçe Tarım Müdürlüğünden

taşınmaz üzerinde yetişen ürünler ve birim fiyatları öğrenilmiştir. Mahkemece

verilen keşif ara kararlarının farklı gerekçelerle ertelenmesinden sonra keşif

yapılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. Rapora itiraz edilmesi üzerine ek

rapor alınmıştır. Dosyanın uzun süre bilirkişilerde kaldığı belirlenmiştir.

Mahkeme, 24/12/2013 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiş olup, temyiz

incelemesi devam etmektedir.

33. Yargılama sürecinde davanın taraflarının yargılamayı

geciktirici yöndeki işlem ve davranışları kural olarak, yargılamanın uzamasında

taraf kusuru olarak kabul edilmekte ise de, yargılama

makamlarının ilgili usuli imkânları kullanmak

suretiyle bu girişimleri engelleme sorumluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda,

taraflarca muhtelif celselerde mazeret dilekçeleri sunulduğu görülmekle

birlikte, başvurucunun tutumunun yargılamanın uzamasına özellikle bir etkisi

olduğu tespit edilememiştir.

34. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

tazminat davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların

karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi

kriterler dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmalarıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez.

35. Başvuru konusu olan tazminat davasında yargılama sürecindeki

gecikmeler ayrı ayrı değerlendirildiğinde, özellikle keşif ara kararlarının

farklı nedenlerle uzun süre yerine getirilmediği, yargılamanın hâlihazırda

yaklaşık altı yıldır devam ettiği ve somut yargılama faaliyeti açısından

belirtilen bu sürenin makul olmadığı anlaşılmaktadır.

36. Belirtilen nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

37. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğinin tespitini, 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi

tazminatın ödenmesini talep etmiştir.

38. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü

mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

39. Başvurucu tarafından maddi tazminat talebinde de

bulunulmuş olup, mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiği

tespit edilmiş olmakla beraber, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi zarar

arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucunun maddi tazminat

talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

40. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık

altı yıllık yargılama süresi nazara alındığında, yargılama faaliyetinin

uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararı karşılığında başvurucuya takdiren 4.150,00 TL

manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

41. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

42. Başvuruya konu yargılamanın yaklaşık altı yıldır devam

ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek,

anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka,

adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi

amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya 4.150,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE

C. Başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin ilgili

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine

18/6/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör : Murat AZAKLI Başvurucu : Cihangir KARABOĞA Vekili : Av. Ali AYDEMİR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/999, 18 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Başvurucuya 4.150,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE
  16. D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. E. Kararın bir örneğinin ilgili
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/999
Tarih
18 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Ülkü Özgür Başvurusu (B. No: 2013/2263)
  • Bülent Karataş Başvurusu (B. No: 2013/6428)
  • Şükrü Timur Başvurusu (B. No: 2014/1005)
  • Kemal Vural Başvurusu (B. No: 2014/1512)
  • Mehmet Avcı Başvurusu (B. No: 2014/1419)
  • Hsh Nordbank Ag Başvurusu (B. No: 2013/6924)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.