İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/929)

1. Başvurucu, idarenin cevap

Başvuru No2014/929Tarih10 Haziran 2015Okuma10 dk · 2.099 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (3)

Karar tarihi
10 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2014/929
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.099 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, idarenin cevap

yazısı ve duruşma günü kendisine tebliğ edilmeden hakkındaki idari para

cezasının iptali yönündeki talebinin reddine karar verildiğini belirterek, Anayasa'nın

36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüş ve yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 16/1/2014 tarihinde

Diyarbakır 4. Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir

eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 22/12/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu şirket adına

kayıtlı 21 KA 543 plakalı araçla 3/5/2013 tarihinde taşıma için belirlenen

istiap haddinin üstünde yük taşındığının tespit edildiğinden bahisle 13/10/1983

tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-b-e hükmünün ihlal

edildiği gerekçesiyle 7.678,00 TL idari para cezası kesilmiştir.

6. Başvurucu, söz konusu cezaya

karşı Diyarbakır 4. Sulh Ceza Mahkemesine Emniyet Müdürlüğünün ceza kesme

yetkisinin bulunmadığı ve düzenlenen ceza tutanağının usul ve yasaya aykırı

olduğu gerekçesiyle başvuruda bulunmuştur. Başvuru üzerine Mahkeme, 6/8/2013

tarihinde tensip tutanağını düzenleyerek, duruşma gününü 1/11/2013 tarihi

olarak belirlemiştir. Ancak duruşma günü taraflara tebliğ edilmemiştir.

7. Mahkeme, idarenin cevap

yazısı üzerine tarafların katılmadığı ve herhangi bir esaslı işlemin

yapılmadığı (sadece tarafların duruşmaya katılmadığına dair bir tespitte

bulunulduğu ve idarenin cevap yazısının okunduğu) bir duruşma yaparak,

1/11/2013 tarih ve 2013/1122 D. İş sayılı kararı ile idari yaptırım işleminin usul

ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun talebini reddetmiştir.

8. Başvurucu, anılan karara

karşı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesine itiraz etmiştir.

9. Diyarbakır 1. Asliye Ceza

Mahkemesinin 27/11/2013 tarih ve 2013/382 D. İş sayılı kararıyla başvurucunun

itiraz talebi, düzenlenen tutanağın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle

reddedilmiştir.

10. Ret kararı, başvuruya

18/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Bireysel başvuru, 16/1/2013

tarihinde yapılmıştır.

B. İlgili Hukuk

12. 2918 sayılı Kanun'un 65.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Araçların

yüklenmesinde, yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak;

…

b) Azami yüklü

ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması,

…

e) Tehlikeli ve

zararlı maddelerin gerekli izin ve tedbirler alınmadan taşınması,

…

yasaktır.

Birinci fıkranın (b)

bendine uymayarak;

…

e) %

25'in üzerinde fazla yüklemelerde 3.000 Türk Lirası,

…

İşleten ve gönderenlere ayrı ayrı idarî para cezası

verilir.”

13. 13/03/2005 tarihli ve 5326

sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Başvurunun

incelenmesi” kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili fıkraları

şöyledir:

“(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin

bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen

tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir.

Dinleme için belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir

haftalık zaman olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasında taraflar veya

avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama, yokluklarında

karar verilmesine engel değildir. Bu husus, tebligat yazısında açıkça

belirtilir.

…

(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi ve

avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir,

bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya konulur.

(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri

ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan

tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen

tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme

son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar…”

14. 18/7/1997 tarihLİ ve 23053 Resmi Gazete

sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) 161. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Karayolları Trafik Kanununda yazılı trafik suçlarını

işleyenler hakkında;

a) Emniyet Genel Müdürlüğünün;

1) Trafik zabıtası personeli, …, tarafından suç veya ceza

tutanağı düzenlenir…”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 10/6/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 16/1/2014 tarihLİ

ve 2014/929 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu vekili, İlk Derece

Mahkemesince, kararına itiraz edilen idarenin cevap yazısının bir örneğinin

kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle Diyarbakır İl Jandarma

Komutanlığının dosyaya sunduğu cevap yazısına karşı herhangi bir beyanda

bulunulamadığını, ayrıca Diyarbakır 4. Sulh Ceza Mahkemesince 1/11/2013 tarihi

olarak belirlenen duruşma gününün de kendilerine bildirilmediğini, böylelikle

davalı idarenin cevaplarına karşı savunma yapılamadığını belirterek,

Anayasa'nın 36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi, olayların

başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve

olguların hukuki nitelendirmesini kendisi takdir eder. Başvurucunun, adil

yargılanma hakkı kapsamında ileri sürdüğü iddiaları, “sözlü yargılama hakkı” ile “silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri” başlıkları altında

değerlendirilecektir.

1. Sözlü Yargılama Hakkının İhlal Edildiği İddiası

18. Başvurucu, Diyarbakır 4.

Sulh Ceza Mahkemesince 1/11/2013 tarihi olarak belirlenen duruşma gününün kendisine

bildirilmemesinden şikayetçi olmuştur.

19. Anayasa'nın 141. maddesinin

birinci fıkrası şöyledir:

“Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir

kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu

güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.”

20. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma

hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes … cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına

sahiptir…”

21. Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birisi de

Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen yargılamanın açık ve duruşmalı yapılması

ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı adli mekanizmanın işleyişini

kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak

ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle hukuk devletinin en önemli

gerçekleştirme araçlarından birisini oluşturur. Özellikle ceza davalarında

yargılamanın duruşmalı ve aleni yapılması silahların eşitliği ilkesinin ve

savunma hakkının güvencesini oluşturur. Ancak bu her türlü yargılamanın mutlaka

duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu anlamına gelmez. Adil yargılama

ilkelerine uyulmak şartıyla usul ekonomisi ve iş yükünün azaltılması gibi

amaçlarla bazı yargılamaların duruşmadan istisna tutulması ve duruşma

yapılmaksızın karara bağlanması anayasal hakların ihlalini oluşturmaz (Musa Yılmaz Acar, B. No: 2013/664, 17/9/2013, § 32).

22. Sözleşme’nin 6. maddesinin

(1) numaralı fıkrasında “aleni yargılama”

hakkının tanınması, zorunlu olarak “sözlü

yargılama” hakkını da içerir. Bununla birlikte, Sözleşme’nin bu

maddesinde yer alan söz konusu yükümlülük, mutlak değildir (Jussila/Finlandiya

[BD], B. No: 73053/01, 23/11/2006, § 41; Hakansson ve Sturesson/İsveç, B. No:

11855/85, 21/2/1990, § 66).

23. Yargılamada, tarafların

şüpheye yer vermeyecek şekilde bu haklarından vazgeçmesi ve kamu yararının

sözlü yargılama yapılmasını gerekli kıldığı bir durumun bulunmaması hâlinde,

duruşma yapılmayabilir. Vazgeçmenin, açıkça veya zımnen yapılması mümkündür.

Duruşma yapılmasına ilişkin talebin sürdürülmemesi ya da hiç ileri sürülmemesi,

zımnen vazgeçmeye örnek gösterilebilir. Bunun yanında dava dosyası ve

tarafların yazılı görüşleri temelinde yeterince çözülemeyen hukuki ve olgusal

herhangi bir sorunla karşılaşılmaması örneğinde olduğu gibi yargılamanın

istisnai koşulları da duruşma yapılmasını gerektirmeyebilir (Benzer yöndeki

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı için bkz. Eksert Turizm Taşımacılık Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti ve diğer 7 başvuru/Türkiye [k.k.], B. No:40988/06, 2/7/2013).

24. AİHM, “önemli bir isnat taşımayanlar” ile “ceza hukukunun çekirdeğini oluşturan”

davalar arasında ayrım yapmış, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamına giren fakat

geleneksel ceza hukuku kategorilerine ait olmayan suçların (örneğin trafik

kurallarının ihlali) yargılamasında duruşma yapılmasının gerekli

olmayabileceğini belirtmiştir (Jussila/Finlandiya

[BD], B. No: 73053/01, 23/11/2006, §§ 36, 43).

25. Bu durum, özellikle

inandırıcılık sorunu taşımayan, karmaşık olmayan veya olaylarla ilgili hiçbir

tartışmanın bulunmadığı oldukça teknik davalar ile mahkemelerin tarafların

sunduğu görüşlere ve diğer belgelere dayanarak, adil ve makul bir biçimde karar

verebilecekleri davalar için geçerli olmaktadır (Anılan Jussila/Finlandiya, § 41, Döry/İsveç, B. No:28394/95, 12/11/2002, § 37, Mehmet Emin Şimşek/Türkiye, B. No:

5488/05, 28/2/2012, § 30).

26. Yargılamaya taraf olan

kişilerin hakkaniyetli yargılama temelinde beyanlarını sözlü vermesinin

gerektiği durumlarda sözlü yargılama yapılmaması yargılamanın bir bütün olarak

adil olmasını engelleyebilir (bkz. Göç/Türkiye,

B.No: 36590/97, 11/7/2002, §

51). Dolayısıyla, sadece dosyaya

dayanılarak tatmin edici bir çözümün sağlanamayacağı olaylarda, sözlü

yargılamanın yapılması gerekir. Sözlü yargılamaya karar vermede, davaya konu

meselelerin çokluğu değil, niteliği önem kazanacaktır.

27. Somut olayda başvurucu, itiraz başvurusu üzerine duruşma

yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. 5326 sayılı Kanun’un “Başvurunun incelenmesi” kenar başlıklı 28. maddesinin (4)

numaralı fıkrasında, mahkemenin, talep üzerine veya resen tarafları çağırarak

belli bir gün ve saatte dinleyebileceği kurala bağlanmıştır. Başvurucu

tarafından, idari para cezasının kaldırılması istemiyle sulh ceza mahkemesine

sunulan başvuru dilekçesinde duruşma talebinde bulunulmamıştır.

28. Bu durumda, incelemenin

evrak üzerinden de yapılabileceği kurala bağlanan (sözlü yargılama yapılması

talebe veya mahkemenin takdirine bağlı kılınan) ve azami ağırlığın üzerinde yük

taşınmasına ilişkin olarak kesilen idari para cezasıyla ilgili yargılamada;

tarafların iddia ve savunmaları yazılı olarak alındıktan sonra bir sonuca

varılmıştır. Çözümlenen olayın kendine özgü niteliği de nazara alındığında,

yargılamanın salt dosya üzerinden yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği söylenemez. Kaldı ki, başvurucu sözlü yargılama yapılması

talebinde bulunmayarak, zımnen bu hakkından feragat etmiştir.

29. Açıklanan nedenlerle, sözlü

yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun bu kısmının,“açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Çelişmeli Yargılama ve

Silahların Eşitliği İlkelerinin İhlal Edildiği İddiası

30. Başvurucu, ilgili idarenin

cevap dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma imkânından

mahrum kaldığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

31. Anayasa Mahkemesi,

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok

kararında, ilgili hükmü, Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği

ve çelişmeli yargılama ilkesi gibi ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve

Diğerleri, B. No.2012/13, 2/7/2013, § 38).

32. “Hakkaniyete

uygun yargılanma”nın temel unsuru, yargılamanın “çelişmeli” olması ve taraflar arasında “silahların eşitliği”nin sağlanmasıdır (Benzer

yöndeki AİHM kararı için bkz. Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B. No: 28901/95,

16/2/2000, § 60). Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli

yargılama ilkesi taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorum

yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif

olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda, mahkemece tarafların

dinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi, yargılama

faaliyetinin hakkaniyete aykırı hale gelmesine neden olabilecektir (Benzer

yöndeki AİHM kararı için bkz. Ruiz-Mateos/İspanya,

§ 63; Feldbrugge/Hollanda, B. No. 8562/79, 29/05/1986, §

44).

33. Silahların eşitliği

ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli yargılama ilkesi, kural olarak bir hukuk

ya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler

hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı

vermektedir (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. J.J./Hollanda, B. No: 9/1997/793/994, 27/3/1998, § 43; Vermeulen/Belçika,

B.No: 19075/91, 20/2/1996, §

33).

34. Adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri de silahların eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi

davanın taraflarının usuli haklar bakımından aynı

koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir

duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde

dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

35. Genel anlamda hakkaniyete

uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkeleri ışığında taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma

ve inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda,

delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddiaları da yargılamanın

bütünü ışığında değerlendirilecektir (Yüksel

Hançer, B. No. 2013/2116, 23/1/2014, § 19). Anayasa Mahkemesinin

bireysel başvuru kapsamındaki görevi, somut olayın usul kurallarına uygunluğunu

denetlemek değil, adil yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerin somut olayda

ihlal edilip edilmediğini denetlemektir.

36. 2918 sayılı Kanun'un 65.

maddesine göre, azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın

aşılması nedeniyle ve işleten ve gönderenlere ayrı ayrı idarî para cezası uygulanır. Başvuru formu ve

ekli belgeler ile dosya kapsamından; 3/5/2013 tarihinde Diyarbakır İli Mapa

Yolunda yapılan uygulamada durdurulan 21 KA 543 plakalı aracın aşırı yüklü

olduğunun görülmesi üzerine aracın yapılan tartımı sonucunda mevzuatta

belirtilen azami yüklü ağırlığın aşıldığı gerekçesiyle 2918

sayılı Kanun’un 65. maddesine istinaden, 355760 seri numaralı ‘idari para cezası karar tutanağı’

düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tutanakta; aracın cinsi, rengi ve plakası,

kabahatin işlendiği yer, hangi kabahatin işlendiği, tutanağı düzenleyen

görevlinin ad ve soyadı ile sicil numarası ve ceza tutarı ile ilgili bilgiler

yer almaktadır. Tebliğ evrakından, bu tutanağın başvurucuya tebliğ edildiği ve

başvurucunun bu tutanağın tebliği ile hakkındaki idari para cezasından haberdar

olduğu görülmektedir.

37. Diyarbakır İl Jandarma

Komutanlığı tarafından Mahkemeye gönderilen cevabi yazıda, trafik uygulamasında

durdurulan 21 KA 543 plakalı aracın azami yüklü ağırlığını aştığı gerekçesiyle

2918 sayılı Kanun’un 65. maddesine istinaden, 355760 seri numaralı ‘idari para cezası karar tutanağı’

düzenlendiği belirtilmiş, tartıma dayanak belge (kantar fişi) Mahkemeye

gönderilmiştir.

38. Somut olayda, kararın yazılı

yargılama usulüne göre verildiği, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı tarafından

gönderilen cevap yazısının ‘idari para

cezası karar tutanağı’ içeriğinde belirtilenlerden başka

başvurucunun bilgisi dâhilinde olmayan ek açıklamalar içermediği, ‘idari para cezası karar tutanağı’nın iptaline yönelik

başvuru dilekçesinde bu açıklamalara gerekli itirazların yapıldığı, bu nedenle

İlk Derece Mahkemesinin başvurucunun haberdar olduğu bilgi ve belgelere göre

karar verdiği, sonuç olarak, başvuruda bir ihlalin olmadığının açık olduğu

anlaşılmıştır.

39. Açıklanan nedenlerle,

çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin

başvurunun bu kısmının, “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle, başvurunun “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 10/6/2015 tarihinde OY

BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Akif YILDIRIM

Başvurucu

:

Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd.

Şti. Temsilcisi : Remzi DURMAZ Vekili : Av. Devrim BİÇEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/929, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Dursun
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/929
Tarih
10 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Mehmet Emin Uçar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2972)
  • Yunis Aydemir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/502)
  • Ramazan Odabaşı Başvurusu (B. No: 2013/9294)
  • Hüsamettin Kemal Esiner Başvurusu (B. No: 2013/1949)
  • Kemal Kerinçsiz Başvurusu (B. No: 2014/1035)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2013/251

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.