İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Egeçep Derneği ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/4453)

1. Başvuru, endüstriyel atık bertaraf ve geri kazanım tesisi

Başvuru No2015/4453Tarih3 Temmuz 2018Okuma12 dk · 2.429 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Egeçep Derneği Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
3 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2015/4453
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.429 kelime·12 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, endüstriyel atık bertaraf ve geri kazanım tesisi

için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi

olumlu kararının iptali istemiyle açılan davanın süre aşımından

reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvuruculardan Ege Çevre ve Kültür Platformu (Egeçep) Derneği (Dernek); Ege Bölgesi'nde çevreyi, kültürel

ve doğal varlıkları korumak amacıyla çalışmalarda bulunmak, bunların

bozulmasına sebep olabilecek faaliyetler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek ve

söz konusu faaliyetleri önlemek için gerekli hukuksal yollara başvurmak,

demokratik baskı grubu işlevini görmek amacıyla kurulmuş, merkezi

İzmir/Konak'ta bulunan bir özel hukuk tüzel kişisidir. Başvuruculardan Recep

Erkol İzmir il merkezinde ikamet etmekte, adı geçen başvurucunun ayrıca Manisa

Kula Sandal Belediyesi sınırları içinde taşınmazları bulunmaktadır. Diğer

başvurucular da İzmir il merkezinde ikamet etmekte olup aynı zamanda Dernek

üyesidir (Berrin Esin Kaya yönetim kurulu başkanı; Arif Ali Cangı,

Oya Otyıldız, Erhan İçöz ve

Muammer Sakaryalı kurucu üyedir).

7. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 9/5/2008 tarihinde, Manisa'nın

Kula ilçesinin Sandal Belediyesi mücavir alan sınırları içindeki Kırtıllıtepe mevkiinde yapılması planlanan Ege bölgesi endüstriyel atık bertaraf ve geri kazanım

tesisi hakkında Çevresel Etki

Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı vermiştir.

8. Söz konusu karar Sandal Belediye Başkanlığı tarafından

12/6/2008-17/6/2008 tarihleri arasında ilan panosuna asılmış ve hoparlör ile

duyurulmuştur. 2010 yılı içinde tesise ilişkin inşaat tamamlanmıştır.

9. Başvurucu Dernek 5/4/2010 tarihinde Manisa Valiliği İl Çevre

ve Orman Müdürlüğüne (Valilik) başvurmuş vesöz konusu

tesisin çevresel etkileri konusunda gerekli bilimsel çalışma ve değerlendirmelerin

yapılabilmesi, idari ve yargısal yollara başvurulabilmesi için tesise verilen

ÇED raporunun, lisans ve diğer izinlerin birer örneğinin gönderilmesini talep

etmiştir.

10. Valiliğin 7/6/2010 tarihli yazı ile ÇED dosyasının Çevre ve

Şehircilik Bakanlığından temin edilmesi gerektiğini bildirmesi üzerine

başvurucu Dernek 21/7/2010 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına

başvurmuştur. Başvurucu Derneğin talebi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının

2/8/2010 tarihli yazısı ilecevaplandırılmıştır.

11. Başvurucular, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının cevap yazısı

üzerine tesise verilen ÇED olumlu

kararının iptali istemiyle 20/8/2010 tarihinde Manisa İdare Mahkemesinde

(Mahkeme) dava açmıştır. Başvurucular; dava dilekçesinde bölgede yapılması

planlanan tesise kamyonlarla atık taşınacağını, atıkların yakılması sırasında

ortaya çıkacak gazlarla halk ve çevre sağlığının zarar göreceğini, tesisin yer

seçiminin uygun olmadığını, yanardağ yakınlarında kurulacak olması nedeniyle

bölgedeki tarihi dokunun olumsuz etkileneceğini belirterek dava konusu kararın

hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

12. Dava, anılan Mahkemenin 25/11/2011 tarihli kararıyla süre

aşımından reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde

ÇED olumlu kararının 12/6/2008-17/6/2008 tarihleri arasında Sandal

Belediyesinin ilan panosuna asılarak ve hoparlör ile duyurularak ilan edildiği

belirtilmiştir. Buna göre başvurucuların dava konusu kararı 17/6/2008 tarihinde

öğrendiklerinin kabulünün gerektiği belirtilen kararda, bu tarihten itibaren

altmış gün içinde doğrudan ya da idari başvuru süreci işletildikten sonra dava

açılması gerekirken bu süreler geçirildikten sonra 20/8/2010 tarihinde açılan

davanın süresinde olmadığı ifade edilmiştir.

13. Karar Danıştay Ondördüncü

Dairesinin 9/10/2013 tarihli kararıyla onanmıştır.

14. Başvurucuların karar düzeltme istemi de aynı Dairenin

9/12/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

15. Nihai karar başvurucu Derneğe 10/2/2015, diğer başvurucular

vekiline 12/2/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucular 10/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 17/7/2008 tarihli ve 26939 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan ve olay tarihinde yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi

Yönetmeliği'nin 14. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

" (1) Komisyonun nihai ettiği Çevresel

Etki Değerlendirmesi Raporu halkın görüş ve önerilerini almak üzere İl Çevre ve

Orman Müdürlüğünde ve Bakanlıkta on işgünü görüşe açılır. Bakanlıkça projeyle

ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de dikkate alınarak üç işgününde

komisyon üyesi sayısı kadar çoğaltılması istenir. Çoğaltılan Nihai Çevresel

Etki Değerlendirmesi Raporu beş işgünü içerisinde Bakanlığa sunulur.

(2)

Bakanlık, Komisyonun rapor hakkındaki çalışmalarını dikkate alarak beş işgünü

içinde proje için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" ya da

"Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" kararı verir, bu kararı proje

sahibine ve ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan

kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini ve halkın görüş ve önerilerinin

Nihai Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporuna yansıtıldığını uygun araçlarla

halka duyurur."

18. 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (y) bendi

şöyledir:

"Askıda ilan: Gerçekleştirilmesi

planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi

muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, valilik, kaymakamlık ve muhtarlık

binasında veya köy odasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı

duyuruyu ifade eder."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 3/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

20. Başvurucular, Dernek çalışmaları sırasında tesisin

kurulduğunu öğrendiklerini ve konuya ilişkin bilgi almak için yaptıkları

başvuruya verilen cevap üzerine süresinde dava açtıklarını belirtmektedir.

Başvurucular, tesiste yüksek oranda tehlikeli atık bertarafının

yapılacak olması nedeniyle tesisin çevresel etkileri hakkındaki

bilgilendirmenin daha geniş bir kitleye yapılması gerektiğini; sadece Sandal

Belediyesi ile sınırlı tutulan bir ilanın halkın bilgilendirilmesi ile

ulaşılmak istenen amacı sağlayamayacağını ifade etmektedir. Gerçek kişi olan

başvurucular ayrıca, kurulmak istenen tesise yakın bir bölge olan İzmir'de

yaşadıklarını hatırlatarak, çevrenin ve sağlıklı bir çevrede yaşama haklarının

korunması amacıyla açtıkları idari davanın Sandal Belediyesinde yapılan ilan

tarihi esas alınarak süre aşımından reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu

belirtmektedir. Başvurucular yukarıda yer verilen sebeplerle adil yargılanma,

sağlıklı bir çevrede yaşama, maddi ve manevi varlığın korunması haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa’nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların şikâyetlerinin özü; maddi ve

manevi varlığın, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının korunmasına yönelik

olarak açılan idari davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle uyuşmazlığın

esasının incelenememesidir. Bu itibarla belirtilen ihlal iddiaları, adil

yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı kapsamında

incelenmiştir.

1. Başvurucu Derneğin

Mağdur Statüsü Yönünden

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un "Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar"

kenar başlıklı 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmışöyledir:

"…Özel hukuk tüzel

kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle

bireysel başvuruda bulunabilir."

24. Hukukumuzda özel hukuk tüzel kişilerinden biri olan

derneklerin 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca

sadece dernek tüzel kişiliğine ait hakların

ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilecekleri öngörülmüştür.

25. Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulmuş

olup bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak dava açma hakkının/ehliyetinin

var olduğu hukuk sisteminde kabul edilen derneklerin doğrudan taraf sıfatıyla

yer aldığı ve yargılamanın bizzat süjesi olduğu bir davada adil yargılanma

hakkına ilişkin güvencelerden yararlanacağı tartışmasızdır. Hâl böyle olunca

derneğin söz konusu davada gerçekleşen adil yargılanma hakkı ihlallerinden

etkilenmeyeceğinden ve dolayısıyla bu ihlalin mağduru olamayacağından söz

edilemez. Derneklerin doğrudan taraf sıfatını haiz olduğu bir davada

güvencelerinden faydalandırıldığı adil yargılanma hakkına ilişkin ihlal

iddialarını ileri sürebileceği bireysel başvuru hakkından yararlanamayacağının

kabul edilmesi hukuk sisteminde kendilerine tanınmış olan dava hakkının

etkinliğini zedeleyeceği gibi bireysel başvurunun temel hak ve özgürlüklerin

korunması amacıyla da bağdaşmaz.

26. Dolayısıyla derneklerin -yargılamaya konu uyuşmazlık özü

itibarıyla gerçek kişilere mahsus bir hakkı ilgilendirse dahi- doğrudan taraf

sıfatıyla bulunduğu bir davayla ilgili olarak gerçek kişilere özgü haklardan

(özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı, yaşam hakkı, özgürlük

ve güvenlik hakkı,işkence ve

kötü muamele yasağı gibi) ayrı ve bağımsız şekilde, saltadil

yargılanma hakkına yönelik ihlal iddiaları bakımından mağdur statüsünün

bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bir başka ifadeyle derneğin ortak amacın

gerçekleştirilmesi için açtığı bir davadaki adil yargılanma hakkının 6216

sayılı Kanun'un 46. maddesinin (2) numaralı fıkrası bağlamında dernek tüzel kişiliğine ait bir hak olduğu

kabul edilmelidir.

27. Buna göre başvurucu Derneğin doğrudan taraf konumunda olduğu

somut davaya ilişkin adil yargılanma hakkı ihlali iddialarını içeren bireysel

başvuruda mağdur statüsünün bulunduğu, dolayısıyla başvurunun kişi bakımından

yetkiye ilişkin kabul edilebilirlik kriterini sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.

2. İhlal İddiası Yönünden

28. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı,

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir

unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede,

Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan

adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sözleşme) yorumlayan Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye

erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd.

Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017,§ 34).

29. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama

özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden

gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi

ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi

için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer

bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden

yararlanmak mümkün olmaz (Mohammed Aynosah, B. No:

2013/8896, 23/2/2016, § 33).

30. Somut olayda idari işlemin iptali istemiyle açılan davanın

süre aşımından reddedilerek uyuşmazlığın esasının incelenmemesi nedeniyle

başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin bulunduğu

görülmektedir.

31. Mahkemeye erişim hakkına yapılan bu müdahalenin Anayasa'ya

uygunluğundan söz edilebilmesi için Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen;

kanuna dayanma, meşru bir amaç taşıma ve ölçülü olma koşullarını sağlaması

gerekmektedir.

32. Davanın süre aşımından reddi yönündeki Mahkeme kararının

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine

dayandığı dikkate alındığında müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu açıktır.

33. İdari işlemlere karşı dava açmanın belli bir süreyle

sınırlanması idari istikrar gerekçesine dayandırılmaktadır. İdari istikrarın

sağlanması Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin bir

gereğidir. Dolayısıyla kanun koyucunun idari istikrarın sağlanması gayesiyle

idari işlemlere karşı dava açılmasını belli bir süreyle sınırlamasının anayasal

açıdan meşru bir amaca dayandığı anlaşılmaktadır (Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve

Ticaret Limited Şirketi, B. No: 2014/12354, 9/11/2017, § 52).

34. Son olarak başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik

müdahalenin ölçülü olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Anayasa

Mahkemesi; bireysel başvuru kapsamında yaptığı değerlendirmelerde kişinin

mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren,

bir başka anlatımla mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceğini ifade etmiştir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

35. Bu nedenle mahkemelerin usul kurallarını uygularken

yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten

kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan

kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

Bu kapsamda mevzuatta öngörülen dava açma süresine ilişkin kuralların hukuka

açıkça aykırı olarak yanlış uygulanması veya bu sürelerin hatalı hesaplanması

nedenleriyle kişilerin dava açma ya da kanun yollarına başvuru haklarını

kullanmasına engel olunması mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur.

San. ve Tic. Ltd. Şti., §

38).

36. Bu bağlamda dava açma süresinin işlemeye başladığı an da

mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğü bağlamında büyük önem

taşımaktadır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, § 66). Dava açma

süresinin hangi tarihte başlayacağını belirleme ve mevzuatı bu yönüyle

yorumlama görevi esasen derece mahkemelerine aittir. Bireysel başvurunun

ikincillik ilkesi gereği, dava açma süresinin başlatılacağı tarihin

belirlenmesi noktasında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktadır.

Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstleneceği rol, dava açma süresinin hangi

tarihten itibaren başlatılması gerektiğiyle ilgili derece mahkemelerinin

yorumlarının mahkemeye erişim hakkına etkisini somut olayın koşulları ışığında

incelemektir (Ahmet Yıldırım, B. No: 2014/18135, 20/9/2017, § 46). Bu kapsamda

dava açma süresinin henüz dava hakkının doğmadığı ya da hak sahibinin dava

hakkının doğduğundan haberdar olmadığı ve somut koşullar çerçevesinde haberdar

olduğunun kabulünü haklı kılan nedenlerin bulunmadığı bir dönemde işlemeye

başlaması dava hakkının varlığını anlamsız kılabileceğinden ölçülülük ilkesini

zedeleyebilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Yaşar Çoban, § 66).

37. Başvurucular dava konusu

ÇED olumlu kararının Dernek merkezinin bulunduğu ve ayrıca ikamet

ettikleri yer olan İzmir'de ilan edilmemesi nedeniyle karardan haberdar

olamadıklarını belirtmekte, ilanın yalnızca Sandal Belediyesinde yapılmış

olmasının ve dava açma süresinin başlangıcında Sandal Belediyesinde yapılan

ilan tarihinin esas alınmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğinden

şikâyet etmektedir.

38. Somut olayda başvurucu Derneğin kuruluş amacının ve faaliyet

alanının Dernek Tüzüğü'nde; Ege Bölgesi'nde çevreyi, kültürel ve doğal

varlıkları korumak için çalışmalarda bulunmak, bu değerlerin zarar görmesine

sebep olabilecek yatırım ve projeler ya da fiiller konusunda kamuoyunu

bilgilendirmek ve bu nitelikteki faaliyetleri önlemek için gerekli hukuksal

yollara başvurmak, demokratik baskı grubu işlevini görmek olarak belirtildiği

görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuruya dayanak davada uyuşmazlık konusu

edilen ÇED olumlu kararına konu

tesisin Ege Bölgesi sınırları içindeki Manisa'nın Kula ilçesinin Sandal

Belediyesi mücavir alanında kurulduğu gözönünde

bulundurulduğunda başvurucu Dernekten, doğrudan faaliyet gösterdiği ve çevresel

olayları takip ettiği bir bölgede yürütülenproje

kapsamında kurulan tesisin bulunduğu yerleşim yerinde gerçekleştirilen ilandan

haberdar olmasının beklenmesinin makul ve öngörülebilir bir yaklaşım olduğu

açıktır.

39. Gerçek kişi olan diğer başvurucular iseİzmir

il merkezinde ikamet ettiklerinden Sandal Belediyesinde gerçekleştirilen

ilandan haberdar olamadıklarını belirtmekte, ÇED

olumlu kararının tesise yakın bir yer olmasına rağmen İzmir'de ilan

edilmemiş olmasının bir usul eksikliği olduğunu ileri sürmektedir.

Başvuruculara göre Sandal Belediyesinde gerçekleştirilen ilan tarihi dava açma

süresinin başlangıcında esas alınmamalıdır.

40. Çevresel etki değerlendirmesine ilişkin mevzuatta;

gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek

veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer veya yerlerde ilan yapılmasının

öngörüldüğü, bu ilan ile kararın yöre halkına duyurularak kişi ve kurumların süreç

hakkında bilgilendirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda

başvurucular tarafından; ikamet ettikleri İzmir'de ilan yapılması gerekliliğine

dayanak olarak sadece tesise yakın bir yer

olması şeklinde soyut bir ifade kullanıldığı, bunun haricinde ilgili

mevzuat uyarınca İzmir'de de ilan yapılması gerekliliğini ortaya koyabilecek ya

da en azından bu iddiayı savunulabilir hâle getirecek ve dolayısıyla derece

mahkemesinin bu hususta araştırma yapmakla yükümlü kılınmasını haklı gösterecek

nitelikte İzmir'de meydana gelebilecek çevresel etkilere dair herhangi bir

olguya işaret edilmediği, bilakis derece mahkemelerine sunulan dilekçelerde

projenin ilanın gerçekleştirildiği Sandal Belediyesinin bağlı olduğu Kula

ilçesi ile Manisa'nın Salihli ilçesindeki çevresel unsurlar üzerinde meydana

getireceği olumsuz etkilerden bahsedildiği görülmektedir.

41. Bu itibarla maddi olayın niteliği de gözönünde

bulundurularak gerekçeli kararda yer verilen hukuki tespitler ve dayanaklar

irdelendiğinde derece mahkemesinin dava açma süresinin başlangıcına esas aldığı

tarih itibarıyla başvurucuların dava konusu işlemden haberdar olduklarının ya

da olmaları gerektiğinin kabulünü haklı kılan nedenlerin bulunmadığı

söylenemez.

42. Bu durumda Mahkeme kararının dava açma süresinin

hesaplanmasına ilişkin usul kurallarının uygulanması noktasında davanın

hakkaniyetine halel getirecek nitelikte aşırı şekilci bir yorum ve

değerlendirme içermediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla şikâyete konu yargılama

işlemlerinde mahkemeye erişim hakkı yönünden bir ihlalin olmadığının açık

olduğu sonucuna varılmıştır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

3/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Gülbin AYNUR

Başvurucular

:

1. EgeçepDerneği

2. Arif Ali

CANGI

3. Berrin

Esin KAYA

4. Erhan İÇÖZ

5. Ertuğrul

BARKA

6. Muammer

SAKARYALI

7. Oya

OTYILDIZ

8. Recep

ERKOL

Vekili

:

Av. Arif Ali

CANGI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/4453, 3 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Başvurunun açıkça
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Yıldırım
  13. Kömürcü
  14. M. Emin KUZ
  15. Cangı
  16. Barka
  17. Sakaryalı
  18. Otyıldız
  19. Erkol
  20. Cangı
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/4453
Tarih
3 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/13518)
  • Veysel Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/2374)
  • Göksel Gökbudak Başvurusu (B. No: 2014/7636)
  • Yusuf Ziya Bayraktar Başvurusu (B. No: 2015/14290)
  • Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği Başvurusu (B. No: 2015/14747)
  • Bedriye Demir Başvurusu (B. No: 2015/8309)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.