İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Emrah Demirtaş ve Zafer Demirtaş Başvurusu (B. No: 2015/5498)

1. Başvuru, ceza mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz

Başvuru No2015/5498Tarih24 Mayıs 2018Okuma11 dk · 2.231 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Emrah Demirtaş Ve Zafer Demirtaş Başvurusu

Karar tarihi
24 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2015/5498
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.231 kelime·11 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz

başvurusunun süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucularla mağdur arasında çıkan tartışmada

başvurucuların ve diğer sanık E.D.nin mağduru bıçakla

hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladıkları iddiasıyla başvurucular ve diğer

sanık E.D. hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 25/3/2009 tarihli

iddianamesiyle nitelikli kasten yaralamaya iştirak suçundan kamu davası

açılmıştır. Başvurucuların vekili o tarihte sadece diğer sanık E.D.nin müdafii sıfatıyla

duruşmalara katılmıştır.

10. Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/1/2013 tarihli

kararıyla başvurucuların ve diğer sanık E.D.nin atılı

suçtan ayrı ayrı 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar

verilmiştir. Anılan karar başvurucuların yokluğunda, o tarihte sadece diğer

sanık E.D.nin müdafii olan A.A.S.nin yüzüne karşı verilmiştir.

11. Diğer sanık E.D. hakkındaki mahkûmiyet kararını 25/1/2013

tarihli dilekçeyle temyiz eden müdafinin mahkûmiyet kararını sanık E.D.nin kardeşleri olan başvuruculara haber vermesi üzerine

başvurucular, kararın kendileri açısından da temyiz edilmesini istediklerini

ifade etmişlerdir.

12. Müdafi ile başvurucular arasında 1/2/2013 tarihli

vekâletnameler düzenlenmiş, müdafi başvurucular hakkındaki mahkûmiyet kararını

1/2/2013 havale tarihli dilekçeyle temyiz etmiştir. Dolayısıyla başvurucular en

geç söz konusu tarih itibarıyla hükümden haberdar olmuşturlar.

13. Gerekçeli karar, başvuruculara 11/2/1959 tarihli ve 7201

sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 20/2/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

14. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 26/1/2015 tarihli kararıyla

başvurucuların temyiz taleplerini süre aşımı yönünden reddetmiştir. Yargıtay

kararının gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:

"Sanıklar Emrah Demirtaş, Zafer Demirtaş

[başvurucular] müdafiinin

aynı zamanda sanık [E.D.nin] de müdafii olduğu, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı 1/2/2013

tarihinde temyiz isteminde bulundukları ve bu şekilde 1412 Sayılı CMUK'un

310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, temyiz

etmiş oldukları anlaşıldığından temyiz istemlerinin, CMUK'un 317. maddesi

uyarınca REDDİNE (...)"

15. Red kararı 9/3/2015 tarihinde

başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir.

16. 17/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

1. İlgili Mevzuat

17. 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun

Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un "Temyiz ve karar düzeltme" kenar başlıklı 8. maddesinin

(1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004

tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye

Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî

Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna

başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri

Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci

ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı

maddeleri uygulanır.”

18. 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri

Usulü Kanunu’nun başvuruyla ilgili ve o dönem yürürlükte bulunan 310.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Temyiz talebi, hükmün tefhiminden bir hafta

içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine

yapılacak beyanla olur. Beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime

tasdik ettirilir.”

2. Yargıtay Kararları

19. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve

E.2017/2941, K.2017/5601 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

" Sanık [S.K.] adına hükmü temyiz eden Avukat [V.Y.nin] bu sanık adına

düzenlenmiş vekaletnamesi veya yetki belgesi dosyada bulunmadığı gibi anılan

sanık ile birlikte sanığın müdafii olarak duruşmalara

katıldığı da tespit edilemediğinden, varsa temyiz tarihinden önce düzenlenmiş

vekaletname veya yetki belgesinin dosyaya konulması, aksi takdirde yokluğunda

hüküm verilen ve sanığın vekaletnameli müdafii olan Av. [A.Ö.ye] gerekçeli kararın tebliğ edilmesi ve süresinde

sunması halinde temyiz dilekçesinin de eklenmesinden sonra iade edilmesinin

temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE..."

20. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13/1/2014 tarihli ve

E.2013/13539, K.2014/182 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Sanık müdafii

olarak temyiz başvurusunda bulunan Avukat [O.G.nin] dosya içinde

vekaletnamesi bulunmadığı gibi sanık ile beraber duruşmalara katıldığı da

belirlenemediğinden, temyiz tarihinden önce düzenlenmiş vekaletnamesi ya da

yetki belgesi varsa eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın yokluğunda karar

verilen ve dosyada vekaletname fotokopisi bulunan Avukat [A.B.nin]

vekaletname aslını veya onaylı örneğini sunması halinde adı geçene tebliği,

aksi durumda ise sanığın kendisine tebliğinden sonra iade edilmesinin temini

için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE..."

B. Uluslararası Hukuk

21. İlgili uluslararası hukuk için bkz. Hasan İşten, B. No: 2015/1950, 22/2/2018,§§ 21-28.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 24/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

23. Başvurucular, haklarındaki ceza davasında verilen karara

karşı sundukları temyiz taleplerinin müdafiyle aralarında vekâlet ilişkisinin

kurulduğu tarih yerine müdafiin diğer sanık açısından

mahkûmiyet kararını tefhimle öğrendiği tarihin esas alınarak süre aşımı

nedeniyle reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmüşlerdir.

24. Bakanlık görüşünde; müdafiin

kararın verildiği duruşmaya başvurucuların vekili sıfatıyla katılmadığının,

anılan duruşma tarihinde başvurucular tarafından müdafiye henüz vekâlet

verilmediğinin gözetilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

B. Değerlendirme

25. Anayasa’nın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı

36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı yönünden incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Hakkın Kapsamı ve

Müdahalenin Varlığı

28. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı,

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir

unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil yargılanma"

ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası

sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine

dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sözleşme)

yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 6. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur.

San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017,§

34).

29. Mahkemeye erişim hakkı bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir (Özkan Şen,

B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

30. Öte yandan mahkemeye erişim hakkı ilk derece mahkemesine

dava açma hakkının yanı sıra itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına

başvurma imkânı tanınmış ise anılan yollara başvurma hakkını da içerir (Ali Atlı, B. No: 2013/500, 20/3/2014, § 49).Bu hak, suç isnadına ilişkin uyuşmazlıklarda da

uygulanabilir bir haktır. Bu bağlamda mahkemeye erişme hakkı, hakkında suç

isnadı bulunan bir kimsenin bu isnat hakkında bir mahkeme tarafından bu isnadın

yerinde olduğu ya da olmadığı yönünde bir karar verilmesini isteme; itiraz,

istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise anılan

yollara başvurma hakkını da içerir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Hasan İşten, § 36).

31. Mahkeme kararlarının hukuka uygun olup olmadığına yönelik

uyuşmazlığın çözümlenmek üzere bir yargı makamı önüne taşınması “kanun yolu”na başvurma olarak nitelendirilmektedir. Anayasa'nın

36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, bir temel hak olmanın

yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve

bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Adil yargılanma

hakkı bir mahkeme kararına karşı üst yargı yollarına başvurabilmeyi güvence

altına almamakla birlikte gerek suç isnadına bağlı yargılamalarda gerekse

medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin yargılamalarda istinaf veya temyiz gibi

kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise bu kanun yolları yönünden de adil

yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerin sağlanması gerekir (Hasan İşten, § 37).

32. Somut olayda ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan

temyiz taleplerinin süre aşımından reddedilmesi nedeniyle başvurucuların

mahkemeye erişim haklarına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

33. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırı

olamaz."

34.

Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşullara uygun

olmadığı takdirde Anayasa’nın 36. maddesinin ihlalini teşkil edecektir.

35. Bu sebeple müdahalenin somut başvuruya ilişkin olarak

Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenmiş olan kanun tarafından öngörülme, haklı

bir sebebe dayanma veölçülülük ilkesine aykırı olmama

koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

36. Başvurucuların ilk derece mahkemesi kararına karşı

yaptıkları temyiz talebinin hükmün tefhiminden itibaren bir haftalık temyiz

süresinin geçirildiği gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin Yargıtay kararın 1412

sayılı mülga Kanun'un 310. maddesine dayandığı görülmektedir. Bu kapsamda somut

olayda başvurucuların mahkemeye erişim haklarına yönelik müdahalenin kanuni

dayanağının mevcut olduğu anlaşılmıştır.

ii. Meşru Amaç

37. Yargısal başvuruların bir süreye bağlanmasının meşru

amacının ne olduğu hususu benzer nitelikteki başvurularda Anayasa Mahkemesi

tarafından incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi bu incelemelerinde, kanun yolu

başvurularında süre koşulu öngörülmesinin en genel ifadesiyle hukuki güvenlik

ve istikrarın sağlanması şeklinde bir meşru amacının bulunduğuna işaret

etmiştir (daha ayrıntılı değerlendirme için bkz. Ertuğrul Dalbaş, B. No: 2014/7805,

25/10/2017, § 59).

iii. Ölçülülük

(1)Genel İlkeler

38. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkı mutlak olmayıp sınırlamalara konu olabilir. Ancak Anayasa'nın 13.

maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi uyarınca anılan sınırlamaların mahkemeye

erişimi imkânsız hâle getirmemesi ya da aşırı derecede zorlaştırmaması gerekir.

Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen hukuki veya fiilî sınırlamalar

mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan

Şen, § 52).

39. Kanun yoluna başvurma süresinin, hak sahibinin henüz başvuru

hakkının doğduğundan haberdar olmadığı ve somut koşullar çerçevesinde haberdar

olduğunun kabulünü haklı kılan nedenlerin bulunmadığı bir dönemde işlemeye

başlaması bu hakkının varlığını anlamsız kılabileceğinden ölçülülük ilkesini

zedeleyebilir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Yaşar Çoban,[GK],

B. No: 2014/6673, 25/7/2017,§ 65).

(2) İlkelerin Olaya Uygulanması

40. Somut olayda Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin

23/1/2013 tarihli kararı, kararın verildiği tarihte yalnızca diğer sanık E.D.nin müdafii sıfatını haiz

olan A.A.S.nin yüzüne karşı, başvurucuların ise

yokluğunda verilmiştir (bkz. § 10). Başvurucular ile müdafi arasındaki temsil

yetkisi ise başvurucular tarafından müdafiye vekâletin verildiği 1/2/2013

tarihinde başlamıştır. Kararın verildiği tarihte başvurucuların vekâletine

sahip olmayan müdafi A.A.S.nin başvurucuların müdafi

olarak duruşmalara katılımı da bulunmamaktadır.

41. Diğer bir sanığın müdafii olması

sebebiyle hükmün tefhim edildiği avukatla sonradan vekâlet ilişkisi kurulmuş

olmasından yola çıkılarak başvurucuların temyiz sürelerinin avukatın

başvurucular adına hükmü temyiz etme imkânının bulunmadığı bir tarihten

başlatılması, kanunda öngörülen temyiz süresinin başvurucular yönünden örtülü

olarak kısaltılması sonucunu doğurur. Bu durumda öncesinde hükümden haberdar

oldukları hususunda herhangi bir bulgu bulunmayan başvurucuların temyiz

sürelerinin -daha önce hükmü tefehhüm etse de- avukatın başvurucular adına

temyiz yetkisini kazandığı, yani vekâlet ilişkisinin kurulduğu tarihten

itibaren başlatılmamasının başvuruculara aşırı bir külfet yüklediği

değerlendirilmiştir.

42. Başvurucuların müdafii sıfatını

taşımadığı bir tarihte hükmün müdafi tarafından öğrenildiğinden bahisle

başvurucular açısından da hükmün 23/1/2013 tarihinden itibaren süresi içinde

temyiz edilmesi gerektiğinin kabul edilerek temyiz taleplerinin süresinde

olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin başvuruculara aşırı bir külfet

yükleyerek kamu yararı ile bireysel yarar arasındaki dengeyi başvurucular

aleyhine bozduğu, başvurucuların mahkemeye erişimlerini aşırı derecede

zorlaştırdığı, dolayısıyla başvurucuların mahkemeye erişim haklarına yönelik

müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye

erişim haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

45. Başvurucuların her biri 10.000 TL manevi tazminata ve

yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

46. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

47. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Yargıtay 3. Ceza

Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

48. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu

sonucuna varıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

49. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin

başvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkı kapsamında

mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmak üzere Yargıtay 3. Ceza Dairesine (E.2014/25129,

K.2015/2346) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

24/5/2018 OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucular

:

1. Emrah

DEMİRTAŞ

2. Zafer

DEMİRTAŞ

Vekili : Av. Aşkın Abdullah SUDAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/5498, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucuların
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  13. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  14. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkı kapsamında
  15. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Yıldırım
  18. Akıncı
  19. Topal
  20. M. Emin KUZ
  21. Demirtaş
  22. Demirtaş
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/5498
Tarih
24 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • U.d.k. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19352)
  • Ali Sedat Yücelik ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/2574)
  • M.a. Başvurusu (B. No: 2015/19048)
  • Kamil Darbaz ve Gmo Yapı Grup End. San. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/12563)
  • Naci Beştepe Başvurusu (B. No: 2015/14665)
  • Fehmiye Baskın Başvurusu (B. No: 2014/9074)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.