İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fehmiye Baskın Başvurusu (B. No: 2014/9074)

1. Başvuru, öğrencisi olduğu üniversite tarafından hakkında

Başvuru No2014/9074Tarih10 Mayıs 2018Okuma15 dk · 3.061 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Fehmiye Baskın Başvurusu

Karar tarihi
10 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2014/9074
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.061 kelime·15 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, öğrencisi olduğu üniversite tarafından hakkında

yürütülen soruşturma sonucunda yükseköğretim kurumundan çıkarma disiplin cezası

verilen ve bu sebeple okula devam edemeyen başvurucunun uğradığı zararın

giderilmemesinin eğitim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 1983 yılında doğmuştur ve başvuru tarihinde öğrenci

olduğunu beyan etmiştir.

9. Başvurucu, olay tarihinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen

Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğrenim görmektedir.

10. Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından başvurucunun öğrenim

gördüğü Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğüne (Rektörlük) 24/4/2006 tarihli ve

480 sayılı bir yazı gönderilmiştir. Söz konusu yazıda 19/3/2006 tarihinde

Sivas'ta düzenlenen nevruz gösterilerinde başvurucunun da aralarında bulunduğu

Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören bir kısım öğrencinin

PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan Yurtsever Özgür Gençlik

Hareketi (YÖGEH) içinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği ve tutuklandığı

bildirilmiştir.

11. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK mülga 250. madde ile

görevli)13/6/2006 tarihli ve 8/8/2006 tarihli iddianameleriyle başvurucunun da

aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenen örgüte üye

olma ve aynı Kanun’un 215. maddesinde belirtilen suç ve suçluyu övme suçlarından

cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

12. Başvurucu; soruşturma evresinde kolluktaki ifadesinde atılı

suçlamaları kabul etmediğini, Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde 2006 yılı

nevruz kutlamasına katıldığını, yasa dışı slogan atmadığını, Mahkemedeki ifadesinde ise Kızılırmak

dergisi, YÖGEH ve BAGEH ile bağlantısının olmadığını, atılı suçlamaları kabul

etmediğini ifade etmiştir.

13. (Kapatılan) Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga

250. madde ile görevli) 24/3/2009 tarihli kararı ile ESP ve YÖGEH'in

yasa dışı örgütler olduğuna dair Yargıtay kararının bulunmadığı, TKPML ve

PKK'nın terör örgütü olduğunun kesin olduğu, sanıkların bir kısmının yasa dışı

örgütler adına hareket edip PKK ve TKPML terör örgütlerinin aldığı kararlar

doğrultusunda eylemlerde bulunup örgütlendikleri, bunlar hakkında eylemleri

tespit edilenlerin cezalandırıldığı belirtilerek başvurucunun silahlı terör

örgütü yöneticiliği suçundan beraatine, suç ve

suçluyu övme suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 215. maddesi gereğince 25 gün

hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

karar verilmiştir.

14. Silahlı terör örgütü yöneticiliği suçundan verilen beraat

hükmü temyiz edilmemiş, suç ve suçluyu övme suçundan verilen hükme ise itiraz edilmiştir.

(Kapatılan) Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga 250. madde ile

görevli) 7/8/2009 tarihli kararıyla itiraz istemi reddedilmiştir.

15. Kolluk tarafından yapılan bildirim üzerine Rektörlüğün

15/5/2006 tarihli onayı ile Üniversite yönetimince isimleri bildirilen

öğrenciler hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Başvurucu hakkında

25/9/2006 tarihli soruşturma raporu düzenlenmiştir. Bu raporda Sivas'taki

nevruz gösterilerinde çekilen kamera ve fotoğraf görüntülerinde başvurucunun örgütün

marşı olarak bilinen “Her Nepeş” adlı marşı

söylediği, ayrıca "Kinem Apocinem"

şeklinde slogan attığı tespit edilmiştir.

16. Soruşturma raporundaki bu tespit üzerine başvurucunun

13/1/1985 tarihli ve 18634 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin

(Yönetmelik) 10. maddesinin (e) bendinde “Kanun

dışı kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak”

şeklinde tanımlanan eylemi gerçekleştirdiği ve daha önce benzer eylemden dolayı

üç kez disiplin cezası aldığı hususu da değerlendirilerek yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılması önerilmiştir.

17. Üniversite Disiplin Kurulunun 1/11/2006 tarihli kararı ile

başvurucu yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.

18. Başvurucu 15/1/2007 tarihinde disiplin kurulu kararının

iptali ve tazminat talebi ile Sivas İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme,

yargılama sürecinde görülmekte olan davanın sonucunun başvurucu hakkında

(kapatılan) Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK mülga 250. madde ile

görevli) görülen E.2005/129 sayılı dosyanın sonucuna bağlı bulunduğu

gerekçesiyle 26/3/2008 tarihinde, bu davanın sonuçlanıncaya kadar önündeki

davanın bekletilmesine karar vermiştir.

19. Başvurucu hakkında (kapatılan) Erzurum 2. Ağır Ceza

Mahkemesinde (CMK mülga 250. madde ile görevli) görülen davada 24/3/2009

tarihinde karar verilmesi üzerine Sivas İdare Mahkemesi 26/5/2009 tarihli

kararı ile idari işlemin iptaline, tazminat talebinin ise reddine karar

vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"...Olayda; davacı hakkında,

yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dayanak fiilleri

ile ilgili olarak terör örgütünün yöneticisi olmak suçlarından dolayı özel

yetkili Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, PKK (KONGRA-GEL) terör örgütünün

Sivas İlinde faaliyet gösteren gençlik yapılanması içerisinde hareket eden

diğer sanıklar ile birlikte 2005/129 esas sayılı dosya kapsamında dava

açıldığı, bu yargılama sonucunda Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/3/2009

tarihli ve E.2005/129, K.2009/113 sayılı kararı ile davacının 5237 sayılı

Kanun'un 215. maddesinde sayılan suçu işlediğinin subuta

erdiğinden mahkumiyetine karar verildiği, bu madde uyarınca verilen ceza

hakkında hükmün açıklanmasının ertelendiği, davacının anılan yargılama

kapsamında Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 10/e

maddesinde yer alan fiilere ilişkin bir suçtan mahkum

olmadığı açıktır.

Yapılan değerlendirmede, davacının yapılan

yargılaması neticesinde 5237 sayılı Kanun'un 215. maddesinde öngörülen suçun

sabit olduğu, ancak bu davacının sübuta eren eylemininYükseköğretim

Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 10/e maddesinde yer alan fiilerden olmaması ve davacının başkaca bir suçtan mahkum

edilmemiş olması karşısında, Yönetmelik'in 10. maddesinin (e) bendi hükmü

uyarınca davacının yükseköğretim kurumundan çıkarılmasına ilişkin olarak tesis

edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmamıştır.

Davacının tazminat istemine yönelik olayın

gelişim süreci dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, dava konusu tazminat

isteminin kaynağını teşkil eden dava konusu işlemin, ilgili mevzuat

hükümlerinin yorumundan kaynaklı hatalı takdirin sonucu olduğu, ortada idareye

yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı, idari işlemin tesis edilmesinde

ve uygulanmasında hizmet kusuru işlenmiş diyebilmek için saptanan hukuki

sakatlığın bir dereceye kadar ağır ve önemli olması gerektiği, her idarenin

değerlendirme hatasına dayalı olarak işleyebileceği türden olağan nitelikteki

hukuki yanlışlık ve aykırılıkların hizmet kusuruna yol açmayacağı, tazmin

istemine dayanak işlemin de bu kapsamda kaldığı sonucuna varıldığından davalı

idare yönünden tazmin sorumluluğunun oluşmadığı sonuç ve kanaatine

ulaşılmıştır."

20. Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesinin

18/9/2012 tarihli kararı ile Mahkemece verilen idari işlemin iptaline ilişkin

karar kısmının bozulmasına, tazminat isteminin reddine ilişkin karar kısmının iseonanmasına karar verilmiştir.

21. Karar düzeltme istemi üzerine aynı Dairenin 22/1/2014

tarihli kararıyla kısmen bozma kararı kaldırılarak Mahkeme kararının idari

işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrası onanmış; tazminat isteminin reddine

ilişkin hüküm fıkrasına yönelik karar düzeltme talebi ise reddedilmiştir.

22. Karar, başvurucuya 8/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

23. Başvurucu 6/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

24. 5237 sayılı Kanun’un “Suçu

ve suçluyu övme” kenar başlıklı 215. maddesi şöyledir:

“İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu

suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, (11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı

Kanunun 10 uncu maddesiyle değişik, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve

yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde) iki yıla kadar hapis cezası ile

cezalandırılır.”

25. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun

"Öğrencilerin disiplin işleri"

kenar başlıklı 54. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Soruşturma, yetkiler

ve cezalar:

a. Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında

... anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik

eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca ... yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezaları verilir.

..."

26. Mülga Yönetmelik'in "Yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları" kenar

başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:...

e) Kanun dışı kuruluşlara üye olmak, bu

kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak..."

B. Uluslararası Hukuk

27. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol’ün 2. maddesinin ilgili kısmı söyledir:

“Hiç kimse eğitim hakkından

yoksun bırakılamaz.”

28. Sözleşme’ye ek 1 No.lu Protokol’ün

2. maddesinde ise hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağı, bir

başka anlatımla herkesin eğitim hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.

Eğitim hakkını düzenleyen bu ek Protokol iki cümleden oluşmaktadır. Bu

cümlelerden birincisinde eğitim hakkına ilişkin temel kural, ikincisinde ise

tamamlayıcı kural düzenlenmiştir. Birinci cümledeki temel kuralın “eğitim hakkından yoksun bırakılmama”

hakkını içerdiği kuşkusuzdur.

29. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre Sözleşme'nin

eki 1 No.lu Protokol'ün 2. maddesinin ilk cümlesinde öngörüldüğü şekliyle

eğitim hakkı, Sözleşmeci devletlerin yargı yetkisi altında bulunan herkese

"mevcut belirli eğitim kurumlarına giriş hakkı" tanımaktadır.

Mahkemeye göre “hiç kimse...” ifadesi, eğitim hakkının kullanılmasında tüm

vatandaşlara eşit muamele edilmesi ilkesini zımnen içermektedir. AİHM; önemine

rağmen bu hakkın mutlak olmadığını, doğası gereği devlet tarafından düzenleme

yapılmasını gerektirdiğini ve zımnen kabul edilen bazı kısıtlamalara tabi

olabileceğini kaydetmiştir. AİHM, eğitim kurumlarını düzenleyen kuralların

toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı düzeylerine has özelliklere

göre zaman ve mekânda değişiklik gösterebileceğini, dolayısıyla ulusal

makamların bu konuda belli bir takdir payından yararlandığını belirtmiştir.

Buna karşın getirilen kısıtlamaların söz konusu hakkı -özünü zedeleyecek ve

etkinliğinden yoksun bırakacak düzeyde azaltmamasını temin etmek amacıyla-

AİHM, bu kısıtlamaların ilgili kişiler açısından öngörülebilir olduğuna ve

meşru bir amaç güttüğüne ikna olması gerektiğine işaret etmiştir. AİHM'e göre başvurulan yollar ile güdülen amaç arasında

makul bir orantılılık ilişkisi bulunduğu takdirde bu türden bir kısıtlama, 1

No.lu Protokol'ün 2. maddesi ile uyumlu olacaktır (Leyla Şahin/Türkiye [BD], B. No: 44774/98, 10/11/2005, §§

152-156).

30. AİHM, yukarıda zikredilen Leyla

Şahin kararında eğitim hakkına ilişkin kısıtlamaların Sözleşme'de ve protokollerde benimsenen diğer haklarla da

çatışmaması ve Sözleşme ve protokollerdeki hükümlerin bir bütün olarak

düşünülmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Dolayısıyla AİHM'e

göre 1 No.lu ek Protokol'ün 2. maddesinin ilk cümlesi, gerektiğinde

Sözleşme'nin özellikle 8., 9. ve 10. maddelerinin ışığı altında ele

alınmalıdır. Ayrıca AİHM'e göre disiplin cezası

uygulaması, öğrencilerin kişiliklerinin ve zihinsel yetilerinin geliştirilip

biçimlendirilmesi dâhil olmak üzere bir okulun kuruluşunda var olan hedefe

ulaşmaya çalıştığı sürecin ayrılmaz bir parçasını teşkil etmektedir (Özcan Özsoy, §§ 24, 25).

31. AİHM, daha eski kararlarında da eğitim hakkının esas

itibarıyla iç kurallara uymak amacıyla bir eğitim kurumundan uzaklaştırma veya

çıkarma da dâhil olmak üzere disiplin tedbirlerine başvurmayı engellemediğine

işaret etmiştir (Yanaşık/Türkiye (k.k.), B. No: 14524/89, 6/1/1993; Sulak/Türkiye (k.k.),

B. No: 24515/94, 17/1/1996).

32. Ancak AİHM, eğitim hakkına getirilen sınırlamaların “hakkın

özüne zarar verecek ve etkililiğini azaltacak” genişlikte olmaması gerektiğini,

bunun için de sınırlamaların ilgilileri yönünden “öngörülebilir” olmasının ve

“meşru bir amacı” takip etmesinin şart olduğunu vurgulamaktadır. Ancak

Mahkemeye göre devlet, Sözleşme’nin 8. ila 11. maddelerinde olduğunun aksine ek

1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi kapsamında bir meşru amaçlar listesi ile bağlı

değildir (Catan ve diğerleri/Moldova ve Rusya [BD], B.

No: 43370/04, 8252/05, 18454/06, 19/10/2012, § 140). Belirtilen koşullara ek

olarak bir sınırlama, ancak kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında

makul bir “orantılılık” ilişkisi varsa Protokol ile uyumlu olabilir (Leyla Şahin, § 154).

33. Diğer taraftan eğitim hakkına getirilen sınırlamalar,

Sözleşme ve ek protokollerde yer alan haklarla da çatışmamalıdır. Bunun için

Sözleşme ve ek protokol hükümlerinin bir bütün hâlinde dikkate alınması ve ek 1

No.lu Protokol’ün 2. maddesinin özellikle Sözleşme’nin 8., 9. ve 10. maddeleri

ışığında yorumlanması gerekir (Leyla Şahin,

§ 155). Belirtilen çerçevede kalmak kaydıyla taraf devletler sınırlama

konusunda belli bir “takdir aralığı”na sahiptir ve bu

takdir aralığı genellikle toplum ve ilgili kişiler için -önemine ters orantılı şekilde-

eğitimin seviyesine bağlı olarak artmaktadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, B. No: 5335/05, 21/6/2011, §

56).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

34. Mahkemenin 10/5/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

35. Başvurucu; nevruz kutlamalarına katılması sebebiyle hakkında

açılan soruşturma neticesinde yükseköğretim kurumundan çıkarıldığını, bu

nedenle açtığı iptal davasının kabul edildiğini, ancak tazminata hükmedilmemesi

nedeniyle uğradığı zararın giderilmediğini, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün

kullanılması sonucunda eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini, eğitim

hakkının sınırlandırılabileceğini ancak bu sınırlamanın hakkın özüne

dokunamayacağını ve demokratik toplum düzenine aykırı olamayacağını belirterek

Anayasa'nın 5. ve 13. maddeleri, 14. maddesinin (2) numaralı ve 15. maddesinin

(1) numaralı fıkraları ile 34., 38. ve 42. maddelerinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

36. Anayasa’nın "Eğitim

ve öğrenim hakkı ve ödevi" kenar başlıklı 42. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"Kimse, eğitim ve

öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir

ve düzenlenir...

Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat

borcunu ortadan kaldırmaz...”

37. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin eğitim hakkının

ihlal edildiği iddiası kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir

(Benzer yöndeki karar için bkz. Selçuk

Taşdemir [GK], B. No: 2013/7860, 3/3/2016, § 47).

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan eğitim

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

39. Anayasa’nın “Eğitim ve

öğrenim hakkı ve ödevi” kenar başlıklı 42. maddesinde kimsenin

eğitim ve öğrenim haklarından yoksun bırakılamayacağı, öğretim hakkının

kapsamının kanunla tespit edileceği ve düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

40. Anayasa’nın 13. maddesinde ise temel hak ve hürriyetlerin

özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen

sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların

Anayasa’nın özüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in

gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı hükmüne yer verilmiştir.

41. Anayasa’nın 42. maddesinde “Öğrenim

hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” ifadesi ile

yasama organına bir takdir alanı yaratılmıştır. Bu takdir alanı, eğitim

kurumlarını düzenleyen kuralların toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin

farklı düzeylerine özgü nitelikleri açısından zaman ve mekâna göre

değişebilmesinden kaynaklanmaktadır. Yine de takdir alanı içinde yapılacak düzenlemelerdeki

kısıtlamaların kabul edilebilir olup olmadığı değerlendirilirken kısıtlamaların

kişiler açısından öngörülebilir olup olmadığına, meşru amaç izlenip

izlenmediğine ve başvurulan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir

orantılılık ilişkisi bulunup bulunmadığına bakılmalıdır.(Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 69).

42. Eğitim hakkı, esas itibarıyla kurallara uyulmasını sağlamak

amacıyla bir eğitim kurumundan uzaklaştırma veya çıkarma da dâhil olmak üzere disiplin

tedbirlerine başvurmayı engellemez. Şüphesiz disiplin cezaları,

gerek öğrencilerin gelişiminin gerekse de bir okulun amaçlarına ulaşmasını

sağlayacak araçların önemli bir parçasıdır (Özcan

Özsoy [GK], B. No:

2014/5881, 15/2/2017, § 49). Ancak eğitim hakkının özüne dokunan ve etkinliğini

ortadan kaldıran kısıtlamalardan korunmak için bu kısıtlamaların öngörülebilir

olması ve meşru amaç çerçevesinde ölçülü olarak yapılması gereklidir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 69).

Eğitim hakkının kısıtlanmasına dair meşru amaç ve sınırlama arasındaki dengenin

sağlanması, hakkın korunması için elzemdir. Bu dengeyi sağlarken meşru amaç

çerçevesinde elde edilmek istenen beklentiler ile hakkın sınırlandırılmasında

kullanılan araçlar arasındaki orantılılık değerlendirilmelidir. Anılan

orantılılık incelemesinde dikkat edilmesi gereken bir husus da meşru amaç

çerçevesindeki beklentilerin makul ve kabul edilebilir olup olmadığıdır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 81).

Ayrıca bu tip tedbirler Anayasa'da yer alan diğer haklarla ters düşmemelidir.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

43. Başvurucu, üniversiteye giriş sınavından aldığı sonuca göre

tercih ettiği bölümde eğitim görmek için üniversiteye kabul edilmiştir.

Başvurucunun yükseköğrenim kurumundan çıkarma disiplin cezası sonucunda

yaklaşık yedi yıl boyunca üniversiteye devam edemediği gözetildiğinde eğitim

hakkının sınırlandığı açıktır.

44. Yükseköğretim öğrencilerinin disiplin işlemlerine ilişkin

soruşturma usulleri, yetkiler ve cezalar 2547 sayılı Kanun'un 54. maddesinde

düzenlenmiştir. Başvurucuya verilen yükseköğretim kurumundan çıkarma disiplin

cezası da aynı maddede yer almaktadır.Yönetmelik'in

10. maddesi de söz konusu Kanun hükmüne dayanarak çıkarılmıştır. Sınırlamanın

kanuni dayanağının erişilebilir olduğu açıktır. Somut olayda başvurucu hakkında

tesis edilen yükseköğrenim kurumundan çıkarma disiplin cezasının idare

mahkemesi tarafından iptal edildiği gözönünde

bulundurulduğunda anılan kuralların yeterince öngörülebilir olup olmadığı ya da

meşru amacı konusunda daha ileri bir değerlendirme yapılması gerekli

görülmemiştir.

45. Başvuru, özü itibarıyla eğitim hakkına yönelik müdahalenin

ölçülü olup olmadığı ile ilgilidir. Bir başka deyişle başvurucunun eğitim

hakkının sınırlandırılmasında kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç

arasında adil bir dengenin kurulup kurulmadığı incelenmelidir.

46. Bu çerçevede başvurucunun Üniversite yerleşkesi dışında

gerçekleştirilen nevruz kutlamasındaki eylemleri nedeniyle tutuklandığı, bu

durumun Rektörlüğe bildirilmesi üzerine başvurucu hakkında disiplin

soruşturması başlatıldığı gözlemlenmektedir. Başvurucunun Üniversite yerleşkesi

dışında gerçekleştirilen nevruz kutlamasında PKK terör örgütü marşını

söylediği, yasa dışı sloganlara katıldığı ve daha önce üç kez disiplin cezası

aldığı gerekçeleriyle ise yükseköğrenim kurumundan çıkarılmasına karar

verildiği anlaşılmaktadır. Bireysel başvurudosyası

kapsamından başvurucunun Üniversite yerleşkesi içinde şiddet içeren eylemlerde

bulunduğu, Üniversitede barışı ve düzeni bozduğu veya buna teşebbüs ettiği

yönünde bir bilgiye rastlanmamıştır.

47. Öte yandan başvurucu, disiplin soruşturmasına dakonu olan eylemleri nedeniyle yargılanmış fakat açılan

ceza davaları beraat kararıyla ve 25 gün hapis cezasına hükmedilmesiyle

sonuçlanmış, verilen hapis cezası hakkında ise hükmün açıklanmasının

ertelenmesine karar verilmiştir.

48. Nitekim İdare Mahkemesi de Ağır Ceza Mahkemesinin bu kararı

üzerine başvurucuya verilen disiplin cezasını başvurucunun eylemlerinin

Yönetmelik'in ilgili maddesinde yer alan kanun dışı kuruluşlara üye olmak, bu

kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak fiillerinden olmadığı,

başvurucunun başka bir suçtan mahkûm edilmediği gerekçeleriyle iptal etmiştir.

49. Söz konusu yaptırım derece mahkemeleri tarafından iptal

edilmesine rağmen disiplin cezasının verildiği tarihte Fen Edebiyat Fakültesi

dördüncü sınıf öğrencisi olan başvurucu, yaklaşık yedi yıl süresince Üniversite

imkânlarından ve eğitiminden mahrum kalmıştır. Başvurucunun tazminat talepleri

ise okul yönetimi ve Mahkemelerce, idarenin tazminat sorumluluğuna yol açacak

ölçüde önemli bir hukuki yanlışlık ve ağır bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle

reddedilmiştir. Dolayısıyla başvurucu uzun sayılabilecek bir zaman sonra

okuluna dönebilmiş olsa bile maddi ve manevi zararları telafi edilmediğinden

başvurucunun mağduriyeti devam etmiş; iç hukuktaki yargılamanın sonucu da bu

mağduriyeti telafi edememiştir.

50. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 42. maddesinde güvence

altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

51. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

52. Başvurucu 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

53. Başvurucunun eğitim hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

54. İhlal nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek

olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 24.000 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

55. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

56. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206.10

TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama

giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya eğitim hakkının ihlali nedeniyle 24.000 TL

tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE

,

D. 206.10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet

ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Sivas İdare Mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

10/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Gökçe

GÜLTEKİN

Başvurucu

:

Fehmiye BASKIN

Vekili

:

Av. Ramazan

DEMİR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/9074, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. A. Eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  14. B. Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim
  15. C. Başvurucuya eğitim hakkının ihlali nedeniyle 24.000 TL
  16. D. 206.10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet
  17. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  18. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  19. Gökcan
  20. Hakyemez
  21. Gültekin
  22. Demir
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/9074
Tarih
10 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Bülent Hatun Başvurusu (B. No: 2014/3536)
  • Akgün Canal Başvurusu (B. No: 2015/18748)
  • G.b. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19481)
  • Hıdır Demir Başvurusu (B. No: 2015/15997)
  • Verdi Kırmızıateş Başvurusu (B. No: 2015/7788)
  • İlker Yılmaz Başvurusu (B. No: 2015/19041)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.