İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Erol Türkyılmaz Başvurusu (B. No: 2013/2712)

1. Başvurucu, (A) grubu polis

Başvuru No2013/2712Tarih28 Mayıs 2014Okuma15 dk · 3.031 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Erol Türkyılmaz Başvurusu

Karar tarihi
28 Mayıs 2014
Başvuru Numarası
2013/2712
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.031 kelime·15 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, (A) grubu polis

amiri olarak atamasının yapılmaması işlemi ile komiser ve başkomiserliğe

terfi tarihlerine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açtığı davalarda

Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ve 36. maddesinde

düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 16/4/2013

tarihinde Sakarya 2. İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve

Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 29/11/2013 tarihinde başvurunun karara

bağlanması için Bölüm kararı alınması gerekli görüldüğünden, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 12/1/1996 tarihinde asaleti tasdik olunarak polis memuru

rütbesinde Sakarya ilinde göreve başlamış, 24/10/2001 tarihinde komiser

yardımcılığı kursunu tamamlayarak (B) grubu amir sınıfına atanarak komiser

yardımcısı rütbesine terfî ettirilmiştir.

6. Başvurucunun, (A) grubu

polis amiri olarak değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvuru İçişleri

Bakanlığının 25/3/2004 tarih ve 64824 sayılı işlemi

ile reddedilmiş, bu işlemin iptali ile 24/4/2004 tarihinden itibaren geçerli

olmak üzere komiser rütbesinin tarafına verilmesi istemiyle Sakarya 1. İdare

Mahkemesinde dava açılmıştır.

7. Sakarya 1. İdare Mahkemesi 13/1/2005 tarih ve E.2004/251, K.2005/39 sayılı kararı ile

dava konusu işlemin iptaline, başvurucuya komiserlik rütbesi verilmesi

talebinin ise reddine karar vermiştir.

8. Başvurucu bu karar gereğince

(A) grubu polis amirliğine atanmış, ardından Mahkeme kararı uyarınca 24/10/2001 tarihinden geçerli olmak üzere A grubu polis

amiri statüsüne alındığı ve askerlik hizmet süresinin (1 Yıl 6 Ay) rütbe

kıdeminden değerlendirildiği ve komiser yardımcılığı rütbesindeki 4 yıl olan

zorunlu en az bekleme süresini tamamladığı gerekçesiyle ilk kez komiser

rütbesine terfî durumunun 24/4/2004 tarihi itibarıyla

görüşülmek üzere 2005 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu gündemine alınmış,

yapılan değerlendirme sonucunda hakkında "Terfi

Etmez" kararı verilmiştir.

9. Diğer yandan Mahkeme kararı,

yürütmenin durdurulması talebiyle temyiz edilmiş ve Danıştay Onikinci Dairesi 17/6/2005 tarih

ve E.2005/1634 sayılı kararı ile ilk derece Mahkemesi kararının yürütmesini

durdurmuştur.

10. Bu karar uyarınca başvurucu

yeniden (B) grubu polis amirliğine atanmış ve (B) grubu polis amiri olarak

komiser yardımcılığı rütbesindeki 6 yıl olan zorunlu en az bekleme süresini

tamamlaması nedeniyle ikinci kez komiser rütbesine terfî

durumunun 24/4/2006 tarihi itibarıyla değerlendirilmek

üzere 2006 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu gündemine alınmış, yapılan

değerlendirme sonucunda hakkında "Terfî Etmez" kararı verilmiştir.

11. Başvurucu tarafından 2006

yılı Merkez Değerlendirme Kurulunun komiser rütbesine terfî

ettirilmemesine dair kararının iptali istemiyle Sakarya 1. İdare Mahkemesinde

dava açılmış, Mahkemenin 8/3/2007 tarih ve E.2006/1817

K.2007/224 sayılı kararı ile 2006 yılı terfî etmez

kararının iptaline karar verilmiş, anılan iptal kararı gereği 29/3/2007 tarihli

onay ile başvurucu 24/4/2006 tarihinden geçerli olmak üzere komiser rütbesine terfî ettirilmiştir.

12. Anılan Sakarya 1. İdare

Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusu Danıştay Onikinci

Dairesinin 11/6/2008 tarih ve E.2007/1611, K.2008/3525

sayılı kararı ile reddedilerek karar onanmış ve bu karara karşı karar düzeltme

başvurusu yapılmamıştır.

13. Diğer yandan, 4/6/1937 tarih ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun,

6/4/2001 tarih ve 4638 sayılı Kanun ile eklenen geçici 20. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, dört

yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenler

ile..." ibaresinin Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı

savıyla iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruda, Anayasa

Mahkemesi 7/2/2008 tarih ve E.2005/38, K.2008/53 sayılı kararı ile iptali

istenen kuralda yer alan "dört yıllık

yükseköğretim kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu

bitirenler ile" ibaresinin iptaline, bu kararın Resmi Gazete’de yayımlandıktan bir yıl sonra yürürlüğe girmesine

karar vermiştir. Kanun koyucu tarafından anılan karar üzerine maddede herhangi

bir düzenleme yapılmamıştır. Maddenin güncel hali şöyledir:

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, (B) grubundan

(A) grubuna geçen polis amirleri, (A) grubunda değerlendirilir”

14. Sakarya 1. İdare Mahkemesinin,

başvurucunun (A) grubu polis amiri olarak değerlendirilmesi istemiyle yaptığı

başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığının 25/3/2004

tarih ve 64824 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada verdiği 13.01.2005

tarih ve E.2004/251, K.2005/39 sayılı iptal kararı Danıştay Onikinci

Dairesinin 22/10/2007 tarih ve E.2005/1634, K.2007/4517 sayılı kararı ile

bozulmuş, bu karara karşı başvurucunun yaptığı karar düzeltme başvurusu da aynı

Dairenin 18/6/2008 tarih ve E.2008/807, K.2008/3821 sayılı kararı ile

reddedilmiştir.

15. Bu karar üzerine Sakarya 1.

İdare Mahkemesi 28/11/2008 tarih ve E/2008/737,

K.2008/1000 sayılı kararı ile bozma kararına uyarak, başvurucunun (A) grubu

polis amiri olarak değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine

ilişkin İçişleri Bakanlığının 25/3/2004 tarih ve 64824 sayılı işleminin iptali

istemiyle açılan davayı reddetmiştir.

16. Bu karar başvurucu

tarafından temyiz edilmiş, Danıştay Onikinci Dairesi

bu kez 20/1/2010 tarih ve E.2009/2187, K.2010/158

sayılı kararı ile başvurucunun temyiz istemini kabul ederek ilk derece

Mahkemesi kararının yeniden bozulmasına karar vermiş, bu karara karşı yapılan

karar düzeltme başvurusunu da 7/7/2010 tarih ve E.2010/3975, K. 2010/3857

sayılı kararı ile reddetmiştir.

17. Danıştayın bozma kararı uyarınca

başvurucu yeniden (A) grubu polis amirliğine atanmış ve 24/10/2001

tarihi itibarıyla A grubu polis amiri statüsüne alınmış, komiser rütbesine terfî tarihinin ise 2005 yılı Merkez Değerlendirme

Kurulunca 24/4/2004 tarihi itibarıyla "Terfi

Etmez" kararı da dikkate alınarak 30/6/2005 tarihi olarak

belirlenmiş, 2010 yılı Merkez Değerlendirme Kurulunca 30/6/2005 tarihinden

geçerli olmak üzere komiser rütbesine ve bu rütbedeki A grubu polis amirleri

için 4 yıl olan zorunlu en az bekleme süresini tamamlaması nedeniyle de

30/6/2009 tarihinden geçerli olmak üzere başkomiser

rütbesine terfî ettirilmesine yönelik işlem tesis

edilmiştir.

18. Sakarya 1. İdare Mahkemesi

bu kez, Danıştay Onikinci Dairesinin 20/1/2010 tarih ve E.2009/2187, K.2010/158 sayılı bozma

kararına uymak suretiyle 30/9/2010 tarih ve E.2010/740, K.2010/740 sayılı

kararı ile başvurucunun (A) grubu polis amiri olarak değerlendirilmesi

istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığının 25/3/2004

tarih ve 64824 sayılı işleminin iptaline karar vermiş, bu karara yapılan temyiz

başvurusu Danıştay Onikinci Dairesinin 22/3/2011

tarih ve E.2010/9239, K.2011/1260 sayılı kararı ile karar düzeltme başvurusu da

aynı Dairenin 8/2/2012 tarih ve E.2011/5742, K.2012/883 sayılı kararı ile

reddedilmiştir.

19. Sakarya 1. İdare

Mahkemesinin 2004/251 esasına kayden açılan ve

başvurucunun A grubu polis amiri olarak değerlendirilmesi talebinin reddine

ilişkin işlemin iptaline konu olan uyuşmazlık, Danıştay Onikinci

Dairesinin 8/2/2012 tarih ve E.2011/5742, K.2012/883

sayılı kararı ile başvurucu lehine sonuçlanmıştır.

20. Başvurucu, 2010 yılı Merkez

Değerlendirme Kurulunca 30/6/2005 tarihinden geçerli

olmak üzere komiser rütbesine ve bu rütbedeki A grubu polis amirleri için 4 yıl

olan zorunlu en az bekleme süresini tamamlaması nedeniyle de 30/6/2009

tarihinden geçerli olmak üzere Başkomiser rütbesine terfî ettirilmesine yönelik işlemlerin; komiser rütbesine

terfi tarihinin 24/4/2004 ve başkomiser rütbesine terfi

tarihinin 24/4/2008 olması gerektiğini ileri sürerek iptali istemiyle Sakarya

1. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 30/12/2010

tarih ve E. 2010/701, K.2010/1056 sayılı karar ile “davacının komiserliğe rütbe terfi tarihinin 24.04.2005 ve başkomiserliğe terfi tarihinin ise 24.04.2009 olarak

belirlenmesi gerekirken 30.06.2005 ve 30.06.2009 tarihleri olarak

belirlenmesine ilişkin davalı idare işlemlerinin kısmen iptaline, dava konusu

işlemin komiser rütbesine terfi tarihinin 24.04.2004 ve başkomiser

rütbesine terfi tarihinin 24.04.2008 olması yönündeki davacının talebinin

hukuka aykırı olduğundan işlemin bu kısmı yönünden davanın reddine"

şeklindeki hüküm fıkrası ile işlemlerin kısmen iptaline kısmen de reddine karar

vermiştir. Kararın gerekçesi ise şöyledir:

“Uyuşmazlıkta, bakılan dava davacının rütbeye terfi

ettirilip ettirilmemesi ile ilgili olmayıp sadece rütbe terfi tarihlerinin ne

olması gerektiği ile ilgili olduğundan rütbe geçerlilik tarihleri yönünden

değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda, davacının

Mahkememizin 13.01.2005 gün ve E:2004/251, K:2005/39 sayılı iptal kararı

üzerine A grubu Komiser Yardımcısı olarak değerlendirilerek 2005 yılı Merkez

Değerlendirme Kurul gündemine alındığı, bu kurul tarafından yapılan

değerlendirmede de kendisi hakkında terfi etmez kararı verildiği dikkate

alındığında ve davacı tarafından da bu karara karşı herhangi bir dava yoluna

başvurulmadığı anlaşıldığından davacının başkomiserliğe

terfi tarihinin bir yıl geri bırakılmasına yönelik davalı idare işleminin bu

kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, 24.04.2004 tarihinde komiser yardımcılığı

rütbesinde zorunlu bekleme süresini dolduran, bunun yanında hakkında 1 yıl

terfi etmez kararı verilen davacının terfi tarihi yönünden yapılacak değerlendirmesinde;

yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca polis amirlerinin rütbe terfi ve

atamalarının 30 Haziran tarihinde topluca yapılması yönündeki düzenlemede

dikkate alınarak yapılması, yani değerlendirmeye tabi tutulanların terfilerinin

bekleme sürelerinin dolduğu tarih itibariyle yapılması ve haklarının o tarih

itibariyle tanınması gerektiği açık olduğundan davacının komiser rütbesine

terfi tarihinin 24.04.2005 olması ve buna bağlı olarak başkomiserliğe

terfi tarihinin ise 24.04.2009 olması gerekirken 30.06.2005 ve 30.06.2009

tarihleri olarak belirlenmesine ilişkin davalı idare işlemlerinde hukuka

uyarlık bulunmamaktadır.”

21. İçişleri Bakanlığı ve

başvurucu tarafından karar temyiz edilmiş, Danıştay Onikinci

Dairesi 4/7/2011 tarih ve E.2011/1447, K.2011/3664

sayılı kararı ile temyiz istemlerini reddederek kararı onamış ve bu karara

karşı tarafların yaptığı karar düzeltme başvurularını da 18/2/2013 tarih ve

E.2011/8786, K.2013/597 sayılı kararı ile reddetmiştir.

22. Karar, başvurucuya 26/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

23. 4/6/1937 tarih ve 3201 sayılı

Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesi şöyledir:

“Polis Amirleri, rütbe sırası ile Komiser Yardımcısı,

Komiser, Başkomiser, Emniyet Amiri, 4 üncü Sınıf

Emniyet Müdürü, 3 üncü Sınıf Emniyet Müdürü, 2 nci

Sınıf Emniyet Müdürü, 1 inci Sınıf Emniyet Müdürü ve Sınıf Üstü Emniyet

Müdürüdür.

Bu rütbelere terfiler, bu maddede öngörülen sınav ve eğitim

şartı saklı kalmak üzere, kıdem ve liyakata göre

yapılır.

Kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihi

esas alınır. Aynı tarihte terfi edenlerden performans değerlendirme puanı

yüksek, performans değerlendirme puanlarının eşitliği halinde ödül ve

takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil

numarası daha küçük olanlar diğerlerine göre kıdemli sayılırlar.

Kıdem sırası, Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl Mart ayında

topluca Teşkilâta duyurulur.

Terfiler ve atamalar, kanuni zorunluluk halleri dışında her

yıl Haziran ayında topluca yapılır.

Üst rütbeye yükselmek için, kıdem şartlarını yerine getirmiş

Komiser Yardımcısı, Komiser ve Başkomiserlerin

liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro miktarına göre

sıralayarak terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme

Kurulu oluşturulur. Bu Kurul, Emniyet Genel Müdürlüğü personel işlerinden

sorumlu Genel Müdür Yardımcısının başkanlığında, Personel Dairesi Başkanı, 1

inci Hukuk Müşaviri ve Genel Müdürün uygun göreceği iki Daire Başkanı ile

Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılarının birinden teşekkül eder.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

24. Mahkemenin 28/5/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

16/4/2013 tarih ve 2013/2712 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

25. Başvurucu,

i. A grubu polis amiri olarak

değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İçişleri

Bakanlığının 25/3/2004 tarih ve 64824 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı

davanın 7 yıldan fazla sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının;

ii. 2010 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararına karşı

açtığı davada 2005 yılı Kurul karar tutanağının dava dosyasında bulunmadığını, Danıştayın görüş değiştirmesi sonucu 2005 yılı Merkez

Değerlendirme Kurulu kararına dava açmayarak 14 ay 6 gün kıdemsiz duruma

düşmesi ve terfi ettirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek adil

yargılanma hakkının;

iii. Anayasa Mahkemesi kararından sonra dava açanların terfi

tarihlerinin doğru tespit edildiğini, kendisinin karar öncesinde dava açarak

emsallerine göre geride bırakıldığını, kendisiyle aynı emsalde bulunmasına

karşın başka bir kişinin açtığı davada verilen Danıştay Onikinci

Dairesinin 6/11/2012 tarih ve E.2011/9266, K.2012/7628

sayılı kararının bu durumu açıkça ortaya koyduğunu belirterek Anayasa’nın 10.

maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin;

ihlal edildiğini

ileri sürmüş, bu sebeple yeniden yargılama yapılması ile maddi ve manevi

zararlarının tazminine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Davanın Makul Sürede Sonuçlandırılmadığı İddiası

26. Başvurucu, A grubu polis

amiri olarak değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin

İçişleri Bakanlığının 25/3/2004 tarih ve 64824 sayılı

işleminin iptali istemiyle açtığı davanın makul sürede sonuçlandırılamadığı

gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1.

maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden

sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel

başvuruları inceler.”

28. Anılan hüküm uyarınca

Anayasa Mahkemesinin yetkisinin zaman bakımından başlangıcı 23/9/2012

tarihi olup, Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilecektir. Anayasa

Mahkemesinin yetki kapsamının anılan tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve

kararları da içerecek şekilde genişletilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/947, 12/2/2013, § 16).

29. Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisinin

geriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin bir gereğidir (B.

No: 2012/51, 25/12/2012, § 18).

30. Başvuru konusu olayda,

başvurucunun (A) grubu polis amiri olarak değerlendirilmesi talebinin reddine

ilişkin işlemin iptali için açtığı davada Sakarya 1. İdare Mahkemesi 13/1/2005 tarih ve E.2004/251, K.2005/39 sayılı kararı ile

işlemi iptal etmiş, Danıştay Onikinci Dairesi

22/10/2007 tarih ve E.2005/1634, K.2007/4517 sayılı kararı ile bu kararı

bozmuş, Sakarya 1. İdare Mahkemesi 28/11/2008 tarih ve E/2008/737, K.2008/1000

sayılı kararı ile bozma kararına uyarak davayı reddetmiş, Danıştay Onikinci Dairesi bu kez 20/1/2010 tarih ve E.2009/2187,

K.2010/158 sayılı kararı ile başvurucunun temyiz istemini kabul ederek Mahkeme

kararını yeniden bozmuş, Sakarya 1. İdare Mahkemesi bozma kararına uymak

suretiyle 30/9/2010 tarih ve E.2010/740, K.2010/740 sayılı kararı ile dava

konusu işlemi iptal etmiş, Danıştay Onikinci Dairesi

22/3/2011 tarih ve E.2010/9239, K.2011/1260 sayılı kararı ile temyiz istemini

reddederek ilk derece Mahkemesi kararını onamış ve bu karara yapılan karar

düzeltme başvurusunu da 8/2/2012 tarih ve E.2011/5742, K.2012/883 sayılı kararı

ile reddetmiştir.

31. Sakarya 1. İdare Mahkemesinin

2004/251 esasına kayden açılan ve başvurucunun (A)

grubu polis amiri olarak değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin

iptaline konu olan uyuşmazlık, Danıştay Onikinci

Dairesinin 8/2/2012 tarih ve E.2011/5742, K.2012/883

sayılı karar düzeltme başvurusunun reddedilmesi ile sonuçlanmış ve karar bu

tarih itibarıyla kesinleşmiştir.

32. Bu durumda başvurucunun,

yargılamanın makul sürede bitirilmediğine yönelik şikâyete konu ettiği dava,

zaman bakımından Anayasa Mahkemesinin yetkisi dışında kalmaktadır.

33. Açıklanan nedenlerle,

başvuru konusu uyuşmazlığa yönelik ihlal iddiasının 23/9/2012

tarihinden öncesine ait olduğu anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Mahkeme

Kararının Adil Olmadığı İddiası

34. Başvurucu, 2010 yılı Merkez

Değerlendirme Kurulu kararına karşı açtığı davada 2005 yılı Merkez Değerlendirme

Kurulu karar tutanağının dava dosyasında bulunmadığını, Danıştayın

görüş değiştirmesi sonucu 2005 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararına dava

açmayarak 14 ay 6 gün kıdemsiz duruma düştüğünü ve terfi ettirilmediğini

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu

aynı zamanda 3201 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi hakkında verilen Anayasa

Mahkemesi kararından sonra emsallerinin terfi tarihlerinin doğru hesaplandığını

ve yine emsali olduğunu ileri sürdüğü bir kişi hakkında Danıştay Onikinci Dairesinin farklı bir karar verdiğini belirterek

eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiş ise de başvurucunun belirtilen

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği

anlaşılmaktadır.

35. Anayasa’nın 36. maddesinin

birinci fıkrasında herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Maddede geçen “adil yargılanma hakkının” kapsamı

Anayasa’da açık bir şekilde düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin,

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil

yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesi çerçevesinde

belirlenmesi gerekir.

36. Bireysel başvuruya konu davadaki

olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması,

yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ile

kişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından getirilen çözümün esas

yönünden adil olup olmaması, bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye

tabi tutulamaz. Anayasa’da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece

ve açıkça keyfilik içermedikçe derece mahkemelerinin kararlarındaki maddi ve

hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde ele alınamaz. Bu çerçevede,

derece mahkemelerinin delilleri takdirinde bariz takdir hatası veya açıkça

keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu

olamaz (B.No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 26).

37. Başvuru konusu olayda, başvurucu

tarafından 2010 yılı Merkez Değerlendirme Kurulunca 30/6/2005

tarihinden geçerli olmak üzere komiser rütbesine ve bu rütbedeki (A) grubu

polis amirleri için 4 yıl olan zorunlu en az bekleme süresini tamamlaması

nedeniyle de 30/6/2009 tarihinden geçerli olmak üzere Başkomiser

rütbesine terfî ettirilmesine yönelik işlemlerin;

rütbe terfi geçerlilik süreleri yönünden hukuka aykırı olduğunu, (A) grubu

polis amiri olmasına rağmen rütbe terfi tarihlerinin yanlış belirlendiğini,

komiser rütbesine terfi tarihinin 24/4/2004 ve başkomiser

rütbesine terfi tarihinin 24/4/2008 olması gerektiğini ileri sürerek iptali

istemiyle dava açmıştır.

38. Açılan bu davayı çözüme

kavuşturan Sakarya 1. İdare Mahkemesi ise kararında; davanın başvurucunun

rütbeye terfi ettirilip ettirilmemesi ile ilgili olmayıp sadece rütbe terfi

tarihlerinin ne olması gerektiği ile ilgili olduğundan rütbe geçerlilik

tarihleri yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini, buradan hareketle

başvurucunun Mahkemenin daha önce hakkında verdiği 13/1/2005

tarih ve E.2004/251, K.2005/39 sayılı iptal kararı üzerine (A) grubu komiser

yardımcısı olarak değerlendirilerek 2005 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu

gündemine alındığını, bu Kurul tarafından yapılan değerlendirmede de kendisi

hakkında terfi etmez kararı verildiği dikkate alındığında ve başvurucu

tarafından da bu karara karşı herhangi bir dava yoluna başvurulmadığı

gerekçesiyle başvurucunun başkomiserliğe terfi

tarihinin bir yıl geri bırakılmasına yönelik davalı idare işleminin bu kısmında

hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Mahkeme kararın devamında,

başvurucunun 24/4/2004 tarihinde komiser yardımcılığı

rütbesinde zorunlu bekleme süresini doldurduğunu, ancak hakkında 1 yıl terfi

etmez kararı verildiğinden terfi tarihi yönünden yapılacak değerlendirmesinde,

komiser rütbesine terfi tarihinin 24/4/2005 olması ve buna bağlı olarak başkomiserliğe terfi tarihinin ise 24/4/2009 olması

gerekirken bu tarihlerin 30/6/2005 ve 30/6/2009 olarak belirlenmesine ilişkin

işlemlerin hukuka uygun olmadığına karar vermiştir.

39. Mahkeme bu kararı ile

başvurucunun komiserliğe terfi tarihinin 24/4/2005 ve başkomiserliğe terfi tarihinin ise 24/4/2009 olarak

belirlenmesine karar vermiştir.

40. Adil yargılanma hakkı

bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün

adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle,

bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için

başvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediğine, bu çerçevede

yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi

delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme

kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği

veya kararın gerekçesiz olduğu gibi, mahkeme kararının oluşumuna sebep olan

unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfiliğe

ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir. Somut olayda

başvurucunun yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı olduğuna dair bir bilgi ya

da belge sunmadığı, aksine yargılama sonucunda verilen kararın içeriğinin adil

olmadığı şikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır.

41. Diğer yandan Anayasa

Mahkemesinin 3201 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi hakkında verdiği karar,

komiser ve başkomiser rütbesine terfi tarihi ile

doğrudan ilgili olmayıp maddede yapılan değişiklik tarihine kadar olan süreçte

A grubu olarak değerlendirilecek kişiler için aranan dört yıllık yükseköğretim

kurumlarından mezun olarak

komiser yardımcılığı kursunu bitirmiş olma şartının iptaline ilişkindir. Aynı zamanda başvurucu

tarafından emsal olarak ileri sürülen ve farklı karar verildiği iddiasında

bulunulan Danıştay kararında belirtilen terfi tarihi ile başvurucu hakkında

verilen ve Danıştay tarafından onanan Sakarya 1. İdare Mahkemesi kararında

belirtilen terfi tarihi aynıdır. Bunun yanında emsal olarak ileri sürülen

Danıştay kararına konu uyuşmazlık hakkındaki dava halen derdest olup, kesin

karar ile çözüme kavuşturulmuş da değildir.

42. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, derece mahkemesi kararının bariz takdir hatası veya açık bir keyfilik

de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu bölümünün “açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Davanın makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasının “zaman bakımından yetkisizlik”,

2.

Mahkeme kararının adil olmadığı iddiasının “açıkça

dayanaktan yoksun olması”,

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

28/5/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh KALELİ

Üyeler

:

Zehra

Ayla PERKTAŞ

Hicabi DURSUN

Erdal

TERCAN

Zühtü

ARSLAN

Raportör

:

Bahadır

YALÇINÖZ

Başvurucu

:

Erol

TÜRKYILMAZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/2712, 28 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Tercan
  16. Arslan
  17. Yalçınöz
  18. Türkyılmaz
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/2712
Tarih
28 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Youtube Llc Corporatıon Servıce Company ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4705)
  • Şahin Karaman Başvurusu (B. No: 2012/1205)
  • Mehmet Cemal Sadak Başvurusu (B. No: 2013/2666)
  • İsa Demirkaya Başvurusu (B. No: 2013/6882)
  • Mukaddes Özen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7740)
  • Mehmet Çetinkaya ve Maide Çetinkaya Başvurusu (B. No: 2013/1280)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.