İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ethem Öbek Başvurusu (B. No: 2015/17483)

1. Başvuru, iş kazasından kaynaklanan tazminat isteğiyle aleyhe

Başvuru No2015/17483Tarih9 Mayıs 2019Okuma11 dk · 2.232 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ethem Öbek Başvurusu

Karar tarihi
9 Mayıs 2019
Başvuru Numarası
2015/17483
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.232 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, iş kazasından kaynaklanan tazminat isteğiyle aleyhe

açılan davada taşınmazların tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması ve bu

tedbirin uzun süre devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun

sürmesi ve gerçekleşen kazada sorumluluğun bulunmadığının dikkate alınmaması

nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın

oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

A. Başvuru Konusu Olayın

Arka Planı

8. 20/5/1999 tarihinde A.Z.Ü. adlı şahsa ait trafo yerine takılmak

üzere kaldırıldığı sırada başvurucuya ait vincin kırılması sonucunda trafo

altında kalan A.K. vefat etmiş, Y.P. ise yaralanmıştır.

9. Meydana gelen ölüm ve yaralanma olayında kusurlu olduğu

tespit edilen, aralarında başvurucunun da bulunduğu kişiler aleyhine kamu

davası açılmıştır.

10. Niğde Ağır Ceza Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sonucunda başvurucunun

tedbirsizlik ve dikkatsizlikle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin de hayati

tehlike arz edecek şekilde yaralanmasına neden olma suçundan adli para

cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş ve hükmü ertelemiştir. Hüküm, Yargıtay

9. Ceza Dairesinin 20/12/2006 tarihli onama kararıyla kesinleşmiştir.

B. Başvuruya Konu

Yargılama Süreci

11. 20/5/1999 tarihli iş kazasında yaralanan Y.P. 8/9/2000

havale tarihli dilekçesiyle, meydana gelen iş kazası neticesinde sürekli

şekilde malul kaldığı iddiasıyla aralarında başvurucunun da bulunduğu

sorumlular hakkında maddi ve manevi tazminat isteğiyle dava açmıştır.

12. Y.P. dilekçesinde ayrıca başvurucu adına kayıtlı araç ve

taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir isteğinde de

bulunmuştur. Niğde Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 8/9/2000 tarihli tensip

zaptı ile ihtiyati tedbir talebini kabul ederek başvurucu adına kayıtlı bulunan

886 ada 9 parsel, 48 ada 48 parsel, 2817 ada 7, 8, 9, 11, 12 ve 17 parsel, 808

ada 7 parsel, 1646 ada 4, 5, 6, parsel, 1667 ada 5 parsel ve 688 ada 1 parsel

sayılı taşınmazlar ile 51 AY 124 ve 06 ETM 08 plakalı araçlara tedbir

uygulamıştır.

13. Bu arada aynı kazada hayatını kaybeden A.K.nın

mirasçıları da aynı kişiler aleyhine maddi ve manevi tazminat isteğiyle dava

açmış; her iki dava, aralarındaki hukuki ve fiilî bağlantı nedeniyle

birleştirilmiştir.

14. Başvurucunun talebi üzerine 51 AY 124 plakalı araç ve 48 ada

48 parsel üzerindeki tedbir sırasıyla 29/6/2011 ve 7/9/2011 tarihinde

kaldırılmıştır.

15. Mahkeme 16/1/2013 tarihli kararla davanın kısmen kabulüne

karar vermiştir. Anılan kararda Y.P lehine hükmedilen 66.646,20 TL maddi

tazminatın 2.000 TL'sinin başvurucu ile diğer davalılardan ve kalan miktarının

davalılardan yalnızca A.Z.Ü.den tahsiline, A.K.

mirasçıları lehine hükmedilen toplam 33.247 TL maddi ve 5.000 TL manevi

tazminatın ise bütün davalılardan müteselsilen

tahsiline karar verilmiştir.

16. Hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi

davacılar arasında zorunlu ya da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı hâlde

her iki davanın birleştirilip yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmadan

karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

17. Mahkeme bozma ilamına uyarak A.K.nın

mirasçıları yönünden davayı tefrik etmiştir. 6/9/2014 tarihinde Y.P. yönünden

yargılamaya son verilerek 16/1/2013 tarihli karar yeniden verilmiştir.

Gerekçeli karar incelendiğinde daha önce verilen tedbir kararının devamına ya

da ortadan kaldırılmasına yönelik herhangi bir ibarenin bulunmadığı

saptanmıştır.

18. Temyiz edilen hüküm 8/9/2015 tarihinde onanarak

kesinleşmiştir.

19. Nihai karar 14/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu

10/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. İbrahim Geçer (B. No: 2014/19056,

19/2/2019, §§ 19-31) kararı.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 9/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

22. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

23. Bireysel başvurular sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

24. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya

da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

25. Anayasa Mahkemesi, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı

ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin mevzuata

önceki içtihadında yer vermiştir (Ferat Yüksel,

B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 11-14).

26. Ferat Yüksel kararında Anayasa Mahkemesi

yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç

veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018

tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat

Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu ulaşılabilir olma,

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı

yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel, § 26).

27. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

28. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil Yargılanma

Hakkına İlişkin Diğer İhlal İddiaları

30. Başvurucu eyleminin, sahip olduğu vinci rica üzerine

bedelsiz olarak A.Z.Ü.ye vermekten ibaret olduğunu ve kazanın meydana gelmesine

neden olan vince parça ekleme işinin kendisi tarafından meydana getirilmediğini

belirterek iş kazasından sorumlu tutulmasının adil yargılanma hakkını ihlal

ettiğini ileri sürmüştür.

31. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,

§ 42).

32. Somut olayda başvurucu, iş sahibi A.Z.Ü.nün

vince parça eklemesinin illiyet bağını ortadan kaldırdığını ileri sürerek

gerçekleşen sonuçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını ileri sürmektedir.

Başvurucu tarafından ileri sürülen bu iddia, delillerin değerlendirilmesi,

hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup yukarıda belirtilen içtihat

kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğindedir.

33. Açıklanan gerekçelerle başvuruların bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

34. Başvurucu, ihtiyati tedbir sürecinin makul sürede

sonuçlanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

35. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

36. Anayasa Mahkemesi daha önce benzer bir şikâyeti Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti. başvurusunda incelemiş ve sonuca bağlamıştır.

37. Anayasa Mahkemesi muhtemel bir alacağın güvence altına

alınarak etkisizleşmesinin önüne geçilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan tedbirlerin

alınması ve bu tedbirler kapsamında kamu makamlarının mülk üzerinde belirli bir

süreyle hukuki tasarruflarda bulunulmasının sınırlandırılması bakımından geniş

bir takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmiştir. Ancak söz konusu tedbirlerin

uygulanmasının mülk sahibine kaçınılmaz olandan aşırı bir külfet de yüklememesi

gerektiğini vurgulamıştır. Bu doğrultuda hukuki ilişkinin diğer tarafının

haklarını korumak için tedbiri uygulayan kamu makamlarının söz konusu tedbirin

başvurucunun mülkiyet hakkına etkilerini de gözetmesi ve ölçüsüz bir müdahaleye

yol açmaması gerekmektedir (Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti., § 79).

38. Buna göre mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin

uygulanmasının ölçülü olabilmesi için gerek kapsamı gerekse de süresi

itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerekmektedir. Mülkiyet hakkına müdahale

teşkil eden tedbirler uygulanması ve bu tedbirlerin belirli bir süre de devam

etmesi ancak bireye şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemediği takdirde ölçülü

görülebilir. Diğer bir deyişle mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden

tedbirlerin söz konusu olduğu durumlarda tedbiri uygulayan kamu makamlarının

ivedi olarak ve özenli bir biçimde davranma yükümlülükleri bulunmaktadır. Aksi

hâlde yani tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesi, mülkiyet hakkının

tanındığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi

suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklemiş olur (Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.,

§§ 73-80).

39. Benzer nitelikteki somut olay bakımından da bu ilkelerden

ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Somut olayda başvurucunun on

dört taşınmazına 8/9/2000 tarihli tensiple birlikte tedbir kararı

uygulanmıştır. Başvurucunun talebi üzerine yargılama sürecinde bir taşınmaz

üzerindeki tedbir kararı kaldırılmış ise de diğer taşınmazlar üzerindeki tedbir

yargılamanın sonuna kadar kaldırılmamıştır. Dolayısıyla olayda mülkiyet hakkını

sınırlandıran tedbir süresinin yaklaşık 15 yıl olduğu tespit edilmiştir. Bu

tedbir süresi bir bütün olarak ele alındığında söz konusu sürenin makul

olmadığı kuşkusuzdur. Bu durumda mülkiyet hakkını sınırlandıran tedbirin

başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği sonucuna varılmıştır.

40. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir...

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

42. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin

ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın veya işlemin

ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep

olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen

diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

43. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama işlemlerinden

kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim yolunun

belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet

Doğan, § 57).

44. Başvurucu, ihlallerin tespiti ile maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

45. Anayasa Mahkemesi, ihtiyati tedbirin uygulanmasının makul

bir süreyi aşması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varmıştır. Somut başvuruda bu sebeple ihlalin yargı kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

46.

Somut olayda, 8/9/2000 tarihli tedbir kararları yargılamanın sonuna kadar

verilmiş olup hükmün kesinleşmesiyle 8/9/2015 tarihinde kendiliğinden ortadan

kalktığından Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı ihtiyati tedbirin kaldırılmasını

gerektirmemektedir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi mülkiyet hakkına yapılan

müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine ilişkin olarak tedbir

sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve özenin gösterilmesi

bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkat çekmektedir.

47. Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması bakımından etkin giderim yolu tazminat olarak görülmektedir.

Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek

olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 10.000TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

48. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zararı ortaya koyan somut bilgi veya

belgeler sunması gerekmektedir. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

49.

Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet

ücretinden oluşan toplam 2.701,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkına ilişkin diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 226,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.701,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Niğde 1.Asliye Hukuk (İş)

Mahkemesine (E.2014/384) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Engin YILDIRIM Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Recai AKYEL Raportör : Heysem KOCAÇİNAR Başvurucu : Ethem ÖBEK Vekili : Av. Mustafa DURMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/17483, 9 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvuru Konusu Olayın
  7. B. Başvuruya Konu
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adil Yargılanma
  11. B. Mülkiyet Hakkının
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  14. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/17483
Tarih
9 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Mehmet Kiraz Başvurusu (B. No: 2016/7062)
  • Erol Kumcu Başvurusu (B. No: 2015/18988)
  • Gamze Elvan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/5718)
  • Alparslan Altan Başvurusu (B. No: 2018/22191)
  • Yıldız Korkut Başvurusu (B. No: 2016/8532)
  • Mustafa Teke Başvurusu (B. No: 2016/12039)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.