İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fatma Feyha Karslı Başvurusu (B. No: 2015/14976)

1. Başvuru; yargılamanın uzun sürmesi, derece mahkemelerinin

Başvuru No2015/14976Tarih12 Eylül 2019Okuma12 dk · 2.379 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Fatma Feyha Karslı Başvurusu

Karar tarihi
12 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2015/14976
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.379 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; yargılamanın uzun sürmesi, derece mahkemelerinin

kararlarının yeterli gerekçe içermemesi, delillerin takdirinde keyfî hareket

edilmesi ve aleyhe fazla vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. 30/5/2008 tarihinde ülke çapında faaliyette bulunan bir

firmanın bayisinden kullanılmamış bir araç satın alan başvurucu, iki yıllık

garanti süresi içinde meydana gelen arızalar nedeniyle yetkili servise

müracaatlarda bulunmuştur.

9. Başvurucu 26/4/2010 tarihli dilekçesiyle, garanti süresi

içinde üç kez yetkili servise müracaat etmesine rağmen marş motorundaki

arızaların giderilemediğini belirterek aracın aynı nitelik ve özelliklere sahip

yeni bir araçla değiştirilmesi ya da bedeline hükmedilmesi talebiyle ilgililer

aleyhine dava açmıştır.

10. Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme), yargılama

sırasında aracın satış belgeleri ile servis kayıtlarını getirterek araç

üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

11. Bilirkişi heyeti 4/4/2013 havale tarihli raporda; ilk arıza

kaydının satın alma tarihinden bir yıl iki ay sonra yapıldığı, bu süre içinde

aracın yaklaşık 30.000 km yol aldığı ve aradan üç yıl geçtikten sonra yapılan

keşifte aracın çalışır vaziyette olduğu nazara alındığında üretimden

kaynaklanan bir arızanın tespit edilmediği yönünde görüş bildirmiştir.

12. Mahkeme 4/6/2013 tarihli kararıyla, servis kayıtlarına göre

marş motorundaki arıza birçok kez tekrar ettiğinden bilirkişi raporunun aksine

bir kanaatle aracın ayıplı olduğu sonucuna varmış ve davayı kabul etmiştir.

13. Hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi (Yargıtay), bilirkişi raporundaki saptamalar

ışığında aracın ayıplı olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle hükmü

bozmuştur. Bozma kararında, anılan bilirkişi raporundaki, üç yıllık kullanım

süresi sonunda yaklaşık 30.000 km yol alındıktan sonra arıza şikâyetiyle

servise müracaat edildiği, başvurucu izin vermediğinden motor açılarak asıl

sebep tespit edilememişse de arızanın çözüme kavuşturulması sonrasında aracın

sorunsuz olarak çalışmasının sağlandığı, meydana gelen bu arızaların maldan

yararlanmayı sürekli kılmadığı ve üretimden kaynaklanan bir hata bulunmadığı

tespitlerine vurgu yapılmıştır. Mahkeme, Yargıtayın

bozma kararına uymuş ve bu karardaki hususlara atıf yaparak davanın reddine

karar vermiştir. Mahkeme 15/1/2015 tarihinde davanın reddi ile birlikte karar

tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava

değeri üzerinden iki davalı için hesaplanan toplam 9.590 TL nispi vekâlet

ücretinin de başvurucudan alınarak davalılara verilmesine karar vermiştir.

14. Temyiz edilen hüküm, Yargıtay tarafından onanarak 25/6/2015

tarihinde kesinleşmiştir.

15. Nihai karar 31/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu

28/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Kanun Hükümleri

16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 323. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Yargılama giderleri şunlardır:

...

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun

gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.

...''

17. 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesinin (1) ve (3) numaralı

fıkraları şöyledir:

"Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama

giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."

"Aleyhine hüküm verilenler birden fazla

ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.''

18. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Avukatlık ücreti, avukatın hukukî

yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.''

19. 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesinin üçüncü fıkrası

şöyledir:

"Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî

yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan

tarife esas alınır."

20. 1136 sayılı Kanun'un 169. maddesi şöyledir:

"Yargı mercilerince karşı tarafa

yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az

ve üç katından fazla olamaz.''

B. Tarife Hükümleri

21. 31/12/2014 tarihli ve 29222 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren (karar tarihinde yürürlükte bulunan) Avukatlık

Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak

üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak

olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine

ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.''

22. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Tarifenin ikinci kısmının ikinci

bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile

değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası,

dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son

fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre

belirlenir."

C. Yargıtay İçtihatları

23. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 21/12/2017 tarihli ve E.2015/29937,

K.2017/13033 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"2-Davacı eldeki dava ile davalı D.'nin yetkili bayisi olan diğer davalı şirketten 13/6/2011

tarihli fatura ile satın aldığı aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek,

ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiş, Mahkemece davanın reddine karar

verilmiştir. Davada, 2 adet davalı bulunmakta olup, red

sebebi ortak olan ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesi uyarınca tek vekalet ücretine

hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönü gözardı

edilerek her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul

ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi

yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi

gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan

nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan

nedenlerle kararın hüküm bölümünün 6. ve 7. bendinin karardan çıkartılarak

yerine aynen 'Davanın ret sebebi aynı olduğundan Avukatlık Asgari Ücret

Tarifesi uyarınca takdir olunan 4.844,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak

davalılara verilmesine' söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu

şekliyle ONANMASINA [karar verildi].

24. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 22/6/2011 tarihli ve

E.2011/12439, K.2011/8326 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

" Davalı banka vekilinin temyiz

itirazlarına gelince;

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık

Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 nci

maddesine göre müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere birden fazla davalı

aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine

tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı

ayrı vekalet ücretine hükmolunur.''

25. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 20/2/2017 tarihli ve

E.2017/3365, K.2017/2728 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2016

yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin ikinci fıkrasında;

'Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine

açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret

sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı

avukatlık ücretine hükmolunur' şeklinde düzenlenme yer almaktadır.

Somut olayda davanın ilgili tarife gereği

belirlenen vekalet ücretinin aralarında asıl işveren-alt işverenlik bulunan bu

açıdan müteselsil sorumluluğu olmakla aynı sebeple talebi kısmi red edilen davalılar lehine ayr

ayrı vekalet ücrerine hükmedilmesi isabetli

olmamıştır.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 12/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

27. Başvurucu, yargılamanın makul süre içinde tamamlanmadığını

ileri sürmüştür.

28. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına

(Tazminat Komisyonu) başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu ulaşılabilir

olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup

bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmıştır.

29. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel,

§§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

30. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

32. Başvurucu, Yargıtayın bozma

kararının iddia olunan eylem ve hüküm arasındaki illiyet bağını ortaya koyacak

bir gerekçe içermediğini ve bu karara atıf yapılarak kurulan ilk derece

mahkemesi hükmünün de aynı nedenlerle sakat olduğunu belirterek gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

33. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli

karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok

kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen

adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının

kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu,

B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

34. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır" denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli

yazma yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan

Anayasa kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu, § 76).

35. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm

iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu

nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı, kararın niteliğine göre

değişebilir (Mehmet Yavuz, B. No:

2013/2995, 20/2/2014, § 51). Ancak ileri sürülen iddialardan biri kabul

edildiğinde davanın sonucuna etkili olması hâlinde mahkeme bu hususa belirli ve

açık bir yanıt vermek zorunda olabilir (Yasemin

Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 56).

36. Somut olayda Yargıtay, dosya kapsamında bulunan bilirkişi

raporundaki tespitlerden hareketle üretim hatasından kaynaklanan bir arızanın

varlığını kabul etmenin mümkün olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne ilişkin

kararı bozmuştur. Bozma üzerine yargılama yapan ilk derece mahkemesi ise bozma

kararındaki bu tespitlere atıf yaparak davanın reddine karar vermiştir. Bu

itibarla yapılan yargılama sonunda tarafların davanın sonucuna etkili olabilecek

tüm iddia ve savunmaları ile dosya kapsamı dikkate alınarak verilen kararda

hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu (bkz. § 13) görüldüğünden

gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal bulunmadığının açık olduğu

anlaşılmaktadır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

38. Başvurucu, aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin miktarı

dikkate alındığında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

39. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru

hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir."

41. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların

öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından

değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §

16).

42. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir başvuru yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal

mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bilgi ve kanıtlarını zamanında bu

makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için

gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe

Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 17).

43. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu olarak

olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar ile bu

mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel başvuru konusu edilemez (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, §

20).

44. Somut olayda başvurucunun temyiz sürecinde, ilk derece

mahkemesince iki ayrı nispi vekâlet ücretine hükmedildiği veya aleyhe

hükmedilen nispi vekâlet ücretinin fazla olduğu yönünde açık bir şikâyetinin olmadığı

görülmektedir. Bu nedenle söz konusu ihlal iddiası yönünden usulüne uygun

şekilde başvuru yollarının tüketilmediği anlaşılan başvurunun bu kısmının

Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi mümkün değildir.

45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Diğer İhlal İddiaları

46. Başvurucu, Yargıtayın 4/3/2014

tarihli bozma ilamının bariz takdir hatası ve keyfî bir yoruma dayalı olduğunu

ve bu karar uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün de aynı

nedenlerle hukuka aykırı olup adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmüştür.

47. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi,

hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan

sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir

hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama

ve sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,

§ 42).

48. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, mahkemelerce

delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup

mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

oluşturan bir hususun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının

kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

49. Açıklanan gerekçelerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, derece mahkemesi

kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının da, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

12/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan y.

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

Fatma Feyha

KARSLI

Vekili : Av. Aydan BARIM

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/14976, 12 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Kanun Hükümleri
  8. B. Tarife Hükümleri
  9. C. Yargıtay İçtihatları
  10. Sonuç
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Makul Sürede
  13. B. Gerekçeli Karar
  14. C. Mahkemeye Erişim
  15. D. Diğer İhlal İddiaları
  16. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  17. M. Emin KUZ
  18. Karslı
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/14976
Tarih
12 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Ali Efendi Peksak Başvurusu (B. No: 2017/37727)
  • Mehmet Yayik Başvurusu (B. No: 2015/10136)
  • Hülya Türkan Başvurusu (B. No: 2016/3135)
  • Mustafa Yıldırım Başvurusu (B. No: 2015/53)
  • Paşa Hüroğlu Başvurusu (B. No: 2015/2880)
  • Volkan Doğdu Başvurusu (B. No: 2016/4186)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.