İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Güler Demir Başvurusu (B. No: 2014/3910)

1. Başvuru, 1993 yılında düğün konvoyuna düzenlenen silahlı saldırıdayaralanma olayında makul sürede ve etkili

Başvuru No2014/3910Tarih23 Şubat 2017Okuma10 dk · 2.016 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Güler Demir Başvurusu

Karar tarihi
23 Şubat 2017
Başvuru Numarası
2014/3910
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.016 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, 1993 yılında düğün konvoyuna düzenlenen silahlı saldırıdayaralanma olayında makul sürede ve etkili

soruşturma yürütülmeyerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi

nedeniyle yaşam hakkının; anılan olaydan kaynaklanan zararlar için 17/7/2004

tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların

Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/3/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 5/12/1993 tarihinde, Diyarbakır ili Bismil ilçesi

Tepe beldesinden Üçtepe köyüne giden kendi düğününün

gelin konvoyuna İlçe Jandarma Komutanlığında er olan şahıs/şahıslarca silahlı

saldırı yapıldığını, bu saldırıda yaralandığını iddia etmiştir.

1. Ceza Soruşturmasına

İlişkin Süreç

9. Başvurucu yukarıdaki paragrafta belirtilen olay kapsamında

30/6/2005 tarihinde Bismil Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) şikâyette

bulunduğunu beyan etmiştir.

10. 1/7/2005 tarihinde şikâyet konusu olay hakkında başvurucunun

ifadesi alınmıştır. Ayrıca muhtelif tarihlerde tanık ifadeleri alınmış; Bismil

İlçe Jandarma Komutanlığı, Tepe Jandarma Karakol Komutanlığı, Bismil Devlet

Hastanesi Baştabipliği ile birtakım yazışmalar yapılmıştır. Ayrıca başvurucunun

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen

teşhis ve tedavi evrakları da mevcuttur.

11. Ateş eden şahsın kimliği tespit edilemediğinden Başsavcılıkça

daimî arama kararı verilmiş, periyodik aralıklarla bu karar yenilenmiştir.

12. Başsavcılığın 6/5/2009 tarihli ve Soruşturma No. 2005/885,

Karar No. 2009/432 sayılı kararı ile yapılan soruşturmada olayın fail ya da

faillerinin belirlenemediği, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza

Kanunu'nun 448., 62. ve 102/2. maddeleri gereğince dava zamanaşımı süresi

dolana kadar daimî arama kararı alındığı, 765 sayılı Kanun'da öngörülen on beş

yıllık dava zamanaşımı süresinin 5/12/2008 tarihinde dolduğu, bu sebeple meçhul

şüpheliler hakkında kovuşturma yapılması imkânı kalmadığı gerekçesiylekovuşturmaya

yer olmadığı kararı verilmiştir.

13. Başvurucu tarafından Siverek Ağır Ceza Mahkemesinde

kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edilmiştir.

14. Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 15/1/2013 tarihli ve 2013/65

Değişik İş sayılı kararı ile Başsavcılığın kararının usul ve yasaya uygun

olduğu gerekçesi ile itirazın reddine hükmedilmiştir. Ret kararı, başvurucuya

18/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

2. İdari Başvuru ve İdari

Yargılamaya İlişkin Süreç

15. Başvurucu, iddia edilen olay kapsamında (bkz. § 8) 27/7/2005

tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle

Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.

16. Komisyon 11/8/2006 tarihli kararında başvurucunun tazminat

talebini reddetmiştir.

17. Başvurucu tarafından belirtilen ret işlemi aleyhine

Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinde iptal davası açılmıştır.

18. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin 23/10/2007 tarihli ve

E.2007/221, K.2007/1318 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline

hükmedilmiştir.

19. Davalı idarenin temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 20/11/2014 tarihli ve E.2011/9774, K.2014/8604 sayılı ilamı ile

kararın onanmasına hükmedilmiştir.

20. Başvurucu, Danıştay karar tarihinden önce 20/3/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

21. 765 sayılı Kanun'un 448. maddesinde yer alan hüküm şöyledir:

"Her kim bir kimseyi kasten öldürürse on

beş seneden on sekiz seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm

olur."

22. 765 sayılı Kanun'un 62. maddesi şöyledir:

"Bir kimse işlemeği kast ettiği cürmün

icrasına taallük eden bütün fiilleri ikmal etmiş

fakat ihtiyarında olmayan bir sebepten dolayı o cürüm meydana gelmemiş ise kanunda

yazılı olmayan yerlerde fiil, idam ve müebbet ağır hapis Cezasını müstelzim

olduğu takdirde müteşebbis hakkında on seneden aşağı olmamak üzere muvakkat

ağır hapis ve müebbet sürgün cezasını müstelzim olursa beş sene ağır hapis

cezası hükmolunur. Sair hallerde o cürüm için verilecek cezanın altıda birinden

üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur."

23. 765 sayılı Kanun'un zamanaşımı sürelerini düzenleyen 102.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Kanunda başka türlü yazılmış olan

ahvalin maadasında hukuku amme davası:

1- Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve müebbed ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerde yirmi

sene,

2- Yirmi seneden aşağı olmamak üzere muvakkat

ağır hapis cezasını müstelzim cürümlerde on beş sene,

3- Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır

hapis veya beş seneden ziyade hapis yahud hidematı ammeden müebbeden

mahrumiyet cezalarından birini müstelzim cürümlerde on sene,

4- Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis

veya hapis yahud sürgün veya hidematı

ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim

cürümlerde beş sene,

5- Bir aydan ziyade hafif hapis veya otuz

liradan ziyade hafif para cezasını müstelzim fiillerde iki sene,

6- Bundan evvelki bendlerde

beyan olunan mikdardan aşağı cezaları müstelzim kabahatlerde

altı ay geçmesile ortadan kalkar.

Bu kanunun ikinci kitabının birinci babında

yazılı ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbed

yahud muvakkat ağır hapis cezalarını müstelzim

cürümlerin yurd dışında işlenmesi halinde dava müruru

zamanı yoktur."

24. 5233 sayılı Kanun’un 1., 2., 4., 6., geçici 1., geçici 3.,

geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu

kararı eki kararın 1. maddesi.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 23/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu; kendi düğününün gerçekleştiği sırada Diyarbakır

ili Bismil ilçesi Tepe beldesinden Üçtepe köyüne

giden düğün konvoyuna 5/12/1993 tarihinde silahlı saldırı yapıldığını,

kendisinin bu saldırıda yaralandığını, anılan saldırının İlçe Jandarma

Komutanlığında er olan şahıs/şahıslarca yapıldığını düşündüğünü, olay hakkında

2005 yılında Savcılığa şikâyette bulunduğunu fakat adli makamlar tarafından

olayın soruşturulmasının makul sürede tamamlanmadığını, faillerin tespiti ve

cezalandırılmasında adli makamların etkisiz kaldığını, bu nedenlerle yaşam

hakkının ihlal edildiğini, silahlı saldırı konusunda 5233 sayılı Kanun

kapsamında yaptığı başvuruda ve açtığı davada makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Yaşam Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

27. Başvurucu 5/12/1993 tarihinde kendisinin gelin konvoyuna

silahlı saldırıda bulunulması hakkında yapmış olduğu şikâyette adli makamlar

tarafından olayın etkili soruşturulmasının makul sürede tamamlanmadığını,

silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişilerin kolluk görevlileri olduğunu

düşündüğünü ve bu konuda faillerin tespiti ile cezalandırılmasında adli

makamların etkisiz kaldığını, bu nedenlerle yaşam hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

28. Başvurucunun iddiaları ve başvuruya konu soruşturma

kapsamında sunulan bilgi ve belgeler, Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasının maddi boyutunun ihlal edilip edilmediği konusunda değerlendirme

yapılmasına imkân sağlayacak nitelikte kanıt unsuru içermemektedir. Bu nedenle,

başvurucunun yaşam hakkının ihlali iddialarının sağlıklı bir şekilde

değerlendirilebilmesi ancak, devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü gerektiği

gibi yerine getirip getirmediğinin tespiti ile mümkün olabileceğinden kabul

edilebilirlik incelemesinin de Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında

güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutu ile sınırlı olarak yapılması

gerekli ve yeterli görülmüştür.

29.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir."

30. Başvurucu, 5/12/1993 tarihinde düğün konvoyuna silahlı

saldırıda bulunulduğunu ve söz konusu saldırıda yaralandığını, uzun süre

hastanede tedavi gördüğünü ileri sürmektedir. Başvurucu, bu iddialarını

30/6/2005 tarihine kadar yetkili herhangi bir soruşturma mercii önüne

taşımaksızın beklemek suretiyle pasif bir tutum sergilemiştir. Kaldı ki

başvurucu, olay hakkında daha önceki bir tarihte davacı ya da şikâyetçi

olmadığını 1/7/2005 tarihli müşteki ifade tutanağında (bkz. § 10) da teyit

etmektedir. Başvurucu iddia edilen olayın meydana geldiği tarihten yaklaşık on

iki yıl geçtikten sonra etkili bir soruşturma yapılmasının mümkün olamayacağı

bir aşamada yaşam hakkının ihlali iddialarını soruşturma makamlarının bilgisine

sunmuştur. Başvurucunun şikâyeti üzerine soruşturmaya başlayan Bismil

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucunun ifadesi alınarak gerekli

yazışmalar yapıldıktan sonra "...765

Sayılı TCK.nın 448, 62 maddesine göre de, suç tarihi

olan 05.12.1993 tarihinden itibaren aynı kanunun 102/2 maddesin göre öngörülen

15 yıllık dava zamanaşımı süresinin 5/12/2008 tarihinde dolduğu, bu sebeple

meçhul şüpheli/ler hakkında kovuşturma yapılması

imkanının kalmadığı..." gerekçesine dayanılarak kovuşturmaya

yer olmadığına karar verilmiştir.

31.Başvurucu 1/7/2005 tarihli müşteki ifade tutanağında,

yaralanması olayı ile ilgili olarak olayın gerçekleştiği dönemdeki ortamın

karışıklığı nedeniyle olay hakkında herhangi bir başvuruda bulunmadığını beyan

etmiş ise de yaklaşık on iki yıl boyunca başvurucunun sorumlular hakkında

şikâyetçi olmasını ve konuyu soruşturma makamlarının önüne taşımasını

engelleyen bir durumun bulunmadığı, başvurucu tarafından ortaya konulan

argümanların ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından toplanan delillerin dava

zamanaşımını ortadan kaldıramayacağının kabulü gerekir (Mustafa Özbey, B. No: 2013/8705,

23/3/2016, § 31).

32.Bu çerçevede 30/6/2005 tarihli şikâyet üzerine yürütülen

soruşturma sonucunda kasten adam öldürmeye teşebbüs suçu işlenerek yaşam

hakkının ihlal edildiği iddialarının gerçekliğinin tespitinin ve varsa

sorumluların belirlenerek etkili bir şekilde cezalandırılmalarının sağlanamamış

olmasında, iddia edilen olay tarihi ile başvurucunun şikâyeti üzerine

soruşturmanın başlatıldığı tarih arasında geçen on iki yıla yakın sürenin

etkili olduğu kuşkusuzdur. Anılan sürede başvurucunun yaşam hakkının ihlali

iddialarını, etkili soruşturma yürütülmesinin mümkün olduğu bir dönemde bu

konuda herhangi bir engelleyici durum söz konusu olmamasına rağmen soruşturma

makamlarının önüne taşımamış olmasından soruşturma makamlarının sorumlu

tutulması, dolayısıyla yaşam hakkının ihlali iddiası bağlamında devlet

tarafından etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğinin kabul edilmesi

mümkün değildir(Mustafa

Özbey, § 32).

33. Belirtilen nedenlerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal

edilmediği açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Makul Sürede Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

34. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

35. Başvurucu, 5233 sayılı Kanun kapsamında ileri sürülen

giderim talebinin değerlendirilmesi hususundaki idari süreç ve yargılama prosedürünün

makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde

tanımlanan makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

36. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan müracaatlarda idari

yargı makamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesinin bu

konuda verdiği kararlarında, komisyon ve yargılama aşamalarında geçen süreler

ile davanın tüm koşulları, karara bağlanan başvuru sayısı ve yargılama

sürecinde komisyon ve yargılama makamlarınca yapılan işlemler dikkate alınarak

uyuşmazlığın karara bağlanması konusunda kamu otoritelerine ve özellikle

yargılama organlarına atfedilebilecek bir gecikmenin olmadığı ve toplamda sekiz

yılın altında gerçekleşen başvuruların karara bağlanma süresinin makul sürede

yargılanma hakkının ihlaline yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır (Sabri Çetin, B. No: 2013/3007, 6/2/2014,

§§ 61-69; Mahmut Can Arslan, B.

No: 2013/3008, 6/2/2014, §§ 60-68; Mehmet

Gürgen, B. No: 2013/3202, 6/2/2014, §§ 58-66; Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014,

§§ 58-66). Başvurunun kesin olarak karara bağlanmasının daha uzun bir sürede

gerçekleştiği ve bu durumun başvuruculara atfedilebilecek bir kusurdan

kaynaklanmadığı durumlarda ise makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır (İsmet Kaya,

B. No: 2013/2294, 8/5/2014, §§ 46-70).

37. Somut başvuru bakımından başvurucu tarafından 27/7/2005

tarihinde Komisyona yapılan müracaat sonrasında 11/8/2006 tarihinde talebin

reddedildiği, belirtilen karar aleyhine başlatılan yargılama sürecinde ise

20/11/2014 tarihli onama kararı ile İlk Derece Mahkemesinin işlemin iptali

yönündeki kararının kesinleştiği tespit edilmiştir.

38. Somut başvuruya bir bütün olarak bakıldığında başvurucu

açısından farklı karar verilmesini gerektiren bir yön bulunmadığı ve söz konusu

8 yıl 3 aylık yargılama süresinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna

varılmıştır.

39. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

40. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

41. Başvurucu, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

42. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

43. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 4.800 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 4.800 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Diyarbakır 1. İdare Mahkemesine (E.2007/221,

K.2007/1318) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

23/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Leyla Nur

ODUNCU

Başvurucu : Güler DEMİR Vekili : Av. Necmettin POLAT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/3910, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  12. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Yıldırım
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Oduncu
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/3910
Tarih
23 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Fatma Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/6577)
  • Mehmet Bayraktar Başvurusu (B. No: 2014/2316)
  • Alpaslan Atalay ve Menderes Dinler Başvurusu (B. No: 2014/3994)
  • Abidin Altıntaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/18577)
  • Mustafa Çelikoğlu Başvurusu (B. No: 2014/3007)
  • Öztürk Yazici Başvurusu (B. No: 2014/4549)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.