İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gürkan Karacaoğlu Başvurusu (B. No: 2015/1699)

1. Başvuru, aynı maddi olaya ilişkin açılan davaların ilgili ve

Başvuru No2015/1699Tarih18 Temmuz 2019Okuma11 dk · 2.191 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Gürkan Karacaoğlu Başvurusu

Karar tarihi
18 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/1699
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.191 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, aynı maddi olaya ilişkin açılan davaların ilgili ve

yeterli bir gerekçe gösterilmeden farklı şekilde sonuçlandırılması nedeniyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, THY DO&CO İkram Hizmetleri A.Ş.de (Şirket)

19/6/2002 tarihinden 31/10/2011 tarihinde kadar işçi statüsünde aşçı-pastacı

olarak çalışmakta iken iş akdi işveren tarafından 1/11/2011 tarihinde

feshedilmiştir. Fesih bildirim yazısında, işverenin iş ortağı ve ana müşterisi

Türk Hava Yolları tarafından Adana, Antalya, Bodrum, Dalaman, İzmir ve Trabzon

ünitelerinden hâlihazırda yapılan ikram yüklemelerinin kaldırılması ve bunun

yerine İstanbul ünitesinden gidiş dönüş yükleme yapılması talebinin ciddi

tasarruf tedbirleri alınması zorunluluğu doğurduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda

İzmir ünitesi için talep edilen ikram işlerinin önemli miktarda azalması

nedeniyle iş gücü fazlalığının ortaya çıktığı, başvurucunun çalıştığı pozisyona

ihtiyacın kalmadığı ve başvurucunun da İstanbul ünitesinde görev almak isteğine

ilişkin herhangi bir başvurusunun bulunmadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar

tazminatları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir.

8. Başvurucu, Şirket aleyhine İzmir 1. İş Mahkemesinde (Mahkeme)

açtığı davada feshin geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin

geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

9. Yargılama sürecinde tarafların tanıkları dinlenmiş ve

Mahkemenin 6/6/2012 tarihli kararı ile

"işletmesel karar ve buna bağlı olarak istihdamı

azaltma konusunda objektif ölçütlerle denetime elverişli bir karar alınıp,

keyfilikten uzak tutarlı biçimde uygulanmadığı gibi; işine son verilecek

çalışanların belirlenmesi konusunda da nesnel ve tutarlı ölçütler belirlenip

ortaya konulmaksızın fesih işlemi gerçekleştirilmiş olduğu..."

gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar

verilmiştir.

10. Davalının temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

(Daire) 16/10/2012 tarihli kararıyla hükmün bozulmasına karar vermiştir. Karar

gerekçesinde, ilgili kurumlardan kayıtlar getirilip uzman bilirkişilerce

inceleme yaptırılarak fesih bildiriminde sözü edilen işverenin iş ortağı ve ana

müşterisi Türk Hava Yolları tarafından Adana, Antalya, Bodrum, Dalaman, İzmir

ve Trabzon üniteleri yerine İstanbul ünitesinden gidiş dönüş yükleme yapılması

talebinin gerçek olup olmadığı ve bu nedenle ortaya çıkan istihdam fazlalığı

sonucu başvurucunun çalıştığı bölümün lağvedilip edilmediği, işçinin kıdem ve

niteliklerine göre eşdeğer bir başka iş teklif edilerek değerlendirilme olanağı

bulunup bulunmadığı ayrıca fesihten sonra başvurucu ile aynı niteliği taşıyan

işçi alınıp alınmadığı tespit edilerek delillerin yeniden değerlendirmesi ve

sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

11. Mahkeme 23/1/2013 tarihli kararı ile bozma kararına

uymayarak ilk kararında direnmiştir. Direnme kararı gerekçesinde, taraf tanıklarının

beyanları değerlendirilerek başvurucu ile birlikte işten çıkarılan işçilerin

bir kısmının daha düşük ücretle işe alınması ve başvurucu dâhil bir kısım

işçilere daha düşük ücretle sezonluk çalışma önerilmesi karşısında, istihdamı

azaltma konusunda objektif ölçülerle denetime elverişli işletmesel

bir karar alınmadığı vurgulanmıştır. Diğer yandan feshin geçerli nedene

dayandığını kanıtlama yükümlülüğü altında olan işverenin delil bildirmediği bir

durumda irdelenecek davalı delili yokken davalı yönünden somut delil tartışması

yapmaya olanak da bulunmadığı belirtilerek işveren tarafından gerçekleştirilen

feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar verilmiştir.

12. Davalı işverenin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel

Kurulunun 12/2/2014 tarihli kararıyla Dairenin bozma kararının kesin olduğu ve

direnme yolunun kapalı bulunduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına

karar verilmiştir.

13. Bozma kararı uyarınca yapılan yargılamada bilirkişiden rapor

alınmış ve Mahkeme 9/9/2014 tarihli kararı ile feshin geçersizliğine ve

başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, ilgili

kurumlardan alınan bilgiler ile davalı işverence sunulan kayıtlar da dikkate

alınarak düzenlenen 10/7/2014 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre fesih

bildiriminde sözü edilen Adana, Antalya, Bodrum, Dalaman, İzmir ve Trabzon

ünitelerinde faaliyetin devam ettiği, büyük ölçüde fesihlerin gerçekleştiği

Ekim-Aralık döneminde anılan ünitelere (Antalya hariç) az sayıda da olsa yeni

işçiler alındığının tespit olunduğu belirtilmiştir. Diğer yandan davalı işveren

ile başvurucunun da üyesi olduğu sendika arasında imzalanan Toplu İş

Sözleşmesi'ne göre toplu işçi çıkarmak istenildiğinde bunun en az otuz gün

önceden bir yazı ile ilgili sendikaya bildirilmesi gerektiği hâlde davalı

işverence yapılmış toplu işçi çıkarma bildiriminin olmadığı vurgulanmıştır. Bilirkişi Heyeti raporunda belirtilen bu

tespitler, bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda elde edilen

bilgi ve belgeler, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre söz konusu

ünitelerde işçilerin işe giriş ve işten çıkış durumları ile taraf tanıklarının

beyanları değerlendirilmiş ayrıca aynı konumdaki işçiler tarafından açılan

davalar nedeniyle verilen Yargıtay kararları da dikkate alınarak ilk karardaki

gerekçeler ışığında davanın kabulüne karar verildiği açıklanmıştır.

14. Davalı işverenin temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk

Dairesinin 25/11/2014 tarihli kararıyla hüküm bozularak ortadan kaldırılmış ve

davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Karar gerekçesinde, davalı

işverenin fesih bildiriminde belirttiği hususları 20/10/2011 tarihinde

işyerindeki tüm çalışanlarına bildirmesi üzerine bir kısım işçilerin İstanbul

ünitesinde çalışmayı kabul ederek yeni ünitelerinde işe başladıkları ancak

başvurucunun yapılan bu iş teklifine karşı başvuruda bulunmadığı

vurgulanmıştır. Bu kapsamda işverenin; işletmesel bir

karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini ve tutarlı

şekilde uyguladığını ve feshe son çare olarak başvurduğunu ispatladığından

feshin geçerli sebebe dayandığı ifade edilmiştir.

15. Nihai karar başvurucu vekiline 22/12/2014 tarihinde tebliğ

edilmiş, başvurucu 20/1/2015 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. Anayasa Mahkemesi başvuru konusu olaya benzer başvurulara

ilişkin kararlarında ilgili iş ve yargılama usulüne dayanak oluşturan mevzuata

yer vermiştir (Bayram Özkaptanoğlu

[GK], B. No: 2013/1015, 8/4/2015, §§ 16-24; İlknur

Yılmaz ve diğerleri, B. No: 2013/2651, 24/2/2016, §§ 14-22; Arzu Aydın Margi,

B. No: 2014/10007, 18/5/2016, §§ 16-24).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 18/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

18. İzmir'de çalıştığı sırada işverenin İstanbul'da çalışmaları

yönünde duyuru yaptığını, iş şartlarında esaslı değişiklik oluşturan bu durumun

22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine göre yazılı olarak

bildirilmesi gerektiğini, bu emredici hükme aykırı olarak nereye ve kaç gün

süreyle asıldığı belli olmayan duyuru

nedeniyle yapılan feshin geçerli olmayacağını belirtmiştir. Ayrıca işyerine

aynı nitelikte işçi alındığını beyan eden tanık H.G.nin

beyanlarının değerlendirilmediğini, iş akdinin feshinden sonra aynı işyerinde

yeni işçilerin daha düşük ücretlerle işe başlatıldığını, davalı Şirketin işletmesel karar almasını gerektiren mali güçlüğünün de

bulunmadığını ve işyerinde aynı anda yaklaşık elli işçinin işine son verilerek

toplu şekilde işçi çıkarmanın 4857 sayılı Kanun’un 29. maddesine de aykırı

olduğunu açıklamıştır. Fesihlerin esas amacının ücretleri düşürmek olduğunu,

diğer yandan benzer davalarda Yargıtay 7. ve 9. Hukuk Daireleri tarafından ilk

derece mahkemelerince verilen işe iade davalarının kabulüne dair kararların

onanmasına rağmen kendi açtığı dava sonunda verilen kararın Yargıtay 22. Hukuk

Dairesince ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiğini

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

19. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

20. Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Bütün mahkemelerin her türlü kararları

gerekçeli olarak yazılır."

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin; benzer davaların

Yargıtay daireleri tarafından farklı şekilde sonuçlandırılmasına rağmen iş

akdinin geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedilmesi üzerine açtığı işe iade

davasının ilgili ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin haksız şekilde reddedilmiş

olduğu anlaşılmakla, başvurunun adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında

gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun bu kısımının kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

23. Anayasa Mahkemesi; aynı işverene karşı ve aynı maddi olaya

ilişkin olarak açılan davaların konusu olan benzer başvurularda verdiği Bayram Özkaptanoğlu (bkz.

§§ 63-70), İlknur Yılmaz ve diğerleri (bkz.

§§ 57-63) ve Arzu Aydın Margi

(bkz. §§ 58-64) kararlarında gerekçeli karar

hakkı kapsamındaki genel ilkeleri açıklamıştır.

24. Anayasa Mahkemesinin anılan Bayram

Özkaptanoğlu (bkz.§ 81), İlknur Yılmaz ve diğerleri (bkz. § 71) ve Arzu Aydın Margi

(bkz. § 72) ihlal kararlarında;

davalı işverenin temyizi üzerine Daire tarafından başka bir araştırma

yapılmadan ve dosyadaki aynı deliller değerlendirilmek suretiyle Mahkeme

kararının ortadan kaldırıldığı ve davaların reddedildiği vurgulanmıştır.

Başvurucuların yazılı bildirimin kanuna uygun yapılmadığına yönelik iddialarına

karşılık Dairece 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesinin ilk cümlesindeki "İşveren....çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak

durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir..."

hükmünün yorumlanmadığı ve yazılı bildirimin şekli konusunda bir açıklama

yapılmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca davalı işverenin mali durumunu gösteren

bilirkişi raporlarının hangi gerekçeyle dikkate alınmadığı, başvurucunun iş

akdine son verilmesinden sonra işyerine yeni işçi alınıp alınmadığı konusunda

dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki verilerin değerlendirilmediği ve aynı

konuda beyanda bulunan tanıkların ifadelerinin tartışılmadığı belirtilmiştir.

Diğer bir ifadeyle davanın sonucuna etkili olduğu kabul edilen hususlara yanıt

verilmeden ve başvurucuların iddiaları cevapsız bırakılarak verilen kararlarda

ilgili ve yeterli bir gerekçe bulunduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı

sonucuna varılmıştır.

25. Somut başvuruda da Bayram

Özkaptanoğlu, İlknur Yılmaz ve Diğerleri ve

Arzu Aydın Margi kararlarında

açıklanan, adil yargılanma kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonucunu doğuran tespitlerinden ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı

anlaşılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

27. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar

verildiğinden başvurucunun, Yargıtayın ilk derece

mahkemesinin yerine geçerek hüküm kurmasının kanuni hâkim güvencesine aykırı

olduğuna yönelik şikâyetleri ile haksız şekilde işine son verilmesi üzerine

açtığı davanın reddedilmesi suretiyle çalışma ve sosyal güvenlik hakları ve

eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin diğer şikâyetleri hakkında kabul

edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

29. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

30. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun tespiti açısından öncelikle ihlalin

kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin mahkeme

kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57, 58).

31. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi

amacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul

kanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak

yargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın

kaldırılması hususunda derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin

gerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını

tespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek

üzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (Mehmet

Doğan, § 59).

32. Başvurucu yoksun kaldığı aylık ücretleri ve yaptığı

yargılama giderlerine karşılık tazminat talebinde bulunmuştur.

33. Başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla

somut başvuruda ihlalin Daire kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

34. Bu durumda gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un

50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda ihlale yol açan kararın ortadan

kaldırılması, sonrasında gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması ve sonucuna uygun yeni

bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden

yargılama yapılmak üzere Yargıtay 22. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İzmir

1. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

35. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının

yeterli giderim sağlayacağı sonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine

karar verilmesi gerekir.

36. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

Yargıtay 22. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İzmir 1. İş Mahkemesine

(E.2014/176, K.2014/595) GÖNDERİLMESİNE,

D. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili yargı

merciine gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle başvurucunun tazminat

talebinin REDDİNE,

E. 226,90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.701,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

18/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Volkan SEVTEKİN Başvurucu : Gürkan KARACAOĞLU Vekili : Av. Hüseyin PEHLİVAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/1699, 18 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Gerekçeli Karar
  9. B. Diğer İhlal İddiaları
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  11. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının
  12. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  13. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  14. D. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili yargı
  15. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/1699
Tarih
18 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • K.ö. Başvurusu (B. No: 2016/3569)
  • Aslıhan Baştuğ Başvurusu (B. No: 2016/22172)
  • S.y. Başvurusu (B. No: 2015/19127)
  • Ali Akyol ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/16665)
  • Ahmet Karadavut Başvurusu (B. No: 2016/67813)
  • Resul Darama Başvurusu (B. No: 2018/251)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.