İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Haitham Salah Abdelkhalek Mahmoud ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/29511)

1. Başvuru; öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma

Başvuru No2017/29511Tarih9 Eylül 2020Okuma9 dk · 1.805 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Haitham Salah Abdelkhalek Mahmoud Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
9 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2017/29511
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.805 kelime·9 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma

riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi ve geri gönderme

merkezindeki tutulma koşulları nedenleriyle aile hayatına saygı hakkı ve kötü

muamele yasağının, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması nedeniyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, idari gözetim kararına itiraz kabul

edildiği hâlde lehe vekâlet ücreti hükmedilmemesi nedeniyle de adil yargılanma

ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Ekli tabloda sıralanan başvuruların başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra başvurular Komisyonlara

sunulmuştur.

3. Komisyonlarca başvuruların kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölümler tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Başvurucuların bir kısmı, bireysel başvuru harç ve

masraflarını karşılama imkânlarının bulunmadığını belirterek adli yardım

talebinde bulunmuştur.

5. Bölümler tarafından bir kısım başvurucu için sınır

dışı etme işlemlerinin geçici olarak (tedbiren) durdurulmasına karar

verilmiştir.

III.OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Muhtelif ülkelerin vatandaşı olan başvurucular

hakkında farklı tarihlerde 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve

Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b), (d)

ve (k) bentleri kapsamında ilgili valilikler tarafından sınır dışı etme kararı

tesis edilmiş, ayrıca başvurucuların bir kısmı idari gözetim altına alınarak

geri gönderme merkezlerine konulmuştur.

8. Başvurucular 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı

Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname (676 sayılı KHK) ile 6458 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik

sonrasında sınır dışı etme işlemi yönünden etkili bir iç hukuk yolu

bulunmadığını belirterek değişik tarihlerde doğrudan bireysel başvuruda

bulunmuştur.

9. Anayasa Mahkemesi sınır dışı etme ve idari gözetim

altına alma işlemlerini konu alan bireysel başvuruları değerlendirirken hem Göç

İdaresi Genel Müdürlüğünden (Göç İdaresi) hem de başvuruculardan dile getirilen

iddialara ilişkin bazı bilgi ve belgeler talep etmiştir.

10. Başvurucuların bir kısmı talep edilen bilgilere

ilişkin cevap dilekçelerinde sınır dışı etme işleminin iptali amacıyla ilgili

idare mahkemelerinde dava açtıklarını fakat davalarının usulden reddedildiğini

belirtmişlerdir.

11. Göç İdaresi başvurucular hakkında tesis edilen sınır

dışı etme işlemlerine ilişkin -tebliğ belgeleri de dâhil olmak üzere- tüm

evrakları göndermiştir.

12. Diğer taraftan idari gözetim altında tutulan tüm

başvurucular, itirazları üzerine geri gönderme merkezlerinden farklı tarihlerde

yetkili sulh ceza hâkimliklerince veya idare tarafından resen salıverilmiştir.

IV.İLGİLİ HUKUK

13. İlgili hukuk için bkz. A.A. ve A.A. [GK], B.

No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-38.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 9/9/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talepleri Yönünden

15. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların başvuru

giderlerini karşılayabilecek ölçüde mal varlıklarının bulunmadığı ve

taleplerinin dayanaktan yoksun olmadığı anlaşılmış olup 12/1/2011 tarihli ve

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesinin (1) numaralı fıkrası

uyarınca adli yardım taleplerinin kabulü ile yargılama giderlerini ödemekten

geçici olarak muaf tutulmalarına karar verilmesi gerekir.

B. İdari

Gözetim Kararına İlişkin İddialar

16. Bir kısım başvurucu, idari gözetim altında tutulmaları

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, insan haysiyetiyle bağdaşmayan

koşullarda geri gönderme merkezinde tutulmaları nedeniyle de kötü muamele

yasağının ihlal edildiğini iddia etmiş; bu konularda şikâyetini ileri

sürebileceği etkili bir başvuru mekanizması bulunmadığını ifade etmiştir.

17. Anayasa Mahkemesi B.T. ([GK], B. No:

2014/15769, 30/11/2017) başvurusunda idari gözetim altında tutulma yerlerinin

yönetim, denetim ve işletilmesinin İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bir

kamu hizmeti olduğunu, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 2. maddesine göre idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı

doğrudan etkilenenlerin idari yargıda tam yargı davası açabileceğini, teorik

düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu yolun -sırf bilgi eksikliği nedeniyle-

fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde yorumlanamayacağını

belirtmiş ve yabancının salıverilmesi hâlinde etkili hukuk mekanizmasının tam

yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).

18. Anayasa Mahkemesi aynı başvuruda, idari gözetimi sona

erdirilen başvurucuların hukuka aykırı olarak idari bir kararla

özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları nedeniyle uğradıklarını öne sürdükleri

maddi ve manevi zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma,

yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam

yargı davası yolu tüketilmeden yapılan başvuruların incelenmesinin bireysel

başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır (B.T.,

§ 73; A.A., B. No: 2014/18827, 20/12/2017, § 37).

19. Anayasa Mahkemesi R.M. ve diğerleri (B. No:

2015/19133, 17/4/2019, § 31) başvurusunda bir kez daha yukarıda yer verilen

ilkelere bağlı kaldığını vurgulamıştır. Başvurucuların geri gönderme merkezinde

tutulmaları nedeniyle kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edildiği iddiaları bakımından açıklanan ilkelerden ayrılmayı

gerektiren bir husus bulunmamaktadır.

20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

21. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle

mevcut başvurular yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari

davaların süresine ilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması

zorunluluğu hasıl olmuştur.

22. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde

açılacak davaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların

süresinde açılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir.

Öte yandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T. kararındaki

içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'de yayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce

tam yargı davası yolu tüketilmeden, doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan

müracaatların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

bulunmasını müteakip açılacak davalarda dava açma süresinin derece

mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye erişim haklarının ihlaline neden

olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğine de işaret edilmelidir (B.T.,

§ 59).

23. Kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkı yönünden başvuru yollarının tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik

kararı verildiğinden anılan yasak ve hakla bağlantılı olarak Anayasa'nın 40.

maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasının bu

aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

C. Lehe Vekâlet

Ücreti Hükmedilmediğine İlişkin İddia

24. Bir kısım başvurucu, idari gözetim kararına

itirazlarının sulh ceza hâkimliklerince kabul edilmesine rağmen lehlerine

vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında, anayasal açıdan önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara

uğramadığı başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına

alınmıştır.

26. Anılan hükümle anayasal ve kişisel önemden yoksun

başvuruların esastan incelenmemesine imkân tanıyan ek bir kabul edilebilirlik

kriteri getirilmiştir. Dolayısıyla diğer tüm kabul edilebilirlik kriterlerini

taşısa hatta esas hakkında incelemeye geçildiğinde ihlal kararı verilebilecek

nitelikte olsa bile kanunda belirtilen nitelikteki bir başvuru kabul edilemez

bulunabilecektir (K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, § 55).

27. Somut olayda başvurucular, Avukatlık Asgari Ücret

Tarifesi'ne göre lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri

sürmüşlerdir. Başvurucuların iddialarının özü mahkemeye erişim ve

mülkiyet haklarının ihlal edildiğine yönelik olup başvurucuların dile

getirdiği şikâyetlere benzer şikâyetlerin Anayasa Mahkemesince daha önce

incelendiği ve ilgili Anayasa kurallarının yorumlandığı anlaşılmaktadır.

28. Başvurucular açısından önem taşıyan husus, kesin

nitelikteki kararla yararlarına bir miktar vekâlet ücreti takdir edilmemesidir.

Takdir edilmeyen vekâlet ücreti nedeniyle başvurucuların içinde bulunduğu

kişisel koşullara göre kendilerine ciddi anlamda zarar verdiği ve

kendileri için ne denli önemli olduğu hususunda herhangi bir açıklamalarının

olmadığı da gözetildiğinde önemli bir zarar olduğu kanaatine ulaşılamamıştır

(benzer yöndeki bir değerlendirme için bkz. Daygınat Magomedzhamılova ve

diğerleri, B. No: 2015/516, 20/3/2019, §§ 33-42).

29. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın yorumlanması ve

uygulanması açısından önem taşımadığı gibi başvurucuların da önemli bir zarara

uğramadığı sonucuna varıldığından anayasal ve kişisel önemden yoksun olduğu

anlaşılan başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Sınır Dışı

Etme İşlemine İlişkin İddialar

30. Başvurucular; ülkelerine geri gönderildikleri

takdirde hayatlarının tehlike altında olacağını, kötü muamele görme riskiyle

karşı karşıya kalacaklarını, aile bütünlüklerinin bozulacağını belirterek aile

hayatına saygı ve yaşam hakları ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğini

iddia etmişlerdir.

31. 676 sayılı KHK ile 6458 sayılı Kanun’un 53. ve 54.

maddeleri değiştirilerek ek hükümler ihdas edilmiştir. Bu değişiklikler

1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler

Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine

Dair Kanun'un 31. maddesi uyarınca aynen kabul edilmiştir. Buna göre anılan

Kanun’un 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b), (d) ve (k) bentlerinde

sınır dışı edilmelerine karar verilen kişiler için dava açma süresi boyunca ve

dava açıldığı takdirde de yargılama süresince -değişiklikten önceki durumdan

farklı olarak- sınır dışı etme işleminin durmayacağı düzenlenmiştir.

32. Söz konusu değişiklik sonrasında ülkesinde yaşam

hakkının ihlal edileceğini ya da kötü muameleye maruz kalacağını ileri süren ve

belirtilen üç bent kapsamında hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların

artık dava açsalar bile davalarını sonuna kadar takip edebilme olanakları

kalmamış veya en iyi ihtimalle bu husus, idarenin ve yargı mercilerinin

takdirine bırakılmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi pilot karar usulüyle ele

aldığı Y.T. ([GK], B. No: 2016/22418, 30/5/2019) başvurusunda sınır dışı

etme işlemlerine karşı etkili bir başvuru mekanizması bulunmadığı ve bu durumun

mevzuattan kaynaklandığı sonucuna ulaşmış, yapısal sorunun çözümü için

keyfiyetin yasama organına bildirilmesine karar vermiştir (Y.T., §§

73-76).

33. Öte yandan Y.T. kararından önce 676 sayılı KHK

ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte sınır dışı etme işlemine

karşı doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan başvurularda yargı yolunun tüketilip

tüketilmediği hususuna bakılmaksızın -lüzumu hâlinde- tedbir taleplerinin

kabulüne karar verilmeye başlanmıştır.

34. Eldeki dosyalarda başvurucular da 676 sayılı KHK ile

yapılan değişiklik sonrasında sınır dışı etme işlemine karşı idare mahkemesinde

iptal davası yolunun etkisiz olduğunu gözönünde tutarak doğrudan Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru yapmışlardır. Başvurucular bireysel başvuru

yapmadan önce iptal davası açmış olsalar bile başvuru aşamasında yargılamanın

sonuçlandığından bahsetmemişlerdir. Dolayısıyla eldeki bireysel başvuruların

konusunu idare mahkemesindeki yargısal süreç değil tek başına sınır dışı etme

işleminin kendisi oluşturmaktadır.

35. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru

yapılması gerekir.

36. 676 sayılı KHK sonrasında sınır dışı etme işlemine

karşı etkili bir yolun bulunmadığını, bu nedenle doğrudan Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru yapılabileceğini kabul eden başvurucuların sınır dışı etme

işlemini tebellüğ ettikleri tarihten itibaren otuz gün içinde bu yola

başvurmaları gerekmektedir.

37. Başvurucular hakkında düzenlenen belgeler

incelendiğinde kendi dillerinde hazırlanmış, kanuni haklarının ve itiraz

süreçlerinin belirtildiği veya söz konusu bilgilerin tercüman huzurunda

anlatıldığı sınır dışı etme kararının tebliğ edilmesine rağmen otuz günlük

yasal süresi içinde bireysel başvuru yapmadıkları tespit edilmiştir. Bunun

dışında başvurucuların yasal süreden sonra başvuru yapmalarına neden olan haklı

bir mazeretlerinin de olmadığı değerlendirilmiştir.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların

taleplerinin KABULÜNE,

B. 1. İdari gözetim altında tutulma dolayısıyla kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Lehe vekâlet ücreti hükmedilmediğine ilişkin

iddiaların anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Sınır dışı etme işlemi dolayısıyla kötü muamele

yasağının ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre

aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Sınır dışı etme işlemlerine ilişkin verilen tedbir

kararlarının SONLANDIRILMASINA,

D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebi

kabul edilen başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF

TUTULMALARINA,

E. Diğer başvurucular tarafından yapılan yargılama

giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İçişleri Bakanlığı

Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE 9/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Sinan ARMAĞAN Başvurucu : Haitham Salah Abdelkhalek MAHMOUD ve diğerleri (bkz. ekli tablo)

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/29511, 9 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. Iıı.olay Ve Olgular
  8. Iv.ilgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım
  11. B. İdari
  12. C. Lehe Vekâlet
  13. D. Sınır Dışı
  14. A. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların
  15. B. 1. İdari gözetim altında tutulma dolayısıyla kişi
  16. C. Sınır dışı etme işlemlerine ilişkin verilen tedbir
  17. D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  18. E. Diğer başvurucular tarafından yapılan yargılama
  19. F. Kararın bir örneğinin bilgi için İçişleri Bakanlığı
  20. M. Emin KUZ
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/29511
Tarih
9 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Hasan Fuat Seçkiner Başvurusu (B. No: 2017/14468)
  • Bayram Suver ve Kazım Uymaz Başvurusu (B. No: 2018/34851)
  • Ali Ergin Demirhan Başvurusu (B. No: 2017/35947)
  • Mahmut Durmaz ve Ayhan Çelikbay Başvurusu (B. No: 2017/25250)
  • Agah Aral ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/13031)
  • Ömer Yalçın Başvurusu (B. No: 2017/30798)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.