İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halil Devrim Ulaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/12590)

1. Başvuru, ileride yapılacak toplantının duyurusunu içeren

Başvuru No2015/12590Tarih6 Mart 2019Okuma17 dk · 3.306 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Halil Devrim Ulaş Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
6 Mart 2019
Başvuru Numarası
2015/12590
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.306 kelime·17 dk okuma·27 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ileride yapılacak toplantının duyurusunu içeren

afişlerin izinsiz asılması dolayısıyla idari para cezası kesilmesi nedeniyle

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 15/7/2015, 22/7/2015, 24/7/2015, 21/8/2015,

2/10/2015, 22/12/2015, 22/1/2016 ve 31/5/2016 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurucu Gülşah Öztürk ve Sıla Uzunpınar'ın adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. 2015/12325, 2015/12589, 2015/12590, 2015/12591, 2015/12493,

2015/12593, 2015/14567, 2015/16167, 2015/16314, 2015/19836, 2016/1612 ve

2016/10310 numaralı bireysel başvuru dosyaları, aralarında konu yönünden hukuki

irtibat bulunması nedeniyle 2015/12590 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmiş ve incelemenin 2015/12590 numaralı bireysel başvuru dosyası

üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

7. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

8. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş verilmesine gerek görülmediğini

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

10. Başvuruculardan Cemal Ersin, Dilşat Aktaş, Osman Nuri Orhan,

Nebiye Merttürk, Çağrı Yılmaz ve Gülşah Öztürk işsiz,

diğer başvurucular ise öğrencidir. Başvurucular Halkevleri Derneği (Dernek)

üyesi olup söz konusu Derneğin organizesinde 12/4/2015 tarihinde Kolej

Kavşağı'nda düzenlenecek olan mitingi duyurmak ve mitingin duyurusunun çeşitli

şekillerde engellenmesini protesto etmek amacıyla 6/4/2015 günü saat 12.20

sıralarında Konur Sokak üzerinde beklemeye başlamışlardır. Başvurucuların da

içinde bulunduğu on sekiz kişiden oluşan grubun üzerinde "Yürü üstüne üstüne AKP'nin

yağmacının, talancının, hırsızın 12 Nisan 2015 Ankara Halkevleri"

yazılı önlükler bulunmaktadır.

11. Başvurucuların içinde olduğu grup, saat 12.30 sıralarında

Meşrutiyet Caddesi ile Konur Sokak'ın kesiştiği yerde bulunan üst geçide

yanlarında bulunan yapıştırıcı, afiş, kova ve fırçalarla birlikte tek sıra

hâlinde yürümüşler ve üst geçidin merdivenlerine söz konusu mitinge ilişkin

afişleri yapıştırmaya başlamışlardır. Afişlerin üzerinde "Yürü üstüne üstüne 12 Nisan

Kolej Halkevleri" ifadesi yer almaktadır. Bunun üzerine emniyet

yetkilileri grubun duyup anlayabileceği ses tonuyla uyarıda bulunmuş ve grubun

eyleminin 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre kabahat

teşkil ettiğini, vatandaşların ortak kullanım alanlarından olan üst geçidi

kullanıma açmaları ve çevreyi kirletmemeleri yönünde uyarıda bulunmuşlardır.

12. Saat 12.35 sıralarında, yapılan uyarılara rağmen dağılmayan

ve eylemlerine devam eden grup üyeleri polis tarafından gözaltına alınmış ve

ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmışlardır. Başvurucular da dâhil

toplam on sekiz kişiye Ankara Büyükşehir Belediyesi zabıtaları tarafından 5326

sayılı Kanun'un 42. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca izinsiz afiş

astıkları gerekçesiyle kişi başı 2.000 TL idari para cezası kesilmiştir. İdari

yaptırım karar tutanaklarında kendisine ceza kesilen kişiler için 12.30 ila

13.30 saatleri arasında kabahate konu eylemlerin zamanı beşer veya onar dakika

gibi aralıklarla belirtilmiştir.

13. Başvurucular para cezalarına itiraz etmişler ve Ankara 1.,

2., 3., 4., 5., 6., 8. Sulh Ceza Hâkimlikleri (Hâkimlikler ya da SCH) değişik

tarihlerde itirazları reddetmiştir. Başvuruculardan Çağrı Yılmaz ve Gülşah

Öztürk'ün itirazları ise kamu güvenliği, kamu düzeni ve kamu sağlığı açısından

toplumda oluşabilecek zarar ve mağduriyet ile itiraz edenlerin şahsi ve sosyal

durumu, ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü de dikkate alınarak kısmen

kabul edilmiş ve ilgili Hâkimlikçe idari para cezası 1.000 TL'ye düşürülmüştür.

Adı geçen başvurucular anılan kararlara itiraz etmişler ve itirazları Ankara 4.

Sulh Ceza ve 5. Sulh Ceza Hâkimliklerince kesin olarak reddedilmiştir.

Hâkimlikler, ret kararlarının gerekçesinde 5326 sayılı Kanun uyarınca kesilen

idari para cezalarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmişlerdir.

14. Başvurucuların itirazları kesin olarak reddedilmiş ve söz

konusu kararlar başvuruculara 17/6/2015 (Neslihan Uyanık), 26/6/2015 (Sıla Uzunpınar),1/7/2015 (Halil Devrim Ulaş ve Ataberk Mest), 8/7/2015 (Hadi Sinan İskit), 14/7/2015 (Nuri

Özçelik), 23/7/2015 (Dilşat Aktaş),15/9/2015 (Nebiye Merttürk

ve Osman Nuri Orhan),23/11/2015 (Çağrı Yılmaz), 29/12/2015 (Cemal Ersin) ve

3/5/2016 (Gülşah Öztürk) tarihlerinde tebliğ edilmiştir. Ret kararları üzerine

başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

15. Başvurucular tarafından sunulan aynı olaya ilişkin ve on

sekiz kişiden oluşan grupta yer alan M.E. ve E.Ü.nün itirazı üzerine verilen Ankara 7. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 2015/1771 ve 2015/1772 D. İş No.lu kararlarında afiş asma eylemi

Anayasa'nın 90. maddesi gereğince Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10.

maddesi kapsamında ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiş ve para cezasına

ilişkin idari yaptırım kararları kaldırılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

16. 5326 sayılı Kanun’un "Afiş

asma" kenar başlıklı 42. maddesinin ilgili hükümleri şöyledir:

"(1) ... cadde veya

sokak kenarlarındaki kamuya ait ... alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere

ait alanlara bez, kâğıt ve benzeri afiş ... asan kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Aynı

içerikteki afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır.

(2)

Birinci fıkra hükmü, yetkili makamlardan alınan açık ve yazılı izne dayalı

olarak asılan afiş ve ilânlar açısından uygulanmaz...

...

(4) Bu

kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına, kolluk veya belediye zabıta

görevlileri karar verir.

..."

B. Uluslararası Hukuk

17. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına ilişkin genel

ilkeler bakımından uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Anayasa Mahkemesi

Genel Kurulunun Ali Rıza Özer ve diğerleri ([GK],

B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 115-124) ve Bölüm tarafından verilen Osman Erbil (B. No: 2013/2394, 25/3/2015,

§§ 45-53) ve Rıza Gökçen Erus

ve diğerleri (B. No: 2014/17391, 19/4/2018, §§ 24-30) kararları.

Ayrıca afiş asma eylemi nedeniyle sendika üyelerine idari para cezası

verilmesinin sendika hakkının ihlali olduğu yönünde bkz. Abdulvahap Can ve diğerleri (B. No: 2014/3793,

8/11/2017).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 6/3/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

19. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucular Halil Devrim

Ulaş, Ataberk Mest, Cemal Ersin, Dilşat Aktaş, Nuri

Özçelik, Çağrı Yılmaz, Neslihan Uyanık, Hadi Sinan İskit, Nebiye Merttürk ve Osman Nuri Orhan'ın açıkça dayanaktan yoksun

olmayan adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Toplantı ve Gösteri

Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların İddiaları

20. Başvurucular, üyesi oldukları Derneğin mitingi için yapılan

engellemeleri protesto etmek için toplandıkları ve afiş asmaya başladıkları

sırada kolluk güçleri tarafından yakalama işlemi yapıldığını belirtmişlerdir.

Ayrıca başvurucular, idari para cezası kesilmesi yanında haklarında 6/10/1983

tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten

dava açıldığını ifade etmişlerdir. Başvurucular, iddianameye göre afiş asma

eyleminin anılan Kanun'a muhalefet suçunun unsuru olarak değerlendirildiğini

öne sürmüşlerdir. Başvurucular eylemlerinin suç oluşturmadığını belirterek

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarının ihlal edildiğini iddia

etmişlerdir.

21. Başvurucular; afiş asma eylemini tamamlamadan kendilerine

müdahale edildiğini, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını ifade etmişlerdir.

Başvurucular; kabahatin işlendiği saatin tutanaklarda beşer dakika aralıklı

olarak belirtildiğini, afiş asma eyleminin aynı saatte olması nedeniyle

tutanakların usulüne göre tutulmadığını öne sürmüşlerdir. Başvurucular; derece

mahkemelerinin kararlarının gerekçesiz olduğunu, kesilen ceza tutarlarının 5326

sayılı Kanun'da belirtilen alt sınırın üzerinde ve fahiş olarak belirlendiğini,

on sekiz kişiye toplamda 36.000 TL para cezası verilmesinin hakkaniyetli

olmadığını belirterek adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir. Başvurucular, itirazları kabul edilen ve on sekiz kişi içinde yer

alan diğer iki kişiye ilişkin mahkeme kararlarının emsal olarak

değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.

2. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların şikâyetlerinin özünün bir

toplantıya ilişkin afişlerin asılması nedeniyle yaptırım uygulanması ve bu

suretle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasına yönelik

olması nedeniyle gerekçeli karar hakkına ilişkin iddiaları da dahil

şikayetlerinin bir bütün olarak Anayasa'nın 34. maddesi kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

23. Anayasa’nın "Toplantı

ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" kenar başlıklı 34. maddesi

şöyledir:

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız

ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,

milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve

genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve

kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir."

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Müdahalenin Varlığı

25. Afiş asılması sırasında müdahale edilmek ve izinsiz afiş

asılması nedeniyle idari para cezası uygulanmak suretiyle yapılacak mitingin

duyurusunun engellenmiş olması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkına yönelik bir müdahale oluştuğu kabul edilmelidir.

ii. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

26. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 34. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ...

gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

27. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

(1) Kanunilik

28. 5326 sayılı Kanun'un 42. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır.

(2)

Meşru Amaç

29. Başvurucuların idari para cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin kararların kamu düzeninin korunması ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasına

yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna

varılmıştır.

(3) Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(a) Genel

İlkeler

(i) Demokratik

Toplumda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Önemi

30. Anayasa Mahkemesi daha önce pek çok kez demokratik toplum düzeninin gerekleri

ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini açıklamıştır. Toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkı, demokratik toplumun en temel değerleri arasında yer

almakta olup bireylerin ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına

duyurmak için bir araya gelebilme imkânını korumayı amaçlamaktadır. Kolektif

bir şekilde kullanılan ve düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti

dışlayan yöntemlerle düşüncelerini açıklama imkânı veren bu hak; çoğulcu

demokrasilerin gelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması,

korunması ve yayılmasını güvence altına almaktadır (Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 40; Dilan Ögüz Canan

[GK], B. No: 2014/20411, 30/11/2017, § 36; Ali

Rıza Özer ve diğerleri, § 115; Eğitim

ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], B. No: 2014/920,

25/5/2017, § 79; Osman Erbil, § 45).

31. Bu hak, ifade özgürlüğünün özel bir biçimidir. Anayasal

haklar içinde kendine has özerk rolünün ve özel uygulama alanının varlığına

rağmen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aynı zamanda ifade

özgürlüğünün ışığında değerlendirilmelidir. İfade özgürlüğünün demokratik ve

çoğulcu bir toplumdaki önemi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı için

de geçerlidir (Dilan Ögüz

Canan, § 34; Ali Rıza Özer ve

diğerleri, § 115; Osman Erbil,

§§ 31, 45; Eğitim ve Bilim Emekçileri

Sendikası ve diğerleri, § 72; Gülşah

Öztürk ve diğerleri, B. No: 2013/3936, 17/2/2016, § 66; Ömer Faruk Akyüz, B. No: 2015/9247,

4/4/2018, § 52). Sonuç olarak toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her

türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır (Dilan Ögüz Canan, §

35; Ömer Faruk Akyüz, § 55).

(ii)Müdahalenin Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun

Olması

32. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik

toplum düzeninin gereklerine uygun

kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı

olması gerekir (toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan

müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması prensibi

hakkında anayasa mahkemesinin ortaya koyduğu ilkeler için bkz. Ferhat Üstündağ, §§ 45-48; Sevinç Hocaoğulları,

B. No: 2015/271, 15/11/2018, §§ 39-42).

(iii) Barışçıl

Toplantı Hakkı

33. Anayasa’nın 34. maddesi; fikirlerin silahsız ve saldırısız, başka bir ifade

ile barışçıl bir şekilde ortaya konabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkını güvence altına almıştır. Dolayısıyla toplantı hakkının amacı,

şiddete başvurmayan ve fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan bireylerin

haklarının korunmasıdır. Demokratik bir toplumda, mevcut düzene itiraz eden ve

barışçıl yöntemlerle değiştirilmesi gerçekleştirilmesi savunulan siyasi

fikirlerin toplantı özgürlüğü ve diğer yasal araçlarla kendisini ifade edebilme

imkânı sunulmalıdır (Dilan Ögüz Canan, § 37; Ali Rıza Özer ve diğerleri, §§ 117, 118; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri,

§ 80; Osman Erbil, § 47; Gülşah Öztürk ve diğerleri, §§ 67, 68; Ömer Faruk Akyüz, § 54).

34. Eğer bir toplantı şiddet içeriyorsa veya bu toplantıda

şiddete çağrıda bulunuluyorsa bu toplantının barışçıl olduğu, dolayısıyla

Anayasa'nın 34. maddesinin sağladığı korumadan yararlanacağı söylenemez.

Barışçıl bir toplantıya müdahale etmek için genel ve muğlak bazı gerekçelere

dayanılması yeterli kabul edilemez (Ferhat

Üstündağ, § 51, 56). Bu çerçevede toplantı hakkının kullanılmasını

engelleyen ya da aşırı zorlaştıran müdahalelerin gerekçesi kamu otoritelerince

ve derece mahkemelerince somut olayın şartlarıyla ilgili ve yeterli şekilde

ortaya konulmalıdır.

(iv) Sınırlamanın

Niteliği

35. Toplanma özgürlüğünün kullanımından kaynaklanan kamu

düzenine yönelik tehditlerin gerçeklik değeri taşıması hâlinde yetkili makamlar

bu tehditleri bertaraf edecek tedbirleri alabilirler. Bununla birlikte alınan

tedbirlerin veya öngörülen cezaların barışçıl toplantı hakkına dolaylı olarak

usulsüz sınırlamalara dönüşmesine müsaade edilemez. Güvence altına alınan

toplantı hakkını kullanırken kamu otoritelerinin keyfî müdahalelerine karşı da

bireyin korunması gerekir (Dilan Ögüz Canan, § 42; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 82; Gülşah Öztürk ve diğerleri, § 76).

Barışçıl amaçlarla bir araya gelmiş kişilerin toplantı hakkını kullanırken kamu

düzeni açısından tehlike oluşturmayan ve şiddet içermeyen davranışlarına

devletin sabır ve hoşgörü göstermesi çoğulcu demokrasinin gereğidir (Dilan Ögüz Canan,

§ 38; Osman Erbil, § 54).

(v) Toplantıya

Hazırlık İşlemleri

36. Toplantı hakkındaki sınırlama

kavramı; ifade özgürlüğünde olduğu gibi hakkın kullanılması öncesinde,

kullanılması sırasında veya kullanıldıktan sonra yapılan muameleleri kapsar (Ali Rıza Özer, §§ 123, 137). Yapılacak bir

toplantıya yönelik hazırlık hareketleri için de başka hukuk normlarının ihlal

edilmemesi kaydıyla yukarıda anılan ve toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemeye

ilişkin ilkeler uygulanmalıdır. Toplantıya ilişkin bildirilerin veya

duyuruların dağıtımının engellenmesine veya duyuruların asılmasına yönelik

işlemler veya kararlar kamu otoritelerince ilgili ve yeterli gerekçe ile ortaya

konulamadığı sürece toplantı ve gösteri düzenleme hakkının ihlaline yol

açacaktır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi afişlerin izinsiz olarak asılması

nedeniyle idari para cezası verilmesinin başvurucuların toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkına etkisine ilişkin olarak hakkın kullanımını imkaâsız kılıp kılmadığı veya ne derecede zorlaştırdığı

hususlarını derece mahkemelerinin kararlarının gerekçesiyle birlikte ve

yukarıdaki ilkeler ışığında değerlendirecektir.

(b) İlkelerin

Olaya Uygulanması

37. Somut olayda izinsiz afiş astıkları gerekçesiyle

başvurucuların her birine 2.000 TL idari para cezası verilmiştir. İki başvurucu

tarafından yapılan itirazlar ise ilgili Hâkimlikçe kısmen kabul edilerek bu

başvurucular hakkındaki idari para cezası 1.000 TL'ye düşürülmüştür.

Başvurucular tarafından icra edilen afiş asma fiilinin Halkevleri Derneği

tarafından yapılacak mitingin duyurulması kapsamında gerçekleştirildiği

anlaşılmaktadır.

38. İlk olarak başvuruya konu afiş içeriklerinin suç teşkil

ettiğine ilişkin olarak kamu makamlarının herhangi bir tespiti veya iddiası

bulunmamaktadır. İleri bir tarihte yapılacak bir mitinge çağrı içeren ve

herhangi bir suç unsuru içerdiği iddia edilmemiş olan afişlerin asılmasının bir

düşünce açıklaması mahiyetinde olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Buna

ilave olarak somut olayda afiş asma biçiminde tezahür eden fikir açıklaması,

toplantı ve gösteri düzenleme çerçevesinde icra edilmiştir.

39. İkinci olarak toplantı hakkına ilişkin Anayasa'nın 34.

maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sınırlama

kavramı; ifade özgürlüğünde olduğu gibi hakkın kullanılması öncesinde,

kullanılması sırasında veya kullanıldıktan sonra yapılan muameleleri kapsar (Ali Rıza Özer, §§ 123, 137) Yapılacak bir

toplantıya yönelik hazırlık hareketleri için de başka hukuk normlarının ihlal

edilmemesi kaydıyla yukarıda anılan ve toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemeye

ilişkin ilkeler uygulanmalıdır.

40. Anayasa Mahkemesi toplanma özgürlüğünün kullanımından

kaynaklanan kamu düzenine yönelik tehditlerin gerçeklik değeri taşıması hâlinde

yetkili makamların bu tehditleri bertaraf edecek tedbirleri alabileceğini daha

önce ifade etmiştir (Dilan Ögüz Canan, § 40; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 81).

Bununla birlikte alınan tedbirlerin veya öngörülen cezaların barışçıl toplantı

hakkına dolaylı olarak usulsüz sınırlamalara dönüşmesine müsaade edilemez.

Güvence altına alınan toplantı hakkını kullanırken kamu otoritelerinin keyfî

müdahalelerine karşı da bireyin korunması gerekir (Dilan Ögüz Canan, § 42; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri,

§ 82; Gülşah Öztürk ve diğerleri,

§ 76). Barışçıl amaçlarla bir araya gelmek amacıyla hazırlık yapan kişilerin

kamu düzeni açısından tehlike oluşturmayan davranışlarına devletin sabır ve

hoşgörü göstermesi çoğulcu demokrasinin gereğidir (toplantı hakkını kullanan

kişilerin davranışlarına hoşgörü gösterilmesi gerektiğine ilişkin bkz. Dilan Ögüz Canan,

§ 36; Osman Erbil, § 54).

41. Bu kapsamda toplantıya ilişkin duyuruların yapılmasına

yönelik engellemelerin zorunlu bir sosyal ihtiyaçtan kaynaklandığı ve orantılı

olduğunun kamu otoritelerince ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya

konulamadığı sürece toplantı ve gösteri düzenleme hakkının ihlaline yol

açabilecektir. Anayasa Mahkemesi somut olayda afişlerin izinsiz olarak asılması

nedeniyle idari para cezası verilmesinin başvurucuların toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkına etkisine odaklanacaktır. Bu kapsamda uygulanan

yaptırımın mahiyeti ve ağırlığı, cezaların hakkın kullanımını imkansız kılıp kılmadığı veya ne derecede zorlaştırdığı ile

kamu otoritelerinin keyfî davranıp davranmadığı ve hukuka aykırılık

iddialarının öne sürülebileceği yargısal mekanizmaların var olup olmadığı

hususlarının derece mahkemelerinin kararlarının gerekçesiyle birlikte

değerlendirilecektir (benzediği ölçüde bkz. Abdulvahap Can ve diğerleri, § 54).

42. Kanun koyucu 5326 sayılı Kanun'un 42. maddesinde kamuya ait

alanlarda afiş asılmasını yetkili makamın, özel alanlarda ise malikinin iznine

bağlı kılmış ve izin koşulu yerine getirilmeden afiş asılmasını idari para

cezası yaptırımına tabi tutmuştur. Anılan Kanun'un gerekçesinden, kamuya ait

alanlarda afiş asmanın yetkili makamın iznine tabi kılınmasının görüntü

kirliliğinin engellenmesi amacına dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Kamuya ait

yerlere ve duvarlara afiş yapıştırılması ile ortaya çıkan görüntü kirliliğinin

önlenmesi gayesiyle kamuya ait alanlarda afiş asmanın izne bağlanmasının

gerekli bir tedbir olmadığı söylenemez. Söz konusu izin afişlerin ancak kamuya

zarar vermeksizin önceden belirlenen yerlere ve belirli usullerle asılması

amacını taşımaktadır. Bu konuda kanun koyucunun takdir yetkisini haiz olduğunun

kabulü gerekir. Bu nedenle başvuruculardan bu koşulun yerine getirilmesinin

beklenmesi makul karşılanmalıdır (Abdulvahap Can ve

diğerleri, § 54).

43. Somut olayda ileride yapılacak bir toplantının hazırlık hareketlerine

yönelik müdahalenin toplantının yapılması üzerindeki etkisi

değerlendirilmelidir. Açıktır ki kamusal mekânlara afiş asmak bir toplantı ve

gösteri yürüyüşünün yapılmasının ve duyurulmasının zorunlu koşulu değildir.

Bireylerin 5326 sayılı Kanun hükümlerini ihlal etmeksizin de bu haklarını

kullanabilecekleri açıktır. Üstelik başvurucular toplantının ilanının tümüyle

engellendiğini de iddia etmemiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi çevre

kirliliğini önleme amacıyla getirilen hukuk normunu ihlal etmesi sebebiyle

-somut olayın koşulları gözetildiğinde- izin alınmaksızın afiş asılmasından

dolayı idarenin para cezası kesmek suretiyle yaptığı müdahalenin zorunlu bir

sosyal ihtiyacı karşıladığı sonucuna ulaşmıştır (trafik idari para cezası

kesmek suretiyle müdahalenin gerekli olmadığı yönündeki ihlal kararı için bkz. Rıza Gökçen Erus ve

diğerleri, § 70-80).

44. 2015 yılında 5326 sayılı Kanun'un 42. maddesinde düzenlenen

idari para cezasının alt ve üst sınırlarının 208 TL ve 6.377 TL olduğu, sonuç

olarak başvuruculardan ikisine sosyal ekonomik durumları gözetilerek her birine

1.000 TL ve diğerlerinin her birine 2000 TL idari para cezası uygulanmıştır.

Orantılılık sınırlamayla ulaşılmak istenen amaç ile başvurulan sınırlama

tedbiri arasında aşırı bir dengesizlik bulunmamasına işaret etmektedir. Kamu

gücünü kullanan organların toplantılara ve gösteri yürüyüşlerine müdahale

ederken toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasından

kaynaklanan yarardan daha ağır basan, korunması gereken bir menfaatin ve kişiye

yüklenen külfeti dengeleyici mekanizmaların varlığını somut olgulara dayanarak

göstermeleri gerekir (bazı farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında Dilan Ögüz Canan

§ 33, 56; Ferhat Üstündağ, § 48;

sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitim ve

Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 74; ifade özgürlüğü

bağlamında Bekir Coşkun, §§ 44,

47; Tansel Çölaşan, §§ 46, 49,

50).

45. Anayasa Mahkemesi başvurucuların planladıkları toplantıyı

serbestçe yapamadıklarına ilişkin bir şikayetlerinin bulunmadığını

gözlemlemektedir. İkinci olarak söz konusu idari para cezaları başvurucuların

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarını kullanmaları nedeniyle değil

bir toplantının hazırlıkları sırasında gerekli özenin gösterilmeyerek çevreye

zarar verilmesi nedeniyle verilmiştir. Dolayısıyla başvurucuların çevreyi

koruyan kanunlarca öngörülen sınırlamalara uymaları hâlinde ileride toplantı

haklarını kullanmalarında caydırıcı etkiye neden olabileceği

değerlendirilmemiştir. Son olarak başvurucuların çevreye verdiği zarar ve

dolayısıyla kamu menfaatinin ağırlığını belirlemek konusunda idare ve derece

mahkemelerinin geniş bir takdir payı bulunmakta olup, somut olayın özellikleri

gözetildiğinde müdahalenin ulaşılmak istenen meşru amaçlarla orantılı olmadığı

söylenemez.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun olduğu ve

Anayasa’nın 34. maddesinin ihlal edilmediği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruculardan Halil Devrim Ulaş, Ataberk

Mest, Cemal Ersin, Dilşat Aktaş, Nuri Özçelik, Çağrı Yılmaz, Neslihan Uyanık,

Hadi Sinan İskit, Nebiye Merttürk ve Osman Nuri

Orhan'ın ADLİ YARDIM TALEBİNİN KABULÜNE,

B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetlerine neden olacağından başvurucuların yargılama giderlerini

ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

6/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Yücel ARSLAN

Başvurucular

:

1. Halil

Devrim ULAŞ

2. Ataberk MEST

3. Cemal

ERSİN

4. Dilşat

AKTAŞ

5. Osman

Nuri ORHAN

6. Sıla

UZUNPINAR

7. Hadi

Sinan İSKİT

Vekilleri

:

Av. Doğukan

Tonguç CANKURT

8. Nuri

ÖZÇELİK

Vekili

:

Av. Denizer

ŞANLI

9. Çağrı

YILMAZ

Vekili

:

Av. Sevinç

HOCAOĞULLARI

10. Neslihan

UYANIK

Vekili

:

Av. Ender

BÜYÜKÇULHA

11. Nebiye

MERTTÜRK

Vekili

:

Av. Hacer

Filiz ORHAN

12. Gülşah

ÖZTÜRK

Vekili

:

Av. Deniz

ÖZBİLGİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/12590, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. Toplantı ve Gösteri
  12. A. Başvuruculardan Halil Devrim Ulaş, Ataberk
  13. B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal
  14. D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  15. E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Özgüldür
  17. Gökcan
  18. Ersin
  19. Aktaş
  20. Uzunpınar
  21. Özçelik
  22. Şanlı
  23. Yılmaz
  24. Hocaoğulları
  25. Uyanık
  26. Büyükçulha
  27. Merttürk
  28. Öztürk
  29. Özbilgin
  30. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/12590
Tarih
6 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Mehmet Fatih Yiğit Başvurusu (B. No: 2015/7801)
  • Leyla Berker ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/13669)
  • Büse Gizem Ergüven ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7457)
  • Derya Üçdal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6407)
  • Mahmut Sinan Abit Başvurusu (B. No: 2017/19431)
  • Fatma Müge Tekin ve Özge Tekin Başvurusu (B. No: 2014/2504)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.