İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halil Şahin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/16870)

1. Başvuru, bir

Başvuru No2015/16870Tarih21 Mart 2018Okuma11 dk · 2.219 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Halil Şahin Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
21 Mart 2018
Başvuru Numarası
2015/16870
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.219 kelime·11 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir

dokümanın ceza infaz kurumu idaresince hükümlü olan başvuruculara verilmemesi

nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/10/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucular başvuru tarihinde, terör suçundan hükümlü olarak

Ankara 1 No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

9. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 31/7/2015 tarihli

kararında, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile 62. maddesinin (3) numaralı fıkrası

uyarınca "İşçi Meclisi" isimli gazetenin 2015/58 sayılı nüshasının birinci

ve ikinci başvuruculara verilmemesine karar vermiştir. Eğitim Kurulu adı geçen

dokümanın 2. ve 9. sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti devletini suçlu gösteren,

şiddete çağrı yapan, ayrıca kamu görevlileri ve kurumları hakkında hedef

gösterici, doğru olmayan, terör örgütüne eleman kazandırma ve sempatizanlarını

radikalleştirmeye yönelik ifadeler bulunduğunu tespit etmiştir. Bu ifadelerin

kamu düzenini bozucu, anayasal düzeni yıkıcı ve bölücü nitelikte olduğunu

belirtmiştir.

10. Eğitim Kurulu kararına karşı anılan başvurucuların Ankara

Batı İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı şikâyet, İnfaz Hâkimliğinin

19/8/2015 tarihli kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle

reddedilmiştir.

11. Başvurucular, İnfaz Hâkimliğinin ret kararına karşı itiraz

yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi,

İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle

başvurucuların itirazının reddine karar vermiştir. Bu karar,

başvuruculara28/9/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucular 23/10/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

13. 5275 sayılı Kanun'un "İnfazda

Temel Amaç" kenar başlıklı 3. maddesi şöyledir:

"Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel

amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden

suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak,

hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara,

nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine

uyumunu kolaylaştırmaktır."

14. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan diğer ulusal hukuk kaynakları için

bkz. Halil Bayık [GK], B. No:

2014/20002, 30/11/2017, §§ 15-16.

B. Uluslararası Hukuk

15. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için

bkz. Ahmet Temiz (6), B. No:

2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 21/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

17. Başvurucular; başvuruya konu dokümanın kendilerine

verilmemesinin keyfî olduğunu, derece mahkemelerinin yeterli bir inceleme

yapmadan soyut bir gerekçeyle itirazlarını reddettiğini belirtmiş ve anayasal

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu kapsamda başvurucuların şikâyeti ifade

özgürlüğü bağlamında incelenecektir.

19. Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili bölümüşöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,

resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu

düzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarak

yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Başvurucu Naki Demir

Yönünden

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (4) ve(6) numaralı fıkraları şöyledir:

"(4) Başvurucu bir avukat tarafından temsil ediliyorsa, vekâletnamenin

sunulması gerekir.

(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme

yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa

vekiline onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir

ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması

durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir."

21. Başvurucu Naki Demir'in usulüne uygun vekâletname -aslı ya

da onaylı örneği- başvuruya eklenmediği ve süresinde anılan eksikliğin

tamamlanmaması hâlinde başvurunun reddedileceğine dair eksiklik bildirimi

26/2/2016 tarihinde diğer başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir. Anılan

bildirim üzerine verilen cevapta, başvurunun birinci ve ikinci başvurucuların

taraf olduğu yargılama sürecine özgülendiği, başvurucu Naki Demir'e ilişkin

eksiklik yönünden bir işlem yapılmayacağı belirtilmiştir.

22. Bu bağlamda 6216 sayılı Kanun uyarınca başvuru şartı olarak

belirlenen vekâletnamenin sunulmaması nedeniyle başvurunun reddine karar

verilmiştir.

b. Diğer Başvurucular

Yönünden

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

24. İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvuruculara gönderilen yazılı

bir dokümanın onlara verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü ve

dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu kabul

edilmiştir.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

25. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın

13. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler,

... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak

ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum

düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

26. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut

başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesinin

ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

27. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesinin

kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

28. Başvuruya konu dokümanın, Eğitim Kurulu ve derece

mahkemeleri kararlarında yer verilen kanuni hükümler doğrultusunda mahkûmun

ıslahı, suçun önlemesi ve İnfaz Kurumu güvenliğinin sağlanması amaçlarıyla

başvuruculara verilmediği anlaşılmaktadır. Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26.

maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç taşıdığı sonucuna

varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) İlkeler

29. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin

temel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerinin

kararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından

“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun olduğunu

inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygunluk ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Halil

Bayık, § 28; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. AYM,

E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Bekir

Coşkun, §§ 53-54; Sebahat Tuncel,

B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; Mehmet

Ali Aydın, §§ 70-72). İfade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya Anayasa

Mahkemesince ortaya konulan kriterleri (Halil

Bayık, §§ 28- 43) karşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahaleler

Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (Halil

Bayık, § 43).

30. Anayasa Mahkemesi Halil

Bayık kararında, mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece

mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili

ve yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer

başvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurları şu şekilde belirlemiştir:

i. Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi tür ceza infaz

kurumunda bulunduğu ve başvurucunun bulunduğu ceza infaz kurumu ile işlediği

suçun söz konusu tedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığı

değerlendirilmelidir.

ii. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkûma verilmemesi

şeklindeki kısıtlamanın mahkûmun ıslahı ile bağlantısı var ise yayının içeriği

ile mahkûmun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesi gerekir.

iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüel

kapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliye

edildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır.

iv.Bu bağlamda söz konusu yayınların,

terör suçlarından mahpus olan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusu

olarak gördükleri kişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerine

sebebiyet verip vermediği değerlendirilmelidir.

v.Mahpusa verilmeyen süreli veya süresiz

yayının cinsi, içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileri

olduğu belirtilmeli ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylı

analizi yapılmalıdır.

vi.Böyle bir analizin yapılabilmesi için

eğer söz konusu yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru

gösterilmesiyle bir ilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratik

toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru

hakkı arasında denge kurulmalıdır.

vii.Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;

- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel bir

kişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedef

gösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,

- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıp

bırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,

- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklı

bir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,

- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,

intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,

- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin bir

kısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,

- Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infaz

kurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüp

düşürmediğinin,

- Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri

mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının,

-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış

bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,

- Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sırada

ülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile ceza

infaz kurumu ve ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusa

verilmesine etki edip etmediğinin,

- Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumda

zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığının

ve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,

- Son olarak sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacını

gerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama

niteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesi

gerekir.

viii.Derece mahkemelerinin ve kamu gücünü

kullanan diğer organların söz konusu değerlendirmeleri yaparlarken olayın

koşullarına göre uzman kişilerin görüşlerinden faydalanmaları, gerekirse

konusunda uzman sosyal bilimciler, araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor ve

görüş almaları her zaman mümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının bir

mahpusa verilmemesi şeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesi

içtihatlarında ortaya konan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkili

yapılabilecektir (Halil Bayık, §

45).

(2) İlkelerin Olaya

Uygulanması

31. Başvuruya ilişkin olayda gazete biçimindeki yazılı doküman,

içeriğinde kamu düzenini bozucu, anayasal düzeni yıkıcı ve bölücü nitelikte

ifadelere yer verilmesi nedeniyle başvuruculara verilmemiştir. Eğitim Kurulu bu

dokümanın terör suçundan hükümlü olarak bulunan başvuruculara verilmesinin

İnfaz Kurumu güvenliği ile mahkûmların ıslahını engelleyeceğini belirtmiştir

Eğitim Kurulunun kararına yapılan itirazı değerlendiren İnfaz Hâkimliği ve Ağır

Ceza Mahkemesi aynı gerekçeyle itirazı reddetmiştir.

32. Somut olayda derece mahkemeleri tarafından yukarıda sayılan

hususlar değerlendirilmemiş, başvuru konusu gazeteyle 2. ve 9. sayfaların

içeriğinde yer alan ifadelerin İnfaz Kurumu güvenliği için tehlike oluşturacağı

ve mahkûmların ıslahını engelleyeceği şeklindeki gerekçeyi soyut olmaktan

çıkaracak ölçüde somut bir bağlantı kurulmamıştır.

33. Yine bu nitelikte kabul edilen ifadelerin yer aldığı

sayfalar belli olmasına rağmen bu bölümlerin çıkarılarak geri kalan kısmın

başvuruculara teslim edilmesinin mümkün olup olmadığı da tartışılmamıştır.

Sakıncalı kısımların yayından ayrılmasının mümkün olmadığı veya bu kısımlar

çıkartıldığında geri kalan bölümün bir öneminin kalmadığı hâllerde yayının

tümünün mahpusa verilmemesi yoluna gidilebilirse de bu özel durumun da ilgili

kararda gerekçelendirilmesi gerekir (Sinan İyit (2) [GK], B. No: 2013/1495, 30/11/2017, §

56).

34. Dolayısıyla başvuruya konu gazete biçimindeki yazılı

dokümanın başvuruculara verilmemesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğu

ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilemediği gibi yapılan müdahalenin

ölçülü de olmadığı anlaşılmaktadır.

35. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

36. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvuruculara

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgili derece mahkemeleri, Anayasa

Mahkemesi kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yeniden

yargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayının ya da bir

kısmının başvuruculara verilmesine veya verilmemesine karar vermelidirler.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

38. Başvurucular ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

39. Başvurucuların ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvuruculara verilmesi

gerektiği şeklinde yorumlanamaz.

40. İfade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir

örneğinin -Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterler ve gösterilen

yöntemle- yeniden yargılama yapmak ve yargılamanın sonucuna göre başvurucunun

itirazı hakkında yeni bir karar vermek üzere Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

41. İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvuruculara bir

dokümanın verilmemesi şeklindeki müdahale yönünden, ifade özgürlüğünün ihlal

edildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapmak üzere ilgili yargı mercine gönderilmesine hükmedilmesinin yeterli olacağı

değerlendirildiğinden başvurucuların manevi tazminat talebinin reddine karar

verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucu Naki Demir yönünden başvurunun REDDİNE,

B. Diğer başvurucular yönünden ifade özgürlüğünün ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

D. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Batı İnfaz

Hâkimliğine (E.2015/3724 ve K.2015/3717) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucuların manevi tazminat talebinin REDDİNE,

F. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin birinci ve ikinci BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN

ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/3/2018

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef

EREN

Başvurucular

:

1. Halil

ŞAHİN

2. Küçük

Hasan ÇOBAN

3. Naki

DEMİR

Vekili

:

Av. Aylin

KIRIKÇU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/16870, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucuların
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Halil
  13. B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; Mehmet
  14. VI. Hüküm
  15. B. Diğer başvurucular yönünden ifade özgürlüğünün ihlal
  16. C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  17. G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  18. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/3/2018
  19. Necipoğlu
  20. Gökcan
  21. Eren
  22. Şahin
  23. Demir
  24. Kırıkçu
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/16870
Tarih
21 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Fazlı Celep Başvurusu (B. No: 2015/1025)
  • Halil Berk Başvurusu (B. No: 2017/8758)
  • Polat Albay Başvurusu (B. No: 2014/7970)
  • Ahmet Erarslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/20273)
  • İdris Baluken Başvurusu (B. No: 2016/41020)
  • Ahmed Sameer Ahmed Başvurusu (B. No: 2017/29336)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.