İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hamdullah Demirtaş Başvurusu (B. No: 2013/3552)

1. Başvuru; örgüt evinde ele

Başvuru No2013/3552Tarih15 Aralık 2015Okuma15 dk · 2.914 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hamdullah Demirtaş Başvurusu I. Başvurunun Konusu

Karar tarihi
15 Aralık 2015
Başvuru Numarası
2013/3552
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.914 kelime·15 dk okuma·18 bölüm

1. Başvuru; örgüt evinde ele

geçirildiği iddia olunan dijital verilerin hükme esas alınmasının, mahkûmiyet

kararının kollukta verilen ifadelere dayandırılmasının, zamanaşımı süresi

dolmasına rağmen düşme kararı verilmemesinin ve yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 16/5/2013

tarihinde Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca 17/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

21/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Bakanlığın 22/12/2014

tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY

VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve

eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP)

aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle

şöyledir:

7. Başvurucu, hakkında

yürütülen soruşturma kapsamında “Hizbullah terör örgütünün üyesi olma” suçunu işlediği iddiasıyla 25/1/2000

tarihinde gözaltına alınmış ve 1/2/2000 tarihinde tutuklanmıştır.

8. Van Devlet Güvenlik

Mahkemesi Başsavcılığının 27/3/2000 tarihli ve E.2000/71 sayılı iddianamesi ile

başvurucu hakkında “Hizbullah isimli silahlı terör örgütü üyesi olma” suçlamasıyla kamu davası açılmıştır.

9. Tutuklu olarak

yargılanmakta olan başvurucu 16/8/2001 tarihinde serbest bırakılmıştır.

10. Van 3. Ağır Ceza

Mahkemesinin 13/1/2011 tarihli ve E.2000/82, K.2011/5 sayılı kararı ile

başvurucunun atılı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir. Derece Mahkemesi kararının ilgili bölümleri şöyledir:

“...

DELİLLER

1) Yakalama

ve gözaltına alma tutanakları,

2) Ev

arama, el koyma ve teslim tutanağı,

3) Doküman

inceleme,

4) Silah

ve mühimmat yakalama tutanağı,

5) Silah

ve mühimmat inceleme ve teslim tutanağı,

6) İmha

raporu,

7) Emniyet

Hizbullah operasyonla ilgili bilgiler,

8) Teşhis

tutanakları,

9) Tanık

Beyanları,

10)

Sanıkların örgüte vermiş oldukları özgeçmiş raporları,

11)

Sanıkların aşama beyanları.

…

Savunmalar:

40 - Sanık Hamdullah DEMİRTAŞ'ın

duruşmadaki savunmasında : "... suçlamalarla ilgisinin olmadığını ve hakkındaki

suçlamaları kabul etmediğini, Muş ACM.ce yaptığı

savunmayı tekrar ettiğini, kolluk ifadesini okumadan imzaladığını, savcılık

ifadesinin doğru olduğunu, özgeçmiş raporundaki imzanın kendisine ait olduğunu,

ancak böyle bir fotoğrafı herhangi birine vermediğini..." beyan etmiştir.

Sanık

Hamdullah DEMİRTAŞ'ın 03/05/2000 tarihli Muş ACM.deki talimat savunmasında; " ...Üzerine atılı

suçlamayı kabul etmediğini, A. C.’yi tanımadığını,

faaliyetleri konusunda bilgi sahibi olmadığını, örgüte hiçbir şekilde katılmadığını,

düzenlemiş olduğu toplantılara katılmadığını, onlar tarafından verilen

kasetleri hiçbir şekilde çevreye dağıtmadığını, örgüte maddi destek

sağlamadığını, F. D.’nin akrabası olması nedeniyle

tanıdığını, onun örgütle ilişkisinin olup olmadığını bilmediğini, hiçbir

şekilde F. D. ve A. C.’nin faaliyetlerinde yer

almadığını, 17 yıldır … Okulunda hizmetli olarak çalıştığını, 1998 yılında

görevinden ayrıldığını, suçsuz olduğunu, beraatini

istediğini..." beyan etmiştir.

Emniyetteki

ifadesini kabul etmediğini, huzurdaki beyanının doğru olduğunu, Savcılık

ifadesinin doğru olduğunu, sakal bıraktığından dolayı görevini bıraktığını,

ancak iddia edilen kasetlerin onda bulunmadığını beyan etmiştir.

Sanık Hamdullah DEMİRTAŞ’ın

01.02.2000 (tarihli) savcılık ifadesi; isnat edildiği gibi kendisinin Hizbullah

terör örgütünün mensubu olmadığını, örgüte yardım ve yataklık etmediğini,

kendisinde bulunduğu iddia edilen kasetlerin kendisine ait olmadığını, sakaldan

dolayı görevini bıraktığının doğru olduğunu, ancak örgütle ilgi ve alakasının

olmadığını, beyan etmiştir.

Sanık

Hamdullah DEMİRTAŞ’ın 28.01.2000 (tarihli) kolluk

ifadesi; Hizbullah terör örgütü ile ilişkinin fiili olarak olmadığını, ancak

beyan ettiği gibi düşünce olarak örgüte sempati duyduğunu, kendisinin 17 yıl

Korkut yatılı bölge okulunda hademe olarak görev yaptığını, 1998 yılında hacca

gittiğini, hac esnasında inancı gereği sakal bıraktığını, hacdan döndükten

sonra göreve başladığında müdürün kendisinden Türkiye Cumhuriyeti devletinin

kılık kıyafet kuralına uymasını istediğini kendisine sakalını kesmesi için ikaz

ettiğini, ancak kendisinin sakalını kesmeyeceğini bildirdiğini ve 17 yıllık

meslek hayatını hiçe sayarak istifa ettiğini, bu gün de sakalını kestikten

sonra göreve başlayabileceği söylenilse sakalını kesmeyeceğini, çünkü

inançlarının buna müsaade etmediğini, Hizbullah demek Allah’ın yolu demek

olduğunu, kendisinin de bu yolda (olduğunu) değil işten çıkartılmak hayatına

mal olacağını bilse de bu yoldan dönmeyeceğini, ölümün kendisi için bu yolda

mükafat olduğunu, bu yolda ölen örgüt militanlarının şahadet mertebesine

ulaştıklarını, beyan etmiştir.

…

40-

SANIKLARDAN HAMDULLAH DEMİRTAŞ'ın;

Yasadışı

Hizbullah terör örgütünün Korkut ilçesinde faaliyet gösteren örgüt üyeleri ile

Muş'ta bulunan A. C. arkadaşları ile irtibatlı olduğu, yapılan propaganda ve

telkinler sonucu örgüte kazandırıldığı,

Korkut

ilçesinde yatılı bölge okulunda 17 yıl hizmetli olarak çalışırken sakal

bıraktığı, okul müdürünün uyarmasına rağmen sakallarını kesmeyip 1998 yılında

görevinden istifa ettiği, örgüt üyelerinin göndermiş olduğu çok sayıdaki örgüsel kaseti propaganda ve örgüte eleman kazandırmak

maksadıyla çevresinde bulunan insanlara dağıttığı, örgüt mensuplarının

düzenlediği örgütsel toplantılara katılma, propaganda yaparak örgüte eleman

kazandırma ve örgüte maddi destek sağlamak gibi faaliyetlerde bulunduğu,

1999

yılından itibaren F. D. isimli örgüt mensubu ile birlikte örgütün Korkut İlçesi

sorumlusu olarak A. Ç.’ye bağlı olarak faaliyet

yürüttüğü, faaliyetlerinden dolayı A. Ç.’nin raporlar

verdiği, faaliyetlerini yakalandığı ana kadar sürdürdüğü, sanığın güvenlik

güçlerince 25.01.2000 tarihinde yakalandığı, sevk edildiği Muş C[umhuriyet] Başsavcılığınca 01.02.2000 tarihinde serbest

bırakıldığı,

Sanığın

süresi içerisinde 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasasından faydalanma talebine

ilişkin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 13.09.2004 tarihli

yazısında; şüphelinin Hizbullah Terör Örgütüne katıldığı, bu örgüt adına Muş

ilinde faaliyetlerde bulunduğu, şahsın 20.01.2000 tarihinde yakalandığı,

örgütte kaldığı süre içerisinde örgüt üyesi olarak görevler üstlendiği

anlaşılmış olup örgütün içindeki konum ve faaliyetleri ile uyumlu şekilde

katıldığı faaliyetler hakkında vermiş olduğu bilgileri mevcut bilgiler ile

örtüştüğü ancak bu bilgilerin örgütün dağılmasına veya meydana çıkarılmasına

neden olacak mahiyette olmadığı değerlendirilmektedir, şeklinde görüş

bildirilmiştir.

İstanbul

Emniyet Müdürlüğünce, örgütün bilgi işlem merkezinden elde edilen CD ve hard

disklerin tahrip edilmeyen kısmından elde ettikleri dosyanın şüphelileri ile

ilgili bilgisayar kayıtlarındaki belgelerin incelemesinden elde edilen

İstihbarat Daire Başkanlığının düzenlediği 17.08.2000 tarihli tutanaktaki

bilgilere göre;

Hamdullah DEMİRTAŞ'ın (1) adet özgeçmiş raporunun bulunduğu (2) adet Mİc.Excel (4900-G-l, 490003-2) ve (3) adet Mic. WdiJ özgeçftır)

dosyalarında açık kimliksiz olarak adı nın geçtiği,

...

HAMDULLAH

DEMİRTAŞ’IN HUKUKİ DURUMU

…

Sanığın örgüte

iki sayfa fotoğraflı özgeçmiş raporu verdiği saptanmıştır.

Mic. Word ozgecfhr

belgesinde; “Hamdullah Demirtaş; 1959, Korkut, Dış Ort

mz, Arapça okumuş, (502,29)” yazılmak suretiyle

sanığın örgüte özgeçmiş raporu verdiği saptanmıştır.

Mic. Word.mus 1

belgesinde MUŞ/PKK BİLGİLERİ/ NİSAN 1996 başlığı altında çok sayıda insan

hakkında kişisel bilgilerin yazıldığı notun sonunda / Hamdullah DEMİRTAŞ,

18.04.1996 (8 kez), yazılı olduğu saptanmıştır.

Mic. Excel 4900- G-1 belgesinde; “Kod. A.Rahman, Gerçek isim; Hamdullah

DEMİRTAŞ, Bölge İsmi Muş” yazılı olduğu saptanmış sanığa A. Rahman (K) adının

verildiği anlaşılmıştır.

Mic. Word. mus1

Muş-şahıs bilgileri – MİT, MART 1996 belgesinde çok sayıda şahıs hakkında

kişisel değerlendirmelerin yapıldığı, değerlendirme yapanlar arasında M. U., M.

R. Y., Hamdullah DEMİRTAŞ, F. Y. isimlerinin yer aldığı,

Mic. Excel 490003-2 belgesinde; isim kodu; Sadık, ad soyad Hamdullah

DEMİRTAŞ bölge ismi Muş yazılı olduğu,

“MUŞ/PKK/KONGRA-GEL

terör örgütü BİLGİLERİ/ NİSAN 1996” tarihli doküman içeriğinde; Abdullah

Coşkun, Bayram Coşkun, İzzettin Eşim, Hamdullah Demirtaş, Diyadin Yılmaz

tarafından yazılan bilgi notları vardır.

A. Ç.

kolluktaki ifadesinde;… Hamdullah Demirtaş ve F. D.’nin Korkut sorumlusu olduklarını belirtmiştir.

Gerek

sanığın vermiş olduğu özgeçmiş raporu ve gerekse yukarıda değerlendirilen bir

kısım belgelerdeki sanık ile ilgili notlar, sanığın A.Rahman Kod adını alması hususları bir arada ele

alınıp değerlendirildiğinde, belirli bir eğitim ve tebliğ sürecinden geçip

örgüte özgeçmiş raporu vererek "cemaate" giren, örgütsel amaçlı ders

faaliyetleri gösterdiği anlaşılan sanığın örgüt üyeliği konumu hiç kuşkusuz

gerçekleşmiştir.”

11. Temyiz üzerine Van 3.

Ağır Ceza Mahkemesinin 13/1/2011 tarihli kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin

20/12/2012 tarihli ve E.2012/7970, K.2012/15259 sayılı ilamı ile onanmıştır.

12. Onama kararı başvurucuya

25/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Bireysel başvuru

16/5/2013 tarihinde yapılmıştır.

B. İlgili

Hukuk

14. 26/9/2004 tarihli ve

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin (2) numaralı fıkrası.

15. 12/4/1991 tarihli ve

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi.

IV.

İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 15/12/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvurucuların 16/5/2013 tarihli ve

2013/3552 numaralı bireysel başvuruları incelenip gereği düşünüldü:

A.

Başvurucuların İddiaları

17. Başvurucu; örgüt evinde

ele geçirildiği iddia olunan dijital verilerin hükme esas alındığını, dijital

verilerin adli emanete konulması yönündeki taleplerinin Mahkemece

reddedildiğini, kollukta verilen ifadelerinin mahkûmiyet kararına esas

alındığını, çelişkiler içeren öz geçmiş raporlarının yargılamada delil olarak

kullanıldığını, zamanaşımı süresi dolmasına rağmen hüküm tesis edildiğini ve yargılamanın

uzun sürdüğünü belirterek Anayasa'nın 36. ve 38. maddelerinin ihlal edildiğini

ileri sürmüş ve yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur.

B.

Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Yargılanmanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası

18. Başvurucu; örgüt evinde

ele geçirildiği iddia olunan dijital verilerin hükme esas alındığını, kollukta

verilen ve sonradan kabul edilmeyen sanık A.C.ye ait ifadeler ile çelişkiler

içeren öz geçmiş raporlarının yargılamada delil olarak kullanıldığını ileri

sürmüştür.

19. Anayasa Mahkemesi,

olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp

olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Bu nedenle başvurucunun iddiaları Anayasa’nın 36. maddesi ile ilişkili

görülerek adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

20. Anayasa’nın 148.

maddesinin dördüncü fıkrasında kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara

ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir.

21. Anılan kurallar uyarınca

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık keyfîlik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti

niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları açık keyfîlik

içermedikçe Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

22. Adil yargılanma hakkı

bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün

adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil

yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama

sürecinde haklarına saygı gösterilmediğine; bu çerçevede yargılama sürecinde

karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya

bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve

iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili

iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz

olduğu gibi mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye

alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe

ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir.

23. Somut olayda Derece

Mahkemesinin esas hakkında karar verirken yakalama ve gözaltına alma

tutanaklarına; ev arama, el koyma ve teslim tutanağına, ele geçirilen

dokümanların incelenmesinden elde edilen bulgulara, silah ve mühimmat yakalama

tutanağına, silah ve mühimmat inceleme ve teslim tutanağına, emniyetteki

Hizbullah operasyonlarıyla ilgili bilgilere, teşhis tutanaklarına, tanık

beyanlarına, örgüte verilen özgeçmiş raporlarına ve dosya kapsamındaki

sanıkların aşama beyanlarına dayandığı görülmüştür. Temyiz üzerine Derece

Mahkemesinin kararı, delillerin takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle

kurulan hüküm, usul ve kanuna uygun olduğundan Yargıtayca

onanmıştır.

24. Mahkemenin gerekçesi ve

başvurucunun iddiaları incelendiğinde iddiaların özünün, Derece Mahkemesi

tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına

ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.

25. Diğer taraftan başvurucu

zamanaşımı dolmasına rağmen hakkındaki davanın düşürülmediğini iddia etmiştir.

Mahkemenin kabulüne göre başvurucuya atılı suçun tarihinin 25/1/2000 öncesi

olduğu, bu değerlendirmeye göre kararın onanıp kesinleştirildiği ve Derece

Mahkemelerinin kararlarında bariz takdir hatası ile açık keyfîlik

bulunmadığı görülmüştür.

26. Açıklanan nedenlerle

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamada Kullanılan Delillere İlişkin İddialar

27. Başvurucu ayrıca dijital

verilerin adli emanete konulması yönündeki taleplerinin Mahkemece

reddedildiğini, bu verilerin bağımsız bilirkişilerce incelemesi yapılmadan

mahkûmiyet kararı verildiğini ileri sürmüştür.

28. Başvurucunun kamu

gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak

ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller

ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini

başvuru dilekçesine eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde, kamu gücünün ihlale

neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih

sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan

hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ile deliller

açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, 20).

29. Başvuruya konu ihlal

iddiasıyla ilgili deliller sunarak olaya ilişkin iddialarını ve hangi Anayasa

hükmünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarını bildirmek suretiyle hukuki

iddialarını kanıtlama yükümlülüğü başvurucuya ait olmasına rağmen başvurucu

tarafından soyut bir şekilde birtakım iddialar ileri sürülmüş olup hangi

tarihte, hangi sebeplerle ve hangi hususlara ilişkin talepte bulunulduğuna dair

Anayasa Mahkemesine bir bilgi ya da kanıt sunulmamıştır.

30. Açıklanan nedenlerle

başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının kanıtlanamamış olması

nedeniyle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

c. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası

31. Başvurucu, hakkında

yürütülen soruşturma ve kovuşturmanın makul süre içinde sonuçlandırılmaması

nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

32. Başvurucu, hakkında

yürütülen soruşturma ve kovuşturmanın makul süre içinde sonuçlandırılmaması

nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

33. Bakanlık tarafından,

benzer nitelikteki başvurulara ilişkin daha önce bildirilmiş olan görüşlere

atıfta bulunularak görüş sunulmasına gerek görülmediği ifade edilmiştir.

34. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali

iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün

değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18). Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından

ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve

haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da

unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhildir. Ayrıca davaların en az giderle ve

mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38, 39).

35. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup

olmadığının tespitinde gözönünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (Güher Ergun ve

diğerleri, §§ 41–45).

36. Anayasa’nın 36. ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların

da (suç isnadı) makul sürede karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır.

İsnat olunan fiil, ceza kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama

aşamasında ceza hukukunun kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik

incelemesi yapılmaksızın kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer

(B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014,

§ 31). Başvuru konusu olayda başvurucu hakkında “terör örgütüne üye olma”

suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat

olunan suçlar 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddesinde hapis cezasını gerektirir

şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı

yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvencesi kapsamına girdiği konusunda

kuşku bulunmamaktadır (B.E., §

32).

37. Ceza muhakemesinde

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı,

bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi

veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı gibi birtakım tedbirlerin

uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından bu tarih, Van Cumhuriyet

Başsavcılığınca başvurucunun gözaltına alındığı 25/1/2000 tarihidir. Ceza

yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadının nihai olarak karara

bağlandığı, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin

makul süre şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir (Ersin Ceyhan, B. No: 2013/695, 9/1/2014, §

35).

38. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma

kapsamında 25/1/2000 tarihinde başvurucunun gözaltına alınarak 1/2/2000

tarihinde sorgusunun yapılmasından sonra tutuklandığı, Van Devlet Güvenlik

Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 27/3/2000 tarihli iddianamesi ile

başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında açılan kamu davası sonunda Van 3. Ağır

Ceza Mahkemesince 13/1/2011 tarihinde verilen mahkûmiyet kararının, Yargıtay 9.

Ceza Dairesinin 20/12/2012 tarihli ilamıyla onandığı anlaşılmıştır.

39. Başvuruya konu davanın

mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu

yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla birlikte davaya bütün olarak

bakıldığında somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek

bir yön bulunmadığı ve yaklaşık on üç yılda tamamlanan yargılama sürecinde

makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

40. Açıklanan nedenlerle

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

41. 6216 sayılı Kanun’un "Kararlar" kenar başlıklı 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

42. Başvurucu tazminat talep etmediğinden bu hususta karar verilmemiştir.

43. Dosyadaki belgelerden

tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500 TL vekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. 1.

Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın ve yargılamada

kullanılan delillere ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. 198,35

TL başvuru harcı ve 1.500 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL

yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin,

kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden

itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin

sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz

uygulanmasına

15/12/2015 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Alparslan

ALTAN

Celal

Mümtaz AKINCI

Muammer

TOPAL

M.

Emin KUZ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu

:

Hamdullah

DEMİRTAŞ

Vekili : Av. Mehmet Mehdi OĞUZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/3552, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. II. Başvuru
  4. Süreci
  5. III. Olay
  6. Ve Olgular
  7. A. Olaylar
  8. Deliller
  9. Hamdullah
  10. Demirtaş’ın Hukuki Durumu
  11. “Muş/pkk/kongra-gel
  12. B. İlgili
  13. İnceleme Ve Gerekçe
  14. B. Anayasa'nın
  15. C. 198,35
  16. Yıldırım
  17. Altan
  18. Topal
  19. Yıldırım
  20. Demirtaş
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/3552
Tarih
15 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Mustafa Özen Başvurusu (B. No: 2013/5017)
  • Ada Deniz Acentalıkları ve Danışmanlık Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/6405)
  • S.d. Başvurusu (B. No: 2013/3017)
  • S. K. Başvurusu (B. No: 2013/1778)
  • Bayram Keleş Başvurusu (B. No: 2013/6163)
  • Oğuz Okuyucu Başvurusu (B. No: 2013/5576)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.