İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hamit Çöklü Başvurusu (B. No: 2014/10299)

1. Başvuru, işkence iddiası üzerine verilen zamanaşımı nedeniyle

Başvuru No2014/10299Tarih29 Haziran 2016Okuma9 dk · 1.804 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hamit Çöklü Başvurusu

Karar tarihi
29 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/10299
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.804 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işkence iddiası üzerine verilen zamanaşımı nedeniyle

kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan dolayı işkence ve kötü muamele yasağı

ile hak arama hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/6/2014 tarihinde Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 21/7/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 6/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 22/3/2016 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesi tarafından başvurunun kabul edilebilirliği hakkında bir karar

verilmediği, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 71.

maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca ancak kabul edilebilirlik hakkında bir

karar verildikten sonra görüş bildirilebileceği belirtilerek başvuru hakkında

herhangi bir görüş sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) üzerinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin E.2009/1492 sayılı ilamından elde

edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. 1958 doğumlu olan başvurucu, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin

10/10/2007 tarihli ve E.2005/123, K.2007/112 sayılı dosyasında anayasal düzeni

ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan müebbet hapis cezasıyla

cezalandırılmıştır.

8. Başvurucuya verilen bu ceza Yargıtay 9. Ceza Dairesinin

30/4/2009 tarihli ve E.2009/1492, K.2009/5144 sayılı ilamıyla onanmıştır.

9. Başvurucu, Kocaeli 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza

İnfaz Kurumundan gönderdiği 29/1/2014 tarihli dilekçeyle 3/3/1999 ile 11/3/1999

tarihleri arasında Tarsus Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde

sorgulandığı sırada dayak, falaka, Filistin askısı, vücuda elektrik verilmesi,

aç ve susuz bırakma, hayaların sıkılması ve hakaret gibi yöntemlerle maddi ve

manevi olarak işkenceye maruz kaldığını, kaburga kemiklerinden birinin

kırıldığını belirterek tam teşekküllü bir adli tıp kurumunda muayene edilerek

ilgili personel hakkında yasal işlem başlatılması için Adana 7. Ağır Ceza

Mahkemesine gönderilmek üzere suç duyurusunda bulunmuştur.

10. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 3/2/2014 tarihli yazısı ile

başvurucunun dilekçesi Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

11. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 5/2/2014 tarihli ve

2014/8840 (35) soruşturma ve 2014/438 sayılı yetkisizlik kararıyla dosya Tarsus

Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

12. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 21/2/2014 tarihli ve

2014/2113 (10) soruşturma 2014/1415 sayılı kararıyla zamanaşımı nedeniyle

kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Her ne kadar suç tarihinde yukarıda açık

kimlik ve adres bilgileri yazılı Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/123 esas nolu dava dosyasından hükümlü Hamit Çöklü

03/03/1999-11/03/1999 tarihleri arasında görevli olan Tarsus Emniyet Müdürlüğü

Terörle Mücadele Şube Ekipleri tarafından işkenceye tabi tutulduğundan bahisle

şikayetçi olmuşve bu hususta soruşturmaya başlanılmış

ise de;

Yapılan soruşturma sonucunda, suç tarihinde

yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 243/1

maddesinde üst sınırın 8 yıl olduğu, aynı yasanın 102/3 maddesi gereğince 10

yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe

giren5237 sayılı TCK'nun7/2 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede ‘Suçun

işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren

kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.’şeklinde düzenlendiği, bu durum karşısında 765

sayılı TCK'nun zamanaşımına ilişkin düzenlemelerinin

açıkça şüpheli lehine olduğu dolayısıyla 765 sayılı TCK'nun

102/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu

ve dosya kapsamından aynı yasanın 102/4 maddesinde yazılan zamanaşımını kesen

nedenlerin de bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;

Olaydan dolayı açıklanan nedenlerle TCK’nın

64. maddesi uyarınca KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA, [karar

verilmiştir].

…”

13. Bu karara yapılan itiraz, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin

2014/398 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Ret kararının gerekçesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Mahkememizce yapılan değerlendirmede Tarsus C.Başsavcılığının 21/2/2014 tarih

ve 2014/2113 (10) sayılı kararındaki gerekçeye göre müşteki vekilinin

kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara itirazlarının REDDİNE [karar

verilmiştir].”

14. Ret kararı 13/5/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 5/6/2014 tarihinde süresi içinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun

243. ve 102. maddeleri şöyledir:

“Madde 243 - (Değişik: 235 – 5/1/1961) (Değişik

1. Fıkra: 4449 – 26/8/1999) Bir kimseye cürümlerini söyletmek, mağdurun, şahsi

davacının, davaya katılan kimsenin veya bir tanığın olayları bildirmesini

engellemek, şikayet veya ihbarda bulunmasını önlemek için yahut şikayet veya

ihbarda bulunması veya tanıklık etmesi sebebiyle veya diğer herhangi bir

sebeple işkence eden veya zalimane veya gayriinsani veya haysiyet kırıcı

muamelelere başvuran memur veya diğer kamu görevlilerine sekiz yıla kadar ağır

hapis ve sürekli veya geçici olarak kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası

verilir.

…

Madde 102 - (Değişik:

3531 – 29/6/1938) Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında

hukuku âmme davası:

…

3 - Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya beş seneden

ziyade hapis yahud hidematı

âmmeden müebbeden

mahrumiyet cezalarından birini müstelzim cürümlerde on sene,

… geçmesiyle ortadan kalkar.

…"

17. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan

kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin

lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur."

18. 4/12/2014 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kamu davasını açmada takdir yetkisi” başlıklı

171. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir.

“Madde 171. (Değişik: 5560 – 19/12/2006)- (1)Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık

hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık

sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı

verebilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 29/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, 1999 yılında Tarsus Emniyet Müdürlüğü Terörle

Mücadele Şubesinde kendisine işkence yaptıkları iddiasıyla 29/1/2014 tarihinde

yaptığı suç ihbarı sonucunda zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına

dair karar verildiğini, bu karara yaptığı itirazın gerekçesiz olarak

reddedildiğini ancak bu kararın Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’ne (AİHS/Sözleşme) aykırı olduğunu; zira işkencenin Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında zamanaşımına tabi olmadığının

belirtildiğini, bu nedenle verilen kararın işkence ve kötü muamele yasağı ile

hak arama hürriyetini ihlal ettiğini ileri sürerek ihlalin tespit edilerek

giderilmesi ve tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki

nitelendirmesini kendisi takdir eder(Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucu, hak arama hürriyeti ile işkence ve kötü muamele yasağının ihlal

edildiğini ileri sürmüş ise de incelemenin Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan işkence ve kötü muamele yasağı kapsamında

yapılmasına karar verilmiştir.

22. Başvurucunun iddiaları ve başvuruya konu soruşturma

kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler Anayasa'nın 17. maddesinin maddi

boyutunun ihlal edilip edilmediği konusunda değerlendirme yapılmasına imkân

sağlayacak nitelikte kanıt unsuru içermemektedir. Bu nedenle başvurucunun 1999

yılında gözaltında bulunduğu sırada polis memurları tarafından işkence

yapıldığı iddialarının sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi ancak

devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü gerektiği gibi yerine getirip

getirmediğinin tespiti ile mümkün olabileceğinden başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan

işkence ve kötü muamele yasağının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul

boyutu ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

"Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi" kenar

başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir."

24. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının

öncelikle genel yargı mercilerinde olağan yasa yolları ile çözüme

kavuşturulması esastır. Bireysel başvuru yoluna iddia edilen hak ihlallerinin

bu olağan denetim mekanizması içinde giderilememesi durumunda başvurulabilir.

Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği başvurucunun ihlal iddialarını

öncelikle yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu

konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında sunması, dava ve başvurusunu

takip etmek için gerekli özeni göstermesi gerekmektedir (Rıfat Bakır ve diğerleri, B. No:

2013/2782, 11/3/2015, § 45; Bayram Gök,

B. No: 2012/946, 26/3/2013, §§ 18, 19).

25. Gözaltında oldukları için, dış dünyayla ilişkileri kesilen

veya kendilerine destek olabilecek ve gerekli kanıtları oluşturabilecek doktor,

avukat, aile yakını veya arkadaşlarla görüşmeleri her an olanaklı olmayan

başvurucuların gözaltı sırasında maruz kaldıkları kimi kötü muamele

şikâyetlerini kanıtlamaları zordur (Cezmi

Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 99).

26. Bu nedenle AİHM kararlarında, bir kişinin sağlıklı hâldeyken

gözaltına alındığı ancak salıverildiği zaman vücudunda yaralanma tespit

edildiği durumlarda söz konusu yaralanmanın nasıl oluştuğu hususunda makul bir

açıklama getirme ve mağdurun bu yöndeki iddialarını şüphede bırakacak kanıtları

sunma yükümlülüğünün devlete ait olduğu, özellikle ilgili iddiaların doktor

raporları ile doğrulandığı hâllerde Sözleşme'nin 3. maddesi anlamında açık sorunların

ortaya çıkacağı ifade edilmiştir (Selmouni/Fransa [BD],

B. No: 25803/94, 28/7/1999, § 87; Ferhat/Türkiye,

B. No: 12673/05, 25/9/2012, § 33).

27. Başvuru konusu olaydaki gibi işkence ve kötü muamelenin

gerçekleşip gerçekleşmediğine, gerçekleşmişse faillerinin kim olduğuna dair

somut bir bilginin bulunmadığı durumlarda -özellikle de olayın gerçekleştiği

zamanda ve yerde- ilk anda yürütülecek soruşturma işlemleri çok büyük önem arz

etmektedir. Geçen zamanla birlikte kaçınılmaz bir şekilde delillerin kaybolması,

tanıkların yer değiştirmesi ve yaşananları hatırlamanın güçleşmesi gibi

nedenlerle delil toplama ve olayın gerçekleşme şeklini belirlemenin giderek

zorlaşacağı açıktır (Yavuz Durmuş ve

diğerleri, B. No: 2013/6574, 16/12/2015, § 62).

28. Somut olayda başvurucu 3/3/1999 ile 11/3/1999 tarihleri

arasında Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde gözaltında

bulunduğu sırada kaba dayak, Filistin askısı, vücuda elektik verilmesi, aç ve

susuz bırakma ve hayaları sıkılarak işkence gördüğünü, işkence sonucunda

kaburga kemiklerinden birinin kırıldığını ileri sürmektedir. Başvurucu bu

iddialarını 29/1/2014 tarihine kadar yetkili herhangi bir soruşturma mercii

önüne taşımaksızın beklemek suretiyle pasif bir tutum sergilemiştir. Başvurucu

işkencenin meydana geldiğini ileri sürdüğü tarihten on beş yıla yakın bir süre

geçtikten sonra etkili bir soruşturma yapılmasının mümkün olamayacağı bir

aşamada iddialarını soruşturma makamının bilgisine sunmuştur. Başvurucunun

şikâyeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dava zamanaşımı süresinin

dolduğu gerekçesine dayanılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

verilmiştir.

29. Başvurucu güvenlik güçleri tarafından kaburgasının

kırılmasına sebep olacak ciddiyette işkenceye maruz kaldığı iddiasını içeren

başvuru konusu olaya ilişkin olarak söz konusu olayın özelinde ve/veya genel

olarak hangi nedenle ilgili makamlara neden bu kadar uzun bir zaman sonra

müracaatta bulunduğunu ortaya koymamıştır. Hatta suç ihbarı dilekçesinde,

kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesinde ve bireysel başvuru

formunda bu konuda hiçbir açıklamada bulunmamıştır.

30. Bu çerçevede 3/3/1999 ile 11/3/1999 tarihleri arasında

meydana geldiğini ileri sürdüğü olaya ilişkin 29/1/2014 tarihli şikâyet üzerine

yürütülen soruşturma sonucunda iddiaların gerçekliğinin tespitinin ve varsa

sorumluların belirlenerek etkili bir şekilde cezalandırılmalarının sağlanamamış

olmasında iddia edilen olay tarihi ile soruşturmanın başlatıldığı tarih

arasında geçen on beş yıla yakın sürenin etkili olduğu kuşkusuzdur. Anılan

zaman zarfında başvurucunun iddiasını -etkili soruşturma yürütülmesinin mümkün

olduğu bir dönemde ve bu konuda resen tespit edilmiş veya başvurucu tarafından

ortaya konmuş herhangi bir engelleyici durumun mevcudiyeti de söz konusu

olmamasına rağmen- soruşturma makamının önüne getirmemesinden bu makamın

sorumlu tutulması dolayısıyla işkence ve kötü muamele bağlamında devlet

tarafından etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğinin kabulü mümkün

değildir.

31. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan işkence ve kötü muamele yasağının usul

yükümlülüğünün ihlal edilmediği açık olduğundan başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İşkence ve kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

29/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Engin YILDIRIM Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Alparslan ALTAN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Raportör : Hüseyin MECEK Başvurucu : Hamit ÇÖKLÜ Vekili : Av. Serkan RAMANLI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/10299, 29 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/10299
Tarih
29 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Muammer Tatar Başvurusu (B. No: 2014/819)
  • Muhammed Ali Bayram Başvurusu (B. No: 2014/4077)
  • Uğur Çelik Başvurusu (B. No: 2015/20244)
  • Temel Yeğin Başvurusu (B. No: 2014/10398)
  • Adem Yüksel Başvurusu (B. No: 2013/9045)
  • İbrahim Aslan Başvurusu (B. No: 2014/5978)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.